Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus,
010-054
Tiberius Claudius Nero Germanicus da denir. MÖ
1 Ağustos 10 da Lugdunum (Lynon), Galya’da doğdu. 41-54
arasında IV.Roma İmparatoru. İmparatorluğun Egemenlik Alanı’nı
Kuzey Afrika’ya kadar yaydı ve Btitanya’yı bir Roma Eyaleti
haline getirdi.
Gençliği:
Tanınmış ve Parlak bir Romalı Komutan olan Nero
Claudius Drusus’la Antonia’nın Oğlu,
İmparator Tiberius’un Yeğeni ve İmparator Augustus’un
Karısı Livia Drusilla’nın Torunu’ydu. Sağlığının
Bozukluğunu, İtici Görünüşü, Hantallığı ve Kabalığı yüzünden
Toplum hayatının dışında kaldı. İmparatorluk Ailesince bir Yük
olarak görüldüğünden Uzun Yıllar Özel Çalışmaları ve Eğlenceleriyle
başbaşa bırakıldı. Tarih’e karşı Eğilimini fark eden Tarihçi
Titus Livius’un özendirmesiyle, bu alanda
Araştırmalar’a koyuldu. Triumvira’nın İdam ettirdiği
Cumhuriyetçi Siyaset Adamı ve Hatip Marcus Tullius
Cicero’yu savunan bir Kitapçık
kaleme aldı. Roma Cumhuriyeti’nin Son Yılları’ndaki İç
Savaşlar hakkında Özgürce Konuşmanın Güç olduğunu görünce
Augustus’un İktidar’a geçişiyle başlayan bir Tarih yazmaya
başladı Hepsi Eski Grekçe olmak üzere Etrüsk Tarihi
üzerine 20 ve Kartaca Tarihi üzerine 8 Kitap, bir
Otobiyografi, Roma Aşfabesini Tarihsel bakımdan ele alan ve
Yazım Reformuna İlişkin Öneriler içeren bir Kitapçık yazdı.
Düşkün olduğu Zar Oyunu üzerine de yazdı. Esreleinin hiçbirisi
bygüne gelemedi. Bununla birlikte Etrüsk Kökenli İlk Karısı
Plautia Urgulanilla ve onun Ailesi
aracılığıyla Etrüsk Efsanelerini yakından bildiği ve Etrüsk
Tarihini Özgün Kaynaklara dayandırdığı sanılıyor. Urgunanilla’dan
boşandıktan sonra sırasıyla Aelia Paetina ve
Valeria Messalina ile evlendi. Ilk 3 Karısından 5 Çocuğu
oldu. Bunlardan Drusus ve Claudia İmparator
olmasından önce öldüler. Gençliğinde çeşitli Dini Makamlara
getirilmekle birlikte, ancak Büyük Kardeşinin oğlu Gaius’un
(Caligula) İmparatorluğu
sırasında Konsül olabildi.
İmparatorluk Dönemi:
Caligula’nın 41 de
öldürülmesinden sonra Korku’ya kapılarak Saray’da saklanan
Claudius, kendisini bulan Cohors Praetoria
Askerlerince Ertesi Gün İmparator İlan edildi. Aile
Gelenekleri ve Eski Düzene Hayranlığı Nedeniyle Senato
Aristokrasisine Sempati duymaısna karşın Gerçek Gücünü
Askerler ile Saray Görevlileri’nden alıyordu. Ayrıca Azat
edilmiş Köleler ve Yabancılar’la geçmişten kalma Sıkı
Dostlukları vardı. Bu yüzden Senato ilk Başta kendisine karşı
Kuskucu bir Tutum takındı. 42’de birçok Senator Dalmaçya
Valisi’nin Felaletle sonuçlanan Ayaklanmasını desdekledi.
