Fyodor Mihayloviç Dostoyevski

1821-1881

 

                

                 11 Kasım 1821’de Moskova’da doğdu. 9 Şubat 1881’de Petersburg’da öldü. Rus Romancı ve Öylü Yazarı. Dosto doğduğunda Puşkin 22, Gogol 11 Yaş’ındadır. Tolstoy ve Turgensey Yaşıtları sayılır.

 İnsan’ın İç Dünyası’nın en Gizli kalmış Yönler’ini Erişilmesi Güç bir Saydamlıkla yansıtan eserler’e İmza attığında birleşilir. 1900ler Roman Anlayışı üzerinde Derin ve Evrensel bir Etki bıraktı.

 

 

                 Gençliği ve Edebiyat’a Başlaması:

                 Kültürlü ve Soylı Sınıf’tan gelen Turgenyev ve Tolstoy gibi Çağdaş’ı Diğer Rus Yazarlar’ından çok Farklı bir Ortam’da yetişti. Babası Yokslullar Hastanesi’nde çalışan Eski bir Ordu Cerrah’ı, Annesi bir Tüccar’ın Kızı’ydı. Annesi’nin Yardımı’yla Ev’de başladığı Öğrenim’ini Özel bir Okul’da sürdürdü.Yaz Ayları’nı Tıla’dki Aile Çiftliği’nde geçirerek, babasının Sert ve Acımsasız Davranışlar’ından bir Ölçüde uzaklaşma İmkan’ı buldu. 15 Yaş’ındayken Annesi’ni yitirdi. Okul’u bitirdikten sonra Petersburg Askeri Mühendislik Okulu’na girdi (1837). Ağır Ders ve Talimler’den  Fırsat bulduğu Zamanlar’da, özellikle Şiddet ve Cinayet Konuları’nı işleyen Melodram Türü’nden Kitaplar okumaya başladı. Bu arada Rus ve Avrupa Edebiyatı’nın Önde gelen Adlar’ının Eserler’iyl de tanıştı. Kişiliği’nin Biçimlendiği Okul Yılları Konusu’nda pek az Şey bilinmekle birlikte, Arkadaşlar’ının Hareketli Gece Hayatı’ndan Geri kalmadığı ve Büyük Özveriler’de bulunma, idealistçe Dostluklar edinme ve Ün Sahibi olma Hayalleri kurduğu anlaşılıyor.

                 Okulu’nu bitirdikten Kısa bir Süre sonra Edebiyat’la Uğraşmak için Askerlik’ten ayrıldı. (1844). Kendi Serfler’i tarafından öldürülen Babası’ndan Çok Küçük bir Miras kaldığından, Maddi Durumu Pek İyi değildi. 1843 de Balzac Moskova'ya geldiği Zaman Dosto O’nun Eugenie Grandet'sini Rusça’ya çeviriyordu.

                 1846’da yazdığı İlk Roman’ı Bednye Lyudi’yi bir Arkadaş’ı Aracılığı’yla Ünlü Edebiyat Eleştirmen’i Vissarion Belinski’ye gönderdi. Onun, Roman Kahramanı’nın Gizli Dünyası’nı yansıtmadaki Sanatsal Becerisi’ni öven Belinski, Gelecek’te Büyük bir Yazar olabileceğini belirtti.

                 İlk Romanı’yla sağladığı Ün’den sonra kendisine Büyük İlgi gösteren Edebiyat Çevreleri’nde ve Sosyete Salonları’nda Kişisel Görünümü’yle Etkileyici olmayı başaramadı.  Kısa Boyu, Kül Rengi Küçük Gözleri, Sinir’den Sürekli seğiren Dudakları ve Sakar Davranışlar’ıyla Hastalıklı bir Kişi izlenimini uyandırıyordu. Alışık olmadığı bu Toplumsal Ortam’dan kaçmak için Edebiyat Çalışmaları’na sığındı ve çok geçmeden 25 yaşında bir başka Kısa Roman olan Dvoynik’i yazdı.

                 Dostoyevski’nin daha sonra yayınladığı Hozeyka, Byeli noçi, Slaboye Sertze Adlı Eserler’i de Fazla İlgi uyandırmadı. Sonraki Eserler’inde görülecek olan Düşünce, İmge ve Anlatım Teknikler’inden Örnekler taşıyan ve Genç bir Kız’ın İnatçı Üvey Babası’na duyduğu Aşk’ı anlatan Netoçka Nezvanova, Dostoyevski’nin Okuyucuları’nı  Göz’ünde Eski Konumu’nu kazanmasını sağlayabilecek İddialı ve Kapsamlı bir Roman’dı. Ama bir Süre sonra Devlet Düzeni’ni yıkmaya çalıştığı Gerekçesi’yle tutuklandığından, bu Romanı’nın yalnızca 3 Uzunca Bölümü’nü yayımlayabildi.Böylece Edebiyat hayatı’nın’da İlk Dmnei kapanmış oldu. Dostoyevski’nin  İlk Öykü ve Romanlar’ında Ele aldığı Kişiler’in Duygu ve Düşünceleri’nde İçe Dönük Psikolojik ve Ruhsal İrdelemeler’de görülür. Bu Eserler, Soluk bir Biçim’de de olsa, onun Gelecek’teki yaratıcılığını Hareket’e geçiren Ana Doğrultu’yu açığa çıkarır, denir.

