Gaius
Octavius,
(Gaius Julius Octavius)
Augustus, Caesar
MÖ 063-014
042-MS 37 Tiberius Caesar Augustus,
012-041 Gaius Caesar Germanicus,
Caligula
037-MS 68 Nero Claudius Caesar Augustus
Germanicus
MÖ 23 Eylul 63 de doğdu. İlk Roma İmaparatoru.
Dış Görünüşü bakımından Cumhuriyetçi Kurumlar’a
Dayalı Otokratik bir Rejim kurarak, Roma Düzenini baştan sonna
onarmış, Grek-Roma Dünyasında Pax Romana ve Refah
getirmiştir.
Roma’nın Güneydoğusundaki Velitrae’de (Velletri)
Varlıklı bir Aile’nin Çocuğu olarak doğdu. MÖ 59’da ölen
Babası, Yüksek Görevler’de bulunmuş bir Senatör’dü. Annesi
Atia, Julius Caesar’ın Kızkardeşi Julia’nın
Kızı’ydı. Octavius 12 yaşındaki Büyükannesinin
Cenaze Töreni’nde yaptığı bir konuşmayla ilk kez Halkın Önüne
çıktı. Birkaç Yıl sonra Rahipler Kurulu (Pontifices)
Aday Üyeliğine getirildi. Afrika Zaferi sonrasında MÖ 46’da
düzenlenen Geçit Töreni’nde, o sırada artık Diktatör olan
Caesar’ın yanında yer aldı. Ertesi Yıl, sağlığının
bozukluğuna karşın, Diktatör’ün İspanya Seferi’ne katıldı. MÖ
44’de Apollonia’da (Arnavutluk) Eğitimini tamamlamak üzereyken
Julius Caesar’ın öldürüldüğünü öğrendi.
İktidara Yükselişi:
İtalya’ya döndüğünde, Caesar’ın , Vasiyetinde
kendisini Evlat edindiğini ve Başvaris İlan ettiğini öğrendi.
Marcus Antonius’a karşı giriştiği İktidar
Mücadelesi’nde Askeri Birlikler’in Önemli Bölümü’nü kendi
yanına çekerek Roma üzerine yürüdüğünde 18 Yaşındaydı.
Başvaris’in kendisi olacağını uöam Marcus Antonius,
Caesar’ın Resmi Belgeleri ile Mülklerini Octavius’a
vermeyi reddetti. Caesar’ın katilleri Brutus ve
Cassius, Octavius’u tanımadılar ve Doğu’ya
çekildiler. Senato ise, Senator Unvanını verdiği Octavius’u
desdekledi. Zamanın Ünlü Hatibi Cicero’nun
da bunda büyük Rolü oldu. Octavius kısa süren
Çatışmalar’ın Ardından, Markus Antonius ve Caesar’ın
başlıca Desdekçilerinden Başrahip Lepidus ile uzlaşmaya
vardı. Bu arada, Gaius Julius Caesar adıyla Caesar’ın
Evlatlığı olduğu resmen tescşl edildi. 27 Kasım 43’de,
Devlet’i yeniden kurmak üzere Antonius ve Lepidus’a
Triumvir ( Lat. Trium ‘Üç’ ve Vir ‘adam’)
olarak resmen Diktatörlük yetkileri verildi. Doğu Toprakları,
Brutus ve Cassius tarafınan zaten işgal edilmişti. Batı’yı ise
3 Triumvir aralarında paylaştılar. Julius
Caesar’ın MÖ Ocak 42’de bir Roma Tanrısı İlan edilmesi,
Tanrı’nın Oğlu olarak Octavius’un Gücünü Pekiştirdi.
