Alfred Adler

1870-1937

 

         Avusturya’lı Doktor.

         O’na göre İnsan olmak, Aşağılık  Duygusu duymak demektir. Aşağılık Duygusu, Soy’dan gelen Organ Yetersizlikleri’nden doğar. Oysa İnsan’ın davranışlarını belirleyen, Freud'un sandığı gibi Haz isteği değil, Üstün olma İsteği’dir. Cinsellik Güdüsü, İnsan’ın Üstün olma İsteğinin Belirtiler’inden Sadece biridir. İnsan, yaşadığı sürece, her An, Öz Varlığını değerlendirmek ve aşmak İsteğiyle davranır. Haz Duygusu, gerçekte, Üstünlük Tutkusu’nun giderilmesinden başka bir Şey değildir. Üstünlük Tutkusunu yaratan da Aşağılık Kompeksi’dir. Bu Duygu, İnsan’ı üstünlüğe doğru iter.' İnsanlık Tarihi, Aşağılık Kompleksini gidermek için yapılan Davranışlar’ın Tarihi’dir. Canlı Madde Faaliyet’e başladığı günden beri Daima Aşağı Durum’dan daha Üstün bir Durum’a ulaşmak Yolunu aramıştır. Oluş Kavramı’yla özetlediğimiz Şey işte bu Hareket’tir. İnsan Vucudu Belli bir Biçim’de Güvenlik İlkesi’ne göre Meydana gelmiştir. Hırpalanmış bir Organ Kendiliğinden Özümleyici bir Enerji yaratır. Sürekli olarak ilerleyen Uygarlık da bu Güvenlik Duygusu’nu Sürekli bir Aşağılık Duygusu’yla bize gösterir. Bu Duygu, İnsan’ı, daha Büyük bir Güvenliğe ulaştırmak için Sürekli olarak dürter..'

         Adler ve Freud Kuramları Bireysel Ruhbilimci’dirler. Bunun tersine Bireysel İlişkiler’in Toplumsal ilişkiler’le belirlendiği Tezi yer alır. Bunlarsa Tikel Davranışlar’dır, der Materyalizm.