 

                 Sibirya Sürgünü:

                 Çar I.Nikolay’ın Baskıcı Yönetimi altında Siyasal ve Toplumsal  Reform Hareketi’nin Etkisi’ne girmekte gecikmeyen Dostoyevski, 1847’den sonra Fransız Ütopyacı Sosyalistler’in   Görüşler’ini tartışmak üzere Mihail Petraşevski’nin Evi’nde düzenlenen Haftalık Toplantılar’a katılmaya başlamıştı. Ayrıca Yasadışı Radikal Broşürler Basma’yı tasarlayan daha dar bir Grup’un sürdürdüğü  Gizli Toplantılar’da da Yer almıştı.  Batı’dan gelen Devrimci Düşünceler’in yayılmasından çekinen Çarlık Yönetimi, Nisan 1849’da Petraşevski Grubu Üyeleri’nin tutuklanmasını emretti. Uzun bir Soruşturma’dan sonra, aralarında Dostoyevski’nin de bulunduğu 21 Kişi’nin Kurşun’a dizilmesine Karar verildi. Dostoyevski’nin, Cezalar’ın indirilmesine İlişkin Çarlık Fermanı’nın açıklanmasından Önce Kurşun’a Dizilme Hazırlıkları Sırası’nda yaşadığı Korku Dolu Anlar, Belleği’nde Silinmez İzler bıraktı. Bu Anı’nın gölgesi sonraki Eserler’inin Sayfaları arasında Sık Sık dolaşır. Dostoyevski’nin Ölüm Cezası , Sibirya’nın Omsk Bölgesi’nde 4 Yıl Ağır Hapis ve Er Rütbesi’yle 4 Yıl Askerlik Hizmeti’ne çevrildi.

                 Dostoyevski’nin Cezası’nı işlediğine inandığı Ağır Suç’un Kefaret’i olarak kabullendi. Ağır Çalışma Şartları içinde birlikte yaşadığı sıradan Mahkumlar’ın birçoğunu ‚Olağanüstü İnsanlar’ olarak görmeye ve onlar’ın Acıları’nı paylaşmaya yöneldi. Zaman Zaman Ruhî Sarsıntılar içinde boğuluyordu. Uzun Yıllar Yakası’nı bırakmayan Sara Nöbetleri’ne, kebdi değişine göre, ilk kez bu Dönem’de yakalandı. Hapishane’ye sokulmasına İzin verilen Tek Kitap olan Yeni Ahit’i sık sık okumaya başladı. Hapishane Hayatı’nın Acıları’nı dindirmesine yarayan bu Kitap, aynı Zaman’da İsa’ya Yeni bir İnanç’la bağlanmasına ve onu, Günahkarlar’ı hayat’a döndürebilecek Tek Güç olarak görmesine Yol açtı. Gençlik Yılları’nın Radikalizmi, yerini Kurulu Düzen’e Boyun eğmeye ve basit İnsanlar’ı Kurtarıcı olarak görmeye bıraktı. İsa’nın Çile çekerek İnsanlığı kurtarmaya dayanan Öğretisi ve Rus Ortodox Kilisesi’nin Ruhaniliği, Gözü’nde daha Derin bir Anlam kazandı. Hapishane ona Aynı Zamanda, horlanan ve ezilen İnsanlar’ı daha Yakından İncelem İmkanı sağlayan Zengin bir malzeme Kaynağı oldu.

                 Dostoyevski 1854’de Serbest bırakıldıktan sonra Sibirya’nın Semipalatinsk Kasabası’nda Hapishane Hayatı’ndan daha Sıkıcı olan Askerlik Hizmeti’ne başladı. Sıkı Görev Duygusu Sayesi’nde Subaylıpa yükseldi ve Bazı Dostlar edindi. Edebiyat’tan kopukluğun yarattığı  Büyük Boşluğu kapatmak için Kardeş’inden Sürekli Kitap ve Dergi istiyordu. 1857’de Çocuklu Dul bir Kadın’la evlendi. Mutluluk getirmeyen bu Evliliğin Yol açtığı Yeni Mali Sorumluluklar, onun Edebiyat’a dönme ve Uzun bir Sessizlik Dönemi’nin ardından Eski Durumu’na Kavuşma İsteği’ni artırmıştı.  Bu Amaç’la Dyadyuşkin Son Adlı Komik bir Öykü yazdı. Bir Taşra Kasabası’nın Sulu Gözlü Halkı’nı anlatan Öykü’nün Yergisi Uslubu, Gogol’ü andıran bir Hava taşıyordu. Bu Öyküyü çok geçmeden daha İddialı bir Kısa Roman olan Selo Stepançikovo i ego obitateli izledi.Dostoyevski Eleştirmenler’in İlgisi’ni çekmeyen bu 2 Eser’in yayınlanmasından Kısa bir Süre sonra, 10 Yıl Önce Zincirler içinde ayrıldığı ve Tutkun’u olduğu Petersburg’a Özgür bir İnsan olarak döndü.

 

                 Edebî Diriliş:

                 Kendisini Eski bir Siyasal Tutuklu olarak yüceltmeye Hazır olan Radikaller’e Sırt çeviren ve onların Din’i Alay’a alma gibi Düşünceler’ini reddeden Dostoyevski, Yeni Çar II.Aleksandr’ın Toplumsal Reformlar’ını desdekleyen   bir Tutum içine girdi. 1860’da Eserler’inin İlk Toplu Basımı yapıldı. Ertesi Yıl kardeş’i Mihail ile birlikte Vremya Dergisi’ni çıkarmaya başladı.  Batılılaşma ve Slavcılık Akımları’nı uzlaştırma’yı amaçlayan Dergi, 2 Grub’u da Rusya’nın Kurtuluş’u için Kitleler’le birleşmeye zorlayan bir Çizgi benimsedi. Kısa sürede tutuldu. Eleştirmen Apollon Grigoryev ve Nikolay Strahov ile Şair Apollon Grigoryev Maykov gibi Eski Yeni Dostlar Yazıları’yla, çevresinde toplandıkları Dergi’nin Siyasal, Toplumsal ve Sanatsal Görüşleri’nin biçimlenmesinde Önemli Rol oynadılar.