Antonius ve Octavius Komutasındaki
Adriya Denizini geçen Birlikler, Brutus ve Cassius’u
Philippi’de Yenilgi’ye uğrattı. Doğu Toprakları ve Galya,
Antonius’a verildi. İtalya’ya dönen Octavius, önce
Antonius’un Kardeşi ve Karısıyla Perusia Savaşı’na
girdi. Ardından, Sicilya’ya ve Öbür Denizyollarına el koyan,
Büyük Pompeius’un Torunu Sextus
Pompeius’u yatıştırmak için, onun Akrabası Scribonia ile
evlendi. Bu Akrabalık, Sextus Pompeius’u
Antonius ile Anlaşma’yı denemekten alıkoymadıysa da,
Antonius ile Octavius arasındaki Brundisium
Anlaşmasına göre, Pelidus’a bırakılan Afrika dışında tüm Batı
Toprakları ve İtalya Octavius’a, Doğu Toprakları ise
Antonius’a geçti. Antonius, ayrıca Octavius’un
Kızkardeşi Octavia ile evlenecekti. MÖ 38’de Livia
Drusilla ile evlenen Octavius Aristokrasi ile
bağlarını sağlamlaştırdı. Octavius ve Antonius,
MÖ 37’de Tarentum’da (Taranto), Sextus Pompeius’a
karşı Yeni bir Anlaşma’ya vardılar. Bu Anlaşma,
2.Triumvirliğin MÖ 33’e kadar 5 Yıl daha Uzamasını da
öngörüyordu.
Askeri Başarılar:
Ertesi Yıl Güç Dengeleri değişmeye başladı.
Antonius’ın Doğu’da başarısızlığa uğrarken, Octavius’un
Amirali Marcus Agrippa Komutasındaki Donanma
Sextus Pompeius’un Kuvvetlerini ezdi. Octavius’a
meydan okuyan 3.Triumvir Lepidus, onun Batı’daki
Üstünlüğünü Kabul etmek zorunda kaldılar. Silahlı Birlikleri
dağıtıldı ve Triumvirlik’ten uzaklaştırıldı. Böylece Antonius
ile Octavius, Roma’nın Tek Hakimi olma Mücadelesinde
karşı karşıya kaldılar. Octavius’un 2 Yıl önce yaptığı
Evlilik, eskiden Antonius’tan yana olan Bazı Soyluları
da Onun yanına çekti. Octavius, Antonius’un
Askeri üstünlüğüyle başa çıkabilmek için dışa karşı bazı
Zaferler kazanmak Zorunda olduğundan, MÖ 35 ve 33’de Illyricum
ve Dalmaçya’da 3 Ayrı Askeri Harekat düzenledi. Bu arada
Roma’nın Gösterişli bir Kent olması için Büyük Harcamalar
yaptı. Par excellence (Önde gelen) Komutan
olduğunu vurgulamak amacıyla Adının Başına ‘Imperator’
unvanını aldı. Sikkelerin üzerine ‘Tanrı’nın Oğlu
Caesar’ ibaresini bastırdı. Octavius’un,
Antonius’un Kleopatra’ya Toprak bağışlamasına karşı
Halkı kışkırtması, ikisi arasında Çatışma’nın yaklaştığını
gösteriyordu. MÖ 32’de Triumvirlik Yönetimi resmen sona
erdi. Antonius, Octavius’un Kızkardeşi
Octavia’dan boşandı. Octavius da, Antonius’a
değil, onu baştan çıkaran Kleopatra’ya karşı Savaş ilan
etti.
MÖ 31’de , Actium Deniz Savaşı’nda Agrippa’nın
Donamması Antonius’u Yenilgiye uğrattı. Octavius
ertesi Yıl Mısır’ı ele geçirince Antonius ve
Kleopatra İntihar ettiler. Kleopatra’nın, Babasının
Julius Caesar olduğunu iddia ettiği oğlu
XV.Ptolemaios Caesarion İdam edildi. Artık Grek-Roma
Dünyası’nın Tek Hakimi olan Octavius princeps (Şef)
Sistemini kurarak Devlet’in Denetimini Eksiksiz ele geçirdi.
