MÜJDE’NİN LATİN YANKISI

000-600ler

 

(Agustinuscülük,Stoacılık, Epikurosçuluk,Latin Patristliği)

 

MÖ 063-014 Octavius,Agustus, Caesar Romalı  İmparator
042-MS 37 Tiberius  Caesar Augustus    
MÖ 003-065  Lucius Annaeus Seneca Romalı       Stoacı
 012-041  Gaius Caesar Germanicus, Caligula  
7.Saat Baussusau Fidius Romalı Epikuroscu
7.Saat Catius  Romalı  Epikuroscu
7.Saat  Chaeremon Romalı  Stoacı
7.Saat  Lucius Columella  Romalı  Ziraatçı
7.Saat  Musonius Rufus Romalı  Stoacı
7.Saat  Trogus Pompeius  Romalı   Tarihçi
7.Saat   Verrius Flaccus  Romalı   Gramerci
???-075   Helvidius Priscus  Romalı  Stoacı
0???-066 Lucius Paeutus Thrasea  Romalı  Stoacı
010-054   Tiberius Claudius Caesar Augustus Germanicus
020-068 Lucius Annaeus Cornutus Romalı Stoacı
023-079 Gaius Secundus Plinius Romalı Doğa Tarihçisi
030-098  Nerva Caesar Augustus   Roma İmparatoru
030-100 Marcus Fabius Quintilianus Romalı  Pedagog
037-MS 68  Nero Claudius Caesar Augustus Germanicus  
039-MS 81 Titus Vespasianus Augustus    
050-130 Epiktetos ,       Köle      Romalı Stoacı
051-096 Caesar Domitianus Augustus Roma İmparatoru
053-117 Caesar Divi Nervae Filius Nerva Traianus Roma İmparatoru
055-120 Publius Cornelius Tacitus Romalı Tarihçi
062-114 Küçük Plinius Romalı Hukukçu
069-126 Caius Tranquillus Suetonius Romalı  Tarihçi
076-138 Caesar Traianus Hadrianus Augustus Roma İmparatoru
086-161 Antoninus Pius   Roma İmparatoru
1??-200 Minucius Felix  Latin Latin Patristik
100 lü yıllar Amafanius Latin Epikuroscu
100 lü yıllar Baussusau Roma Gnostik
100 lü yıllar Claudius Maximus    Romalı Stoacı
121-180 Marcus Aurelius   Romalı Stoacı
161-192 Caesar Marcus Aurelius Commodus Antoninus Augustus
2 ??-306  Constantius Clorus     Roma İmparatoru
200 lü yıllar  Sabellius Romalı Sabelliuscu
200 lü yıllar  Tiberius Claudius Herodes Atticus Romalı
203-270 Plotinos Romalı Yeni-Platoncu
3??-454 Flavius  Aetius, Romalı Komutan
300 lü yıllar Ambrosius Aurelius Theodorius Macrobius Romalı Ansiklopedist
300 lü yıllar Chalcidius Romalı  Yeni-Platoncu
300 lü yıllar Flavius Sallustius Romalı Yeni-Platoncu
300 lü yıllar  Nonius Marcellus  Latin Aristotelesci
300-382 Caius Marius Victorinus Romalı Yeni-Platoncu
321-375 Flavius I.Valentinianus,  Roma İmparatoru
330-400 Ammien Marcellin  Romalı     Tarihçi
331-363  Iulianus Apostata
332-363 Julianus Apostata  Romalı Jamblikhos’un Öğr.
333-397 Saint Ambrosius Latin   Stoacı
354-430 Saint Aurelius Augustinus (Augustin)
371-392 Flavius II.Valentinianus,   Roma İmparatoru
380-451 Nestorius Latin  Patrik
384-423 Flavius Honorius Romalı Batı Roma İmparatoru
390-484 Salvianus  Latin Teolog
4??-472  Anthemius Roma İmparatoru
4??-472  Olybrius Roma İmparatoru
4??-476 sonrası Flavius  Momyllus Romulus Augustus
4??-480 Glycerius Roma İmparatoru
4??-480 Iulius Nepos Roma İmparatoru
400 lü yıllar Martianus Capella      Latin Skolastik
419-455 III.Valentinianus, Flavius Placidius Roma İmparatoru
433-493 Odovakar   Alaman İtalya Kralı
480-524 Ancius Manlius Baethius Romalı Mantıkçı,Teolog
490-583 Flavius Magnus Aurelius Cassiodorus Romalı Bible Yorumcusu
5??-638 Honorius I Papa
500 lü yıllar Priscians Latin   Gramerci
538-594 Gregoire de Tours Fransız Tarihçi

             

                                     

                       

      

         Giriş:

Önceki Bölümler’de Grek Düşünce Birikimi’nin Grek Öğretmenler vasıtasıyla Roma’ya, dolayısıyla Latin Dili’ne nasıl girdiğinin Öyküsüne değinmiştik. İsa Mesih’in Vaz’ına kadar ki Dönem’in Mnemli Biyografilerini de ‘Antikite’nin Roma Ayağı’nda aktarmaya çalıştım.  Latin Filosofi Dünyası’nın önemli bir Ayağı olan Cicerodan (ö. MÖ 43) sonra, bu Öalışmamızda İsanın Çağdaşı Seneca Sonrasını izleyeceğiz. Özellikle Batı Roma’nın Medine’ye kadar ki Düşünce Serüvenini inceleyeceğiz. Klasik Batı Filosofi Tarihçileri, Antikite’yi Batı Roma’nın düşüşü ile kapatırlar. Biz bu süreci bir Yüzyıl daha ileriye taşıyarak Fetret Dönemi’ni bir bütün olarak ele alacağız. Aynı Dönem’deki Grek Düşüncesi ile Yahudilik’teki Çatallanma’yı önceki Ders’te toplamıştık.

 

 

         Anneus Seneca (ö. MS. 65) Ruh’un Ölümsüzlüğü’ne inanır. Doğabilim’i bakımından Stoacılığa Yeni Değerler kazandırdı. Şu Mektuplar’da Stoacı Düşünlelerini buluruz:

         ‘Ölçülü Tutkuları olmak mı, ya da hiçbir Tutkusu olmamak mı daha İyi’dir, dersin Lucilius?.. Bizim Stoacılar hiçbir Tutku’yu istemiyorlar. Aristotelesciler ise Çlçülü olmak şartıyla Kimilerine göz yumuyorlar. Ben, kendi Payıma, bir Hastalık’tan Vucudun nasıl yararlanabileceğini anlamıyorum. Korkma, Elinden alınmasını istemediğin hiçbir şeyi Sen’den ayıracak değilim. Ben ancak Kötü ve Bozuk olanı alacağım senin Elinden. Şehvet’i ve Sefihliği Sen’den alıyorum ama, Yaşayışını Tatlı kılabilecek her şeyi Sana bırakıyorum. Onlar Seni yöneteceği yerde, Sen onları yönet. Bütün Tutkular’ın Doğal Kaynak’tan çıktığını bilmez değilim. Bunlar, Yaşamaya katlanabilmek için gerekli’dir ancak, Şehvet ve Sefihlik, yaşamaya katlanabilmek için değil, sadece  kendileri için gereklidirler. O halde Kapılarımızı bunlara kapayalım. Çünkü Onları içeri almak Kolay’dır ama, dışarıya atmak zordur Lucilius..’ [1]

         ‘Köle de ne demek oluyor Lucilius ? Şehvet ve Oburluğun yüzünden asıl Köle Sen değil misin?  Hepimiz aynı Kök’ten, aynı Kaynak’tan gelmekteyiz. Hiç kimse başkasından daha Soylu değildir. Evlerinin  Avlusunu Ataların Resimleriyle süsleyenler, Soylu değil, Ünlü’dürler. Herkesin bir tek Babası vardır, o da Gök-Tanrı’dır. Parlak ya da Sönük Basamaklar’la herkesin Kütüğü O’na çıkar. ‘[2]

         ‘Sadece Namusun İyi olduğunu anlamadıkça, Mutlu olamazsın Lucilius. Çünkü Mutlu yaşamak için Kuşku’yla titremek gerekir. Bizi Güvene götüren tek Yol varsa, o da bütün dış Şeyleri hor görmek ve Namusla yetinmektir. Kendini Erdem’e değil de Talih’e bırakırsan Özgürlüğünden olur, başkalarına Boyun eğersin. Gerçek İyiler, Us’un verdikleridir. Çünkü onlar, Sağlam ve Sürekli’dir. Mutluluk budur Lucilius..’ [3]

         Epiktetos (MS. 50-130) Ölümsüzlüğe inanmaz,  Sonsuz bir  Hayatı düşünmeyi açıkça Gülünç bulur.  Eski Stoa’ya bağlı Sert bir Ahlakçı’dır. Efendisi, Sakat Bacağını bükerek eğlenirken; yapma kırarsın, demiş. Bacak kırılınca da, hiçbir şey olmamış gibi, soğukkanlılıkla, -Kırarsın demedim mi,- diye mırıldanmakla yetinmiş. Bu olay O’nun Andreia Erdemi’ne büyük bir Düşünce Gücü’yle bağlandığını gösterir.  (İnsanlar’ın, kırılan Bacağa katlanmak yerine, o bacağı kırdırmamak gerektiğini öğrenmeleri çağı gelmemiş).