Sonraki Yıllarda da Claudius’u ortadan kaldırmaya yönelik
Girişimlere karşıştı. Claudius, Senato’nun Saygınlığını
Korumasına, Makedonya ve Akhaia’nın Yönetimini yeniden Senato’ya
bırakmasına ve Soylular’a karlı olan Senatoır ve Soylular’ı
Acımasızca bastırdı. Ordu’yla yakın ilişkilerini sürdürmeye
Önem verdi.
Claudius’un Britanya ‚yı İstila Kararı
almasının (43) ve Seferin Doruk Noktasında Thames Irmağı’nın
Aşılmasına ve Camulodunum’un (Colchester) ele
geçirilmesine doğrudan Komuta etmesinin temelinde Halkın
Sevgisini ve Ün Kazanma Amacı yatıyordu. Ama Druid Rahipleri’nin
Galya’daki Nufuzunu kırma isteği ve İmparatorluk Sınırlarını
genişletme Eğilimi de Seferi hazırlayan Önemli etkenler’di.
Camulodunum’da Eski Askerler’den bir Koloni oluşturan
Claudius Eyalet’in Sınırları’nı korumak üzere çeşitli bağımlı
(Client) Krallıklar kurdu. Ama bu Düzenleme İken Kralı
Prasutagus’un 47’deki Ayaklanması ve ardından Karısı
Boudicca’nın (Boudicea) kışkırttığı Genel Ayaklanma gibi
Sorunlar’a yol açtı.
Kuzey Afrika’da da Yeni Seferler’e girişen
Claudius, Mauretania’yı İlhak ederek (41-42), burayı Doğu’da
Ceasiriensis, Batı’da Tingitana olmak üzere 2
Eyalet’e böldü. Küçük Asya’da (Anadolu) Lykia’yı (43)
ve Trakya’yı (46) İmparatorluğuna kattı. I.Herodes
Agrippa’nın Topraklarını genişletmesine Yardımcı
olduysa da, onun Ölümünden sonra (44) Yahuda’yı bir Roma
Eyaleti’ne dönüştürdü. 49’da Iturea’yı (Filistin’in Kuzeydoğusu)
Suriye Eyaletine bağladı. İmparatorluğu Germenler ve Partlar’la
Büyük Savaşlar’a sokmamaya Özen gösterdi.
Kamu Yönetimi Alanı’nda Köklü Önlemler’e başburdu.
Yargı Sistemi’ni Ayrıntılı bir biçimde düzeltti. Roma
Yurttaşlığı’nı Sınırlı Ölçüler içinde Eyaletler’e de Yayma
yoluna gitti. Bazı Yabancı Topluluklar’a Municipium (Bedediye)
Hakkı tanıdı. Kentleşmeyi desdekleyerek Yeni Koloniler
kurdurdu. Dini Alan’da Gelenekler’e bağlı kalarak, Eski Dini
Törenler’i canlandırdı. 47’de Roma’nın Kuruluşu’nun
800.Yıldönümü anısına Ludi Saeculares Şenliğini
düzenledi. 49’da yalnızca Roma Tanrılarına tapınmanın serbest
olduğu ve Yöneticiler’in Askeri Yetkiler taşımadığı Roma
Sınırları’nı (Pomerium) genişletti. Kahinler’i korudu
ve Frigya Tanrısı Attis’e Tapınma Kültünü
Romalılaştırdı. Bazı Kaynaklar’a göre Roma’da kısa bir Dönem
Yahudiler’e karşı Baskılar’a girişmekle birlikte genelde
Yahudiler’in öteden beri yararlandığı Hak ve Ayrıcalıkları
tanıdı. Kendisinde Kutsal Sıfatlar takılmasından
hoşlanmamasına rağmen, Dönemin Geçerli Anlayışına uyarak
Camulodunum’da adına bir Tapınak yaptırdı. Bu arada Roma’ya
Tahıl Sevkiyatı’nın yeniden düzenlenmesi ve Ostia’da daha
sonra İmparator Traianus’un genişlettiği Yeni bir
Liman’ın yaptırılması gibi Bayındırlık İşleri’yle de uğraştı.
