Charles Robert Darwin

1809-1882

 

     İngiliz Doğa Bilgini...

                 Bilimsel Felsefe O’nun Doğabilimi’ni Temel aldı. Canlı Doğa’nın Evrimi Kuramı’nın Kurucusu’dur.

                 Bir Dünya Gezisi’nde (1831-1836) topladığı bol sayıda Kanıtlar’la o güne kadar Kaba bir Biçim’de sürdürülen  Evrim Anlayışı’nı Bilimsel Temeller’e oturtmaya çalıştı. İnsan ve Hayvan’ın Kökeni, Doğal Seleksiyon’a dayanmaktaydı. Bunu desdeklediğini düşündüğü Kanıtlar’ı sundu.

                 On’un bilimsel Bioloji Çizgisi’ndeki Tartışmaları Biloloji Sınırları’na taşmada geçikmedi. Metafizik ve Teoloji’ye karşı kullanıldı.  Marksistler Onu Diyalektik olmayan bir Materyalist görürler.

                 İnsanın Türeyişi’nin Girişinde şöyle der:

                 ‘Yıllarca İnsan’ın Türeyişi Konusunda Notlar topladım. Bunları yayınlamayı düşünmüyordum. Tersine bunların hiçbirini açıklamamaya Kararlı’ydım. Görüşüme Karşı Önyargılar’ın artmasından korkuyordum. Türlerin Kökeni Adlı Eser’imin İlk Baskısı’nda, bu Eser’in, İnsan’ın  Türeyişi’ne ve Tarihi’ne de ışık tutabileceğini İşaret etmekle yetinmiştim.  İnsan’ın Dünya’da ortaya Çıkışının da, Bütün Canlılar’ın ortaya Çıkışının da, Bütün  Canlılar’ın  ortaya Çıkışı için Gerekli Şartlar’dan etkilendiğini belirtmek istiyorum. Bugün  Şartlar oldukça değişmiştir. Artık Doğa Bilginleri’nin  Büyük bir Bölümü, bir Tür’ün başka bir Tür’den geldiğini Kabul etme Eğilimindedirler. Özellikle Genç ve Çalışkan Bilim Adamları böyle düşünmektedir. Bunlardan bir kaçı benim abarttığım Kanısında olsa bile, Büyük Çoğunluğu Doğal Seleksiyonu Kabul etmektedirler. Yaşlı ve Saygıdeğer Bilimadamları arasında, ne yazık ki, Evrim Hakkında hiçbir şey bilmek istemeyenler hala bulunmaktadır.’

 

                 Evrim:

                 Teori’ye göre İnsan, Kömür’den Bitki, Hayvan Zinciri Sonu’nda Bugün’e ulaştı. Yaptığı İncelemeler’le şu Sonuçlar’a vardı:

                 1.Dünya’nın üstünde yaşanabilecek Yerler pek Dar’dır. Bu Dar Alan’da yaşamak Zorunda bulunan Yaratıklar’sa hızla çoğalmaktadır. Darlığa karşı bu Çoğalma, Yaşama Kavgasını doğurmaktadır.

                 2.R. Malthus'un da dediği gibi, Kıtlıklar, Savaşlar, Hastalıklar’dan kurtulabilenler en Güçlüler’dir. Yaratıklar üzerinde Selection naturelle gerçekleşmektedir.

                 3.Yaratıklar Alemi’nde Değişmeler pek Sık’tır. Pasifik’deki Galagapos Takımadaları’nın her birinde yaşayan büyük Kaplumbağalar, aynı Kök’ten geldikleri halde Ayrı birer Cins sayılacak kadar değişmişlerdir.

                 4.Her Değişme, değişen için Yararlı olmaktadır.

                 5.Baba’daki Değişme Çocuğa geçmekdedir.

                 6.Bitkiler’den de, Hayvanlar’dan da Yeni Türler elde edilebilir. Kuraldışılar Birbirleriyle eşlendikce Yeni Türler oluşur.