Tek Satır yazmamıştı. Düşüncelerini, Öğrencilerinin tuttuğu Notlar’dan öğreniyoruz. Bu Notlar’da, örneğin şöyle der:

         ‘Bilgelik, Elimizde olan ve olmayan şeyleri bilmek ve ona göre davranmaktır. Elimizde olanlar davranışlarımız, Elimizde olmayanlarsa Vucudumuzdur. Senin olanı kendine ayır, senin olmayanın yakasını bırak. En büyük Felaket, Ölümü Felaket sayacağız. İsteklerinin herhalde gerçekleşmesini istiyorsan, sadece kendi Elinde olanı iste. Her şeyin iki Kulpu vardır. Biri onu  taşımaya elverişli, öbürü değildir. Kardeşin sana bir Kötülük ederse, onu sana Kötülük ettiği yandan alma. Çünkü o Kul onu taşımaz. Kardeşin olduğu yandan al. Çünkü onu taşıyabilecek Kulp, bu Kulp’tur. Yapacağın İşi ölç. O Yükü kaldırabilecek misin? Güreşçi olmak istiyorsan, Kollarına bak. Filozof olmak istiyorsan, başkaları kadar yemekle beraber Filozoflar kadar  içmekle yetinip yetinemeyeceğini düşün. Bugün Filozof, yarın Tefeci, öbür gün Kayser’in Vekilharcı olamazsın. Tek bir Adam olman gerek, İyi ya da Kötü tek adam. Bilge odur ki Kimseyi kötülemez, Kimseyi övmez, Kimseden yakınmaz, Kimseyi suçlamaz. O, Bütün isteklerini Kökünden söküp atmıştır. Yalan söylemek gerektiğini her zaman  ispatlarız ve her zaman Yalan söyleriz. Gerekli olan neden Yalan söylememeli? Sorusunun karşılığını bulmak değil, Yalan  söylememektir. Doğa Yasası, her Doğan’ın ölmesini gerektirir. O halde ölmem gerek. Ben Sonsuzluk değilim. Nasıl Saat Gün’ün bir parçasıysa, ben de bütünün bir Parçasıyım. Saat gelir geçer, Ben de gelir geçerim. Geçip gitmenin biçimi hiç de önemli değildir. İster Sıtma’yla olsun, ister Su’yla.. Görevimiz, Elimizde olanı yapmak, üst yanına Kulak asmamaktır. Deniz Yolculuğu’na çıkacaksam Gemi’yi, Kaptan’ı, Mevsim’i seçerim. Çünkü bunlar benim Elimdedir. Yolda bir Fırtına koparsa umursamam, çünkü o benim elimde değildir. Nasıl Kaptan’ı seçmek benim görevimse, Fırtına’yla uğraşmak öylece Kaptan’ın Görevidir, o düşünsün, bana ne? ‘[4]

         İmp. Marcus Aurelius (121-180) de, Seneca gibi  Ruh’un Ölümsüzlüğüne inanıyor. Bir yandan da, Epiktetos (ö. 130)  gibi, sert bir Ahlakçı’dır. Eski Stoa’nın Nefis Muhasebesi İlkesini en iyi uyguşayanlardan biri olduğunu şu Eseriyle gösterir: Kendime Bakışlar.

         O’na göre Bizler, bir Bağ Kütüğü gibi Yemiş vermek için yaşamaktayız. Usumuz, Bedenimiz üstünde Egemen olamayacak kadar güçsüzleşmişse, yaşamaktan isteğimizle ayrılmalıyız. Senecanın (ö. 65) da dediği gibi, yeterince yaşamak Elimizdedir. Marcus Aurelius şöyle der:

         ‘Doğa’ya Uygun olarak yaşa ve ondan tasalanmadan ayrıl, tıpkı olgunlaşmış bir yemiş gibi. Yemiş olgunlaşınca, kendisini yaratmış olan Ağac’a ve Toprağa Minnet duyarak yere düşer..’

         Antikite Grek Atomculuğu’nun Güçlü Ürünü Epikurosculuk’tur.O’nun Büyük Ürünü de Latin Maddeciliği’nin başlıca Temsilcisi Lukretius’dur. Maddecilik, böylelikle, Antik Grek’den  Antik Roma’ya geçmiştir. Burdan da  Yüzıllar sonra Batı Maddeciliğine temel oldu.  İdealizm’e pek yakışan bir Güçlüler Egemenliğinin Vatanı olan Roma’da, Lukretius, Roma’nın  bütün Görkemine direnen Sağlam bir Tohum gibidir. Roma Egemenlerinin çıkarları için yararlandıkları Dinsel -gizemsel Filosofi’nin Temsilcileri Cicero, Seneca, Epiktetos (ö.138) ve Marcus Aureliusun Çabaları bir yanda, Lukretius, Tohumu diğer yanda. O da Verimini sunmuştur.

         Benjamin Farrington, Epikuros’un Tanrıları ve Roma Devleti adlı Yazısında şöyle der :

Epikuroscular’ın O’na karşı duydukları taparcasına Sevgi, Cicero’nun hoşuna gitmiyordu. Tusculenedes, MÖ.45  de Epikurosçuluğun Roma’da yayılışına öfkeleniyor, başka bir Filosofi’nin önerilmesini amaçlıyordu.’ [5]

         Epikuros Maddeciliği’nin Roma’da yayılışının başlıca Etkenleri, O’nun ilk Çeviricisi Amafinius’le Lukretius’dür. Lukretius, Roma’da kendisinden hiç sözedilmemek Yoluyla baltalanmıştır. Kimi İncelemeciler’e göre bu Susku, örgütlenmiş ve Bilinçli bir Susku’dur. O’nun Kişiliği ve Hayatı üstüne bir Bilgi kalmamış, Yazılarının çoğu kaybolmuştur. Günümüze kalan Yazılarının birinde şöyle der:

         ‘Kendi Zenginliklerini arttırmak için Vatandaşlarının Kanlarını dökerler. Cinayet üstüne Cinayet işleyerek Zenginliklerini iki katına çıkarırlar. Kardeşlerinin Cenaze Töreni onlar için Haz konusu, Yakınlarının Sofraları Kin Kaynağıdır’.[6]

         De Rerum Natura Adlı Şiir’den O’nun Epikuros Maddeciliğine Katkıları izlenir. Bu Şiir 6 Kitab’a bölünmüştür.

O’na göre Evren sürekli olarak devinen Madde’den meydana gelmiştir. Başlangıcı ve Sonu yoktur, yaratılmamıştır ve yokolmayacaktır, Zaman ve Uzay devinen Madde’nin dışında var olamaz, bunlar birbirleriyle Bağıntılı’dırlar, Madde’nin bölünebilirliği Atom’da biter, Evren’in bütün Değişik Görüntülerinin içinde bu Atomlar vardır, Doğa’yı Açıklamada Yaratıcı İlkeler Hayal etmek Yanlış’tır (!) ve Yalan’dır, Sonsuz olan Evren’de Sayısız Dünyalar vardır, bu Dünyalar hep aynı Atomsal Maddeler’den meydana gelmiştir, Devim Madde’nin bir Özelliğidir ve hiç bir Doğadışı Varlığın Fiskesiyle meydana gelmiş değildir, Demir gibi en Katı Cisimler’in bile içi Sonsuz bir Devim’le devinmektedir.

         ‘İnsanlar’ın Gümüş ve Altın Damarları’nı izlediği, Toprağın  Derinliklerinin Demir’le araştırıldığı bu yerlerde Scaptensula’nın Dibinden Pis Kokulu bir Soluk yayılır. Madenciler’in Yüzleri ve Tenleri bu zararlı Soluk altında şöker. Onların neden çabuk öldüklerini ve ne türlü Çetin bir Baskıyla bu Uğraşıya Boyun eğdirildiklerini, Varlıklar’ın nasıl bir Güvensizlik içinde olduğunu hiç görmediniz ya da duymadınız mı?’ [7]

         Bu Birlikteliğe dikkat etmekle Toplumsal-Ekonomik Düşüncelerin neden Maddeciliği gerektirdiği ve Maddeciliğin neden Toplumsal-Ekonomik Düşünceler’den Bağımsız olamayacağı daha iyi anlaşıldığı düşünecektir 19.yy. Materyalistleri.

