MÜJDE’NİN LATİN YANKISI
000-600ler
(Agustinuscülük,Stoacılık, Epikurosçuluk,Latin
Patristliği)
|
MÖ 063-014 |
Octavius,Agustus, Caesar |
Romalı |
İmparator |
|
042-MS 37 |
Tiberius Caesar
Augustus |
|
|
|
MÖ 003-065 |
Lucius Annaeus Seneca |
Romalı |
Stoacı |
|
012-041 |
Gaius Caesar Germanicus, Caligula |
|
|
7.Saat |
Baussusau Fidius |
Romalı |
Epikuroscu |
|
7.Saat |
Catius |
Romalı |
Epikuroscu |
|
7.Saat |
Chaeremon |
Romalı |
Stoacı |
|
7.Saat |
Lucius
Columella |
Romalı |
Ziraatçı |
|
7.Saat |
Musonius Rufus |
Romalı |
Stoacı |
|
7.Saat |
Trogus Pompeius |
Romalı |
Tarihçi |
|
7.Saat |
Verrius Flaccus |
Romalı |
Gramerci |
|
???-075 |
Helvidius Priscus |
Romalı |
Stoacı |
|
0???-066 |
Lucius Paeutus Thrasea |
Romalı |
Stoacı |
|
010-054 |
Tiberius
Claudius Caesar Augustus Germanicus |
|
020-068 |
Lucius Annaeus Cornutus |
Romalı |
Stoacı |
|
023-079 |
Gaius Secundus Plinius |
Romalı |
Doğa Tarihçisi |
|
030-098 |
Nerva Caesar Augustus |
|
Roma İmparatoru |
|
030-100 |
Marcus Fabius Quintilianus |
Romalı |
Pedagog |
|
037-MS 68 |
Nero Claudius Caesar Augustus Germanicus |
|
|
039-MS 81 |
Titus Vespasianus Augustus |
|
|
|
050-130 |
Epiktetos , Köle |
Romalı |
Stoacı |
|
051-096 |
Caesar Domitianus Augustus |
Roma İmparatoru |
|
053-117 |
Caesar Divi Nervae Filius Nerva Traianus |
Roma
İmparatoru |
|
055-120 |
Publius
Cornelius Tacitus |
Romalı |
Tarihçi |
|
062-114 |
Küçük Plinius |
Romalı |
Hukukçu |
|
069-126 |
Caius Tranquillus Suetonius |
Romalı |
Tarihçi |
|
076-138 |
Caesar Traianus Hadrianus
Augustus |
Roma İmparatoru |
|
086-161 |
Antoninus Pius |
|
Roma
İmparatoru |
|
1??-200 |
Minucius Felix |
Latin |
Latin Patristik |
|
100 lü yıllar |
Amafanius |
Latin |
Epikuroscu |
|
100 lü yıllar |
Baussusau |
Roma |
Gnostik |
|
100 lü yıllar |
Claudius Maximus |
Romalı |
Stoacı |
|
121-180 |
Marcus Aurelius
|
Romalı |
Stoacı |
|
161-192 |
Caesar Marcus Aurelius Commodus
Antoninus Augustus |
|
2 ??-306 |
Constantius Clorus
|
|
Roma İmparatoru |
|
200 lü yıllar |
Sabellius |
Romalı |
Sabelliuscu |
|
200 lü yıllar |
Tiberius Claudius Herodes
Atticus |
Romalı |
|
|
203-270 |
Plotinos |
Romalı |
Yeni-Platoncu |
|
3??-454 |
Flavius Aetius, |
|
Romalı Komutan |
|
300 lü yıllar |
Ambrosius Aurelius Theodorius
Macrobius |
Romalı Ansiklopedist |
|
300 lü yıllar |
Chalcidius |
Romalı |
Yeni-Platoncu |
|
300 lü yıllar |
Flavius Sallustius |
Romalı |
Yeni-Platoncu |
|
300 lü yıllar |
Nonius Marcellus
|
Latin |
Aristotelesci |
|
300-382 |
Caius Marius Victorinus |
Romalı |
Yeni-Platoncu |
|
321-375 |
Flavius I.Valentinianus, |
|
Roma İmparatoru |
|
330-400 |
Ammien Marcellin |
Romalı |
Tarihçi |
|
331-363 |
Iulianus Apostata |
|
|
|
332-363 |
Julianus
Apostata |
Romalı |
Jamblikhos’un Öğr. |
|
333-397 |
Saint Ambrosius |
Latin |
Stoacı |
|
354-430 |
Saint
Aurelius Augustinus (Augustin) |
|
|
371-392 |
Flavius II.Valentinianus,
|
|
Roma İmparatoru |
|
380-451 |
Nestorius |
Latin |
Patrik |
|
384-423 |
Flavius Honorius |
Romalı |
Batı Roma İmparatoru |
|
390-484 |
Salvianus |
Latin |
Teolog |
|
4??-472 |
Anthemius |
|
Roma İmparatoru |
|
4??-472 |
Olybrius
|
|
Roma İmparatoru |
|
4??-476 sonrası |
Flavius Momyllus Romulus Augustus |
|
|
4??-480 |
Glycerius |
|
Roma İmparatoru |
|
4??-480 |
Iulius Nepos |
|
Roma İmparatoru |
|
400 lü yıllar |
Martianus Capella |
Latin |
Skolastik |
|
419-455 |
III.Valentinianus, Flavius
Placidius |
|
Roma İmparatoru |
|
433-493 |
Odovakar
|
|
Alaman İtalya Kralı |
|
480-524 |
Ancius Manlius Baethius |
Romalı |
Mantıkçı,Teolog |
|
490-583 |
Flavius Magnus Aurelius
Cassiodorus |
Romalı |
Bible Yorumcusu |
|
5??-638 |
Honorius I
|
|
Papa |
|
500 lü yıllar |
Priscians |
Latin |
Gramerci |
|
538-594 |
Gregoire de Tours |
Fransız |
Tarihçi |
Giriş:
Önceki Bölümler’de Grek Düşünce Birikimi’nin Grek Öğretmenler
vasıtasıyla Roma’ya, dolayısıyla Latin Dili’ne nasıl girdiğinin
Öyküsüne değinmiştik. İsa
Mesih’in Vaz’ına kadar ki Dönem’in Mnemli
Biyografilerini de ‘Antikite’nin Roma Ayağı’nda
aktarmaya çalıştım. Latin Filosofi Dünyası’nın önemli bir
Ayağı olan
Cicero’dan
(ö. MÖ 43) sonra, bu Öalışmamızda
İsa’nın Çağdaşı
Seneca
Sonrasını izleyeceğiz. Özellikle Batı Roma’nın Medine’ye kadar
ki Düşünce Serüvenini inceleyeceğiz. Klasik Batı Filosofi
Tarihçileri, Antikite’yi Batı Roma’nın düşüşü ile kapatırlar.
Biz bu süreci bir Yüzyıl daha ileriye taşıyarak Fetret
Dönemi’ni bir bütün olarak ele alacağız. Aynı Dönem’deki Grek
Düşüncesi ile Yahudilik’teki Çatallanma’yı önceki Ders’te
toplamıştık.
Anneus
Seneca
(ö. MS. 65) Ruh’un Ölümsüzlüğü’ne inanır. Doğabilim’i
bakımından Stoacılığa Yeni Değerler kazandırdı. Şu
Mektuplar’da Stoacı Düşünlelerini buluruz:
‘Ölçülü Tutkuları olmak mı, ya da hiçbir Tutkusu
olmamak mı daha İyi’dir, dersin Lucilius?.. Bizim
Stoacılar hiçbir Tutku’yu istemiyorlar.
Aristotelesciler ise Çlçülü
olmak şartıyla Kimilerine göz yumuyorlar. Ben, kendi Payıma,
bir Hastalık’tan Vucudun nasıl yararlanabileceğini
anlamıyorum. Korkma, Elinden alınmasını istemediğin hiçbir şeyi
Sen’den ayıracak değilim. Ben ancak Kötü ve Bozuk olanı alacağım
senin Elinden. Şehvet’i ve Sefihliği Sen’den alıyorum ama,
Yaşayışını Tatlı kılabilecek her şeyi Sana bırakıyorum. Onlar
Seni yöneteceği yerde, Sen onları yönet. Bütün Tutkular’ın
Doğal Kaynak’tan çıktığını bilmez değilim. Bunlar, Yaşamaya
katlanabilmek için gerekli’dir ancak, Şehvet ve Sefihlik,
yaşamaya katlanabilmek için değil, sadece kendileri için
gereklidirler. O halde Kapılarımızı bunlara kapayalım. Çünkü
Onları içeri almak Kolay’dır ama, dışarıya atmak zordur
Lucilius..’