Claudius izlediği Politikalar’la İmparator’un
Hazine ve Eyalet Yöntemleri’ üzerindeki Denetimini arttırdı ve
Senato’ya bağlı Eyaletler’de kendi atadığı Valiler’e Mali
İşleri Yönetme Yetkisi verdi. Yönetim’e bağlı Kuruluşları
denetlemek amacıyla Çeşitli Onur Payeleri verdiği Azat edilmiş
Köleler’den bir Tür Kabine oluşturdu. Günümüze kalmış bazı
Resmi Belgeler, Claudius’un Bazı İnsancıl Öğeler
taşımakla birlikte bildiğinden şaşmama ve engel tanımayan
despotik bir Yönetim Anlayışı’yla davrandığını ortaya
koymaktadır. Ayrıca ne istediğini bilen ve Roma Gelenekleri’nin
Gücünü kavrayan bir Kişi olduğu da anlaşılmaktadır.
Claudius, kendisine karşı açıkça Tertipler’e
girişen ve Tacitus’a göre Aşığı Gaius Silius’la
Herkesin Önünde bir Evlilik Töreni düzenleyen Messalina’yı
48’de boşadıktan sonra Yeğeni Agrippina’yla evlendi. Bu
Evlilik Roma Yasaları’na aykırı olduğundan, bu Yasa’yı değiştirdi.
Agrippina’nın iktidar tutkusunu tatmin etmek için, onun
oğlu Lucius Domitius Ahenobarbus’u (Neron)
Evlat edinerek özoğlu Britannicus’u İmparatorluk
hakkından Yoksun bıraktı. Kendisine karşı olan Saray
Görevlilerini Çeşitli Yollar’la Saf dışı bırakan Agrippina,
Romalı Tarihçiler’in Ortak Kanısına göre, sonunda Claudius’u
da zehirledi. Olayın Ayrıntısına ilişkin Değişik Anlatımlar
olmakla birlikte en yaygın Görüş Mantarla zehirlendiğidir.
Claudius Taht’a çıktığında Sürgüne gönderilen,
ama Agrippa’nın isteğiyle Neron’u eğitmek üzere geri çağrılan
Lucius Annaeus Seneca’nın Claudius’u ve
onun tanrılaştırılmasını alaya almak için yazdığı
Apocolocyntosis divi Claudii (İlahi Claudius’un
Ahmaklaştırılması) , sonraki Romalı Tarihçiler’in de
Cluaudius’un Olumsuz Yanlarını öne çıkarmasına örnek
olmuştur. Bu Eser onun Fiziksel Görünüşünü ve Kekemeliğini
gülünçleştirir ve onu keyfi kararlar’la Yakınlarını ve
Görevlileri öldürten bir Kişi olarak kötüler.
Tacitus, Suetonius ve Dio Cassius gibi
Tarihçiler de Hatalarını Kişiliğindeki Zayıflıklar’a,
karıları’nın ve Azat edilmiş Köleler’in Etkilerine bağlarlar.
Çıkarları zedelenen Üst Sınıflar’ın Claudius’a beslediği
Düşmanlığı yansıtan bu Geleneksel Görüş’ün Tek yanlı olduğu, ,
bu Dönem’den Kalma Belgeler’den ve Claudius’un Yönetim
İşlerini yürütmede gösterdiği Beceri ve Çalışkanlık’tan
kolayca anlaşılmaktadır.
Claudius’a İlişkin Modern Başvuru Kaynakları arasında
Arnaldo Momigliano’nun L’opera
dell’imperatore Claudia (1932;Claudius ve
Başardığı İşler), Vincent M.Crramuzza’nın The
Emperor Claudius (1940) sayılabilir. Robert
Graves’in I. Claudius (1934; Ben
Claudius, 1986) ve Claudius, the Got,
and His Wife, Messalina (1934,Tanrı Claudius
ve Karısı Messalina) Romanlarını Büyük ölçüde Eski
Tarihçiler’in anlatımlarına dayanır.
13 Ekim 54’de öldü.