                 Vremya’da yayınlanan Zapiski iz myortvogo doma, dergi’nin tanınmasını sağladığı gibi Dostoyevski’nin Eski Ünü’nü de canlandırdı. Turgenyev ve Tolstoy Eser’i Övgü’yle karşıladılar. Karısını öldürdüğü için Ağır Hatis Cezası’na çarptırılan bir Adam’ın Anıları Biçimi’nde sunulan bu Eser, gerçekte Dostoyevski’nin Hapishane Hayatı’nın Canlı bir Anlatı’mıdır. Dokunaklı Olaylar Çerçevesi’nde Toplum Dışına itilmiş Kişiler’in, özgürlükler’ini yitirdikleri için çektikleri Acı’yı işler. Aynı Sıralar’da Yine Vremya’da Tefrika Biçimi’nde yayınlanan Unijennye i oskorblyonnye, Ailesi’ne ve Görenekler’e Karşı çıkarak sevdiği Adam’a kaçan bir Kadın’ın Öyküsü’nü anlatır.

                 Dostoyevski Vremya’dan sağladığı Gelir’le 1862 Yaz’ında , Düş’ünü gördüğü Yurt Dışı Gezisi’ni gerçekleştirme İmkanı buldu. Fransa, İngiltere ve İtalya’yı kapsayan bu Kısa Süreli Gezi’de gördüklerinin Etkisi’yle  Zimniye zametki o letnih vpeçatleniyah Adlı Ünlü makalesi’ni yazdı. Avrupa uygarlığı’nın Kötülükleri’ne İlişkin Gözlemler’in, Batı Zehiri’nden kurtulmayı Başarma Şartı’yla, Rusya’yı Parlak bir Geleceğin beklediği Yolundaki İnancını pekiştirdiğini açıkladı. Aynı Yıl Çarlık Yönetimi Strahov’un bir Yazısı Nedeniyle Vremya’yı kapattı. Dostoyevski bu Bunalım’ın Ortası’nda, Sara tedavisi görme Gerekçe’siyle Borç Para alarak yeniden Yurt Dışı’na çıktı. Ama Gerçek Amacı Almanya’nın Wiesbaden Kenti’ndeki Kumar Masaları’nda Şansı’nı denemek ve Yakın İlişki içine girdiği, Dergi Yazarları’ndan Polina Suslova ile buluşmaktı. Her 2 Konu’da da Talih’i İyi gitmedi. Aşk ve Nefret Duyguları’nı iç İçe yaşayan, Garip Davranışlı bir Kadın olan Suslova ile sürdürdüğü Gölül İlişkisi, Romanlar’ında görülen ‚Şeytanî Kadın’ Temasına Kaynaklık etti.

                 Rusya’ya Dönüşü’nde El’ine Küçük bir Miras geçti. Kardeş’iyle birlikte Epoha Adlı Yeni bir Dergi çıkardı. Dergi’nin İlk Sayısı’nda Zapiski iz podpolya Adlı Roman’ını yayınlamaya başlamıştı.

 

                 Büyük Romanlar Dönemi:

                 Rusya’nın Çar I. Nikola'nın Baskısı altında ezildiği Yıllar. Toprak İşçileri, bir Çeşit Tarım aracıymışcasına, Toprak Ağaları arasında Açık artırmayla satılmaktadır. Oysa Küçük Toprak Beyleri’nin Durumları da , İnek gbi alıp sattıkları Mülkler’den daha Güvenli değildir, Sabah Akşam Bölge Komiseri’nden Dayak yemektedirler. Devlet Daireleri’nde Müdür Memuru tokatlayarak çalıştırır. Mujikler İsa'nın Saltanatı’nı Sabırsızlık’la beklerler.

                 Suç ve Ceza'da  Sonya’nın Ağzı’yla şöyle söyletir: ' Bu kadar İğrenç bir Şey’e Tanrı Razı olamaz.' 4. Bölüm’de  Raskolnikov'un Ağzı’ından şöyle der: ' Ama yine de Razı oluyor işte..' ' Nasıl oluyor da bu kadar Bayağılık, böyle Kutsal bir Duygu’yla bağdaşabiliyor?'

                 1864 ve 1865 Dostoyevski için bir Dizi Talihsizlikler’le geçti. Karısı ile Kardeşi’ni yitirdikten ve Borc’a batmış Dergisi kapandıktan sonra, Alacalılar’ın Hapis Tehditleri üzerine, bir Yayıncı’dan aldığı Avans’la Avrupa’ya kaçtı. Tek Umud’u, Artık Tutkun’u Haline geldiği Kumar’dı. Evlenme Düşüncesi’yle yanına çağırdığı Suslova’nın Wiesbaden’de kendisini terk etmesinden sonra Bütün Parasını Rulet’te yitirerek  Giysileri’ni bile Rehin bırakmak Zorunda kaldı. Otel Faturaları’nı ödemek ve Rusya’ya Dönmek için Borç Arama’ya başladı. Bu arada bir Dergi’nin  Yayın Yönetmeni’ne yazarak, kısaca konusunu anlattığı Prestupleniye i nakazaniye Romanı’nın Karşılığı’nda Avans istedi. Gelen Para’yla Ekim 1865’te Rusya’ya döndü.       