‘Köle de ne demek oluyor Lucilius ? Şehvet
ve Oburluğun yüzünden asıl Köle Sen değil misin? Hepimiz aynı
Kök’ten, aynı Kaynak’tan gelmekteyiz. Hiç kimse başkasından
daha Soylu değildir. Evlerinin Avlusunu Ataların Resimleriyle
süsleyenler, Soylu değil, Ünlü’dürler. Herkesin bir tek Babası
vardır, o da Gök-Tanrı’dır. Parlak ya da Sönük
Basamaklar’la herkesin Kütüğü O’na çıkar. ‘
‘Sadece Namusun İyi olduğunu anlamadıkça, Mutlu
olamazsın Lucilius. Çünkü Mutlu yaşamak için Kuşku’yla
titremek gerekir. Bizi Güvene götüren tek Yol varsa, o da
bütün dış Şeyleri hor görmek ve Namusla yetinmektir. Kendini
Erdem’e değil de Talih’e bırakırsan Özgürlüğünden
olur, başkalarına Boyun eğersin. Gerçek İyiler, Us’un
verdikleridir. Çünkü onlar, Sağlam ve Sürekli’dir. Mutluluk
budur Lucilius..’
Epiktetos (MS.
50-130) Ölümsüzlüğe inanmaz, Sonsuz bir Hayatı düşünmeyi
açıkça Gülünç bulur. Eski Stoa’ya bağlı Sert bir Ahlakçı’dır.
Efendisi, Sakat Bacağını bükerek eğlenirken; yapma kırarsın,
demiş. Bacak kırılınca da, hiçbir şey olmamış gibi, soğukkanlılıkla,
-Kırarsın demedim mi,- diye mırıldanmakla yetinmiş. Bu
olay O’nun Andreia Erdemi’ne büyük bir
Düşünce Gücü’yle bağlandığını gösterir. (İnsanlar’ın, kırılan
Bacağa katlanmak yerine, o bacağı kırdırmamak gerektiğini öğrenmeleri
çağı gelmemiş).
Tek Satır yazmamıştı. Düşüncelerini, Öğrencilerinin tuttuğu
Notlar’dan öğreniyoruz. Bu Notlar’da, örneğin şöyle der:
‘Bilgelik, Elimizde olan ve olmayan şeyleri
bilmek ve ona göre davranmaktır. Elimizde olanlar
davranışlarımız, Elimizde olmayanlarsa Vucudumuzdur. Senin
olanı kendine ayır, senin olmayanın yakasını bırak. En büyük
Felaket, Ölümü Felaket sayacağız. İsteklerinin herhalde
gerçekleşmesini istiyorsan, sadece kendi Elinde olanı iste.
Her şeyin iki Kulpu vardır. Biri onu taşımaya elverişli,
öbürü değildir. Kardeşin sana bir Kötülük ederse, onu sana
Kötülük ettiği yandan alma. Çünkü o Kul onu taşımaz. Kardeşin
olduğu yandan al. Çünkü onu taşıyabilecek Kulp, bu Kulp’tur.
Yapacağın İşi ölç. O Yükü kaldırabilecek misin? Güreşçi olmak
istiyorsan, Kollarına bak. Filozof olmak istiyorsan, başkaları
kadar yemekle beraber Filozoflar kadar içmekle yetinip
yetinemeyeceğini düşün. Bugün Filozof, yarın Tefeci, öbür gün
Kayser’in Vekilharcı olamazsın. Tek bir Adam olman
gerek, İyi ya da Kötü tek adam. Bilge odur ki Kimseyi
kötülemez, Kimseyi övmez, Kimseden yakınmaz, Kimseyi suçlamaz.
O, Bütün isteklerini Kökünden söküp atmıştır. Yalan söylemek
gerektiğini her zaman ispatlarız ve her zaman Yalan söyleriz.
Gerekli olan neden Yalan söylememeli? Sorusunun karşılığını
bulmak değil, Yalan söylememektir. Doğa Yasası, her Doğan’ın
ölmesini gerektirir. O halde ölmem gerek. Ben Sonsuzluk değilim.
Nasıl Saat Gün’ün bir parçasıysa, ben de bütünün bir
Parçasıyım. Saat gelir geçer, Ben de gelir geçerim. Geçip
gitmenin biçimi hiç de önemli değildir. İster Sıtma’yla olsun,
ister Su’yla.. Görevimiz, Elimizde olanı yapmak, üst yanına
Kulak asmamaktır. Deniz Yolculuğu’na çıkacaksam Gemi’yi,
Kaptan’ı, Mevsim’i seçerim. Çünkü bunlar benim Elimdedir.
Yolda bir Fırtına koparsa umursamam, çünkü o benim elimde değildir.
Nasıl Kaptan’ı seçmek benim görevimse, Fırtına’yla uğraşmak
öylece Kaptan’ın Görevidir, o düşünsün, bana ne? ‘
İmp. Marcus Aurelius
(121-180) de,
Seneca
gibi Ruh’un Ölümsüzlüğüne inanıyor. Bir yandan da,
Epiktetos (ö. 130) gibi, sert
bir Ahlakçı’dır. Eski Stoa’nın Nefis Muhasebesi
İlkesini en iyi uyguşayanlardan biri olduğunu şu Eseriyle
gösterir: Kendime Bakışlar.
O’na göre Bizler, bir Bağ Kütüğü gibi Yemiş vermek
için yaşamaktayız. Usumuz, Bedenimiz üstünde Egemen olamayacak
kadar güçsüzleşmişse, yaşamaktan isteğimizle ayrılmalıyız.
Seneca’nın
(ö. 65) da dediği gibi, yeterince yaşamak Elimizdedir.
Marcus Aurelius şöyle
der:
‘Doğa’ya Uygun olarak yaşa ve ondan tasalanmadan
ayrıl, tıpkı olgunlaşmış bir yemiş gibi. Yemiş olgunlaşınca,
kendisini yaratmış olan Ağac’a ve Toprağa Minnet duyarak yere
düşer..’
Antikite Grek Atomculuğu’nun Güçlü Ürünü
Epikurosculuk’tur.O’nun
Büyük Ürünü de Latin Maddeciliği’nin başlıca Temsilcisi
Lukretius’dur. Maddecilik, böylelikle, Antik Grek’den
Antik Roma’ya geçmiştir. Burdan da Yüzıllar sonra Batı
Maddeciliğine temel oldu. İdealizm’e pek yakışan bir
Güçlüler Egemenliğinin Vatanı olan Roma’da, Lukretius,
Roma’nın bütün Görkemine direnen Sağlam bir Tohum gibidir.
Roma Egemenlerinin çıkarları için yararlandıkları Dinsel -gizemsel
Filosofi’nin Temsilcileri Cicero,
Seneca,
Epiktetos (ö.138) ve
Marcus Aurelius’un
Çabaları bir yanda, Lukretius, Tohumu diğer yanda. O da
Verimini sunmuştur.
Benjamin Farrington,
Epikuros’un
Tanrıları ve Roma Devleti adlı Yazısında şöyle der :
‘Epikuroscular’ın O’na karşı
duydukları taparcasına Sevgi, Cicero’nun
hoşuna gitmiyordu. Tusculenedes, MÖ.45 de
Epikurosçuluğun Roma’da
yayılışına öfkeleniyor, başka bir Filosofi’nin önerilmesini
amaçlıyordu.’
Epikuros
Maddeciliği’nin Roma’da yayılışının başlıca Etkenleri, O’nun
ilk Çeviricisi Amafinius’le Lukretius’dür.
Lukretius, Roma’da kendisinden hiç sözedilmemek Yoluyla
baltalanmıştır. Kimi İncelemeciler’e göre bu Susku, örgütlenmiş
ve Bilinçli bir Susku’dur. O’nun Kişiliği ve Hayatı üstüne bir
Bilgi kalmamış, Yazılarının çoğu kaybolmuştur. Günümüze kalan
Yazılarının birinde şöyle der:
‘Kendi Zenginliklerini arttırmak için Vatandaşlarının
Kanlarını dökerler. Cinayet üstüne Cinayet işleyerek
Zenginliklerini iki katına çıkarırlar. Kardeşlerinin Cenaze
Töreni onlar için Haz konusu, Yakınlarının Sofraları Kin Kaynağıdır’.
De Rerum Natura
Adlı Şiir’den O’nun Epikuros
Maddeciliğine Katkıları izlenir. Bu Şiir 6 Kitab’a bölünmüştür.