Ardından Çeşitli Reformlar’a girişti. Lejyonlar’ın Sayısını
60’dan 28’e indirdi. Roma’da ve diğer Kentler’de, Eski
Komutanlar’a bağlı Birlikler’den oluşan Sürekli bir Muhafız
Gücü (Praetorlar) kurdu. Ticareti kolaylaştırmak
amacıyla bir Karayolu Ağının yapımına başlandı. Akdeniz’i
denetlemek için Güçlü bir Donanma kuruldu. Octavius ve
Agrippa, MÖ 29’de Dönemin İlk Nufus Sayımını yaptırdılar.
Senato Üyelerinin Sayısnını 1000 den önce 800 sonra 600
eindirdi. Octavius Senato Başkanlığına getirildi.
Devlet ve Yönetim:
Caesar’ın Kaba Kuvvet’e başvurduğu için öldürüldüğünü
unutmayan Octavius, Otokratik Yönetimi’nin ancak
Cumhuriyetçi Krallar arkasına gizlemeyi başarırsa, Yönetici
Sınıf’ın desdeğini koruyabileceğini kavramıştı. MÖ 31’den 23’e
değin, İkitidarını yalnızca peşpeşe Konsül olarak sürdürdü.
Ama MÖ Ocak 27’de ‘Devlet’i Senato’nun ve Halkın Buyruğuna
verdiğini’ni İlan etti. Böylece sanki Cumhuriyet’i geri
getirdiği Sanısnı oluşturmak istedi. Bu arada, Ordu’nun
Gövdesini oluşturan Galya, Suriye ve İspanya’nın Yönetiminin
10 Yıl süreyle kendisine verilmesini sağladı. Geri kalan
bölgeler, Cumhuriyetçi Yönetim’de olduğu gibi, Senato’nun
Yönetimi’nin 10 Yıl süreyle kendisine verilmesini sağladı.
Geri kalan Bölgeler, Cumhuriyetçi Yönetim’de olduğu gibi,
Senato’nun atayacağı Prokonsüller tarafından yönetilecekti.
Kısa süre sonra, Caesar adına ‘Augustus’ (Yüce,
Görkemli) eklendi. Sınır Bölgelerindeki Askeri Harekatlar da
sürüdürüldü. MÖ 25’te Anadolu’daki Galatia Roma Toprakları’na
katıldı. Augustus Galya Bölgesine giderek İspanya
Seferini yönetti.
MÖ 23’te, Ölüm Döşeğine düşecek kadar hastalanan
Augustus Yönetim Mekanizmasında Yeni Önlemler aldı.
Kendisini İmperium majus İlan ederek Bütün Prokonsüller’in
üstüne yükseldi. Aynı zamanda hayat boyu Tribünlük (Tribunicia
potestas) yetkileriyle donatıldı. Böylece Senato’yu
istediği zaman toplayabilecekti. Plebler’in Savunusunu
Eski Tribünleri çağrıştıran bu Yeni Unvan, Yönetime
‘Demokratik’ bir Hava kattı. Aynı Yıl Agrippa, Yardımcı
Princeps olarak Doğu’ya gönderildi : 2 Yıl sonra da
Octavianus’un Kızı Julia’nın 2.Kocası oldu. Bu
arada Augustus, Sicilya, Yunanistan ve Asya’ya gitti (MÖ
22-19). Gittiği her yerde önemli Düzenlemeler yaptı. MÖ 20’de
Patlar’la yaptığı Anlaşma sonucunda Partlar, Roma’nın
Anadolu’nun Güneydoğusu üzerindeki Himayesini kabullendiler.
MÖ 19’da Agrippa, İspanya’yı tümüyle Denetim altına
aldı. Bunu izleyen 2 Yıl içinde Augustus toplumsal
Alan’da bir Dizi Reforma girişti. Evlilik Kurumu’nu özendirdi.
Zina Suçuna verilen Cezalar artırıldı. Savurganlık azaltıldı.
Augustus, kızı Julia’nın 3 yaşındaki 2
Oğlunu, Gaius Caesar ve Lucius Caesar’ı Evlat
edinince, kimleri Varis bırakmayı düşündüğünü açığa çıkmış
oldu. Julia’nın Kocası Agrippa’nın da Yetkileri
büyük ölçüde genişletildi. Augustus, Üvey Oğulları
Tiberius ve Drusus’a da Önemli Görevler verdi.
