Charlemange
742-814
I.Charles olarak da bilinir. Lakabı Büyük Charles,
Fr.Charles le Grand. Lat.Carolus Magnus, Alm.Karl
der Grosse .2 Nisan 742’de doğdu. 28 Ocak 814’de,
Aix-la-Chaplle (Aachen),Austrasia’da öldü. Batı Avrupa’daki
hemen bütün Hristiyan Toprakları’nı Fetih Yolu’yla
birleştiren Frank (768-814) ve Lonbardiya Kralı (774-814),
Kutsal Roma-Germen İmparatoru (800-814). İmparatorluk çapında
başlattığı Kültürel Canlanma ‘Karoloenj Rönesansı’
olarak bilinir.
Frank Kralı :
Charlemagne, Frank Kralı
III.Pepin’in (Kısa) Büyük Oğlu’ydu. Charlemagne
doğduğu sırada IIII.Pepin
ve Pepin’in Ağabeyi Carloman, Frank Krallığı’nı
birlikte yönetiyordu. Carloman’ın Manastır’a
çekilmesinden sonra (754)
III.Pepin onun Oğullarını Yönetim’den uzaklaştırdı,
ardından Merovenjler’i Taht’tan indirerek 751’de Krallığı’nı
İlan etti. 753-754 Kışı’nda Papa II ( ya da III)
Stephanus’un, Roma’ya saldıran Lombardlar’a Karşı
Yardım istemek için Frank Krallığı’nı Ziyaret ettiği sırada 12
Yaşı’nda olan Charlemagne, Hükümdar’ın Büyük Oğlu
Sıfatıyla Karşılama Töreni’nde Hazır bulundu. Papa,
Charlemagne’ın Kardeşi Carloman ile Babası Kral
III.Pepin’in yanısıra
Charlemagne’ı da Kral olarak kutsadı. Lombardlar’a
karşı Papa’yla Franklar arasında kurulan Siyasal İttifak
böylece onaylanmış oldu. IIII.Pepin’in
760’dan sonra Akitanya Bölgesi’ni fethetmek amacıyla düzenlediği
bir Dizi Sefer’e Charlemagne da katıldı. Savaş
Alanı’nda edindiği Deneyimler Charlemagne’ın Kişiliği’nin
ve Geleceğe Yönelik Tasarımlar’ının Oluşumunu Önemli ölçüde
etkilemiş olmalıdır.
III.Pepin 768’de
ölünce , Frank Gelenekleri’ne göre Krallık 2 Oğlu arasında
paylaştırıldı. Ama çok geçmeden 2 Kardeş arasında Taht Kavgası
başladı. Charlemagne, Carloman’a Karşı, Kral
Desiderius ve Bavyera Dükü Tassilo’yla İttifak
kurdu. Carloman 771’de ansızın ölünce Carloman’ın
Çocukları’nı Frank Kralı olarak kutsaması için Papa
I.Hadrianus’a Baskı yapmaya başladı. Papa’nın
Yardımıyla koşmak Zorunda kalan Charlemagne,
Lombardiya’nın Başkenti Pavia üzerine yürüdü, Kent’i ele
geçirdikten sonra kendisini Lombardiya Kralı İlan etti.
Pavia
Kuşatması sürerken Charlemagne, Paskalya’yı Papa’yla
birlikte kutlamak üzere Roma’ya gitti (774). Burada, Babası
III.Pepin’in, İtalya’nın Büyük Bölümü’nü Papalığa devretme
yolundaki Sözünü kendisinin yerine getireceğini bildirdi. Ama
gerçekte papalığa çok az Toprak bırakarak Lombardiya
Krallığı’nın Tümünü Egemenliği altına aldı.
Charlemagne daha 772’nin Başlarında Aşağı Ren Bölgesi’ne
saldıran Pagan Saksonlar’a Karşı Sefer düzenlemişti. 775’ten
sonra da Bütün Saksonlar’ı Egemenliği altına alarak
Hristiyanlaştırmaya çalıştı. Saksonlar 2 Yıl Süre’yle Kitleler
halinde Vaftiz edildi. 777’de Paderborn’da toplanan Meclis’te
Saksonlar Charlemagne’a Boyun eğmeyi Kabul ettiler.