O’na göre Evren sürekli olarak devinen Madde’den
meydana gelmiştir. Başlangıcı ve Sonu yoktur, yaratılmamıştır
ve yokolmayacaktır, Zaman ve Uzay devinen Madde’nin dışında
var olamaz, bunlar birbirleriyle Bağıntılı’dırlar, Madde’nin
bölünebilirliği Atom’da biter, Evren’in bütün Değişik
Görüntülerinin içinde bu Atomlar vardır, Doğa’yı Açıklamada
Yaratıcı İlkeler Hayal etmek Yanlış’tır (!) ve Yalan’dır,
Sonsuz olan Evren’de Sayısız Dünyalar vardır, bu Dünyalar hep
aynı Atomsal Maddeler’den meydana gelmiştir, Devim Madde’nin
bir Özelliğidir ve hiç bir Doğadışı Varlığın Fiskesiyle
meydana gelmiş değildir, Demir gibi en Katı Cisimler’in bile
içi Sonsuz bir Devim’le devinmektedir.
‘İnsanlar’ın Gümüş ve Altın Damarları’nı izlediği,
Toprağın Derinliklerinin Demir’le araştırıldığı bu yerlerde
Scaptensula’nın Dibinden Pis Kokulu bir Soluk yayılır.
Madenciler’in Yüzleri ve Tenleri bu zararlı Soluk altında şöker.
Onların neden çabuk öldüklerini ve ne türlü Çetin bir Baskıyla
bu Uğraşıya Boyun eğdirildiklerini, Varlıklar’ın nasıl bir
Güvensizlik içinde olduğunu hiç görmediniz ya da duymadınız
mı?’
Bu Birlikteliğe dikkat etmekle Toplumsal-Ekonomik
Düşüncelerin neden Maddeciliği gerektirdiği ve Maddeciliğin
neden Toplumsal-Ekonomik Düşünceler’den Bağımsız olamayacağı
daha iyi anlaşıldığı düşünecektir 19.yy. Materyalistleri.
Lukretius,
Zorunlu olarak Filosofi’yi Toplum’un Sorunlarına bağlamıştır.
Bu Şiir’de ileri sürdüğü Ortak Kurtuluş ve
Ortak İyi Kavramları, Bireyci sayılan
Epikurosculuk’tan çok daha
Tutarlı olan, Lukterius Toplumculuğu’nu belirtir.
Lukretius bunlardan başka Doğa’ya hiç bir şeyin kumanda
etmediğini ve edemeyeceğini, Doğa’da Nesnel Yasalar’ın var
bulunduğunu ve Doğa’nın bu Yasalar’a göre geliştiğini, bu
Yasalar’ın nesnel oldukları kadar da Zorunlu bulundukları,
Düşünce’nin nesnel Gerçeğin bir Yansıması olduğu, Sevinç ve
Acı İzlenimlerinin Duyumlarımız ve Algılarımızla meydana
konduğu vb. gibi Düşünceler ileri sürdü. Lukretius’a
göre Kendiliğindenlik Evren’in oluşmasında Temel
Yasa’dır. Şöyle der:
‘Evrenin Atomlar’ın yerli yerine yerleştirilmiş
olmaları, bir Kafa’nın hazırladığı bir Plana göre olmuş değildir.(!)
Evren’in içinde bin türlü Değişime uğradıktan sonra, her Çeşit
Devinmeleri ve Birleşmeleri deneye deneye sonunda Evreni
medana getiren bir Düzen’e ulaşmışlardır.’
Demek ki bu Düzen kendiliğinden elde edilmiş, Evren
kendi kendini deneye deneye kurmuştur. Herşeyin bir Başlangıcı
ve Sonu olduğu yolundaki Diyalektik tezi şöyle dile getirir:
‘Hareketler, Varoluş’a ne kesin olarak Üstün
gelebilirler, ve ne de onu koruyabilir. Meydana gelmiş olanı
tümüyle yıkamayacakları gibi meydana getirdiklerini
koruyamazlar da. Varolma ve Yokolma arasındaki Savaş bu yüzden
Sonsuzca Eşit şartlarda sürüpgider. Yaşam, kimi Zaman burada
ve kimi Zaman orada üsttedir. Ölüm de öyle. Aydınlık Denizin
Kıyılarına ayak basan Çocuğun Hayat viyaklamaları, Ölümün
hüzün verici iniltilerine karışır. Bu iki Oluş birbirine
karışmadan hiç bir Gece’nin ardından Gündüz’ ün gelmediği gibi
hiç bir Gündüz de Gece’ye dönmemiştir.’
Demek ki Evren, Sonsuz bir Oluş içindedir.
Rousseau (1700 lü yıllar)
Lukretius’dan Toplum Sözleşmesi’nde
yararlanmıştır. Lukretius’a göre İnsanlar, birbirlerine
Zarar vermemek için bir Sözleşme’yle birbirlerine bağlıdırlar.
Adalet, Tanrısal değil, Doğal’dır. Her ikisi de
Düşünceci yapıda olmakla beraber Lukterius’un
Sözleşmesi, Rousseau’nunkinden
daha anlaşılır der Hançerlioğlu. Çünkü, ‘Rousseau’nun
Sözleşmesi bir Uzun düşünüp taşınma sonunda Bilinçle
gerçekleştirilmiştir, Lukterius’unki ise Doğal ve
Eylemsel’dir.’
Epikuroscu
Ataraxia, Lukretius’un Dizeleinde şöyle dile
gelir :
‘Doğa’nın ne dediğini duymuyor musunuz? Beden için
Acı’dan Uzak, Tin için Tasasız olmaktan başka bir
İsteği var mı ki? Acı’yı dindirebilen, Tasa’yı yokedebilen her
şey ona Sevinç verir. Doğa, Doğa olarak, bundan başka bir şey
istemez. Eğer bizim Evimizde Ellerinde Gece’yi aydınlatmak
için Meşaleler tutan Heykeller yoksa, her yanı Gümüş’le
ışıldamıyor ve Altın’la parıldamıyorsa, Gitar Sesleri
Duvarlarını çınlatmıyorsa ne çıkar, bir Akarsu boyunda, bir
Ağacın Dalları altında, Dostların arasında, taze Çimenler’in
üstünde uzanarak, Kolayca ve Mastafsızca, kendimizi
dinçleştirebilmek, hele Hava Bize gülümsüyorsa ne Mevsim yelik
Otların arasına Çiçekler serpiştirmişse... bize yerer.’
Lucius Paeutus Thrasea
???- 066
Romalı Düşünür. Stoacı’ydı. Karısı Arria da
Stoacı bir Düşünür’dü.
Tacitus (ö. 120)
Annals’lerinde O’nun hakkında Bilgi verir.
Claudius Drusus Neron’a (37-68) karşı
çıktığından Senato tarafından Bilekleri kesilerek Ölüm’e
Makkum edilmiş bir Senator’du. 56 da Konsül olmuştu.
Helvidius Priscus
???-075
Romalı Düşünür.. Stoacı’dır. Liberal’di.
Tacitus (ö. 120)
Kişiliği hakkında bir takım Bilgiler verirlerse de
Eserlerinden söz etmez.
İmparator Vespansianus tarafından öldürüldü.
Lucisu Annaeus Cornutus= Phurnutus
020-068
Romalı Düşünür. Kimi sözlüklerde Phurnutus yazılır.
Stoacı’dır. Afrika’da doğdu. Azatlı bir Köle’ydi. Grek Asıllı
olmalı.
Rma’da verdiği Dersler çok övüldü.
Eserlerini Grekçe yazdı. Eserlerinde Stoacılığın başka
yerlerde rastlanmayan Metin Parçaları vardır.
Gaius Secundus Plinius
023-079
Romalı Doğabilgini..
Romalı yazar ve hukukçu Küçük Plinius (62-114) den
ayırmak için de Büyük Plinius de denir.
Eserleri :
37 Ciltlik Naturalis Historia (Doğa Tarihi )
nin Yazarı.. Bu Eser 2000 i Aşkın Eserin Özetidir ve Değerli
Bilgiler’i kapsar.
Bu Eser Fransızca’ya Historie de la Nature Adıyla
çevrilip yayınlandı.
Eser Roma Ekonomisi ve Tarımı üstünde de Bilgiler verir.
Marcus Fabius Quintilianus
030-100
Romalı Düşünür. Ünlü bir Hatip, Söylevcilik
Kuramcısı..
Pedagoji açısından da önem verilen 12 Ciltlik De
Institutiıne Oratoria (Bir Hatipin yetişmesi üstüne ) adlı
Eseriyle ünlüdür. Bu Eserinde Bebeklik’ten başlayarak bir
Hatibi yetiştirmek için neler yapılması gerektiğini anlatır.