Lukretius, Zorunlu olarak Filosofi’yi Toplum’un Sorunlarına bağlamıştır. Bu Şiir’de ileri sürdüğü Ortak Kurtuluş ve Ortak İyi Kavramları, Bireyci sayılan Epikurosculuk’tan çok daha Tutarlı olan, Lukterius Toplumculuğu’nu belirtir.  Lukretius bunlardan başka Doğa’ya hiç bir şeyin kumanda etmediğini ve edemeyeceğini, Doğa’da Nesnel Yasalar’ın var bulunduğunu ve Doğa’nın bu Yasalar’a göre geliştiğini, bu Yasalar’ın nesnel oldukları kadar da Zorunlu bulundukları, Düşünce’nin nesnel Gerçeğin bir Yansıması olduğu, Sevinç ve Acı İzlenimlerinin Duyumlarımız ve Algılarımızla meydana  konduğu vb. gibi Düşünceler ileri sürdü. Lukretius’a göre Kendiliğindenlik Evren’in oluşmasında Temel Yasa’dır. Şöyle der:

         ‘Evrenin Atomlar’ın yerli yerine yerleştirilmiş olmaları, bir Kafa’nın hazırladığı bir Plana göre olmuş değildir.(!) Evren’in içinde bin türlü Değişime uğradıktan sonra, her Çeşit Devinmeleri ve Birleşmeleri deneye deneye  sonunda Evreni medana getiren bir Düzen’e ulaşmışlardır.’ [8]

         Demek ki bu Düzen kendiliğinden elde edilmiş, Evren kendi kendini deneye deneye kurmuştur. Herşeyin bir Başlangıcı ve Sonu olduğu yolundaki Diyalektik tezi şöyle dile getirir:

         ‘Hareketler, Varoluş’a ne kesin olarak Üstün gelebilirler, ve ne de onu koruyabilir. Meydana gelmiş olanı tümüyle yıkamayacakları gibi meydana getirdiklerini koruyamazlar da. Varolma ve Yokolma arasındaki Savaş bu yüzden Sonsuzca Eşit şartlarda sürüpgider. Yaşam, kimi Zaman burada ve kimi Zaman orada üsttedir. Ölüm de öyle. Aydınlık Denizin Kıyılarına ayak basan Çocuğun Hayat viyaklamaları, Ölümün hüzün verici iniltilerine karışır. Bu iki Oluş birbirine karışmadan hiç bir Gece’nin ardından Gündüz’ ün gelmediği gibi hiç bir Gündüz de Gece’ye dönmemiştir.’ [9]

         Demek ki Evren, Sonsuz bir Oluş içindedir.  Rousseau (1700 lü yıllar) Lukretius’dan Toplum Sözleşmesi’nde yararlanmıştır. Lukretius’a göre İnsanlar, birbirlerine Zarar vermemek için bir Sözleşme’yle birbirlerine bağlıdırlar. Adalet, Tanrısal değil, Doğal’dır. Her ikisi de Düşünceci yapıda olmakla beraber Lukterius’un Sözleşmesi, Rousseau’nunkinden daha anlaşılır der Hançerlioğlu. Çünkü, Rousseaunun Sözleşmesi bir Uzun düşünüp taşınma sonunda Bilinçle gerçekleştirilmiştir, Lukterius’unki ise Doğal ve Eylemsel’dir.’

Epikuroscu Ataraxia, Lukretius’un Dizeleinde şöyle dile gelir :

‘Doğa’nın ne dediğini duymuyor musunuz? Beden için Acı’dan Uzak, Tin için Tasasız olmaktan başka bir İsteği var mı ki? Acı’yı dindirebilen, Tasa’yı yokedebilen her şey ona Sevinç verir. Doğa, Doğa olarak, bundan başka bir şey istemez. Eğer bizim Evimizde Ellerinde Gece’yi aydınlatmak için Meşaleler tutan Heykeller yoksa, her yanı Gümüş’le ışıldamıyor ve Altın’la parıldamıyorsa, Gitar Sesleri Duvarlarını çınlatmıyorsa ne çıkar, bir Akarsu boyunda, bir Ağacın Dalları altında, Dostların arasında, taze Çimenler’in üstünde uzanarak, Kolayca ve Mastafsızca, kendimizi dinçleştirebilmek, hele Hava Bize gülümsüyorsa ne Mevsim yelik Otların arasına Çiçekler serpiştirmişse... bize yerer.’[10]

 

   

Lucius Paeutus Thrasea

???- 066

 

         Romalı Düşünür. Stoacı’ydı. Karısı Arria da Stoacı bir Düşünür’dü.

         Tacitus (ö. 120) Annals’lerinde O’nun hakkında Bilgi verir.

         Claudius Drusus Neron’a (37-68) karşı çıktığından Senato tarafından Bilekleri kesilerek Ölüm’e Makkum edilmiş bir Senator’du. 56 da Konsül olmuştu.

 

 

Helvidius Priscus

???-075

 

         Romalı Düşünür.. Stoacı’dır. Liberal’di.

         Tacitus (ö. 120) Kişiliği hakkında bir takım Bilgiler verirlerse de Eserlerinden söz etmez.

         İmparator Vespansianus tarafından öldürüldü.

 

 

Lucisu Annaeus Cornutus= Phurnutus

020-068

 

Romalı Düşünür. Kimi sözlüklerde Phurnutus yazılır.

Stoacı’dır. Afrika’da doğdu. Azatlı bir Köle’ydi.  Grek Asıllı olmalı.

         Rma’da verdiği Dersler çok övüldü.

Eserlerini Grekçe yazdı.  Eserlerinde Stoacılığın başka yerlerde rastlanmayan Metin Parçaları vardır.

 

 

Gaius Secundus Plinius

023-079

 

         Romalı Doğabilgini..[11]

Romalı yazar ve hukukçu Küçük Plinius (62-114) den ayırmak için de Büyük Plinius  de denir.

 

Eserleri :

         37 Ciltlik Naturalis Historia (Doğa Tarihi ) nin Yazarı.. Bu Eser 2000 i Aşkın Eserin Özetidir ve Değerli Bilgiler’i kapsar. Bu Eser Fransızca’ya Historie de la Nature Adıyla çevrilip yayınlandı. [12]  Eser  Roma Ekonomisi ve Tarımı üstünde de Bilgiler verir.

 

 

Marcus Fabius Quintilianus

030-100

 

         Romalı Düşünür. Ünlü bir Hatip, Söylevcilik Kuramcısı..

         Pedagoji açısından da önem verilen 12 Ciltlik De Institutiıne Oratoria (Bir Hatipin yetişmesi üstüne ) adlı Eseriyle ünlüdür. Bu Eserinde Bebeklik’ten başlayarak bir Hatibi yetiştirmek için neler yapılması gerektiğini anlatır. İlk kez ele alınmış bir Eğitim Proğramı olması açısından önemlidir.

 

  

Vespasianus Augustus

01 ?- 079

 

 

Titus Vespasianus Augustus

039-MS 81

 

         Titus Flavius Vespasianus da denir. 30 Aralık 39 da doğdu. 13 Eylul 81 de öldü. 79-81 arasında Roma İmparatoruydu. Tahta çıkmadan önce Kudüs Fatihi olarak ünlenmiş, kısa süren Hükümdarlık Dönemi’nde Cömertlikle Romalıların Sevgisini kazandı denir.

         İmparator Vespasianus’un Oğluydu. Britanya ve Germanias Etaletleri’nde Görev yaptıktan sonra Yahuda’da Babasına bağlı bir Leyyon’un Başına geçti (67). Neron’un Ölümünden sonra (68), Babasının İmparator olmasında Önemli Rol oynadı. Kendisi de Yahudiler’le savaşan Ordusunun başına getirildi. 1 Milyon Yahudi’nin Ölümüyle sonuçlandığı söylenen bir Sefer’in sonunda Kudüs’ü ele geçirdi. Roma Forumu’nun Girişinde Bugün de görülebilen Titus Takı (81) Kudüs’ün İşgalinin anısına dikilmişti.

         71’de Roma’ya dönen Titus, Praetoria Muhafız Alayı’nın komutasını üstlendi. Ardından İmparator’a ya da Varisine  verilen Tribunus Unvanını alarak Babasına Danışmanlık yapmaya başladı. 73’deki Sansür uygulamasında Rol oynadı. II.Herodes Agrippa’nın Kardeşi Berenike’yle İlişkisi, bir Doğuluyla Evliliği Hoş karşılamayan ve henüz Kleopatra’yı unutmamış olan Romalılar’dan Tepki görmesine neden oldu.

         79’da İmparator Ailesi’ne yönelik bir Komplo’yu açığa çıkaran Titus, 23 Haziran’da Babasının Ölümü üzerine Taht’a çıktı. Aynı Yıl Vezüv’ün püskürmesiyle Lavlar altında kalan Pompei, Herculaneum ve Stabia’ya Yardım gönderdi. 80’deki Yangın’dan sonra Roma’yı yeniden inşa ettirdi. Yapımına Babasının Döneminde başlanan Flavius Amfitiyatrosu’nun (Colosseum) Yapımını tamamlattı ve 100 Gün’den çok süren Görkemli Şenlikler’le Açılışını yaptı.

  

 

Nerva Caesar Augustus

030-098

 

         Asıl Adı Marcus Cocceius Nerva dır. MS 96-98 arasında Roma İmparatoru’ydu. ‘5 İyi İmparator’ olarak Bilinen İmparatorlar’ın İlkiydi. Bir çok Senator yetiştirmiş Seçkin bir Aile’den geliyordu.

         71 ve 90 da 2 kez Konsül seçildi. İmp.Domitianus’un öldürülmesi üzerine İmparator oldu. Domitianus Dönemi’nde izlenen başlıca Politikalar Nerva’nın Taht’a çıkmasıyla birlikte son buldu. Nerva’nın Hükümdarlığı sırasında İtalya’da bir Tarım Reformu ve Roma Tarihi’nin son Lex populis’si (Halk Yasası) yürürlüğe kondu. Nerva tarafından kurulduğuna inanılan Alimenta Sisteminin ise gerçekte, Traianus’un Hükümdarlığı sırasında ortaya çıktığı sanılır. Nerva, Marcus Ulpius Traianus’u Evlat edinerek (97) Ardılı İlan etti.