Alpler’i geçen 2 Kardeş bugünkü İsviçre, Avusturya ve
bavyera’nın büyük Bölümünü oluşturan Noricum ve Raetia’yı
alarak, İmparatorluğun Sınırlarını İtalya’dan yukarı Tuna’ya
kadar genişlettiler (MÖ 16-15).
Bu Yıllarda, Augustus’un Senato’daki İşlerini
kolaylaştırmak amacıyla bir Yürütme Kurulu (Concilium)
oluşturuldu.Çevresindeki Yönetici Kadro genişletildi. Böylece,
Gelecek’te İmparatorluk Sisteminin Temelini oluşturacak olan
bir Sivil Hizmetliler Sistemi kuruldu. Aşamalı olarak tüm
Ülke’yi kucaklayan bir Yönetim Sistemi geliştirildi. Bu
Düzenlemeleri mümkün kılan Maliye Sistemi, Roma’nın o güne
değin görmediği ölçüde etkiliydi. Sistem, Merkezi Hazine’ye (Aerarium)
dayanıyordu. Ama Merkezi Hazine’nin Eyalet Hazineleri’yle
ilişkisinin ayrıntıları, bugüne kadar tam olarak anlaşılmadı.
Adam Başına Vergi ( Tributum capitis) ve Toprak Vergisi
(Tributum soli). Ayrıca Dolaylı Vergi de toplanıyordu.
Cumhuriyet Rejimi’nin koyduğu Gümrük Resimleri bu Dönem’de de
geçerliliğini sürdürdü. Ama Bu Resimler, Augustus Dönemi’nde
görülmemiş hızla gelişen Ticaret’i engellemeyecek oranda
tutuldu. Altın, Gümüş, Bronz ve Bakır Paralar’ın yaygın
biçimde kullanılması, Ticaret’in gelişmesinde bir Başka etken
oldu.
İmparatorluğun Genişlemesi:
MÖ 12’de Lepidus ölünce, Augustus Roma
Dini’nin Başrahibi (Pontifex maximus) oldu. Ama aynı
Yıl Agrippa’nın Ölümü, Augustus’a Ağır bir Darbe
indirdi. Augustus, ikisinin de istememesine karşın,
Julia ile Livia Drusilla’nın Oğlu
Tiberius Claudius Nero’nun evlenmesini
sağladı. Tiberius, bunu izleyen 3 Yıl içinde Pannonia’yı
(Yugoslavya ve Maceristan) ele geçirirken, kardeşi Drusus
Ren’i geçerek Elbe’ye kadar Germen Topraklarını (Germania)
işgal etti. MÖ 9’da Drusus ve 1 Yıl sonra da Yazarlar’ın
Koruyucusu ve Augustus’un İlk Günlerindeki Danışmanı
Maecenaz öldü.
Drusus’un yerini alan Tiberius, MÖ 6’da
Tribün olarak İktidar’ı Üvet babası ile paylaşmaya başladı.
Augustus , MÖ 2’de, En Yüksek paye olan ‘Ülkenin
Babası’ (Pater patriae)
Unvanını aldı. MS 2’de Lucius Caesar, MS 4’de de
Gaius Caesar öldü. MS 2’de Ülke’ye Egemen olan Tiberius,
MS 4’de Augustus tarafından Varis ilan edildi. Yeni
Varis’in elde ettiği Güç, Saygınlığı dışında, neredeyse
Augustus’unkine eşitti. Tiberius, Germania’nın
üzerindeki işgali sağlamlaştırarak, nu Ülke’yi Eyaletler
halinde örgütledi (MS 4-5). Bohemya’nın da İşgaline
girilmişken, MS 6’da Pannonia ve Illyricum’da Ayaklanmalar
başladı. Ayaklanmalar’ın bastırılması 3 Yıl sürdü.