778
Yazı’nda Charlemagne İspanya üzerine yürüdü ve Zaragosa
Kentini kuşattı. Kuşatma’nın Başarısızlık’la Sonuçlanmasıyla
Charlemagne’ın Genişleme Hareketi de Son buldu. 10 Yıl
içinde Franklar’ın Tek Hükümdarı Durumuna geldi. Lombardiya
Krallığı’nı Ele geçiren, Saksonlar’ı Egemenliği altına alan,
Roma’ya giderek Papa’nın Desdeğini sağlayan ve İspanya’ya
giren Charlemagne, bundan sonraki Dönem’de elde
ettiklerini korumaya, Devlet’in Temellerini sağlamlaştırmaya,
Kültürel Hayat’ı ve Hukuk Düzenini geliştirmeye Ağırlık verdi.
Zaragoza Yenilgisi’nden Kısa Süre sonra Saksonlar bir kez daha
ayaklandı. Bu kez, Frank Tarihi’ndeki en Uzun ve en Acımasız
Savaş Patlak verdi. Ayaklanma Sonu’nda 4500 Sakson Kitle
halinde öldürüldü 782. 792’den sonra Yeni Ayaklanmalar Baş
gösterdiyse de Sonuçta 804’te Saksonlar Kesin olarak yenildi
ve Charlemagne Saksonları da İmparatorluğa kattı. Pagan
Saksonları Hristiyanlaştırmak için daha önce görülmemiş Şiddet
Yöntemleri’ne başvuruldu. Charlemagne’ın bu Politikası
kendi çevresince, Örneğin Danışmanı ve Saray Okulu’nun
Yöneticisi Alcuin tarafından da eleştirildi.
788’de Charlemagne, Bavyera Dükü olan Yeğeni
III.Tassilon’u azletti, böylece Ren’in Ötesinde Hüküm
süren Son Germen Kabilesi’nin Bağımsızlığına da Son verdi.
Bavyeralılar , Saksonlar, Thüringenliler gibi Batı Germen
Kabileleri böylece İlk kez bir Siyasal Birlik altında
toplanmış oldular. Charlemagne, Bavyera Dükleri’nin
İkametgah’ı olan Ratisbon’dan (Regensburg) Yola çıkarak Avar
Krallığı’na (Bugün Macaristan ve Yukarı Avusturya) Seferler
düzenledi. Avar Prenslikleri ve Tuna Bölgesi’nde Yeni kurulmuş
olan Slav Devletleri, Gevşek bir Bağımlılık içinde Franklar’ın
Egemenliğini tanıdılar.
Frank
Devleti’nin Ortaçağ Kabile Devletleri’nden çok daha Büyük
Boyutlar’da genişlemesi Nicel olduğu kadar Nitel Değişiklikleri
de birlikte getirdi. Papalık, Yasal Görünüş’te Bizans’a Bağımlı
olmakla birlikte Bizans İmparatorları’nın İkonoklast
Politikasına karşıydı. Ayrıca Charlemagne’ın Koruması
altında Hareket eden Papa I.Hadrianus İtalya’nın Orta
Kesimi’nde Papalığa Bağlı Özerk bir Bölge oluşturmaya
çalışıyordu. 781’de Roma’yı 2.Kez Ziyaret eden Charlemagne,
Papa’dan Oğulları Pepin ile I.Ludwig’e,
Lombardiya ve Akitanya Krallıkları olarak Taç giydirmesini
istedi. Küçük Yaştaki Bizans İmparatoru Konstantinos’un
Naibesi olarak Hüküm süren İmparatoriçe Eriene, bu
Durumda Charlemagne’ın İtalya’daki Konumunu Fiilen
Kabul etmek Zorunda kaldı. Charlemagne ile Bizans
arasındaki Antlaşma 787’de Franklar’ın Güney İtalya’ya
saldırmasıyla Sona erdi.
Batı İmparatoru :
Papa
III.Leo Mayıs 799’da Roma’da Kişisel Düşmanları’nın
Saldırısına uğradı. Charlemagne, Sarayına sığınan
Papa’yı Koruma altında Roma’ya Geri gönderdi. Kasım 800’de
Kendisi Roma’ya geldi. Papa, Noel Ayini’nde Charlemagne’a
Taç giydirdi ve Onu Kutsal Roma Germen İmparatoru İlan etti.
Bizans, Charlemagne’ın bir Saldırı’ya girişeceğini
düşünerek Savaş’a hazırlanmaya başladı. Ama Charlemagne’ın
Amacı Görüşmeler Yolu’yla Unvanını Kabul ettirmekten ibaretti.
Bu Amacına da 812de ulaştı. Bizans İmparatoru I.Mikhail
Rhangabe, Charlemagne’ı (Romalılar’ın İmparatoru
olarak olmasa da) İmparatorluk Unvanı Charlemagne’ın
Roma’yı Denetimini meşrulaştırmış oldu. Ayrıca Papalığın
Bizans’tan uzaklaşması ve Franklar’la yakınlaşması Yadsınmaz
bir Gerçeklik Durumuna geldi.