         Ocak 98’de öldü.

 

Baussusau Fidius

7.Saat

 

         Romalı Düşünür..

Epikuroscu’dur. Seneca (ö.65)  O’nu bir Mektubunda över. Hayatı üstüne başka Bilgi yok.

 

Catius

7.Saat

 

         Romalı Düşünür.

Epikuros’u (ö.138) Romalılar’a tanıtanlardan’dır. Gaiaus Lulius Caeser’ı (MÖ 100-44) öldürenlerden biri.

 

 

Chaeremon

7.Saat

 

         Romalı Düşünür. Stoacı.

         Suidas ve Porphyrius’den öğrenildiğine göre, Neron’un (ö. MS 68) Eğitmenlerinden’di.

         İskenderiye’de bir Felsefe Okulu kurdu.

 

 

Lucius Columella

7.Saat

 

         Romalı Düşünür.

Cato ve Varro’yla birlikte Tarım üstüne düşünmüş 3 Romalı’dan biridir.

Eserleri:

-De re Rustica (Tarım üstüne), 12 Kitap’tan meydana gelen Eseri  Tarım alanında ilginçtir. Vergilius’ü Taklit ederek yazılan bu Manzum Eser’de, Tarım’ın Roma Uygarlığı’nın temeli olduğunu söyler.

 

 

Musonius Rufus

7.Saat

 

         Romalı Düşünür..

Stoacılığı Roma’ya sokanlardandır. Roma’da Ünlü bir Okulu vardı.

         Stoacı Epiktetos’unkine (ö.138) benzer bir Öğreti geliştirdi. ‘Bütün İnsanlar’ın Hasta olduklarını, onların ancak Filosofi’yle sağıtılabileceklerini ileri sürdü.

         O’na göre Filozof ve İyi İnsan terimleri anlamdaştır.

         Eserleri:

         O’ndan Günümüze ancak birkaç Parça kaldı. Bu Parçalar G.H. Moser tarafından toplanarak yayınlandı.

 

 

Trogus Pompeius

7.Saat

 

         Romalı Tarihçi.

         Makedonya Tarihi’ni temel alan Philippos Tarihleri adlı bir Dünya Tarihi yazdı. Bu Eser’den ancak Justinus tarafından yapılmış bir Özet  Bugüne kaldı.

 

 

Verrius Flaccus

7.Saat

 

         Romalı Düşünür.. Köle’ydi..

         Bir Filosofi Okulu açtı. Çok sayıda Eserinden  bugüne ancak 8.Saat’te  Festus’un kısaltarak aktardığı De verborum Significatu adlı bir Gramer Kitabı kaldı.

         1770 de bulunan ve çok önemli bir Takvim olan Fasti Praenestiane de O’na mal edilir.

  

 

Küçük Plinius

062-114

 

         Romalı Yazar ve Hukukçu

 

 

Caius Tranquillus Suetonius

069-126

 

         Latin Düşünürü.

         De Vitae Caeserum (Sezarların Hayatı ) Adlı Eseriyle ünlüdür. Günümüze gelebilen bu Eser’de, Roma İmparatorları’nın Hayatlarını anlattı.

         Soylular’dan yanaydı. Kimi Parçaları bugüne gelebilen De Viris Illustribus (Ünlü Kişiler ) adlı Eseri Tarih açısından Önemli sayılıyor.

 

 

Caesar Titus Aelius Hadrianus Antoninus Augustus Pius

086-161

 

         Asıl Adı Titus Aurelius Fulvius Boionius Aprius Antoninus du. 19 Eylul 86 da Lanuvium, Latium da doğdu.

         138-161 arasında Roma İmparatoru’ydu. Ilımlı ve Basiretli bir Tutumla hüküm sürdü. İmparatorluğa 84 Yıllık (96-180) bir İç Barış ve Refah Dönemi yaşatam ‘5 İyi İmparator’un 4.südür.

         Galya Kölenli bir Aile’den geliyordu. Babası ve Dedeleri de Konsül’dü. 129’de Konsül olarak Görev yaptıktan sonra, İmparator Hadrianus tarafından İtalya’da Adli Yönetim’e Yardım etmekle görevlendirildi. Asya Eyaletini yönetti (134). Daha sonra İmparator’un Danışmanı oldu. Hadrianus, 138’de Antoninus’u Evlat edinerek Varisi yaptı. Ayrıca daha sonra her ikisi de İmparator olan Marcus Aurelius ve Lucius Verus’u da Antoninus’a Varis atadı. Antoninus, başa geçtikten sonra Senato’yu Hadrianus’a Geleneksel Kutsal Şeref Unvanları vermeye ikna etti. Bu Davranışı ve belki başka benzeri Hareketleri nedeniyle Antoninus’a Senato tarafından Pius (Değerbilir) Adı verildi. 140 sonlarında ya da 141 Başlarında Karısı Faustina ölünce, onun Anısına Yoksul Kız Çocukları için bir Yardım Kurumu olan  Puellae Faustinianae’yi kurdu. 100 lü Yıllar Kaynaklarında Antoninus’la İlgili kayırlar çok azdır. 23 Yıllık Hükümdarlığı sırasında pek az sarsıcı Olay olduğu kesindir. Bu Dönem’de Roma’nın sınırını Hadrianus Duvarı’nın 160 km Kuzeyine kadar genişletmek için 142’de bir Set’e Antoninus Duvarı Adı verildi. Buraya Askeri Birlikler yetleştirildi. 58.5 km uzunluğundaydı. Ayrıca Mauretania, Germania, Dacia ve Mısır’da Patlak veren Ayaklanmalar da Antoninus’un Orduları tarafından Denetim altına alınmıştır.

         Hatip Aelius Aristides’in 143-144’te  yazdığı Ünlü Methiye, Antoninus Dönemi’nde Halkın Çoğunluğunun durumundan Hoşnut olduğunu dile getirir.Antoninus’un Ölümünden sonra İmparatorluk, Düşman Kabilelerin istilasına uğramış ve bunu İç Karışıklıklar Dönemi izlemiştir.

         7 Mart 161’de, Lorium, Etruria’da öldü.

 

 

Amafanius

100 lü yıllar

 

         Latin Düşünürü..

Epikurosçuluğu Roma’da yaydı. Adı ve Kişiliği Cicero’un Eserlerinden öğrenildi.

 

 

Baussusau

100 lü yıllar

 

         Roma’lı Düşünür.. Gnostikler’dendir.

         İsanın İnsanlığı ve Ölüm’den sonra Dirilme gibi Hristiyan İnançları’yla savaştı.

         Grek Alfabesi’ndeki Sırlar, Yıldızlar’ın İnsan Kaderine etkisi gibi Mistik onularla ilgilenir.

 

 

Claudius Maximus

 100 lü yıllar

 

         Romalı Düşünür..

Stoacı İmparator Marcus Aureliusun (ö.180) Öğretmeni’ydi. O’na Stoacılığı öğretti.

  

 

Lucius Apuleius

125-180

 

         Latin Düşünürü.. [13]

Platoncu’dur. Mistik yapıdadır. Gizli Bilimler’le uğraşması ve Büyücülük ettiği yolundaki Suçlamalar’a karşı Savunmalarıyla ünlüdür. Tanrı’nın Doğa’ya karışmasını imkansız gördü. O’nu ünlendiren Altın Eşek adlı Romanıdır.

 

         Eserleri 100 lü Yıllar’ın Mistikliği üstüne sağlam birer Kaynak sayılır. Başlıca Eserleri:

         -Bütün Eserlerinin Toplu-basımı,[14]

         -Oeuvres Apulee,[15]

         -De Platone et eius dogmate,

         -De Deo Socratis,

         -Metamorphoses, Altın Eşek adıyla anılan 11 Kitaplık Roman

         -Pro se de Magia, Apologia adıyla anılır, Büyücülük suçlamalarına karşı savunmalarını kapsar.

         -De Mundo, Uzun süre Aristoteles’in sanıldı.

 

 

Quintus Septimus Florens Tertullianus

155-220

 

         Kartacalı Teolog.  Ünlü Patristik. [16]

         Roma’da okudu ve yaşadı. Bilim Düşmanlığıyla ünlüdür. ‘Credo quia absurdum est’ (Saçma olduğu için inanıyorum) der. O’na göre Filosofi yapmak, Hristiyan Dogmalarını açıklamak ve bunların doğruluğunu tanıtlamak demektir.

         Hristiyan  Filosofisi’nin Patristiklerce oluşturulan 1.Dönemi’min Düşünürlerindendir.  Latin Patristiği’ndendir. Latince Hristiyan Edebiyatı’nı O başlattı. Grek Filosofisi’ne saldırdı ve kıyasıya savaştı.

         O’na göre Tanrı Sırlarını araştırmaya kalkmak Tanrı’ya en büyük Saygısızlık’tı. Bundan dolayı Dini Dogmalar Absurdum (Saçma, akıl almaz ) olduğu için ve özellikle de bundan ötürü onlara inanmak gerekir. Çünkü O’na göre İman, İnsan  Usu’nun Tanrı önünde kendini alçaltması, hiçleştirmesi demektir.

