Dâwud'un Dâr'ından  Kayseri Hitabesi

 

 

            Sevgili Arkadaşlar, Hem-şehrîler,

            ‘el-Veda Ramazan’ Güfteli İlahiler’in ardından  Mübârek 11 Aylar’a girdiğimiz Uzun Geceler’i öncüleyen İki Bayram’ın Cem olduğu bir Gün’deyiz. Bayram’ın İkinci Günü ve Cuma.. Şehr-u Ramazan nasıl Mübarek’se, içinde bulunduğumuz Eyyamulah da öylesine Mübarek’tir. Ne bastığımız Yerler’i Toprak diyerek tanımamazlık Haqq’ımız var, ne İdraq ettiğimiz Günler’e karşı Sağır kesilebilecek bi-İdraqlilik..

            Qadr’in Gecesini geride bıraktığımız Hafta’nın ardından Teneffüs etmeye başladığımız Şu Günler’in de Qadr-u Qıymet’ini Teslim etmeliyiz. Qadr bizi Fecr’e erdirmişse, Gece’si de Gündüz’ü gibi Berrak bir Sabah Emaneti’ni Tahmil ederek çıktığımız Mescidler’e Allah’ın Arz’ında dönüp dolaştıktan sonra yeni yüklendiğimiz Sorumluklar’a dönüyüyor olabilmeliyiz. Bir dahi Şehru-Qur’an’a Mülaqi olmak içimizden kimlere Nasip olur, kimlere Müyessir bilinmez.

            Yaşadığımız Günler gibi Mübârek’tir Konakladığımız Topraklar’da ,Rabıta kuranilenler’e Taqwa’sını ilham eder. Erciyes’in Etekleri’nde Dâwud’un Dâr’ında bir Bayram Mushafası için cemolmuş Mümtaz Kardeşlerimiz, Kokuşmuş Asr’ın Müstesna İnsan’nı Müşahhaslaştırma Kararlılıkları’na daha bir Hız vermeleri gereken bir Evre’dedirler diye düşünmek gerek.

            12 Eylül’ün 3.Yıl’ında Doğu’nun bir Üniversite Kent’inde[1] Rabb-ü Müteâl’in  Tertil’i üzerinden Kelam-ı İlahî’yle Alaqa kurduğumuzda, Ülkemiz kendini Neo-Liberal Muhafazakar olarak niteleyen Kadrolar El’iye Yeni bir Rota’ya oturtulmaya hazırlanıyordu. Şu Bayram Günler’inde  kendisini Mim Demokrat olarak niteleyen İktidar Kadroları İş-başı’na Geçişlerinin 3.Yıl’ını kutluyorlar: Sloganlar’ı Malum: ‘Vatandaşlarımız, İlk Hedefimiz Avrupa Birliği, İleri.’  22 Yıl’da bir Arpa Boy’u Yol aldılar, ya da Uzun İnce bir Yol’da Tünel’in Işığı’nı gördüler; bu biraz da nereden bakıldığına Bağlı. Ashab-ı Erciyes de kendine düşen Pay’dan Nasipkar oldu Kuşkusuz. Bir zamanlar Maqarr-ı Ulemâ olarak Meşhur iken, Şimdiler’de Ekonomik İnkişaf’ın Lokomotif’i olarak Nişanlar’la Taltif olunmalarından Haz duyabiliyorlar İslamî Kalvinistler olarak Tesmiye olunanlar.

            Dâwud’un Dâr’ından baktığınızda Katarlar’mızın  Sırat’ı İstikametli’dir, İstikbâl-i Erciyes’tir. Dâwud, İsrâil’in Çocuklar’ıDağ’da toplayarak Zikr’i bestelemişti. Dâwud’un Mezâmir’inden verildi Rasul-i Kibriyâ’ya… Îsa Mesih Dağ’ın Etekler’inde haykırdı Gökler’in Melekut’unu, Melikiyet’in Sahib’ini işaretledi: Ahmed aleyhisselam. Âl-i Dâwud’un Riyaset Makam’ına Waris olacak Salih Ewlad O’ydu. ‘Kul bir ‘Rasul’lüğü Tercih eden Cenâb-ı Peygamber’in Qudüs Dağı’nın Etekler’ine İsra etmesini bir de bu Nazar’la okuyun. Âl-i İbrahim’den, Âl-i Dâwud üzerinden Muhammed a.a İntikal eden Yıldız. Bugün Dâwud’un El’indeki Sapan Taş’ı, ‘Biz Yehud’uz’ diyenlerin El’inde değil,  Kenan İlleri’nin Salih Çocuklar’ının Eller’inde.. Attığı Zaman onları aşan bir Atış Sahibi’nin atacağı Salihler Waris olacak Arz’a. İstikbâl-i Erciyes bu Topraklar’a Müteweccih’tir, bu Topraklar’a Waris olan Tahwil olmuş Qıble’ye Müteweccih’tir. Dâwud’un Dâr’ından bakılınca Qıblemiz’i Nesh ettirecek bir neden görülmemektedir, Qıble’sini şaşırmışlar için Mazur görülebilecek bir ‘Doğu’da, Batı’da Allah’ındır’ Hükm-ü İlahî’si dışında.

            Dâwud’un Waris olduğu Arz, Dâru’s-Selam’dır, Arz-u Selam, Yer-u Şalem. Âl-i Muhammed’in 3 Qadim Aqtar’a yaydığı Pax’ın Güneş’in Doğduğu ve Güneş’in battığı İklimler’e kadar şumullendirilmesinin Taleb olunduğu Arz’dır. Maqarr-ı Ulama’nın Bağrı’ndan bir başka Dâwud’un Hatıra’sını Yad ile Ma’ruf olan bir Maqam’dayız.[2] Yâd edelim.

            Dâwud’un Dâr’ı Dâr-ı İslam’ın bir Parçası’ydı.Süleyman Mabedi’nin bir Mütemmim Cüz’i gibi ‘Ulu Mabed Süleymaniye’yi diken bir Mimar bu Dâr’ın Bağı’ndan devşirildi. Bir Bayram Sabahı Süleymaniye’nin Bağrı’na yaslayın Baş’ınızı, Dâwud’un Mizmarlar’ını duyacaksınız, bir Dâwudî Ses okuyacak Ezanları..

            Kişisel Tarih’iminin 22.Yıl’ını bir Waqfe Fırsatı bilip Geçmiş ve Geleceğin arasında A’raf Köprüsü gibi seriyorum Sa’yımı.. Ta’rif’i yapılamaz bir Dâwudî Ses çınlıyor Kulaklarım’da. 10.Yıl öncesinin bir 4 Kasım’ında[3] Garp Cephesi’nde soluklanıp bakmıştık Hâl-i pür Melâl’imize.. Dâwud’un Dâr’ından Sapan Taşları Ses’i geliyordu. 4 Sene’de bir Her 4 Kasım’da Uzak Batı’dan gelecek Sesler’e kabarır Kulaklar, 22 Senelik Tertilât’ın yarıdan fazlasını Âl-i Bush ile yaşamışız. Bush’un Asası’nı kemiren Kurçuğu görüyor ‘Kral Çıplak’ diyen Filistinli Çocuk.

 

 

 4 Kasım 2005

Ramazan Bayramı


 

[1]              Elazığ

[2]              Davud el-Kayseri Derneği

[3]              Ruhrberg Hitabesi

 

 

                                                

K. Ersözlü

4 Kasım 1995, Kayseri