Saray ve Yönetim :
Charlemagne Başa geçtiğinde Frank Krallığı’nın Kültürel,
Yönetsel ve Yasal Kurumları oldukça Geri Düzey’deydi. Kral’ın
Sürekli bir İkametgah’ı bile yoktu. Charlemagne ancak 794’te
Aix-la-Chapelle’de, Malzemeleri Roma ve Ravenna’dan getirilen
ve Bugün de Ayakta duran bir Saray ile Kilise yaptırdı.
İmparatorluğun her yanından hatta, Başka Ülkeler’den
Einhard ve Alcuin givi Seçkin Aydınları çağırdı.
Kilise babaları’nın ve Eski Yazarlar’ın Eserlerinin bulunduğu
bir Saray Kitaplığı kuruldu. Genç Frank Şövalyeleri’nin eğitildiği
bir Saray Akademisi oluşturuldu. Charlemagne’ın Anadili
Eski Yüksek Almanca’nın bir Lehçesi’ydi ; ama Franklar’ın Çoğunun
kullandığı Eski Fransızca Lehçesini de konuşuyordu. Ayrıca
Latince, biraz gerekçe, temel matematik ve Astronomi öğrenmiş,
örneğin Aziz Augustinus’un
De Civitate Dei (413,426, Tanrı Devleri) gibi Bazı
Tarih ve İlahiyat Kitapları’nı da kendisine okutmuştu.
Saray’daki Kültürel Çalışmalar’ın yanısıra İmpararorluk
çağında Dini Gelenekler’in be Ahlak’ın, ayrıca bir Adalet
Mekanizması’nın yerleştirilmesi için de Çaba harcandı.
Charlemagne Adına Alcuin’in derlediği ve bir Rehber
Niteliği taşıyan Epistula de litteris colendis’te (Edebiyat
ve Tutkunları Üzerine Mektup) Doğru İnanç ve Düşünceler’in
Uygun bir Biçim ve Dil içinde sunulması gerektiğini
belirtiyordu. Buna bağlı olarak Bütün Manastır ve Katedral
Okulları’nda Latin Dili ve Edebiyatı’nın öğretilmesi öngörüldü.
Bu Manevi ve Edebi Canlanma Hareketi’nin, özellikle
İmparatorluk Manastırları’nda olmak üzere pek çok Merkezi
vardı. 791’de Charlemagne’ın Adına yazılmış olan Libri
Carolini de (Carolusun Kitapları) Saray’ın İlahiyat
Konuları’ndaki Bilgisini ve kendine Güvenini yansıtıyordu.
Nikaia Konsili’ni (787) Hedef alan bu Kapsamlı İlahiyat Metni
İkonoklast Hareket’e Karşı çıkıyordu.
Charlemagne, Saray’da bulunan Yüksek Üst Düzeyli Danışman
ve Görevliler ile İmparatorluğun dört bir yanından Yüksek
Memurları ve Soyluları Yılda bir ya da 2 kez bir Meclis’ye
toplardı. Askeri, Hukuksal ya da Dini Sorunlar’ın tartışıldığı
bu Kurul, bir Tür Danışma Meclisi’ydi. Son Söz Hakkı her zaman
Charlemagne’ındı. Hükümdar’ı Yerel Düzey’de Kontlar ve
Piskoposlar Temsil ediyordu. Saray ile Bölge Yöneticileri
arasındaki Bağlantı’yı ise Saray’ın görevlendirdiği Haberciler
sağlıyordu. Charlemagne, Egemenliği altındaki Çeşitli
Halklar’ın ve Kabileler’in Geleneksel Hakları’na İlke olarak
Saygılı’ydı. Charlemagne Dönemi’nden kalma Belgeler
Halk’ın Aydınlatılmasına ve Adalet Mekanizmasına Büyük Özen
gösterildiğini kanıtlamaktadır.
Charlemagne’ın İmparatorluk Örgütü’nün Bazı Zayıf
Noktaları da vardı. Hükümdar’ın Yetkileri’ni Kuramlar değil,
yalnızca Gelenekler ve Kuramsal Hukuk İlkeleri
sınırlandırılıyordu. Saray Belgeleri’nin, Muhalefet
Hareketleri’nden ve tertiplenen pek az Söz etmesine Karşın
Saray Karşıtı Bazı Hareketlet vardı. Örneğin 786’da Thuringen
Kontları Franklar’ın Merkeziyetçiliği’ne Karşı ayaklanmıştı.