                 Böylece Her Canlı’nın Boynuzlu olması gerekmediği, Öküz’ün korunmak için buna İhtiyacı olduğundan onlar yaşayarak Bugün’e geldiler. Bu Tür Çıkıntısı olan Hayvan bunu Soyuna İntikal ettirdi. Kavga’ya tutuşmayan başka Yerler’deki Boynuzsuzlar da Bugün’e gelmeyi başardılar. Bugün yaşamayan bir Çok Tür olduğu biliniyor. Tavşan Bacaklar’ının Çevikliği ile, Mürekkep Balığı Özel Boyası ile, Kuşlar kanatlanarak, İnsan aklı ile Hayat’ta kalmaya çalışır.

                 Bazen Güçsüzlük de Hayat’ta kalma Nedeni olabilir. O zaman bu Özellik, Soy’a intikal eder. Kanadı kopuk bir Böcek, Kasırga ile Deniz’e sürüklenmekten kurtulur.

                 Embiryolistler bu Seçme’yi Tohumlama da bile görürler. Milyanlarca Sperm Sekiz Saat yarışarak Ovum’a ulaşırlar. En Güçlü döllemeyi başarır .

                 1865 de Avusturyalı Papaz Mendel ayrı Türler’in birleştirilmesinden yeni Türler elde edildiğini gösterdi.

                 1921 de J.M.Muller, Röntgen Işınları altında da Cinsel Değişmeler meydana geldiğini buldu.

                 İnsan’ın Bitki ve Maden Hali’nden kalma Uyku Hali’nin Doğal olduğu, Beyin’deki bir Merkez’le ile uyandırıldığı düşünülür.

                 Darwin'in Kuramı, İnsan Ömrünü 6000 yıl olarak okuyan Eski Ahid inanırlarını kızdırdı. Oxford Piskoposu Wilberforce, Darwin'i savunan Th.Huxley'e, kendisinin Baba yönünden mi Anne yönünden mi Maymun’dan geldiğini sorar. Huxley şöyle der: ‘Bilimsel Gerçekleri baltalamak için Diller döken bir Adam’ın Soyu’ndan gelmektense, alçak gönüllü ve haddini bilen bir Maymun’dan gelmeyi tercih ederim.'

    

Eserleri:

                 -On The Origin of Species by Means of Natural Selection,  ( Doğal Ayıklama ile Türlerin Meydana Gelişi),[1]

                 -Zoology of the Voyage of the Beagle, (Beagle gezisi Zooloji Notları), [2]

                 -On the Various Contrivances by which British and Foreign Orchids are Fertilised by Insects, (İngiltere ve Yabancı Ülkeler Orkidelerinin Böceklerle Döllenmelerinin Çeşitli Yolları), [3]

                 -The Variation of Animals and Plants under Domestication, (Hayvanların ve Bitkilerin Evcilleştirmeyle Başkalaşımı), [4]

                 -The Descent of Man, and Selection ın Relation to Sex, (İnsan soyunun aslı ve Cinselliğe Bağlı Ayıklanma), [5]

                 -The Expression of the Emotions in Men and Animals, (İnsanlarda ve Hayvanlarda Heyecanın Dilegelişi), [6]

                 -On the Movements and Habits of Climbing Plants, (Tırmanıcı Bitkilerin Hareket ve Alışkanlıkları), [7]

                 -Insectivorous Plants, (Böcekimsi Bitkiler), [8]

                 -The Effects of Cross and self-Fertilisation in the Vegetable Kingdom, (Bitkilerde  Direkt ve  Çapraz Döllenmenin Sonuçları), [9]


 


[1]        1859,

            ç.Tr.19??

[2]        1840-1843,

[3]        1862,

[4]        1860,

[5]        1871,

             ç.Tr.19??

[6]        1873,

[7]        1875,

[8]        1875,

[9]        1877,