Gorgias

MÖ 0483-0375

 

       Grek düşünürü.. Leontinoi bölgesinden.  Kharmantides’in oğlu.  Empodokles’in (ö. NÖ 432) öğrencisiydi. 107 yaşına dek yaşadığı söylenir. ‘İhtiyarlığı suçlamak için hiçbir neden bulamadım’ der. Öleceği zaman da ‘uyku, artık beni kardeşine teslim etmeye başlıyor’ demiş.

       Grek’te Hitabet sanatını ilk bulandır. Bu öğretmenlikten çok para kazandı. Delphoi tapınağına adak olarak altından bir heykelini koydurdu.

       Gorgias 3 ilke ileri sürdü:1.Hiçbir şey yoktur. 2.Varsa bile insan için kavranılamazdır. 3.Kavranılsa bile dile getirilemezdir.

       Bu üç önermeye, düşüncelerini açma gereçleri olarak bakılabilir 3. Önermede  bir insanın bir insanı ne kadar anlayabileceğini tartışması enteresan. Bu öğretileri temellendirmek için Elea Öğretisi’nden yola çıkmış olmalı.

       Köleci Grek Demokrasisi’nin ideologu olan Gorgias’ın görüşleri Platon vd.yazarlarca nakledilerek bugüne gelebildi. [1]

       Protagoras’ın (ö. MÖ 411) Relativizmini, Rasyonalist Agnostisizmle güçlendirmeye çalıştı.

       ‘Sonsuz bir varlık, kendisini sınırlandıran uzayda bulunamaz. Şu halde hiç bir yerde değildir, hiç bir yerde olmayan şey de yoktur,’ der.

 

       Eserleri:

       On Nature or on that Which is Not [2] adlı yapıtında bu önermeleri ileri sürmüş. Platon O’ndan daha başka görüşler de aktarır.[3]

 

 

 

 

[1]          Platon’un Gorgias diyalogunun 1.bölümü Gorgias’ın karekterini ortaya koyar. Burda Platon O’nu şöyle konuşturur:’ Ben, en büyük nimet, aynı zamanda insanlar için özgürlük nedeni, aynı zamanda bir insanın ötekilere hükmetmesi nedeni olan şeyin ustasıyım. Bu da mahkemede yargıçları, divanda divan üyelerini, herhangi bir toplantıda bulunanları sözde inandırma yeteneğidir. Bundan sonra bu yeteneğe dayanarak hekimi de, idman öğretmenini de kendine bağlayabilirsin. Esnaf, kendisi için değil, konuşmasını ve halk yığınlarını kandırmasını bilen senin için kazanır. Kandırma ustalığı hitabet sanatıdır.’

[2]          Doğa yada Hiçlik Üstüne

[3]          ‘Hiçbir zaman söz yokluğu çekmem. İkna gücü söze katılır ve ruha dilediği biçimi verir. Söz gücüyleruh durumu arasındaki ilişki, ilaçla vucudun yaratılışı arasındaki ilişki gibidir. Nasıl ki ilaç olan zehirlerin kimileri hastalığa, kimileri de yaşama son veriyorlarsa sözler de böyledir. Sözlerin kimileri keder verir, kimileri sevinç, kimileri korku, kimileri de güven. Öyle sözler de vardır ki kötü inandırma gücüyle ruhu zehirler. Rakiplerin ciddiliğini gülmeyle yıkmalı, gülmelerini de ciddilikle. Trajedi gözleri bağlar. Ne var ki gözleri bağlayan gözleri bağlamayandan daha doğru , gözlerini bağlattıran bağlattırmayandan daha akıllıca  hareket etmiş olur.’