İlk kez ele alınmış bir Eğitim Proğramı olması açısından
önemlidir.
Vespasianus Augustus
01 ?- 079
Titus Vespasianus Augustus
039-MS 81
Titus Flavius Vespasianus da denir. 30 Aralık
39 da doğdu. 13 Eylul 81 de öldü. 79-81 arasında Roma
İmparatoruydu. Tahta çıkmadan önce Kudüs Fatihi olarak ünlenmiş,
kısa süren Hükümdarlık Dönemi’nde Cömertlikle Romalıların
Sevgisini kazandı denir.
İmparator Vespasianus’un Oğluydu. Britanya ve
Germanias Etaletleri’nde Görev yaptıktan sonra Yahuda’da
Babasına bağlı bir Leyyon’un Başına geçti (67). Neron’un
Ölümünden sonra (68), Babasının İmparator olmasında Önemli Rol
oynadı. Kendisi de Yahudiler’le savaşan Ordusunun başına
getirildi. 1 Milyon Yahudi’nin Ölümüyle sonuçlandığı söylenen
bir Sefer’in sonunda Kudüs’ü ele geçirdi. Roma Forumu’nun
Girişinde Bugün de görülebilen Titus Takı
(81) Kudüs’ün İşgalinin anısına dikilmişti.
71’de Roma’ya dönen Titus, Praetoria Muhafız
Alayı’nın komutasını üstlendi. Ardından İmparator’a ya da
Varisine verilen Tribunus Unvanını alarak Babasına
Danışmanlık yapmaya başladı. 73’deki Sansür uygulamasında Rol
oynadı. II.Herodes Agrippa’nın Kardeşi
Berenike’yle İlişkisi, bir Doğuluyla Evliliği Hoş
karşılamayan ve henüz Kleopatra’yı unutmamış olan
Romalılar’dan Tepki görmesine neden oldu.
79’da İmparator Ailesi’ne yönelik bir Komplo’yu açığa
çıkaran Titus, 23 Haziran’da Babasının Ölümü üzerine
Taht’a çıktı. Aynı Yıl Vezüv’ün püskürmesiyle Lavlar altında
kalan Pompei, Herculaneum ve Stabia’ya Yardım
gönderdi. 80’deki Yangın’dan sonra Roma’yı yeniden inşa
ettirdi. Yapımına Babasının Döneminde başlanan Flavius
Amfitiyatrosu’nun (Colosseum) Yapımını
tamamlattı ve 100 Gün’den çok süren Görkemli Şenlikler’le
Açılışını yaptı.
Nerva Caesar Augustus
030-098
Asıl Adı Marcus Cocceius Nerva dır. MS 96-98
arasında Roma İmparatoru’ydu. ‘5 İyi İmparator’ olarak Bilinen
İmparatorlar’ın İlkiydi. Bir çok Senator yetiştirmiş Seçkin
bir Aile’den geliyordu.
71 ve 90 da 2 kez Konsül seçildi. İmp.Domitianus’un
öldürülmesi üzerine İmparator oldu. Domitianus Dönemi’nde
izlenen başlıca Politikalar Nerva’nın Taht’a çıkmasıyla
birlikte son buldu. Nerva’nın Hükümdarlığı sırasında
İtalya’da bir Tarım Reformu ve Roma Tarihi’nin son Lex
populis’si (Halk Yasası) yürürlüğe kondu. Nerva
tarafından kurulduğuna inanılan Alimenta Sisteminin ise
gerçekte, Traianus’un Hükümdarlığı sırasında ortaya çıktığı
sanılır. Nerva, Marcus Ulpius Traianus’u
Evlat edinerek (97) Ardılı İlan etti.
Ocak 98’de öldü.
Baussusau Fidius
7.Saat
Romalı Düşünür..
Epikuroscu’dur.
Seneca (ö.65) O’nu bir
Mektubunda över. Hayatı üstüne başka Bilgi yok.
Catius
7.Saat
Romalı Düşünür.
Epikuros’u
(ö.138) Romalılar’a tanıtanlardan’dır. Gaiaus Lulius
Caeser’ı (MÖ 100-44) öldürenlerden biri.
Chaeremon
7.Saat
Romalı Düşünür. Stoacı.
Suidas ve Porphyrius’den öğrenildiğine
göre, Neron’un (ö. MS 68) Eğitmenlerinden’di.
İskenderiye’de bir Felsefe Okulu kurdu.
Lucius Columella
7.Saat
Romalı Düşünür.
Cato
ve Varro’yla birlikte Tarım üstüne düşünmüş 3
Romalı’dan biridir.
Eserleri:
-De re Rustica (Tarım üstüne), 12 Kitap’tan meydana
gelen Eseri Tarım alanında ilginçtir. Vergilius’ü
Taklit ederek yazılan bu Manzum Eser’de, Tarım’ın Roma
Uygarlığı’nın temeli olduğunu söyler.
Musonius Rufus
7.Saat
Romalı Düşünür..
Stoacılığı Roma’ya sokanlardandır. Roma’da Ünlü bir Okulu
vardı.
Stoacı Epiktetos’unkine (ö.138) benzer bir
Öğreti geliştirdi. ‘Bütün İnsanlar’ın Hasta olduklarını,
onların ancak Filosofi’yle sağıtılabileceklerini ileri sürdü.
O’na göre Filozof ve İyi İnsan
terimleri anlamdaştır.
Eserleri:
O’ndan Günümüze ancak birkaç Parça kaldı. Bu Parçalar
G.H. Moser tarafından toplanarak yayınlandı.
Trogus Pompeius
7.Saat
Romalı Tarihçi.
Makedonya Tarihi’ni temel alan Philippos Tarihleri
adlı bir Dünya Tarihi yazdı. Bu Eser’den ancak Justinus
tarafından yapılmış bir Özet Bugüne kaldı.
Verrius Flaccus
7.Saat
Romalı Düşünür.. Köle’ydi..
Bir Filosofi Okulu açtı. Çok sayıda Eserinden bugüne
ancak 8.Saat’te Festus’un kısaltarak aktardığı De
verborum Significatu adlı bir Gramer Kitabı kaldı.
1770 de bulunan ve çok önemli bir Takvim olan
Fasti Praenestiane de O’na mal edilir.
Küçük Plinius
062-114
Romalı Yazar ve Hukukçu
Caius Tranquillus Suetonius
069-126
Latin Düşünürü.
De Vitae Caeserum (Sezarların Hayatı ) Adlı
Eseriyle ünlüdür. Günümüze gelebilen bu Eser’de, Roma
İmparatorları’nın Hayatlarını anlattı.
Soylular’dan yanaydı. Kimi Parçaları bugüne gelebilen
De Viris Illustribus (Ünlü Kişiler ) adlı Eseri Tarih
açısından Önemli sayılıyor.
Caesar Titus Aelius Hadrianus Antoninus Augustus Pius
086-161
Asıl Adı Titus Aurelius Fulvius Boionius Aprius
Antoninus du. 19 Eylul 86 da Lanuvium, Latium da doğdu.
138-161 arasında Roma İmparatoru’ydu. Ilımlı ve
Basiretli bir Tutumla hüküm sürdü. İmparatorluğa 84 Yıllık
(96-180) bir İç Barış ve Refah Dönemi yaşatam ‘5 İyi
İmparator’un 4.südür.
Galya Kölenli bir Aile’den geliyordu. Babası ve
Dedeleri de Konsül’dü. 129’de Konsül olarak Görev yaptıktan
sonra, İmparator Hadrianus tarafından İtalya’da Adli
Yönetim’e Yardım etmekle görevlendirildi. Asya Eyaletini
yönetti (134). Daha sonra İmparator’un Danışmanı oldu.
Hadrianus, 138’de Antoninus’u Evlat edinerek Varisi
yaptı. Ayrıca daha sonra her ikisi de İmparator olan Marcus
Aurelius ve Lucius Verus’u da Antoninus’a
Varis atadı. Antoninus, başa geçtikten sonra Senato’yu
Hadrianus’a Geleneksel Kutsal Şeref Unvanları vermeye
ikna etti. Bu Davranışı ve belki başka benzeri Hareketleri
nedeniyle Antoninus’a Senato tarafından Pius
(Değerbilir) Adı verildi. 140 sonlarında ya da 141 Başlarında
Karısı Faustina ölünce, onun Anısına Yoksul Kız
Çocukları için bir Yardım Kurumu olan Puellae
Faustinianae’yi kurdu. 100 lü Yıllar Kaynaklarında
Antoninus’la İlgili kayırlar çok azdır. 23 Yıllık
Hükümdarlığı sırasında pek az sarsıcı Olay olduğu kesindir. Bu
Dönem’de Roma’nın sınırını Hadrianus Duvarı’nın 160 km
Kuzeyine kadar genişletmek için 142’de bir Set’e Antoninus
Duvarı Adı verildi. Buraya Askeri Birlikler yetleştirildi.