                 İlk Yayıncısı’na Söz verdiği Roman’ın Teslim Tarihi’ne 1 Ay kaldığından, Anna Snitkina Adlı Genç bir Stenograf tuttu ve onun Yardım’ıyla İgrok Ad’lı Romanı’nı Zamanında bitirdi. Kumar Tutkusu’nu ve Suslova’yla Aşk ve Nefret İlişkisi’ni işleyen Güçlü Bölümler’in Yer aldığı bir Eser’in Ardından, Hapishane Günleri’nden beri tasarladığı Suç ve Ceza’yı tamamlamaya girişti. Eser bir Bakım’a Para’nın Temel bir Sorun olarak El’e alındığı Toplumsal bir Roman’dır. Buna Bağlı olarak Radikal Gençler’in Maddeci Yaklaşımı’nı işler. Bu Gençler’den biri de Roman’ın Yoksul düşmüş  Kahraman’ı Raskolnikov’dur. Toplum’a Başkaldırmış Nihilist Düşünceli bir Kişi’dir. İyilik ve Kötülük arasında sürekli bocalar. Hayat’ın Canlı Gerçekler’inden koparak Herşey’e  Us Düzeyi’nde bakar. İnsancıl Amaçlar Uğruna Kötü Araçlar’a da Başvurma’nın Meşru olduğu Düşüncesi’nden Hareket’le bir Cinayet işler. Yaşaması için hiçbir Neden görmediği Aptal, Sağır ve Hasta bir tefeci Kadın’ı öldürür. Hapishane’de geçirdiği Yıllar, Ahlak Yasaları’nı çiğnemesine Yol açan Düşünsel Kibri’nden kurtulmasını, giderek sıradan ve Talihsiz İnsanlar’a yaklaşmasını sağlar. Mutluluğun Us’a Dayalı bir Hayat Anlayışı’yla değil, Çil’e çekerek kazanılabileceğini öğrenir. Roman’da Marmeladov ve Karısı, Fahişe Sonya ve Svidrigaylov gibi  İkincil Kişilikler de Ustaca çizilmiştir. Polisiye Öyküler’in Okuyucu’da yarattığı Gerilim Duygusu’na, İnsan Davranışkarı’nı zorlayan Filosofik, Dini ve Toplumsal Ögeler Aracılığı’yla Yeni bir Boyut katan Eser, Kısa Süre’de Başarı kazandı. Roman’ın taşıdığı Yenilikler, Analtı Yoğunluğu ve Suçlular ile Ahlakça Bozulmuş Kişiler’in en Gizli kalmış Yönler’ini aydınlatan Maneci Pırıltı, Eleştirmenler’i ve Okuyucuları hemen büyüledi.

                 Suç ve Ceza 1866 da yayınlanmışdı. 1860 da Rusya'da Toprak Reformu yapılmış, Toprak Köleliği kaldırılmıştı. Çar Nilola ölmüştü.  Turgunyev Babalar ve Çocukları’nda, Çernişevski Ne Yapmalı’sında bu Sosyal Kargaşa’nın Nedenleri’ni araştırıyorlardı. Dosto bu Eserinde onların Karşısına Gök Yargısı’nı çıkardı. Eser bir anda Rusya'ya yayıldı.

                 1867’de Snitkina ile evlendi. Alacaklılar’dan ve Yardım isteyen Akrabalar’dan kurulmak için Karısı’yla birlikte yeniden Yurtdışı’na çıkarak 4 Yıl Rusya’dan Uzak kaldı. Alçaltıcı bir Yoksulluk içinde geçen bu Dönem boyunca Ülke’den Ülke’ye dolaştı. Bütün bu Güçlükler’e, Sara Nöbetleri’ne, vazgeçemediği Kumar Kutkusu’na, İlk Çocukları’nın Trajik Ölümü’ne katlanan Genç Karısı, Bağlılığını bir an yitirmeden ona Gerçek Aşk’ı tattırdı.

                 Dostoyevski bu Ağır hayat Şartları altında da sendelemeyerek 2.Büyük Şaheser’i olan İdiot’u yazdı.

                 Bir Roman için adlığı Avans’ı tüketerek Sıkıntı’ya düştü. Hazır Para bulmak için yazdığı Veçni muj’da Karısı’nı baştan çıkaran Kişi’den Öc almaya çalışan bir Koca’nın Psikolojik Çözümlemesini yaptı. Bu arada ‘Büyük bir Günahkar’ın Hayatı’ Başlığı altında birbiriyle Bağlantılı 5 Roman’ı içerecek Geniş Kapsamlı bir Eser üzerinde çalışmaya başladı. Tanrı’ya ve İnsanlığa Karşı İğrenç Suçlar işleyen, ama geçirdiği Çetin Manevi Hesaplaşmalar sonunda, gerekli Acılar’ı çekerek Kurtuluş’a eren bir Kahraman’ın Çevresi’nde kurmayı tasarladığı bu eser’i hiçbir Zaman yazamadı. Ama sonraki 3 Roman’ında, hazırladığı Taslak’ta Yer alan Düşünceler’den, Sahne ve Kişilikler’den Önemli ölçüde yararlandı. Bu Romanlar’ın İlki 1869’da başlayıp 1872’de tamamladığı Besi’ydi.

                 Ecinniler’i yazmaya başladıktan bir Süre sonra hastalandı ve yeniden Mali Sıkıntı’ya düştü. Eser’in yarıda kalmasından korkan yayuncısı’nın gönderdiği Para’yla Petersburg’a Dönme İmkanı buldu. Romanı’nın sağladığı Başarı’yla yeniden Aydın Çevreler’in toplantıları’nda aranan bir Kişi oldu. 1873’te tanınmış Dostları’nın yardımı’yla Tutucu bir Haftalık Dergi olan Grajdanin’in Başına geçti. Ama yaptığı İşi Bağlayıcı bulduğundan ve Aşırı Gerici olan Dergi’nin Sahibi’yle anlaşamadığından, 1 Yıl sonra İstifa etti. Bu arada Karısı Büyük bir Beceriklilik’le onun Eserler’inin yayınlanması İşini üstlenerek, Eller’ine Yüklüce bir Para Geçmesini sağladı.