 

         Eserleri:

         -Ad Martyres, Şehitlere övgü, [17]

         -Adversus Marcionem, Marciona’ karşı, [18]

         -De Exhortatione, İffetin Teşviki üstüne,

         -De Monogamie, Tekeşlikik üzerine,

         -De Praescriptione Haereticorum, Sapkınlıklarla mücadele yolları, [19]

         -De Pudicita, Terbiye Üstüne,

 

 

Caesar Marcus Aurelius Commodus Antoninus Augustus

161-192

 

         180’e kadar Lucius Aelius Aurelius dur Asıl Adı. 31 Ağustos 161 de Lanuvium, Latium’da doğdu. 177-192 arasında Roma İmparatoru’ydu. Acımasız ve Kötü Yönetimiyle, İmparatorluğun 84 Yıllık İstikrar ve Refah Dönemi’ni sona erdiren İç Kargaşa’ya yol açtı.

         177’de Babası İmp.Marcus Aurelius’a Ortak-Hükümdar ve Varis ilan edildi. Marcus’un Tuna boyunca, İstilacı Germen Kabilelerine karşı açtığı Sefere katıldı. Ama onun Ölümünden (Mart 180) sonra kısa sürede Germenler’le uzlaştı.

         Tek Başına İmparatorluğun başına geçtikten sonra adını Marcus Auerlius Commodus Antoninus olarak değiştirdi. 182’de Kız Kardeşi Lucilla bir Grup Senatör’le birlikte Commodus’a karşı Suikast Girişiminde bulundu. Girişim Başarısızlıkla sonuçlandı ve Commodus önde gelen Bazı Senatörleri öldürterek buna Karşılık verdi. Bundan sonra Yönetimi giderek daha çok keyfileşti ve bozuldu. 186’da Ordu’yu yatıştırmak için Baştemsilcisini İdam ettirdi. 3 Yıl sonra da onun yerine geçen Temsilci’nin ayaklanan bir Kalabalık tarafından öldürülmesine İzin verdi. Daha sonra Siyasal Nufuz, İmparatorun Gözdesinin ve İki Danışmanının Ellerine geçti. Bu arada Commodus aklını yitirmeye başladı. Roma’ya Commodus’un Kolonisi (Colonia Commodiana) diye Yeni bir Ad verdi ve kendisimi Tanrı Herakles sanarak Arena’ya girip Gladyatör gibi dövüşmeye kalkıştı. 1 Ocak 193’de Konsüllüğü üstleneceğini ilan edince Halk öfkeye kapıldı. Bu Tarih’ten 1 Gün önce Danışmanları Onu Şampiyon bir Güreşçi’ye boğdurttular. Durumdan memnun olan Senato, Roma Valisi Publius Helvius Pertinax’ı İmparator İlan etti. Ama İmparatorluk hızla İç Savaş’a sürüklendi.

         31 Aralık 192’de öldü.

 

Sabellius

 200 lü yıllar

 

         Roma’lı Teolog.

         Teslis’i reddetiğinden Afaroz edildi.

         257 e doğru  Öğretisini Roma’da yaymaya başladı.

         Fr.Sabellianisme denen Öğreti, Uzun  Yıllar taraftarlarınca sürdürüldü.

 

 

Tiberius Claudius Herodes Atticus

200 lü yıllar

 

         Roma’lı Düşünür..

         O’ndan Philostrates O’nu över.

 

 

Constantius Clorus

2 ??-306

 

         Lat.Aurelius Valerius Constantius. Chlorus ise Solgun demek.

         305 Yazı’nda Eboracum,Britanya’da öldü.

         İmp.Diocletianus’un Terrarchia’sında 283-305 arasında ‘Caesar’, 305-306’da ise ‘Caesar augustus’ olarak yer aldı.

         İllyria Kökenli’ydi. Seçkin bir Askeri Hizmet Dönemi sonunda Dalmaçya Valisi oldu. 289’da Karısı Helena (Büyük Constantinus’un Annesi) ile ilişkisini keserek İmp.Maximianus’un Üvey kızı Theodora ile evlendi. Maximianus 4 Yıl sonra Constantius’u Evlat edindi. Kendi ‘Caesar’lığına atadı. İkisi, Diocletianus ve onun ‘Caesar’ı Galerius’la  birlikte Dörtlü Yönetimi oluşturdular.

         Galya Yöneticiliğine getirilen Constantius, Britanya’yı ele geçirmiş olan Marcus Aurelius Carausius’u sindirmekle görevlendirildi. 293’de Carasius’un Anakara’daki Üssü Gesoriacum’u (bugünkü Boulogne/Fransa) aldı. 3 Yıl sonra Britanya’yı istila etti. Carausius’u öldürüp onun yerine geçmiş olan Allectus’u yenerek öldürdü. Bundan sonra Constantius Sınırları’ndaki Savunma’yı güçlendirmeye girişti. Frank ve Sakson Korsanlığına karşı Sert Önlemler aldı. 298’de Galya’da Alamanlar’ı yendi. Diocletianus’un Hristiyanlar’a karşı çıkardığı Fermanları (303) bilerek Gevşek bir Biçimde uyguladı.. Bazı Kiliseleri yıktıysa da İnananlar’a dokunmadı. Diocletianus ve Maximianus 1 Mayıs 305’de yönetimi bırakınca Constantius Batı Roma’nın en Kıdemli İmparatoru oldu. Ertesi yıl öldü ve onun Ordusu, Constantinus’u İmparator ilan etti.

 

 

Ambrosius Aurelius Theodorius Macrobius

300 lü yıllar

 

         Romalı Düşünür..

Afrika’da Nümidia’da doğduğu sanılır. İmparator Genç Theodos Çağı’nda yaşadı.

         Başta Cicero (ö. MÖ 43) olmak üzere birçok Latin Yazarı’nın kaybolmuş Parçaları O’nun Eserinden öğrenilir.

 

Eserleri:

-Saturnalia adlı 7 Bölümlük Eseri Roma Gelenek ve Törenleri üstünde Değerli Bilgiler veren bir Ansiklopedi’ye benzetilir.

 

 

Arnobius

300 lü yıllar

 

         Latin Düşünürü..

Pagan iken Hristiyan İlahiyatcısı oldu.

         Blaise Pascal’in ünlü bahse girme (Pari) Kanıtın ilk Savunucularındandır.

         Eserlerinin Toplubasımı yapıldı.[20]

 

 

Chalcidius

300 lü yıllar

 

         Romalı Düşünür..

Yeni-Platoncu’ydu. Platon (ö. MÖ 347) üzerine yazdığı önem verilen Eseri 3 kez yayınlandı.[21]

 

 

Flavius Sallustius

300 lü yıllar

 

         Romalı Düşünür.. Filozof adıyla anılır.

363 de Konsül oldu ve Galya Valisi..

Eserleri :

         -Peri Theon Kai Kosmu (Tanrılar ve Evren Üstüne) adlı Eserin Yazarı Yeni-Platoncu ve uzun süre Grek olduğu sanılan ve Adı Sallustios olarak anılan Düşünür’le aynı kişi olduğu kabul edilmiştir.

 

 

Nemesius

300 lü yıllar

 

         Latin Düşünürü..

Emesus (Humus) da Piskopos’tu.

Deneysel  Ruhbilim’in Tohumlarını içeren  De Natura Hominis (İnsan Doğası Üstüne) adlı Eseriyle ünlendi. Eser o Çağın Hristiyan Filosofisi’ni kapsamaktaydı. Çeşitli Dillere çevrisi yapıldı. [22]

 

 

Nonius Marcellus

300 lü yıllar

 

         Latin Düşünürü..

Ünlü Dilbilimci.. Aristotelesci.

Eserleri :

         -De Compendiosa Doctrina per Litteras eseri Antikçağ’da yaşamış özellikle Ozanları ve o Çağa özgü Çeşitli Bilgileri kapsaması bakımından Değerli bir Kaynak’tır.

 

 

Caius Marius Victorinus

300-382

 

         Romalı Düşünür.

Afrikalı bir Hristiyan. Yeni-Platoncu’ydu.

         Roma’da Belagat Öğretmenliği yaptı. Çağının en güzel konuşan Adamı olarak Traianus Forumu’na Heykeli dikildi.

 

         Eserleri:

         Dilbilimci olarak Ars Grammatica (Dilbilgisi Sanatı) ve Liber de Definitionibus (Tabrılar Kitabı) , 4 Ciltlik Felsefi görüşlerini anlattığı Adversus Arium (Arius’a Karşı) O’nundur.

 

 

Flavius I.Valentinianus,

321-375

 

          321’de doğdu.

         364-375 arasında Roma İmparatoru’ydu. Germenler’in İşgaline karşı Batı Roma Sınırlarını Başarı’yla savundu.

         Orta Avrupa’daki Pannoia’da Görevli bir Subay’ın Oğlu’ydu. Kendisi de Ordu’ya katıldıktan sonra Babasıyla birlikte Afrika’da bulundu. Bazı Kaynaklar’a göre İmparator Iulianus’un (Kâfir ; hd.361-363) Ordusu’nda Görevliyken Hristiyanlığı reddetmekten kaçındığı için Gözden düştü. Bununla birlikte İulianus’un 363’teki Pers Seferi’ne katıldı ve onun Ardılı Iovianus tarafından Terfi ettirildi. Iovianus, 17 Şubat 364’de ölünce Ordu Komutanları Valentinianus’u Nikaia’da İmparator İlan ettler. Valentinianus 28 Mart’ta Kardeşi Valens’i Ortak Hükümdarlığa getirdi ve kendisi Batı’da kalırken Kardeşini Doğu’yu yönetmekle görevlendirdi.