Augustus’un Yönetimi Tiberius’la
paylaştığı Yıllar’da Yönetimdde birçok Yenilikler yapıldı. MS
6’da Yahuda’nın İlhakı, aynı Yıl Roma’da Polis Görevi de
üstlenen bir İrfaiye Örgütü’nün ( sonradan Cohortes urbanae)
kurulması, Askerler’in Emekli Maaşları’nın vergilerinin
içinden ödenmesi için bir Askeri Hazinenin (aerarium
militare) oluşturulması, düzenli bir polis gücünün
kurulması, o güne kadar arasıra Atama yapılan valiliğin MS
13’de Sürekli bir Kurum haline getirilmesi bunlar arasındadır.
Augustus’un Yetkileri MS 13’de 10 Yıl daha
uzatıldı. Tiberius da onunla her bakımdan Eşit kılındı.
Augustus’un o Yıl Nisan Ayı’nda Roma’daki Tanrıçalar Evi’ne
koydurduğu Vasiyetname, Tüm İmparatorluk yetkisi’nin bir Özeti
(breviarium totius imperii) ile Deha Ürünü olan Siyasal
Vasiyeti ‘Res Gestae Divi Augusti’yi (Kutsal
Augustus’un gerçekleştirdikleri) içerir. Bu Belge’nin en iyi
korunan Kopyası Ankara’daki Augustus Tapınağı’nda
(Monumentum Ancyranum) yer alır.
Kişiliği ve Başarıları:
Yöneticilik alanında tarihin en Büyük Dehalarından
sayılır. Hayatının Her Boyutunda gerçekleştirdiği
Düzenlemeler, çürüyen Cumhuriyeti, Yepyeni Monarşik bir Düzene
dönüştürdü. Hüküm sürdüğü Dönem’de Kalıcı bir Barış sağlandı.
Ulaşım ve Ticaret gelişti. Augustus’un böylece
yerleştirdiği Pax Romana, gerek Roma gerek Grek Klasik
Çağı’nın Mirasının sonraki Kuşaklara aktarılabilmesini sağlarken,
Museviliğin ve Hristiyanlığın yayılabilmesi için de gerekli
şartları hazırlamış oluyordu. Otokratik bir Rejim kurmasına
karşın, Yönetici Soylular’ın hemen altında yer alan varlıklı
Yüksek Sınıfları da yanına çekebildi. Vergilius,
Horatius gibi Büyük Düşünürler’in desdeğini sağlamayı
bşardı.
Augustus’un Kaleme aldığı Eserler’in Hiçbiri
bugüne gelmedi. Bunlar arasında Biyografiler, Şiirler,
Epigramlar varmış. Tarihçiler, Augustus’un İlk Yıllarında
Acımasız, Son Dönemleri’nde ise Yumuşak Huylu olduğunda
birleşirler. Özel hayatı’nın Sakin ve Lüksten uzak olduğu
biliniyor. Akrabalarına Yakınlık gösterdiği görülür Bugüne
ulaşan mektuplarında. Ama gerektiğinde Kızı julia ile
Torununu Sürgüne gönderebilmektedir.
Augustus’un Kendi Dönemi’nde yapılan
Büstlerinde ve Sikkeler üzerindeki Kabartmalarında Latin ve
Grek Usluplarının kaynaştığı görülür. Bu Parlak Bireşim,
Döneminde Bütün Sanatlar’da görülen yenilenmeyi yansıtır.
Ara Pacis’ten (Barış Sunağı) Günümüze kalan
Kabartmalar Ulusal Önderler’in yer aldığı Dini bir Geçit
Törenini canlandırır. Dönem’in Mimari Eserleri çok sayıdadır.
Bunların Görkemi ve Klasik Saflığı, Roma’daki Marcellus
Tiyatrosu’nun kalıntılarında ve Augustus
Forumu’nda gözlenebilir.
MS 19 Ağustos 14 de Napoli yakınlarında, Nola’da öldü.
Tiberius II.Roma İmparatoru oldu.