                 Dostoyevski, Grajdanin’e yazdığı Dnevnik pisatelya Başlıklı Köşe Yazıları’nı, 1876’da Ayrı bir Aylık Yayın olarak çıkarmaya başladı. Bunu 1 Yıl’ı  Aşkın bir Süre Devam ettirdi. 1880’de ve 1881’de de Bazı Ek Sayılar yayınladı. Güncel Olaylar üzerine Görüşler’ini, Edebiyat Anılar’ını ve Eleştiriler’ini  bazen de Öyküler’ini içeren bu Yayını , aynı Zamanda Geniş Kapsamlı  Toplumsal ve Siyasal ve Dini Sorunlar’a İlişkin Çarpıcı Düşünceler’ini yayan bir Araç olarak kullandı. Çok Sayıda Okuyucu toplayan Bir Yazar’ın Günlüğü, Dostoyeviski’nin hayat’ını, Filosofisini ve başta Son 2 Romanı olmak üzere Eserler’ini incelemek isteyenler açısından da Önem taşır.

                 Dostoyevski Podrostok Adlı Romanı’nda Evlilik Dışı bir Çocuğun, Babası’nın Sevgisi’ni kazanmak için gittiği Petersburg’daki Serüvenleri’ni anlatır.

                 Dostoyevski Bratya Karamazovi’yi yazmaya başladığında , artık Ülke Çapı’nda tanınan Ünlü bir Yazar’dı. Tanınmış Yayıncı ve Yazar N.A.nekrasov’un Cenaze Töreni’nde Konuşma Onuru ona verildi. Petersburg Bilim ve Sanat Akademisi’nin Edebiyat Bölümü’ne seçilerek Saygın bir Konum kazandı. 1880’de Şair A.Puşkin’in Ölüm Yıldönümü’nde yaptığı konuşmada Rusya’nın İnsanlık Tarihi’ndeki Rolü’ne İlişkin Görüşleri’yle, Ağırbaşlı ve Seçkin Dinleyici Kitlesi’nin Duyguları’nı bile Ayağa kaldırdı. Bütün bunlara Karşın, Petersburg Yakınları’nda Küçük bir Tatil Kasabası olan Staraya Russa’da Karısı ve Çocukları’yla birlikte sakin bir Hayat sürmeyi yeğ tuttu. Yürüyüş ve Roman Çalışması’yla geçem buradaki Düzenli Hayatı içinde, Yazıcılığı’nı üstlenen Karısının Yardım’ıyla Son Roman’ını bitirdi.

                 Dostoyevski’nin Yazarlık Hayatı Boyunca

                 Dostoyevski Bugün de en çok okumam 24.Saat Yazarları arasında yer alıyor. Bunun Nedeni, belki de Eserler’indeki 2 Cihan Harbi Arası’ndaki Kuşağı Rahatsız eden Ahlaki, Dini ve Siyasal Sorunlar’ı etkileyici bir biçimde Dil’e getirmiş olmasıdır. Nietzsche, A.Malraux ve Sartre gibi Yazarlar Dostoyevski’nin kendileri ve Kuşaklar’ı üzerindeki etkisini açıkça belirttiler. Dostoyevski, batılı Ülkeler’in Edebiyat ve Düşün hayatı’nda Önemli bir Rol oynamış, özellikle Varoluşçuluğun Temel kaynakları’ndan biri sayılmıştır. Sovyetlerde yaygın Biçim’de okunan Eserleri Sovyet Romancısını etkilemiştir.

    

 

                 Eserleri:

                 -Bednye Lyudi,[1]  (İnsancıklar) , Eser, Yeni bir Yazar’a Özgü Teknik Aksaklıklar taşımakla birlikte, İlk Rus Toplumsal Romanı sayılabilecek bir çalışma’dır. Roman’da Öksüz bir Kız’a duyduğu Aşk’ı İçli ve Babaca bir Sevecenlikle gizlemeye çalışan Yoksul ve Oldukça Yaşlı  bir Katib’in Saygınlık kazanmak için yürüttüğü Umutuz Mücadele anlatılır. Sevda’ya düşmüş Yoksul İnsanlar’ın Çağdaş Toplum’un Acımasız Şartlar’ına Kurban olmuş İnsanlar’ın Trajik Çıkmaz’ı Eşsiz bir Kavrayış’la Dile getirilir. Roman Kahramanı’nın Çatışmalar’ını, onun İç Dünyası’ndan Yol’a çıkarak incelediğinden ve Yoğun bir Psikolojik İlgi’yle Trajedi’ye Yeni bir Boyut kattığından, Dostoyevski’nin Konu’yu El’e Alış Biçimi, Okuyucular’dan Coşkulu bir İlgi gördü. Bu Yaklaşım’ıyla Rus Gerçekçi Romanı’nda Yeni bir Okul’u başlattı.

                 -Dvoynik,[2] (Öteki), Kendisini ortadan kaldırmaya çalışan Küçük bir Kasaba Memuru’nu anlatan Roman’ın ‚Bölünmüş Kişilik’ Teması, Okuyucular’ca Sıkıcı bulundu ve Dostoyevski’nin Belinski’nin de Desdeğimi yitirmesine Yol açtı. Yine de aynı Tema, sonraki Ünlü Romanlar’ında da Önemli bir Rol oynadı.