58.5 km uzunluğundaydı. Ayrıca Mauretania, Germania, Dacia ve
Mısır’da Patlak veren Ayaklanmalar da Antoninus’un
Orduları tarafından Denetim altına alınmıştır.
Hatip Aelius Aristides’in 143-144’te
yazdığı Ünlü Methiye, Antoninus Dönemi’nde
Halkın Çoğunluğunun durumundan Hoşnut olduğunu dile
getirir.Antoninus’un Ölümünden sonra İmparatorluk, Düşman
Kabilelerin istilasına uğramış ve bunu İç Karışıklıklar Dönemi
izlemiştir.
7 Mart 161’de, Lorium, Etruria’da öldü.
Amafanius
100 lü yıllar
Latin Düşünürü..
Epikurosçuluğu
Roma’da yaydı. Adı ve Kişiliği Cicero’un
Eserlerinden öğrenildi.
Baussusau
100 lü yıllar
Roma’lı Düşünür.. Gnostikler’dendir.
İsa’nın
İnsanlığı ve Ölüm’den sonra Dirilme gibi Hristiyan
İnançları’yla savaştı.
Grek Alfabesi’ndeki Sırlar, Yıldızlar’ın İnsan
Kaderine etkisi gibi Mistik onularla ilgilenir.
Claudius Maximus
100 lü yıllar
Romalı Düşünür..
Stoacı İmparator Marcus
Aurelius’un (ö.180) Öğretmeni’ydi. O’na
Stoacılığı öğretti.
Lucius Apuleius
125-180
Latin Düşünürü..
Platoncu’dur.
Mistik yapıdadır. Gizli Bilimler’le uğraşması ve Büyücülük
ettiği yolundaki Suçlamalar’a karşı Savunmalarıyla ünlüdür.
Tanrı’nın Doğa’ya karışmasını imkansız gördü. O’nu ünlendiren
Altın Eşek adlı Romanıdır.
Eserleri 100 lü Yıllar’ın Mistikliği üstüne sağlam
birer Kaynak sayılır. Başlıca Eserleri:
-Bütün Eserlerinin Toplu-basımı,
-Oeuvres Apulee,
-De Platone et eius dogmate,
-De Deo Socratis,
-Metamorphoses, Altın Eşek adıyla anılan 11
Kitaplık Roman
-Pro se de Magia, Apologia adıyla anılır,
Büyücülük suçlamalarına karşı savunmalarını kapsar.
-De Mundo, Uzun süre
Aristoteles’in sanıldı.
Quintus Septimus Florens Tertullianus
155-220
Kartacalı Teolog. Ünlü Patristik.
Roma’da okudu ve yaşadı. Bilim Düşmanlığıyla ünlüdür.
‘Credo quia absurdum est’ (Saçma olduğu için
inanıyorum) der. O’na göre Filosofi yapmak, Hristiyan
Dogmalarını açıklamak ve bunların doğruluğunu tanıtlamak
demektir.
Hristiyan Filosofisi’nin Patristiklerce oluşturulan
1.Dönemi’min Düşünürlerindendir. Latin Patristiği’ndendir.
Latince Hristiyan Edebiyatı’nı O başlattı. Grek Filosofisi’ne
saldırdı ve kıyasıya savaştı.
O’na göre Tanrı Sırlarını araştırmaya kalkmak
Tanrı’ya en büyük Saygısızlık’tı. Bundan dolayı Dini Dogmalar
Absurdum (Saçma, akıl almaz ) olduğu için ve özellikle
de bundan ötürü onlara inanmak gerekir. Çünkü O’na göre
İman, İnsan Usu’nun Tanrı önünde kendini alçaltması,
hiçleştirmesi demektir.
Eserleri:
-Ad Martyres, Şehitlere övgü,
-Adversus Marcionem, Marciona’ karşı,
-De Exhortatione, İffetin Teşviki üstüne,
-De Monogamie, Tekeşlikik üzerine,
-De Praescriptione Haereticorum,
Sapkınlıklarla mücadele yolları,
-De Pudicita, Terbiye Üstüne,
Caesar Marcus Aurelius Commodus Antoninus Augustus
161-192
180’e kadar Lucius Aelius Aurelius dur Asıl
Adı. 31 Ağustos 161 de Lanuvium, Latium’da doğdu. 177-192
arasında Roma İmparatoru’ydu. Acımasız ve Kötü Yönetimiyle,
İmparatorluğun 84 Yıllık İstikrar ve Refah Dönemi’ni sona
erdiren İç Kargaşa’ya yol açtı.
177’de Babası İmp.Marcus
Aurelius’a Ortak-Hükümdar ve Varis ilan edildi.
Marcus’un Tuna boyunca, İstilacı Germen Kabilelerine karşı
açtığı Sefere katıldı. Ama onun Ölümünden (Mart 180) sonra
kısa sürede Germenler’le uzlaştı.
Tek Başına İmparatorluğun başına geçtikten sonra
adını Marcus Auerlius Commodus Antoninus olarak
değiştirdi. 182’de Kız Kardeşi Lucilla bir Grup
Senatör’le birlikte Commodus’a karşı Suikast
Girişiminde bulundu. Girişim Başarısızlıkla sonuçlandı ve
Commodus önde gelen Bazı Senatörleri öldürterek buna
Karşılık verdi. Bundan sonra Yönetimi giderek daha çok
keyfileşti ve bozuldu. 186’da Ordu’yu yatıştırmak için
Baştemsilcisini İdam ettirdi. 3 Yıl sonra da onun yerine geçen
Temsilci’nin ayaklanan bir Kalabalık tarafından öldürülmesine
İzin verdi. Daha sonra Siyasal Nufuz, İmparatorun Gözdesinin
ve İki Danışmanının Ellerine geçti. Bu arada Commodus
aklını yitirmeye başladı. Roma’ya Commodus’un
Kolonisi (Colonia Commodiana) diye Yeni bir Ad verdi ve
kendisimi Tanrı Herakles sanarak Arena’ya girip
Gladyatör gibi dövüşmeye kalkıştı. 1 Ocak 193’de Konsüllüğü
üstleneceğini ilan edince Halk öfkeye kapıldı. Bu Tarih’ten 1
Gün önce Danışmanları Onu Şampiyon bir Güreşçi’ye boğdurttular.
Durumdan memnun olan Senato, Roma Valisi Publius
Helvius Pertinax’ı İmparator İlan etti. Ama
İmparatorluk hızla İç Savaş’a sürüklendi.
31 Aralık 192’de öldü.
Sabellius
200 lü yıllar
Roma’lı Teolog.
Teslis’i reddetiğinden Afaroz edildi.
257 e doğru Öğretisini Roma’da yaymaya başladı.
Fr.Sabellianisme denen Öğreti, Uzun Yıllar
taraftarlarınca sürdürüldü.
Tiberius Claudius Herodes Atticus
200 lü yıllar
Roma’lı Düşünür..
O’ndan Philostrates O’nu över.
Constantius Clorus
2 ??-306
Lat.Aurelius Valerius Constantius. Chlorus
ise Solgun demek.
305 Yazı’nda Eboracum,Britanya’da öldü.
İmp.Diocletianus’un Terrarchia’sında 283-305
arasında ‘Caesar’, 305-306’da ise ‘Caesar augustus’
olarak yer aldı.
İllyria Kökenli’ydi. Seçkin bir Askeri Hizmet Dönemi
sonunda Dalmaçya Valisi oldu. 289’da Karısı Helena (Büyük
Constantinus’un Annesi) ile ilişkisini keserek İmp.Maximianus’un
Üvey kızı Theodora ile evlendi. Maximianus 4 Yıl
sonra Constantius’u Evlat edindi. Kendi ‘Caesar’lığına
atadı. İkisi, Diocletianus ve onun ‘Caesar’ı
Galerius’la birlikte Dörtlü Yönetimi oluşturdular.
Galya Yöneticiliğine getirilen Constantius,
Britanya’yı ele geçirmiş olan Marcus Aurelius
Carausius’u sindirmekle görevlendirildi. 293’de
Carasius’un Anakara’daki Üssü Gesoriacum’u (bugünkü Boulogne/Fransa)
aldı. 3 Yıl sonra Britanya’yı istila etti. Carausius’u öldürüp
onun yerine geçmiş olan Allectus’u yenerek öldürdü.