Pepin’in (Kambur) Taht’a çıkarılması için 792’de
Charlemagne’a Karşı bir Suikast Girişimi olmuştu.
Charlemagne’ın Ardılı I.Ludwig Dönemi’ndeki
İmparatorluk Tarihi, Siyasal Sistem’in Nasıl Tek Kişi’nin
Yönetimine göre düzenlendiğini ve Yönetim’in Başarısının Tek
Kişi’nin Yteneğine Bağlı olduğunu göstermektedir.
Charlemagne’ın İmparatorluğu, Romalılar’ın İmparatorluğu
sürdürmek üzere kurduğu Sistem’den Yoksun’du ; bir başka
deyişle Para Ekonomisi, Ücretli Devlet Memurları, Düzenli bir
Ordusu, İyi işleyen bir Ulaşım ve İletişim Ağı, Kıyıları
savunacak bir Deniz Gücü yoktu. 806’da Charlemagne,
İmparatorluğu Oğulları arasında paylaştırmayı planlamıştı. Ama
2 Büyük Oğlu’nun Ölümü üzerine, 813’te Aix-la-Chapelle’de
I.Ludwig’e kendisiyle birlikte İmparator Unvanı vererek
Taç giydirdi. Birkaç Ay sonra aynı Kent’te öldü.
Kişiliği ve Etkisi :
Charlemagne’dan sonraki Hükümdarlar ve İmparatorluğun İç
Barışını, Birliğini ve Uluslararası Konumunu korumakta
Başarılı olamadılar. Bu Nedenle Charlemagne’ın Ünü,
Ölümü’nden sonra daha da arttı. Karolenj Hanedanı sona
erdikten sonra da Doğu Frank (Alman) ve Batı Frank (Fransız)
Krallıkları’ndaki Siyasal Gelenekler Charlemagne’ın
Örneğini izledi. I.Otto Dönemi’nden (936-973) sonra
Hükümdarlar Aix-la-Chapelle’de Taç giymeye başladılar.
Karşı-Papa III.Paschalis, I.Friedrich’in İsteği
üzerine 1165’te Charlemagne’ı Azizler Listesin aldı.
Fransa’da da II.Philippe ile birlite başlayan Capet
Hanedanı Charlemagne Dönemi Gelenekleri’ni canlandırdı.
Charlemagne’ın Gerçek Ardılları’nın Almanlar mı,
Fransızlar mı olduğu Sorunu Ortaçağ’da çok tartışılmış, hatta
bu Tartışma Bugüne kadar geldi. Charlemagne’ın Ünü,
İmparatorluğu’n da Sınırları’nı aştı. Bazı Slav Dilleri ile
Türkçe’deki ‘Kral’ Sözcüğü onun Adından gelir (Çekçe
Kral, Lehçe Krol).
Charlemagne, Hayat Hikayesi’ne İlişkin hiçbir Belge
bırakmamıştır. Kişiliğiyle İlgili Bilgiler’in Bütün kaynağı,
yaptıkları ve Çağdaşları’nın yazdıklarıdır. 795’ten sonra
Saray’da bulunan Einhard, Ünlü Eseri Vita
Karoli (Charlemagne’ın hayatı) şöyle
anlatır :’Charlemagne, Dindarlık’la Yaşama Zevki’ni, Dinsel
Görev Duygusuyla Güçlü bir Hükmetme Tutkusunu, Düşünsel Uğraşlar’la
Hoyrat Tavırları, Uzlaşmazlığı ve Dürüstlüğü Bğdaştırmıştı.
Onun Dönemi’nde İmparatorluk, Kilise’yle Kurumsal ve Manevi
Alan’da Birliğe ulaştı. Roma İmparatorluğu’ndan sonra dağılmış
bulunan Batı Avrupa’ya Charlemagne’nın bıraktığı Düşünsel,
Dinsel ve Siyasal Miras yüzyıllarca Etkisini sürdürdü. Böylece
Batı Avrupa Siyasal ve Ekonomik Dağınıklık’tan Büyük ölçüde
kurtuldu. Saray Şairleri’nden biri onu Rex Pater Europae
(Avrupa’nın Ata Kralı) olarak nitelemiştir. Gerçekten de
Ortaçağ boyunca Avrupa Tarihi’nde Charlemagne kadar İz bırakan
Başka Kişi yoktur. ‘
Bibliyografya :
-*Anabritannica,
C.5, sh. 533-534
Chanson de geste :Charlemagne Efsaneleri :
Charlemagne Tacı :
Bibliyografya :
-*Anabritannica,
C.5, sh. 534