                 -Hozeyka,[3] (Ev Sahibesi),

                 -Byeli noçi, [4](Beyaz Geceler),

                 -Slaboye Sertze , [5](Bir Yufka Yürekli)

                 -Netoçka Nezvanova, [6]

                 -Dyadyuşkin Son ,[7]( Amca’mın Rüyası)

                 -Selo Stepançikovo i ego obitateli , [8] ( Stepamçikovo Köyü )

                 -Zapiski iz myortvogo doma,[9] (Ölüler Evi’nin Hatıraları)

                 -Unijennye i oskorblyonnye, [10](Ezilenler), Eleştirmenler’in Kızgın Tepkileri’ne Hedef olmasına Karşın Okuyucu Kitlesi’nce beğenilen Eser’de İlginç Tipler Yer alır. Duygusal Karışıklığın Temsilcisi olarak Ayrıntılı Biçimde çizdiği İlk Kadın kahraman Nataşa, Çocuk Psikolojisi’ne İlişkin Derin Kavrayış’ını yansıtan, Küçük Nelli, İnatçı Kötü Adam Valkosvki, hep Dostoyevski’nin sonraki Büyük Romanlar’daki daha Çarpıcı Kişilikler’in Habercisi gibidir.

                 -Zimniye zametki o letnih vpeçatleniyah , [11](Batı Batı dedikleri: Yaz izlenimleri Üzerine Kış Notları),

                 -Zapiski iz podpolya , [12](Yeraltı Dünyası),  Us Yolu’yla Bencilliğin dizginlenebileceğine  inanan Radikal Sosyalistler’i Yerici özellikler taşıyan Roman’ın Adsız kahraman’ı, hiçbir Mutlak Gerçek tanımayan, Her İyiliğin Göreli olduğunu savunan, Duygular’ından Büyükölüçüde

                 -İgrok ,[13] (Kumarbaz),

                 -Prestupleniye i nakazaniye , [14](Suç ve Ceza) ,

 

                 Hançerlioğlu Eser’deki Sorunsal’ı Şöyle özetler:

                 Bir yanda Budala, Önemsiz, Hastalıklı, kimseye yararlı olmayan, tersine, Herkese Zararı dokunan, Niçin yaşadığını kendisi de bilmeyen, Yarın nasıl olsa kendiliğinden ölecek bir Kocakarı var. Öte yanda da Yardım görmediklerinden dolayı yok olup giden Genç, körpe Güçler.. Kocakarı’nın Manastır’a adadığı Paralar’la milyonlarca Kötülük önlenebilecektir. Şu halde Kocakarı’yı öldür, Parasını al, sonra da bu Para’yı Bütün İnsanlığın Yarar’ına harca. Bir Ölüm’e karşı binlerce dirilme. Bu bir Hesap işidir. Hem Sosyal Denge’de bu Aptal, bu Kötü Yürekli Kocakarı’nın ne Değeri olabilir? Bir Bit, bir Hamamböceği ondan daha Değerli’dir. Yaşamak için yaşamaya Değer olmalıdır. Başkalarını sev diyorlar, bundan çıkan Sonuç her ikisinin de yarı yarıya Çıplak kalmasıdır. Kaftan’ını ikiye bölüp Yarısını Komşuna verirsen hem Sen Çıplak kalırsın, hem de o giyinmemiş olur. İyisi mi kendini sev, hem Kafta’nın Sağlam kalır, hem de Komşunun ikiye bölünmüş bir Kaftan’dan daha Fazlasını almasını sağlamış olursun. Bir Toplum’da Özel İşler ne kadar tıkırında giderse Genel İşler o kadar Düzenli olur. Kendini düşünmen Genel İşleyiş’i sağlar, buysa Komşun için yarım bir Kaftan’dan daha Yararlı’dır. Ölüm’e gidecek bir Adam’ın Kaya’nın üstünde, ancak iki Ayağını koyabilecek kadar Daracık bir Yer’de oturması gerekse, çevresinde Uçurumlar, Ummanlar olsa, Sonsuz Karanlıklar, Sonsuz Yalnızlık, birmez tükenmez Fırtınalar içinde, bir arşınlık o daracık yerde Sonsuz’a değin ayakta durması, Adam’ın o anda ölmesinden daha İyi’dir. Ne türlü olursa olsun, yaşamak gerek.

                 Dosto, Hukuk Öğrencisi Raskolbikov'un Kişiliği’yle Sorunu ortaya atar. Olağan İnsanlar’la Olağaüstü İnsanlar’ı birbirinden ayırmalıdır. Olağan İnsanlar Boyun eğerek yaşamak Zorunda’dırlar, Kanun Dışı’na çıkmaya Hakları yoktur. Olağanüstü İnsanlar Bütün Suçlar’ı işlemeye, Bütün Kanunları Ayaklar altına almaya Yetkili’dirler, Ülküleri uğruna Bütün Sınırları aşabilirler. Likürg, Solon, Napolyon Yeni Kanunlar koyarken Eski Kanunlar’ı Haklı olarak çiğnemişlerdir. Yerleşmiş bir Açı’dan bakılınca bunların işledikleri de Suç değil midir? Olağanüstü  İnsanlar bir bakıma tüm Suçlu’durlar, kendilerinin ya da Toplumlarının Yararına Kan dökmekten bile çekinmemişlerdir. Büyükler şöyle dursun, Toplumlar’ı içinde biraz olsun sivrilenler bile, az ya da çok, Öldürücü olmak Zorunda’dırlar. Öldürücülük, Olağanüstülüğün Gereğidir. Olağan İnsanlar, Ellerine geçirebilirlerse, Olağanüstü İnsanlar’ı asıp keserler ama bir süre sonra da Heykeller’ini dikip onlara taparlar. Olağan İnsanlar Uysal, Gelenekçi, Eğik Boyunlu’durlar; Görevleri kendileri gibi birtakım Varlıklar’ın çoğalmasına yaramaktır. Onlar İnsanlığı koruyup çoğaltırlar, ötekilerse yürütüp bir Amaca götürürler.