Bundan sonra Constantius Sınırları’ndaki Savunma’yı
güçlendirmeye girişti. Frank ve Sakson Korsanlığına karşı Sert
Önlemler aldı. 298’de Galya’da Alamanlar’ı yendi.
Diocletianus’un Hristiyanlar’a karşı çıkardığı Fermanları
(303) bilerek Gevşek bir Biçimde uyguladı.. Bazı Kiliseleri
yıktıysa da İnananlar’a dokunmadı. Diocletianus ve
Maximianus 1 Mayıs 305’de yönetimi bırakınca
Constantius Batı Roma’nın en Kıdemli İmparatoru oldu.
Ertesi yıl öldü ve onun Ordusu, Constantinus’u
İmparator ilan etti.
Ambrosius Aurelius Theodorius Macrobius
300 lü yıllar
Romalı Düşünür..
Afrika’da Nümidia’da doğduğu sanılır. İmparator Genç
Theodos Çağı’nda yaşadı.
Başta Cicero (ö. MÖ
43) olmak üzere birçok Latin Yazarı’nın kaybolmuş Parçaları O’nun
Eserinden öğrenilir.
Eserleri:
-Saturnalia adlı 7 Bölümlük Eseri Roma Gelenek ve
Törenleri üstünde Değerli Bilgiler veren bir Ansiklopedi’ye
benzetilir.
Arnobius
300 lü yıllar
Latin Düşünürü..
Pagan iken Hristiyan İlahiyatcısı oldu.
Blaise Pascal’in
ünlü bahse girme (Pari) Kanıtın ilk Savunucularındandır.
Eserlerinin Toplubasımı yapıldı.
Chalcidius
300 lü yıllar
Romalı Düşünür..
Yeni-Platoncu’ydu. Platon
(ö. MÖ 347) üzerine yazdığı önem verilen Eseri 3 kez
yayınlandı.
Flavius Sallustius
300 lü yıllar
Romalı Düşünür.. Filozof adıyla anılır.
363 de Konsül oldu ve Galya Valisi..
Eserleri :
-Peri Theon Kai Kosmu (Tanrılar ve Evren
Üstüne) adlı Eserin Yazarı Yeni-Platoncu
ve uzun süre Grek olduğu sanılan ve Adı Sallustios
olarak anılan Düşünür’le aynı kişi olduğu kabul edilmiştir.
Nemesius
300 lü yıllar
Latin Düşünürü..
Emesus (Humus) da Piskopos’tu.
Deneysel Ruhbilim’in Tohumlarını içeren De Natura Hominis
(İnsan Doğası Üstüne) adlı Eseriyle ünlendi. Eser o Çağın
Hristiyan Filosofisi’ni kapsamaktaydı. Çeşitli Dillere çevrisi
yapıldı.
Nonius Marcellus
300 lü yıllar
Latin Düşünürü..
Ünlü Dilbilimci.. Aristotelesci.
Eserleri :
-De Compendiosa Doctrina per Litteras eseri
Antikçağ’da yaşamış özellikle Ozanları ve o Çağa özgü Çeşitli
Bilgileri kapsaması bakımından Değerli bir Kaynak’tır.
Caius Marius Victorinus
300-382
Romalı Düşünür.
Afrikalı bir Hristiyan. Yeni-Platoncu’ydu.
Roma’da Belagat Öğretmenliği yaptı. Çağının en güzel
konuşan Adamı olarak Traianus Forumu’na Heykeli dikildi.
Eserleri:
Dilbilimci olarak Ars Grammatica (Dilbilgisi
Sanatı) ve Liber de Definitionibus (Tabrılar Kitabı) ,
4 Ciltlik Felsefi görüşlerini anlattığı Adversus Arium
(Arius’a Karşı) O’nundur.
Flavius I.Valentinianus,
321-375
321’de doğdu.
364-375 arasında Roma İmparatoru’ydu. Germenler’in
İşgaline karşı Batı Roma Sınırlarını Başarı’yla savundu.
Orta Avrupa’daki Pannoia’da Görevli bir Subay’ın Oğlu’ydu.
Kendisi de Ordu’ya katıldıktan sonra Babasıyla birlikte
Afrika’da bulundu. Bazı Kaynaklar’a göre İmparator
Iulianus’un (Kâfir ; hd.361-363) Ordusu’nda Görevliyken
Hristiyanlığı reddetmekten kaçındığı için Gözden düştü.
Bununla birlikte İulianus’un 363’teki Pers Seferi’ne
katıldı ve onun Ardılı Iovianus tarafından Terfi
ettirildi. Iovianus, 17 Şubat 364’de ölünce Ordu
Komutanları Valentinianus’u Nikaia’da İmparator İlan
ettler. Valentinianus 28 Mart’ta Kardeşi Valens’i
Ortak Hükümdarlığa getirdi ve kendisi Batı’da kalırken
Kardeşini Doğu’yu yönetmekle görevlendirdi.
Valentinianus tükenmek bilmez bir Enerjiyle
İmparatorluğun Sınırlarını savundu. Ocak 365’de Galya’daki
Komutanları Yenilgi’ye uğratınca Valentiniasnus
Hareketi yürütmek üzere Ekim’de Paris’e yerleşti.
Komutanlarından İovianus Germenler’i 3 Kez Yenilgi’ye
uğrattı. Durocatalaunum’daki (Bugün Chalons-sur Marne, Fransa)
3.Savaş’ta Iovianus Alamanlar’a Büyük Kayıp verdirdi.
Böylelikle Galya Yıllarca saldırılardan korundu.
Valentinianus, 9.Yaşındaki oğlu Gratianus’un
kendisinden sonra İmaparator olmasını güvence altına almak
amacıyla Ağustos 367’de onu Ortak İmparatorluğa getirdi. 2 Ay
sonra Trier’e yerleşti. Ren Irmağı kıyısında karmaşık bir
Savuma Sistemi kurmaya çalıştı. Kuvadlar 375’te Pannania’yı
İşgal edince Sirmium’a (Bugün Sremska Mitrovica, Yugoslavya)
gitti ve kısa süre sonra burada öldü.
17 Kasım 375’de Brigetio, Aşağı Pannonia’da öldü.
Ammien Marcellin
330-400
Roma’lı Düşünür..
Tarih Araştırmalarıyla Ünlü. Engels
Ailenin Kökeni nde onun sözünü eder.
Saint Ambrosius
333-397
Latin Düşünürü...
Teolog. Ünlü Kilise Pederlerindendi.
Filosofisinden çok, Augustinus’u Vaftiziyle
Ünlü’dür. Stoa Ahlakı’nı savundu.
Eserleri:
-Hexaemeron,
-De officiis ministrorum,
Saint Jeromius
345-420
Hristiyan Düşünürü...
Renkli ve kendine özgü Kişiliğiyle çok sevilmiş bir Aziz’di. 5
Yıl Suriye Çölleri’nde Tariki Dünya olarak yaşadı. Daha
önce Roma’da Kadınlar’la bir hayli Çapkınlık ettiğinden
Çöl’deki Hayatını ‘Gözyaşları ve iniltiler’le dolu bir
Pişmanlık durumu’ olarak niteler. Her şeyini terkettiği halde
Kitaplarını bırakamadı, onları da Çöl’e götürdü.
Cicero’yu (ö. MÖ 43), Virgilius’ü,
Horatius’ü, Ovidius’ü vb. okumadan edemiyordu.
Kendisi gibi tariki- dünya olması için inandırdığı
Kızlar’dan birinin Annesine şöyle der:
‘Kızınız bir Asker’in değil de, Kral’ın (İsa’nın)
Karısı olduğu için mi ona kızıyorsunuz? Oysa size çok Yüksek
bir onur bağışladı. Siz şimdi Tanrı’nın kaynanasısınız’.
Cicero’yu okuduğu için Rüyasında
gördüğü Tanrı tarafından azarlandığını da anlatır. Tanrı O’na,
‘Sen kimsin?’ diye sormuş, o da ‘bir Hristiyan’ım’
karşılığını vermiş, Tanrı kızmış ve ‘Yalan söylüyorsun!’ diye
bağırmış, ‘Sen bir Hristiyan değil, bir
Ciceroncu’sun.’ Gerçekten de
öyleydi.
Hristiyanlar, İbranice Bible Metinlerinin sonradan Yahudilerce
bozulduğunu (özellikle de İsa’nın
Gelişini önceden belirten Metinler’in çıkardığını )
söylüyorlardı. Jeromius, Yahudi Metinlerin doğru olduğunu
kabul ediyordu.
Katolik Kilisesi’nce kabul edilen İncil’in resmi Latince’ye
çevirisini yaptı. Çeviri üstünde pek çok Tartışmalar olduysa
da Saint Augustinus’un
desdeğiyle Çevirisi kabul edildi.