         Valentinianus tükenmek bilmez bir Enerjiyle İmparatorluğun Sınırlarını savundu. Ocak 365’de Galya’daki Komutanları Yenilgi’ye uğratınca Valentiniasnus Hareketi yürütmek üzere Ekim’de Paris’e yerleşti. Komutanlarından İovianus Germenler’i 3 Kez Yenilgi’ye uğrattı. Durocatalaunum’daki (Bugün Chalons-sur Marne, Fransa) 3.Savaş’ta Iovianus Alamanlar’a Büyük Kayıp verdirdi. Böylelikle Galya Yıllarca saldırılardan korundu.

         Valentinianus, 9.Yaşındaki oğlu Gratianus’un kendisinden sonra İmaparator olmasını güvence altına almak amacıyla Ağustos 367’de onu Ortak İmparatorluğa getirdi. 2 Ay sonra Trier’e yerleşti. Ren Irmağı kıyısında karmaşık bir Savuma Sistemi kurmaya çalıştı. Kuvadlar 375’te Pannania’yı İşgal edince Sirmium’a (Bugün Sremska Mitrovica, Yugoslavya) gitti ve kısa süre sonra burada öldü.

         17 Kasım 375’de Brigetio, Aşağı Pannonia’da öldü.

 

 

Ammien Marcellin

330-400

 

         Roma’lı Düşünür.. [23]

Tarih Araştırmalarıyla Ünlü. Engels Ailenin Kökeni nde onun sözünü eder.

 

 

Saint Ambrosius

333-397

 

         Latin Düşünürü...

Teolog. Ünlü Kilise Pederlerindendi.

         Filosofisinden çok, Augustinus’u Vaftiziyle Ünlü’dür. Stoa Ahlakı’nı savundu.

 

         Eserleri:

         -Hexaemeron,

         -De officiis ministrorum,

 

 

Saint Jeromius

345-420

 

         Hristiyan Düşünürü... [24]

Renkli ve kendine özgü Kişiliğiyle çok sevilmiş bir Aziz’di. 5 Yıl Suriye Çölleri’nde Tariki Dünya olarak yaşadı. Daha önce Roma’da Kadınlar’la bir hayli Çapkınlık ettiğinden Çöl’deki  Hayatını ‘Gözyaşları ve iniltiler’le dolu bir Pişmanlık durumu’ olarak niteler. Her şeyini terkettiği halde Kitaplarını bırakamadı, onları da Çöl’e götürdü. Cicero’yu (ö. MÖ 43), Virgilius’ü, Horatius’ü, Ovidius’ü vb. okumadan edemiyordu. Kendisi gibi tariki- dünya olması için inandırdığı Kızlar’dan birinin Annesine şöyle der:

‘Kızınız bir Asker’in değil de, Kral’ın (İsanın) Karısı olduğu için mi ona kızıyorsunuz? Oysa size çok Yüksek bir onur bağışladı. Siz şimdi Tanrı’nın kaynanasısınız’. Ciceroyu okuduğu için Rüyasında gördüğü Tanrı tarafından azarlandığını da anlatır. Tanrı O’na, ‘Sen kimsin?’ diye sormuş, o da ‘bir Hristiyan’ım’ karşılığını vermiş, Tanrı kızmış ve ‘Yalan söylüyorsun!’ diye bağırmış, ‘Sen bir Hristiyan değil, bir Ciceroncu’sun.’ Gerçekten de öyleydi.

Hristiyanlar, İbranice Bible Metinlerinin sonradan Yahudilerce bozulduğunu (özellikle de İsanın Gelişini önceden belirten Metinler’in çıkardığını ) söylüyorlardı.  Jeromius, Yahudi Metinlerin doğru olduğunu kabul ediyordu.

Katolik Kilisesi’nce kabul edilen İncil’in resmi Latince’ye çevirisini yaptı.  Çeviri üstünde pek çok Tartışmalar olduysa da Saint Augustinusun desdeğiyle Çevirisi kabul edildi.

‘Bu Çeviri’de herhangi bir şeye itirazı olan varsa Yahudiler’e sorsun’ der Jeromius.

 

  

Flavius  Gratiaunus Augustus,

359-383

 

         Sirmium (Sremska Mitrovica),Pannonia’da doğdu.367-383 arasında Roma İmaparato’ruydu. Hükümdarlığının ilk Bölümü’nde Taht’ı Babası I.Valentiniamus ve amcası Valens’le (hd 364-378) paylaştı.

         Valentinianus, Gratianus’u 8 Yaşında ‘Augustus’ ilan ederek Tahtı’ın kendisinden sonra Barışçıl biçimde El değiştirmesini sağlamaya çalıştı. Grat,anus’un eğitilmesi Görevi Şair Ausonius’a verildi. Valentinianus’un Ölümü (17 Kasım 375) üzerine Gratianus Batı’nın Tek Hükümdarı olarak atandı. Ama kısa süre sonra, Aquincum’daki (Budapeşte yakınları) Birlikler  Dört Buçuk yaşındaki Üvey kardeşini II.Valentinianus olarak İmparator İaln ettiler. Gratianus, Ausonius’un etkisiyle Yönetimie Ilımlı bir Yön vermeye çalıştı. Hükümdarlık Süresi’nin çoğunu Galya’da, Ren’in Ötesinden İstilalar düzenleyen Kabileleri püskürtmeye çalışarak geçirdi. 378’de Adrianopolis’te Gotlar’la yapılan ve Felaletle sonuçlanan Savaş’a katılmakta çok geç kaldı. Bu çatışmada öldürülen Valens’in yerine Doğu’nun İmparatoru olarak Theodosius’u atadı (379). 383’de Magnus Maximus’un  İngiltere’de İmparator ilan edildiğini duyunca onu engellemek için hızla Galya’ya gitti. Birlikleri kendisini yalnız bırakınca da Alpler’in ötesine kaçmaya çalıştı. Ama Lugdunum’da ona ihanet eden Andragathius tarafından öldürüldü.25 Ağustos 383’de Lugdunum(Lyon), Lugdunensis’de öldü.

         Gratianus Hükümdarlığınım son Dönemleri’nde Aziz Ambrosius’tan büyük ölçüde etkilendi. Hristiyan Kilisesi’ne saygı gereği olarak, kendi unvanından pontifex maximus (En Yüksek Rahip) Sözcüklerini kaldıran ilk Roma Hükümdarı oldu. Ayrıca Roma’daki Senato’dan Paganların ‘Zafer’ heykelinin kaldırılmasını emredtti. Q.Aurelius Symmachus’un Yönetimi’nde Senatörler’den oluşan bir Elçiler Topluluğu bu emrini geri alması için Gratianus’u ikna etmeyi başardı.

 

 

Flavius II.Valentinianus,

371-392

 

         371 de Treveri,Belgica’da doğdu. 375-392 arasında Roma İmparatoru’ydu.

         I.Valentinianus ile 2. Karısı Iustiba’nın Oğlu’ydu.4 Yaşında, Babasının Ölümü’nden 5 Gün sonra 22 Kasım 375’de Aquincum’da (Bugün Budapeşte) İmparator ilan eildi. Bu, Ortak İmparatorlar’dan Valens ile Gratinianus daha sonra Valentinianus’u tanıyarak İtalya, Afrika ve Illyricum’8 (Annesi aracılığıyla) yönetmesine İzin verdiler. 383’te Taht’ı Zorla ele geçiren Magnus Maximus, Gratianus’u öldürterek 387’de İtalya’yı işgal etti. Valentinianus’un Annesiyle birlikte Yeni Doğu İmparatoru I.Theodosius’un Denetimindeki Thessaslonike’ye kaçtı. 388’de Maximus’un Theodosius tarafından Taht’tan indirilmesinden sonra, Valentinianus Yeniden Yönetimi ele aldı. Ama Genç İmparator 392’de Viyana’daki Sarayında Ölü bulundu. Valentiniaunus’un Galya Yönetimi’nden uzaklaştırmaya çalıştığı Arbogastes’in Adamları tarafından çldürüldüğü sanılıyor.

         15 Mayıs 392’de Viyana, Lugdunenis’de öldü.

 

  

Flavius Honorius

384-423

 

         9 Eylul 384’de doğdu.15 Ağustos 423 de öldü. 393-423 arasında Batı Roma İmparatoruydu.

         İmparatorluğun Büyük Bölümü’nün İstilacı Kavimler’in saldırısına uğradığı, Roma’nın Vizigotlarca yağmalandığı bir Dönem’de hüküm sürdü. I.Theodosius’la (hd. 379-395) Aelia Flacilla’nın Küçük oğlu olan Honorius 23 Ocak 393’de Theodosius’dan ‘Augustus’ Unvanını aldı. Babasının Ölümü (17 Ocak 395) üzerine daha 10 Yaşındayken Batı Roma’nın tek Hükümdarı oldu. Kardeşi Arcadius’da Doğu Roma İmparatoru olarak Hüküm sürüyordu.