                 Raskolnikov, Faizci Kocakarı’yı bu Düşünce’den Yola çıkarak öldürür. Ama ' Herkes’in döktüğü Kan’ı, şu Yeryüzü’nde bir çağlayan halinde dökülen, her zaman dökülen Kan’ı.. Onu bir Şampanya gibi akıtanlar sonradan Capitol'de Taç giyip İnsanlığın Övüncü oldular. Ben de İnsanlar’a İyilik etmek istiyordum. Yaptığım bu Biricik Anlamsızlığı bağışlatmak için İnsanlığa binlerce İyi İş yapacaktım. Yaptığım İş’e anlamsızlık bile denemez ya, Düpedüz Beceriksizlik denir. Çünkü bu Düşünce, Başarısızlığa uğradıktan sonra göründüğü gibi, hiç de budalaca değildi. Başarısızlığa uğrayan Herşey budalaca görünür. Ben, şimdi Budalaca görünen bu Eylem’le sadece kendime Bağımsızlık sağlamak, yaşamak için İlk Adımımı atmak, Gerekli Araçları edinmek istemiştim. Ama ben ilk Adım’da tökezledim. Başarabilseydim benim de Başıma Taç giydireceklerdi.'

                 Niçin başaramadı? Çünkü Olağanüstülük Sanısına kalıpan Olağan bir İnsan’dır. Olağanlar Büyük Acılar çekmeye dayanamazlar, gerçekten Büyük İnsanlar’sa Büyük Acılar çekmek Zorunda’dırlar. Olağanlar Aşmamaları gereken Sınırlar’ın içine er geç çekilirler, kendi Cezalarını kendi Elleriyle verirler, Sevgi’nin Tutsağıdırlar. Olağanüstüler Sevgi’ye Boyun eğmezler: ' Peki ama, buna Layık olmadığım halde, bunlar ne diye bu kadar seviyorlar? Ah, Hayat’ta yalnız olsaydım, kimse Beni sevmeseydi, Ben de kimseyi hiç bir Zaman sevmeseydim, bütün bunların hiç biri olmazdı.'

                 O kendi Erdemini denemek için öldürmüştü. Olağanüstüler, doğrudan doğruya yaparlar, denemezler. Erdem, Düşünce değil, Eylem’dir: ' O zaman anladım ki Sonya, İktidar, ancak eğilip onu almak Cesaretini gösterenlere verilir. İş Cesaret etmekten İbaret’ti. Sorun, Yalnız buydu. Ben, Cesaret göstermek istedim, öldürdüm. Sırtüstü Karanlık’ta yattığım sırada bütün bunları düşünmüştüm. Beni mahveden de işte bu oldu ya. İktidar’a geçmeye Hakkım olup olmadığını kendi kendime sorup soruştırmaya başladıysam, demek ki İktidar’a geçmeye Hakkım yokmuş. İnsan bir Bit midir? İnsan, bunu soran için bir Bit değildir, Aklına böyle bir Soru gelmeyen için Bit’tir. Napolyan bu Soru’yu sormadan gider, Kocakarı’yı öldürürdü. Benim Suçum bu Soru’yu sormaktır.'

                 'Kalk, hemen şimdi, şu Dakika’da, dört Yol Ağzına koş, yere kapan, ilkin kirlettiğin Toprağı öp, sonra dört bir yana eğilerek Bütün Dünya’yı Selamla, herkesin önünde Yüksek Ses’le, Ben öldürdüm diye bağır. O zaman Tanrı sana yeniden Hayat verecektir.'

                 'Benim Davranışım onlara niçin bu kadar Çirkin görünüyor? Kanun’un Sınırları aşılmış, Kan dökülmüştür. Öyleyse, İnsanlığa İyilik eden, İktidar’ı Zorla alan birçok Kimseler’in de, daha İlk Adımlarında, Kafalarını kesmek gerekirdi. Ama bu Adamlar sonuna kadar dayandılar, bunun için de Haklı çıktılar. Bense dayanamadım, bunun için de bu Adımı atmak Hakkını kazanamadım.'

                 Raskalnikov kendisini Güzsüzlük’le, Korkaklık’la suçlandırmaktadır. Oysa Dosto, Raskolnikov'un kendisinde, İnanış’ında Derin bir Hata bulunduğunu söylüyor. O’na göre Raskolnikov bu Hata’yı sezmiştir ama Gereği gibi anlayamamıştır.

                 'Raskalnikov kendisinde, İnanışlar’ında Derin bir Hata olduğunu, belki daha o zaman, Sular’a eğilip baktığı sıralarda, sezmiş bulunduğunu bir Türlü anlamıyordu. Bu Sezişin Yarınki Hayat’ında ait Değişikliğin, Ölüm’den sonra Diriliş’in, Hayat’a Yeni bir Bakış’ın Habercisi olabileceğini de anlamıyodu.'

                 'Raskolnikov, bu Yeni Hayat’ın kendine Bedava verilmediğini, onu çok Pahalı’ya, Gelecekte yapacağı Büyük Fedakarlıklar’la Satın almak gerektiğini Henüz bilmiyordu. Ama burada Yeni bir Hikaye; bir Adam’ın Derece derece yenileşmesinin, yavaş yavaş yeniden Hayat buluşunun, bir Dünya’dan bir Başka Dünya’ya Geçiş’inin, şu ana kadar hiç bilmediği Yeni bir Gerçek’le tanışmasının Hikayesi başlıyor. Bu, Yeni bir Yapıt’ın Konusu olabilir.'

                 -İdiot , [15](Budala), Rus Basını’nda Yer alan bir Cinayet Davası’ndan Yol’a çıkan Roman’da, İyilik ve İnanç’la Dolu olan Mışkin’in, Çevresi’yle İlişkileri’ni anlatır. Şehvet, Açgözlülük ve Günah’ı Temsil eden bu Kişiler, Mışkin’in Ahlak Duyguları’nı bir tür Sınama’dan geçiriler. Mışkin Saf İnancı ve Işıltılı Kişiliği’yle çevresindekileri büyülemekle birlikte, Görev Duygusu, Sevecenlik ve Kardeşçe Sevgi Konusu’ndaki Çağrılar’ından Hiçbir Sonuç alamaz. Yaşadığı Olaylar, İsanın Ferisiler’le İlişkisi’ni simgeler. Sonunda İyiliğiyle etkilediği İnsanlar mutsuzluğa Mahkum olurken, kendisi de delirir.