‘Bu Çeviri’de herhangi bir şeye itirazı olan varsa Yahudiler’e
sorsun’ der Jeromius.
Flavius Gratiaunus Augustus,
359-383
Sirmium (Sremska Mitrovica),Pannonia’da doğdu.367-383
arasında Roma İmaparato’ruydu. Hükümdarlığının ilk Bölümü’nde
Taht’ı Babası I.Valentiniamus ve amcası Valens’le
(hd 364-378) paylaştı.
Valentinianus, Gratianus’u 8 Yaşında ‘Augustus’
ilan ederek Tahtı’ın kendisinden sonra Barışçıl biçimde El değiştirmesini
sağlamaya çalıştı. Grat,anus’un eğitilmesi Görevi Şair
Ausonius’a verildi. Valentinianus’un Ölümü (17
Kasım 375) üzerine Gratianus Batı’nın Tek Hükümdarı olarak
atandı. Ama kısa süre sonra, Aquincum’daki (Budapeşte
yakınları) Birlikler Dört Buçuk yaşındaki Üvey kardeşini
II.Valentinianus olarak İmparator İaln ettiler.
Gratianus, Ausonius’un etkisiyle Yönetimie Ilımlı
bir Yön vermeye çalıştı. Hükümdarlık Süresi’nin çoğunu
Galya’da, Ren’in Ötesinden İstilalar düzenleyen Kabileleri
püskürtmeye çalışarak geçirdi. 378’de Adrianopolis’te
Gotlar’la yapılan ve Felaletle sonuçlanan Savaş’a katılmakta
çok geç kaldı. Bu çatışmada öldürülen Valens’in yerine Doğu’nun
İmparatoru olarak Theodosius’u atadı (379). 383’de Magnus
Maximus’un İngiltere’de İmparator ilan edildiğini
duyunca onu engellemek için hızla Galya’ya gitti. Birlikleri
kendisini yalnız bırakınca da Alpler’in ötesine kaçmaya
çalıştı. Ama Lugdunum’da ona ihanet eden Andragathius
tarafından öldürüldü.25 Ağustos 383’de Lugdunum(Lyon),
Lugdunensis’de öldü.
Gratianus Hükümdarlığınım son Dönemleri’nde
Aziz Ambrosius’tan büyük ölçüde etkilendi.
Hristiyan Kilisesi’ne saygı gereği olarak, kendi unvanından
pontifex maximus (En Yüksek Rahip) Sözcüklerini kaldıran
ilk Roma Hükümdarı oldu. Ayrıca Roma’daki Senato’dan
Paganların ‘Zafer’ heykelinin kaldırılmasını emredtti.
Q.Aurelius Symmachus’un Yönetimi’nde
Senatörler’den oluşan bir Elçiler Topluluğu bu emrini geri
alması için Gratianus’u ikna etmeyi başardı.
Flavius II.Valentinianus,
371-392
371 de Treveri,Belgica’da doğdu.
375-392 arasında Roma İmparatoru’ydu.
I.Valentinianus ile 2. Karısı Iustiba’nın
Oğlu’ydu.4 Yaşında, Babasının Ölümü’nden 5 Gün sonra 22 Kasım
375’de Aquincum’da (Bugün Budapeşte) İmparator ilan eildi. Bu,
Ortak İmparatorlar’dan Valens ile Gratinianus
daha sonra Valentinianus’u tanıyarak İtalya, Afrika ve
Illyricum’8 (Annesi aracılığıyla) yönetmesine İzin verdiler.
383’te Taht’ı Zorla ele geçiren Magnus Maximus,
Gratianus’u öldürterek 387’de İtalya’yı işgal etti.
Valentinianus’un Annesiyle birlikte Yeni Doğu İmparatoru
I.Theodosius’un Denetimindeki Thessaslonike’ye kaçtı.
388’de Maximus’un Theodosius tarafından Taht’tan
indirilmesinden sonra, Valentinianus Yeniden Yönetimi
ele aldı. Ama Genç İmparator 392’de Viyana’daki Sarayında Ölü
bulundu. Valentiniaunus’un Galya Yönetimi’nden uzaklaştırmaya
çalıştığı Arbogastes’in Adamları tarafından çldürüldüğü
sanılıyor.
15 Mayıs 392’de Viyana, Lugdunenis’de öldü.
Flavius Honorius
384-423
9 Eylul 384’de doğdu.15 Ağustos 423 de öldü. 393-423
arasında Batı Roma İmparatoruydu.
İmparatorluğun Büyük Bölümü’nün İstilacı Kavimler’in
saldırısına uğradığı, Roma’nın Vizigotlarca yağmalandığı bir
Dönem’de hüküm sürdü. I.Theodosius’la (hd. 379-395)
Aelia Flacilla’nın Küçük oğlu olan Honorius 23 Ocak
393’de Theodosius’dan ‘Augustus’ Unvanını aldı.
Babasının Ölümü (17 Ocak 395) üzerine daha 10 Yaşındayken Batı
Roma’nın tek Hükümdarı oldu. Kardeşi Arcadius’da Doğu
Roma İmparatoru olarak Hüküm sürüyordu.
Honorius’un Hükümdarlığının İlk Yarısında
İktidar Ünlü Komutan Flavius Stilicho’nun
Elindeydi. Honorius 398’de Stilicho’nun Kızı
Maria’yla, Maria’nın Ölümü üzerine de onun
Kızkardeşi Thermantia’yla evlendi. Ama Stilicho
İhanet kuşkusuyla Ağustos 408’de İdam edilince bu Evliliğe son
verdi.
Honorius’un Saltanatının İlk Yıllarında
Vandallar, Alanlar ve Suevler Galya’yı yağmaladılar (406).
Oradan İspanya’ya geçtiler. İmparatorluğun savunması çok
kötüleşince Honorius 410’da Britanya Kentlerini, Kabile
Saldırıları karşısında Roma Kuvvetlerine güvenemeyecekleri
konusunda uyardı. Alaric Komutasındaki Vizigotlar Ağustos
410’da Roma’yı işgal ettiler. Honorius Ravenna’ya kaçtı. Sadık
Komutanlar’ın Priscus Attalus, Maximus ve Iovinus
gibi Ayaklanmacıları ezmelerini onları izledi. Britanya’da
İmparatorluğunu ilan eden Flavius Claudius Constantinus,
Honorius’un Ordu Komutanı Constantius karşısında
ağır bir Yenilgi’ye uğradı. Constantius, Honorius
tarafından ortak İmparator ilan edilmesinden birkaç Ay sonra
421’de öldü. Constantius’un Oğlu III.Valentinianus
Batı Roma İmparatoru olarak Honorius’un yerini aldı.
Honorius, Roma İmparatorlarının en
Güçsüzlerinden biriydi. Siyasete karıştığı zaman, yaptıkları
çoğu kez Felaket’le sonuçlandı. Örneğin 410’dan önce Alaric’in
önerdiği Şartları inatla reddetmek yerine daha Esnek
davransaydı, Roma Got işgaline uğramayabilirdi, denir.
Salvianus
390-484
Latin Düşünürü...
Tanrı’nın Dünya’yı çok iyi yönettiğini savunmakla
ünlü Teolog. Bu Tezini De Gubernatione Die (Tanrılık
Yönetim Üstüne ) alı 8 Ciltlik Eserinde işler.
Martianus Capella
400 lü yıllar
Latin Düşünürü..
Afrika Asıllı. Skolastiğin ilk Evresinde Quadrium Ders
Kitapları başlıca Kaynak’tı.
-De Noptiis Mercurii et Philogiae (Merkür’le
Filoloji’nin Düğünü) adlı Eseri ilginç bir Ansiklopedidir.
Sokalastikler O’nun Eserlerinden yararlandılar.
III.Valentinianus, Flavius Placidius
419-455
2 Temmuz 419 da Ravenna’da doğdu. 425-455 arasında
Roma İmparatoru’ydu.
421 de III.Constantius adıyla Hüküm süren
Flavius Constantius ile Galla Placidia’nın
Oğlu’ydu. Amcası İmparator Honorius’un 423’de
ölmesinden sonra 2 Yıl boyunca Taht’ı Zorla ele geçiren
Johannes Hüküm dürdü. Daha sonra 437’de kadar
Valentinianus’un Annesi Placidia Batı’yı Oğlu’nun adına
yönetti. Ama bu Dönem’in Son Yılları’nda Gerçek İktidar Gücü
Patriciler’den Aetius’un Eline geçti. O
Yıllar’ın en Önemli Siyasal Olayı 429’da Vandallar’ın
Afrika’ya çıkmasıydı. Vandallar 10 Yıl Sonra Valentinianus’un
buradaki Yönetimine son verdiler.