         Honorius’un Hükümdarlığının İlk Yarısında İktidar Ünlü Komutan Flavius Stilicho’nun Elindeydi. Honorius 398’de Stilicho’nun Kızı Maria’yla, Maria’nın Ölümü üzerine de onun Kızkardeşi Thermantia’yla evlendi. Ama Stilicho İhanet kuşkusuyla Ağustos 408’de İdam edilince bu Evliliğe son verdi.

         Honorius’un Saltanatının İlk Yıllarında Vandallar, Alanlar ve Suevler Galya’yı yağmaladılar (406). Oradan İspanya’ya geçtiler. İmparatorluğun savunması çok kötüleşince Honorius 410’da Britanya Kentlerini, Kabile Saldırıları karşısında Roma Kuvvetlerine güvenemeyecekleri konusunda uyardı. Alaric Komutasındaki Vizigotlar Ağustos 410’da Roma’yı işgal ettiler. Honorius Ravenna’ya kaçtı. Sadık Komutanlar’ın Priscus Attalus, Maximus ve Iovinus gibi Ayaklanmacıları ezmelerini onları izledi. Britanya’da İmparatorluğunu ilan eden Flavius Claudius Constantinus, Honorius’un Ordu Komutanı Constantius karşısında ağır bir Yenilgi’ye uğradı. Constantius, Honorius tarafından ortak İmparator ilan edilmesinden birkaç Ay sonra 421’de öldü. Constantius’un Oğlu III.Valentinianus Batı Roma İmparatoru olarak Honorius’un yerini aldı.

         Honorius, Roma İmparatorlarının en Güçsüzlerinden biriydi. Siyasete karıştığı zaman, yaptıkları çoğu kez Felaket’le sonuçlandı. Örneğin 410’dan önce Alaric’in önerdiği Şartları inatla reddetmek yerine daha Esnek davransaydı, Roma Got işgaline uğramayabilirdi, denir.

 

 

Salvianus

390-484

 

         Latin Düşünürü...

         Tanrı’nın Dünya’yı çok iyi yönettiğini savunmakla ünlü Teolog. Bu  Tezini De Gubernatione Die (Tanrılık Yönetim Üstüne ) alı 8 Ciltlik Eserinde işler.

 

 

Martianus Capella

400 lü yıllar

 

         Latin Düşünürü..

Afrika Asıllı. Skolastiğin ilk Evresinde Quadrium Ders Kitapları başlıca Kaynak’tı.

        

-De Noptiis Mercurii et Philogiae (Merkür’le Filoloji’nin Düğünü) adlı Eseri ilginç bir Ansiklopedidir. Sokalastikler O’nun Eserlerinden yararlandılar.

 

 

III.Valentinianus, Flavius Placidius

419-455

 

         2 Temmuz 419 da Ravenna’da doğdu. 425-455 arasında Roma İmparatoru’ydu.

         421 de III.Constantius adıyla Hüküm süren Flavius Constantius ile Galla Placidia’nın Oğlu’ydu. Amcası İmparator Honorius’un 423’de ölmesinden sonra 2 Yıl boyunca Taht’ı Zorla ele  geçiren Johannes Hüküm dürdü.  Daha sonra 437’de kadar Valentinianus’un Annesi Placidia Batı’yı Oğlu’nun adına yönetti. Ama bu Dönem’in Son Yılları’nda Gerçek İktidar Gücü Patriciler’den Aetius’un Eline geçti. O Yıllar’ın en Önemli Siyasal Olayı 429’da Vandallar’ın Afrika’ya çıkmasıydı. Vandallar 10 Yıl Sonra Valentinianus’un buradaki Yönetimine son verdiler.

         29 Ekim 437’de Valentinianus Doğu Roma İmparatoru II.Theodosius’la (408-450) Eudokia’nın Kızı olan Licinia Eudoxia’yle evlendi. 444’te Papa I.Leo’yla (Büyük) birlikte Roma Piskoposuna Yerel Kiliseler karşısında Üstünlük tanıyan Ünlü Novel 17 Adlı Fermanı çıkardı.

         Hunlar 451’de  Galya’yı, 452’de de İtalya’nın Kuzeyini İstila etti. Bu Dönem’de Valentinianus’un Önemli bir Rol oynayıp oynamadığı bilinmiyor.

         Asılsız bir İhbar yüzünden Aeitus’u Roma’daki İmparatorluk Sarayı’nda 21 Eylul 454’de  kendi elleriyle öldürdü. Ertesi Yıl, Aetius’un  Hizmetlileri, Optila ve Thraustila Adlı 2 Barbar da Campus Martius’ta İmparatoru öldürerek Efendilerinin Öcünü aldılar

         16 Mart 455’de Roma’da öldü

 

 

Odovakar

433-493

 

         Odoaker’de denir. Batı Roma İmparatorluğunu yıkan bir Alaman olarak İtalya’nın ilk Barbar Kralı oldu.

         Skir ya da Rug Kabilesi’nden bir Germen Savaşçı’ydı. Skirler’le birlikte yaklaşık 470’de İtalya’ya girerek Roma Ordusuna katıldı. Romalı Komutan Orestes’in Batı Roma İmparatoru Iulius Nepos’u devirmesine (475) yardım etti.Kabile Şeflerine İtalya’da Toprak verme sözünün yerine getirilmemesi üzerine bir Ayaklanma Başlattı ve 23 Ağustos 476’da Askerleri tarafından Kral ilan edildi. 5 Gün sonra Placetia’da (Bugün Piacenza, İtalya)  yakalanan Orestes’i İdam edilmesinin ardından Orestes’in Küçük oğlu İmp.Romulus Augustus’u Taht’tan indirdi. Doğu Roma İmparatoru Zenon’un Egemenliğini tanıyarak, İtalya’nın Yönetim yapısında fazla değişiklik yapmadı. Senato’nun desdeğiyle Yurttaşlarına Toprak dağıtmayı başardı. Ariusçu olmasına karlın Katolik Kilisesinin işlerine hiç karışmadı.

         Dalmaçya’ya bir Sefer düzenleyerek (480) 2 Yıl içinde Bölge’yi ele geçirdi. Zenon’u Taht’tan indirmeye çalışan Doğu Roma Komutanı Illus’un yardım İsteğini (484) kabul ederek Roma’nın en batıdaki Eyaletlerine saldırdı. Zenon’un Ruglar’ı kışkırtması üzerine, 487-488 Kışında Tuna’yı aştı ve Rugları kendi Topraklarında Yenilgiye uğrattı. İtalya’nın Kuzeybatısını İstila eden Vizigot Kralı Euric’e bazı Topraklarını bırakmak zorunda kaldı. Vandallar’a karşı giriştiği Sefer’de ise Lilybaeum (Marsala) dışında Sicilya’yı geri aldı. Ostrogotlar’ın Bizans’a saldırmasını engellemek isteyen Zenon’un 488’de İtalya Kralı ilan ettiği Teodorico karşısında tutunamayarak Yarımadanın Büyük Bölümü’nü yitirdi. Ağustos 490’da Ravenna’ya sığındı. Ravenna’nın 5 Mart 493’de Düşmesinden sonra Teodorico’nun verdiği Şölen’de öldürüldü. 15 Mart 493.

 

 

Anthemius

4??-472

 

         12 Nisan 467-11 temmuz 472 arasında batı Roma İmparatoruydu.

         Doğu Roma İmparatoru Markianos’un Damadı’ydı. Markianos’un Ardılı olan ve Kuzey Afrika’da Vandallar’a saldırmak için Yardım’a gerek duyan I.Leon, Anthemius’u Batı Roma Tahtı’na geçirdi. Onay Makamında bulunan güçlü Patrici Ricimer, bu Atama’yı, Anthemius’un Kızı Alypia ile Evlenme şartıyla kabul etti. Ama Grek kökenli ve Filosofi Meraklısı olduğu için Paganlığı geri getireceğinden kuşku duyuldu. Vandallar’a karşı girişilen Büyük Sefer Romalılar’ın kesin yenilgisi ile sonuçlanınca, Ricimer ile Anthemius’un arası açıldı. Anthemius, 472’de Roma’yı kuşatan Ricimer’e yenildi. Dilenci Kılığında kaçarken yakalanıp İdam edildi.

 

 

Olybrius

4??-472

 

         İmparator olmadan önce varlıklı vir Senator’dü. İmp. III. Valentianus’un (ö.455) kızı Placidia ile evlendi. Vandal Kralı Gaiseric’in Onu  Batı Roma Tahtına geçirmek istemesi Doğu Roma İmparatoru I.Leon’un Olymbrius’tan kuşkulanmasına yol açtı. Leon, Batı Roma İmparatoru Anthemius tarafından öldürüleceği düşüncesiyle Konstantinopolis’ten Roma’ya yolladı. Ama, Olybrius’un Roma’ya ulaşmasından hemen sonra, General Flavius Ricimer, Anthemius’u Taht’tan indirerek yerine onu geçirdi. Ricimer’in Ölümünden (Ağustos 472) sonra Olybrius ancak birkaç Ay yaşayabildi. Leon hiçbir zaman Olybrius’u İmparator olarak tanımadı.

