Diogenes
, Apollonia’lı
MÖ 0499-0428
(493-427)
Grek düşünürü.. Antikçağ Doğa
Felsefesi’nin ünlü düşünürlerindendir. Nisbet edildiği
Apollonia Girit’te veya Firigya’dadır.
Grit’ten Atina’ya geldiğinde çok
kıskanılmış.
Euripides (ö. MÖ 406)
Trajedyaları’nda ve Aristophanes (ö. MÖ 385)
Komedyaları’nda O’nun düşüncelerinin Atina’daki büyük etkisini
gösterirler.
Doğa Üstüne adlı eserinden
kalan parçalardan anlaşıldığına göre,
Anaximenes’i (ö.
480) , Anaxagoras’ı, ve Leukippos’u izlemiş.
O da,
Anaximenes gibi hava
(Aer)yı evrenin temel maddesi sayar. O’na göre havada
noesis (ruh gücü, bir çeşit tanrılık us ) vardır.
Şöyle der: ‘İlk unsurda çok noesis
var. Çünkü noesis olmasa her şeyin; kışın, yazın,
gecenin, gündüzün, yağmurların, yellerin ve güneş ışığının
belli ölçülerle bölünüşü imkansızdır. Düşünen bir kimse, bütün,
bütün öteki şeylerin de yapılabileceği kadar en güzel bir
biçimde düzenlenmiş olduğunu görür. Ve ben noesis’i
olan şeyin insanların hava dedikleri şey olduğunu sanıyorum.
Her şeyin dümencisi ve egemeni olur. İşte bu, bana Tanrı’dır
gibi geliyor. O’nun her yerde bulunduğunu ve herşeyi çevirdiğini
sanıyorum. O’ndan pay almayan hiçbir şey yok. İnsanlar ve
bütün canlılar soluk alarak havayla yaşarlar. Bu onların
ruh’u ve noesis’dir. Havadan ayrılırlarsa
ölürler ve noesis kalmaz.’
O’na göre koku duyma beyindeki havayla,
işitme kulaklarındaki havanın dışardaki havayla
harekete getirilerek bu hareketi beyine vermesiyle, görme
içerdeki havanın gözbebeğinde yansımasıyla oluyor. Dilin
gevşekliği ve yumuşaklığı ve vucuttan ona giden damarların bağlılığıyla
bir süngerin çekmesi gibi çekilen lezzetler idrake ve beyine
akıyorlar.
Diogenes mümkün olan en iyi
dünyada yaşadığımızı düşünür. Değişen hiçbir şeyin öteki şeye
tam olarak benzemediğini ileri sürer.
Apollonialı bir Fizikçi’dir. Yeniden
arke düşüncesine döndü. Unsurların çokluğu yanlıştı.
Zihinden yoksun bir maddeyle, madde olmayan bir
zihnin dualizmi yanlıştı. Anaxagoras’a (ö. 428) karşı
çıkarak Doğada, her şeyin kaynağı olan, ilk tek öge’nin
hava olduğunu savundu. Havasız ne yaşama, ne
bilinç, ne de anlak olamaz. Şu halde hava
ilk maddedir. Anlak, havadan ayrı şey değildir,
havanın niteliğidir. Aslında bir olmayanların
birleşebilecekleri düşünülemez. Maddelerin birleşebilmeleri
için aslında bir olan, ortak olan bir özleri bulunması gerekir.
Diagones’in havası,
Anaximenes'in soluk-hava ruhuna benzer. O ve öğrencisi
Arkhelaos ile Miletliler’e dönüş oldu.