                 -Veçni muj,[16] (Ebedî Koca),

                 -Besi, [17](Ecinniler/Cinler), Ecinniler’in Konusu’nun Kaynağı , İhanet’e yönelmesinden kuşkulanan Devrimci Arkadaşlar’ının öldürdüğü Moskovalı bir Öğrenci Konusu’nda Basın’da çıkan Sansasyonel Haberler’dir. Hareketli ve Çarpıcı Olaylar’la dolu olan Roman’da Devrimciler’i Ahmak ve Alçak Kişiler olarak tanıtan bir Yergi Havası Egemen’dir. Bu Kişiler’in seçtiği Kurban olan Şatov, Dostoyevski’nin Devrim’e Karşı İdeolojik Muhalefet’ini yansıtır. Roman’ın Odak Kişi’si, Karmaşık bir Kişiliği olan, Stavrogin’dir. Çekici Kişiliği’yle Roman’daki Liberal ve Devrimci Kişilikler’in yanı sıra, Devrim’den dönen Şatov’la Krilov’u da etkileyen Stavrogin’in kadınlar’ı kendisine bağlayan bir Yön’ü de vardır. Ama Tanrı’ya İnancı’nı yitirdiğinden, doğuştan içinde Var olan İyilik Duygusu körelmiştir. Dostoyeviski’nin Didaktik Yaklaşımı’na Karşın, Duygusal ve İdeolojik Ögeleri bağdaştıran Sanatsal Gücü Eser’in Öfke Dolu bir Propoganda Romanı Düzeyi’ne düşmesini önler.

                 -Dnevnik pisatelya ,[18] (Bir Yazar’ın Günlüğü),

                 -Podrostok , [19](Delikanlı  ), Avrupa Aydını’nın Çöküşü ile Rusya’nın Benzersiz ve Yetkin Kozmopolit Yapısı arasındaki İkiliği Temel alan bu Roman’da, kahramanlar’ının Düşünce, Duygu ve Eylemler’inde ifadesini bulan Psikolojik Etkenler’i kendisinin ve Kahramanlar’ının İç çatışması’yla sergiler. Anakonu’nun birkaç Yan Konu’yla düğümlendiği bu Roman, Genellikle onun diğer Eserler’inin gerisinde sayılmıştır.

                 -Bratya Karamazovi ,[20] (Karamazof Kardeşler  ), Dostoyeviski’nin Yazarlık Hayatı boyunca değindiği Önemli Temalar’ın bir arada  işlendiği bir Roman. Çıkarcı ve Şehvet Düşkünü bir Baba’nın her biri, atrı Anneler’den olma 4 Oğlu’nun Sevgi, Nefret, Günah ve Tutkular’ı Çerçevesi’nde sürüp giden bir İnanç Arayış’ı, Tanrı’ya Ulaşma Çabası’nı Temel alır. Hristiyanlık İdeali’yle özdeşleştirilen en Küçük Kardeş Alyoşa,  Hayat’ın Anlamı’ndan çok Hayat’ın kendisini sevmektedir. Dmitri de Hayat’ı sever, ama Hayat’ın Anlam’ını kavramaktan Uzak kalır. Hayat’tan çok hayatın Alman’ı üzerinde duran İvan, Roman’da en Önemli Yeri tutar.İvan’da görülen Kararsız Duygular’ın Temel’inde, İnsanoğlu’nun Tanrı ile Evrensel Mücadelesi yatmaktadır. Bir Başkaldırı’dan Yola çıkarak sonunda Tanrı’nın yarattığı Dünya’ya Karşı Metafizik bir İsyan’a varan İvan, Dostoyeviski’yi İnanç Arayış’ına yönelten ‘lanetlenmiş Sorular’la uğraşır. Vu Temel Soru’nun Cevabı, Evrensel uyum’daki Giz’e, Us’la değil, Yürek, Duygu ve İnanç’la erişebileceğini belirten Keşiş Zosima’nın Vaazı’yla verilir. Zosima’nın bu İlkesi’ni, Alyoşa’nın Başkahraman olacağı bir Dizi Roman’la somutlaştırmak isteyen Dostoyeviski, bu İş’e başlama Fırsat’ını bulamadan öldü.

                 -Batı Çıkmazı:Puşkin üzerine Konuşma,[21]


 


[1]           Ç.1954,1985,

[2]           1846,

[3]           1847,

            ç.1951,1970,

[4]           1848,

            ç.1934,1983,

[5]           1848,

            ç.1957,1985,

[6]           1849,

            ç.1937,1964,

[7]           1859,

            ç.1968,1973,

[8]           1859,

            ç.1948,1973,

[9]           1861-1862,

            ç.1933,983

            ç.1946,1969, Ölü bir Ev’den Hatıralar,

[10]          1861,

            ç.1957,1982,

[11]          1863,

            ç.1972,

[12]          1864,

            ç.1968,

            ç.1973,1985, Yer altı’ndan Notlar,

[13]          1866,

            ç.1941,1986

[14]          1866,

            ç.1945,1984,

[15]          1868-1869,

            ç.1941,1985,

[16]          1870,

            ç.1955,1984,

[17]          ç.1969,1984,

[18]          1973-1881,

            ç.1975,

[19]          1875,

            ç.1946,1985,

[20]          1879-1880,

            ç.1940,1984,

[21]          ç.1975,