         2 Kasım 472’de öldürüldü.

 

 

Glycerius

4??-480

 

         473-474’de Batı Roma İmparatorudu.

         Glycerius, Taht’ın Sahibi’ni belirleyecek kadar güçlenmiş olan Batı Romalı Komutan Ricimer’in (ö.472) Yeğeni ve Ardılı Gundobad tarafından 5 Mart 473’de İmparatorluğa getirildi. Bu Tarihte, Önceki İmparator Olybrius’un (hd Nisan-Kasım 472) Ölümünden 4 Ay geçmişti. Doğu Roma İmparatoru I.Leon, Meşru Hükümdar olarak tanımadığı Glycerius’a karşı Iulius Nepos Komutasındaki Filo’yu gönderdi. Nepos Roma yakınlarında Karaya çıktı ve kendisini İmpartor ilan etti. Glycerius Direnme göstermeden teslim olunca Salonae Piskoposluğuna atandı, ama 480’de Nepos’un öldürülmesine karıştı. Glycerius’un Hükümdarlığı sırasındaki en Önemli Başarısı Ostrogotlar’ın İtalya’yı İstila tehdidini uzaklaştırarak onları Galya’ya yöneltmesiydi.

 

 

Iulius Nepos

4??-480

 

         Batı Roma’nın son Meşru İmparatoru (474-475).

         Soylu bir Aile’den geliyordu. Doğu Roma İmparatoru I.Leon tarafından İtalya’yı yönetmekle görevlendirildi. İtalya’ya ayak bastıktan sonra batı Roma İmparatoru Glycerius’u Taht’tan indirdi ve Haziran 474’de kendini İmparator İlan etti. 475’te Merkezi Fransa’da bugünkü Toulouse yakınlarında bulunan Vizigot Krallığı’nın Bağımsızlığını tanımak zorunda kaldı. Aynı Yılın Ağustos’unda Soylu Orestes ayaklanınca , Dalmaçya’ya kaçtı. Yerine Orestes’in Küçük oğlu Romulus Augustulus’un geçmsine karşın, Salonae’de (Split yakınları, Yugoslavya) yaşadığı 5 Yıl boyunca Galya ve Doğu Roma tarafındab İmparator olarak tanındı. Sonunda Glycerius’un Arkadaşları tarafından öldürüldü.

9 Mayıs 480’de öldürüldü.

 

 

Flavius  Momyllus Romulus Augustus

4 ??-476 sonrası

 

         Batı Roma İmparatorları’nın Sonuncusu’ydu (475-476). Doğu Roma İmparatoru tarafından Meşru Hükümdar olarak tanınmadı.

         Romulus, Batı Roma İmparatorluğu Ordusunun Komutanı Orestes’in Oğlu’ydu. Başlangıçta Augustus olan Soyadı, Orestes Batı Roma İmparatoru Iulius Nepos’u İtalya’dan sürüp onu 31 Ekim 475’te Taht’a çıkardığında henüz Çocuk yaşta olduğu için Augustulus’a (Küçük Augustus) a çevrildi. Orestes, yaklaşık 12 Ay İtalya’yı Oğlu adına yönetti. Ama Askerleri ayaklanarak Alman Savaşçı Odovakar’ı Yeni Liderleri olarak kabul ettiler. Odovakar’ın Askerleri 28 Ağustos 476’da Orestes’i yakalayıp İdam ettiler. Romulus ise Küçük olduğu için bağışlandı. Odovakar, ona Aylık bağlayarak Akrabalarıyla birlikte yaşaması için İtalya’nın Güneyindeki Campania Eyaleti’ne gönderdi.

        

 

Ancius Manlius Baethius

480-524

 

         Romalı Düşünür.

Konsüllüğe kadar yükseldi. Ostrogot’lara karşı Yurtsever Davranışından dolayı ödüllendirildi.

         Mantık ve Teoloji Alanlarında Önemli Eserleri var. Aristoteles (ö. MÖ 322) ve Platon’u (ö. MÖ 347)  Latinler’e tanıtmaya çalıştı. Hapishane’de yazdığı Felsefe’nin Tesellisi adlı Eseri Ünlü’dür.

 

 

Flavius Magnus Aurelius Cassiodorus

490-583

 

         Roma’lı Düşünür..

         Kutsal Kitaplar’a dair Yorumlar yazdı. Yaşadığı Manastır’ı bir Akademi haline getirdi.

         Institıtiones Divinoe adlı İlahiyat Ansiklopedisi var. Filosofi ile Din’n birbirine karşıt oluğunu düşünür.

 

Priscianus

500 lü yıllar

 

         Latin Düşünürü..

         Istanbul’da Latince Öğretmenliği yaptı.

         18 Kitaplık Institutio de Arte Grammatica (Dilbilgisi İlkeleri) adlı Eseriyle Ünlü. Bu Eserin Antikçağ’dan kalan en önemli Gramer Kitabı olduğu söylenir.

 

 

Gregoire de Tours

538-594

 

                 Fransız Tarihçisi..

                 Piskopostu ve Saint adını aldı.

                 Eserleri :

                 -10 Ciltlik L’Histoire des Francs (Frankların Tarihi) adlı eseriyle ünlü. Çok önemli Belgeleri kapsayan bu Eser için Engels ‘mutlaka okumak gerekir’ der.

 

 

 

         Flavius  Gratiaunus Augustus,

359-383

 

 

         Flavius  Aetius,

3??-454

 

         Durostorum, Aşağı Moesia’da doğdu.Romalı Komutan ve Devlet Adamı. 425-455 arasında Hüküm süren III.Valentinianus üzerinde bürük Nufuzu vardı.

         Babası bir Süvari Komutanı’ydı (Magister Equitum). Rehine olarak bir Süre Vizigot Önderi Alaric’in yanında, bir süre de Hunlar arasında yaşadı. Böylelikle o Dönem’in Önemli Kabilelerine ilişkin Değerli Bilgiler edindi. 423-425 arasında İtalya’da Taht’ı zorla ele geçiren Johannes’i desdekledi. Galya’da Vizigotlar’a ve Franklar’a karşı verdiği Başarılı Savaşlar’dan sonra 430’da her 2 Kuvvet’in de Komutanı (Magister utriusque militiae) oldu. Rakibi Bonifacius’un 432’de Ölümü üzerine Genç İmparator III.Valentinianus üzerinde neredeyse tam bir Denetim kurarak Batı Roma’nın en Güçlü kişisi durumuna geldi. Halk’tan biri için eşi görülmemiş bir Ayrıcalıkla 432,437 ve 446’da 3 kez Konsül oldu. Hatta Eyaletler’in Elçilerini İmparator’a değil de, Aetius’a gönderdikleri söylenir. 433 te Partici oldu. Bunu izleyen Yıllar’da Galya’da İsyancılar’a ce Düşman kabilelere karşı sürekli Başarılar elde etti. 535-437’de Worms’daki Burgonya Krallığı’nı amansızca yakıp yıktı (1200 lerde yazılmış olan Nibelungenlied adlı Alman Destanı’nda bu olaya değinilir) 437-439’da Toulouse’da Vizigotlar’ı durdurdu. 440’ta İtalya’ya döndü. Vizigotlar’la birleşerek 451’de Attila’ya karşı Catalaunum Savaşı’nı kazandı, ama ertesi Yıl Attila İtalya’yı istila ettiğinde ona karşı direnemedi.  Aetius, Gücünün Doruğundayken, daha sonra İmparator’un yerine geçecek olan Petronius Maximus’un kışkırtmasıyla Valentinianus tarafından öldürtüldü.

 

         21 Eylul 454’de öldü.


 

[1]              /Lucilius’a Mektuplar CXVI

[2]              /Lucilius’a Mektuplar XXVIII

[3]              /Lucilius’a Mektuplar LXXV

[4]              /Düşünceler, Sohbetler,

[5]              The Modern Quarterly, sa.3, c.I, Londra, s.214

[6]              /Nesnelerin Doğası Üstüne, Kitap II, satır 59-63

[7]              İbid, Kitap VI,satır 808-815

[8]              İbid, Kitap I, satır 1024-1028

[9]              İbid, Kitap II, satır 569-580

[10]             İbid, Kitap II, satır 17-33

[11]             Fransızlar Onu Plin l’Ancien (Eski Plin ) diye anarlar. İngilizler de Pliny the Elder (Yaşlı Pliny) derler.

[12]             1848,Paris

[13]             Kimi Metinler’de Appuleius, Apulee, Apullee yazılır.

[14]             1614,Lyon, 2 cilt

                1688,Paris, 3 cilt

                1786-1823 Leyden

                1842,Leipzig, 2 cilt

[15]             1862,Paris, Bütün eserlerinin Fransızca çevirisi ve toplu basımı. Ç. V.Betoland,

[16]             Fransızlar Tertullien derler.

[17]             197

[18]             210

[19]             200

[20]             1846,Leipzig

                1875,Viyana

[21]             1520, Paris,

                1617,Leyde,

                1718 ,Hambourg,

[22]             1844,Paris, Traite de la Nature de l’Homme adıyla J.B.Thibout tarafından

[23]             Ammianus Marcellius da denir.

[24]             Asıl adı Eusebius Sophronius Hieronymus du.