29 Ekim 437’de Valentinianus Doğu Roma İmparatoru
II.Theodosius’la (408-450) Eudokia’nın Kızı olan
Licinia Eudoxia’yle evlendi. 444’te Papa I.Leo’yla
(Büyük) birlikte Roma Piskoposuna Yerel Kiliseler karşısında
Üstünlük tanıyan Ünlü Novel 17 Adlı Fermanı çıkardı.
Hunlar 451’de Galya’yı, 452’de de İtalya’nın
Kuzeyini İstila etti. Bu Dönem’de Valentinianus’un
Önemli bir Rol oynayıp oynamadığı bilinmiyor.
Asılsız bir İhbar yüzünden Aeitus’u Roma’daki
İmparatorluk Sarayı’nda 21 Eylul 454’de kendi elleriyle
öldürdü. Ertesi Yıl, Aetius’un Hizmetlileri, Optila
ve Thraustila Adlı 2 Barbar da Campus
Martius’ta İmparatoru öldürerek Efendilerinin Öcünü
aldılar
16 Mart 455’de Roma’da öldü
Odovakar
433-493
Odoaker’de denir. Batı Roma İmparatorluğunu
yıkan bir Alaman olarak İtalya’nın ilk Barbar Kralı oldu.
Skir ya da Rug Kabilesi’nden bir Germen Savaşçı’ydı.
Skirler’le birlikte yaklaşık 470’de İtalya’ya girerek Roma
Ordusuna katıldı. Romalı Komutan Orestes’in Batı Roma
İmparatoru Iulius Nepos’u devirmesine (475)
yardım etti.Kabile Şeflerine İtalya’da Toprak verme sözünün
yerine getirilmemesi üzerine bir Ayaklanma Başlattı ve 23 Ağustos
476’da Askerleri tarafından Kral ilan edildi. 5 Gün sonra
Placetia’da (Bugün Piacenza, İtalya) yakalanan Orestes’i İdam
edilmesinin ardından Orestes’in Küçük oğlu İmp.Romulus
Augustus’u Taht’tan indirdi. Doğu Roma İmparatoru
Zenon’un Egemenliğini tanıyarak, İtalya’nın Yönetim yapısında
fazla değişiklik yapmadı. Senato’nun desdeğiyle Yurttaşlarına
Toprak dağıtmayı başardı. Ariusçu olmasına karlın
Katolik Kilisesinin işlerine hiç karışmadı.
Dalmaçya’ya bir Sefer düzenleyerek (480) 2 Yıl içinde
Bölge’yi ele geçirdi. Zenon’u Taht’tan indirmeye
çalışan Doğu Roma Komutanı Illus’un yardım İsteğini
(484) kabul ederek Roma’nın en batıdaki Eyaletlerine saldırdı.
Zenon’un Ruglar’ı kışkırtması üzerine, 487-488 Kışında
Tuna’yı aştı ve Rugları kendi Topraklarında Yenilgiye uğrattı.
İtalya’nın Kuzeybatısını İstila eden Vizigot Kralı Euric’e
bazı Topraklarını bırakmak zorunda kaldı. Vandallar’a karşı
giriştiği Sefer’de ise Lilybaeum (Marsala) dışında Sicilya’yı
geri aldı. Ostrogotlar’ın Bizans’a saldırmasını engellemek
isteyen Zenon’un 488’de İtalya Kralı ilan ettiği
Teodorico karşısında tutunamayarak Yarımadanın Büyük
Bölümü’nü yitirdi. Ağustos 490’da Ravenna’ya sığındı.
Ravenna’nın 5 Mart 493’de Düşmesinden sonra Teodorico’nun
verdiği Şölen’de öldürüldü. 15 Mart 493.
Anthemius
4??-472
12 Nisan 467-11 temmuz 472 arasında batı Roma
İmparatoruydu.
Doğu Roma İmparatoru Markianos’un Damadı’ydı.
Markianos’un Ardılı olan ve Kuzey Afrika’da Vandallar’a
saldırmak için Yardım’a gerek duyan I.Leon,
Anthemius’u Batı Roma Tahtı’na geçirdi. Onay Makamında
bulunan güçlü Patrici Ricimer, bu Atama’yı,
Anthemius’un Kızı Alypia ile Evlenme şartıyla kabul
etti. Ama Grek kökenli ve Filosofi Meraklısı olduğu için
Paganlığı geri getireceğinden kuşku duyuldu. Vandallar’a karşı
girişilen Büyük Sefer Romalılar’ın kesin yenilgisi ile
sonuçlanınca, Ricimer ile Anthemius’un arası
açıldı. Anthemius, 472’de Roma’yı kuşatan Ricimer’e
yenildi. Dilenci Kılığında kaçarken yakalanıp İdam edildi.
Olybrius
4??-472
İmparator olmadan önce varlıklı vir Senator’dü. İmp.
III.
Valentianus’un
(ö.455) kızı Placidia ile evlendi. Vandal Kralı Gaiseric’in
Onu Batı Roma Tahtına geçirmek istemesi Doğu Roma İmparatoru
I.Leon’un Olymbrius’tan kuşkulanmasına yol açtı.
Leon, Batı Roma İmparatoru Anthemius tarafından
öldürüleceği düşüncesiyle Konstantinopolis’ten Roma’ya
yolladı. Ama, Olybrius’un Roma’ya ulaşmasından hemen
sonra, General Flavius Ricimer, Anthemius’u
Taht’tan indirerek yerine onu geçirdi. Ricimer’in
Ölümünden (Ağustos 472) sonra Olybrius ancak birkaç Ay
yaşayabildi. Leon hiçbir zaman Olybrius’u
İmparator olarak tanımadı.
2 Kasım 472’de öldürüldü.
Glycerius
4??-480
473-474’de Batı Roma İmparatorudu.
Glycerius, Taht’ın Sahibi’ni belirleyecek
kadar güçlenmiş olan Batı Romalı Komutan Ricimer’in (ö.472) Yeğeni
ve Ardılı Gundobad tarafından 5 Mart 473’de
İmparatorluğa getirildi. Bu Tarihte, Önceki İmparator
Olybrius’un (hd Nisan-Kasım 472) Ölümünden 4 Ay geçmişti.
Doğu Roma İmparatoru I.Leon, Meşru Hükümdar olarak
tanımadığı Glycerius’a karşı Iulius Nepos
Komutasındaki Filo’yu gönderdi. Nepos Roma yakınlarında
Karaya çıktı ve kendisini İmpartor ilan etti. Glycerius
Direnme göstermeden teslim olunca Salonae Piskoposluğuna
atandı, ama 480’de Nepos’un öldürülmesine karıştı.
Glycerius’un Hükümdarlığı sırasındaki en Önemli Başarısı
Ostrogotlar’ın İtalya’yı İstila tehdidini uzaklaştırarak
onları Galya’ya yöneltmesiydi.
Iulius Nepos
4??-480
Batı Roma’nın son Meşru İmparatoru (474-475).
Soylu bir Aile’den geliyordu. Doğu Roma İmparatoru
I.Leon tarafından İtalya’yı yönetmekle görevlendirildi.
İtalya’ya ayak bastıktan sonra batı Roma İmparatoru
Glycerius’u Taht’tan indirdi ve Haziran 474’de kendini
İmparator İlan etti. 475’te Merkezi Fransa’da bugünkü Toulouse
yakınlarında bulunan Vizigot Krallığı’nın Bağımsızlığını
tanımak zorunda kaldı. Aynı Yılın Ağustos’unda Soylu
Orestes ayaklanınca , Dalmaçya’ya kaçtı. Yerine Orestes’in
Küçük oğlu Romulus Augustulus’un geçmsine
karşın, Salonae’de (Split yakınları, Yugoslavya) yaşadığı 5
Yıl boyunca Galya ve Doğu Roma tarafındab İmparator olarak
tanındı. Sonunda Glycerius’un Arkadaşları tarafından
öldürüldü.
9 Mayıs 480’de öldürüldü.
Flavius Momyllus Romulus Augustus
4 ??-476 sonrası
Batı Roma İmparatorları’nın Sonuncusu’ydu (475-476).
Doğu Roma İmparatoru tarafından Meşru Hükümdar olarak
tanınmadı.
Romulus, Batı Roma İmparatorluğu Ordusunun Komutanı
Orestes’in Oğlu’ydu. Başlangıçta Augustus olan
Soyadı, Orestes Batı Roma İmparatoru Iulius
Nepos’u İtalya’dan sürüp onu 31 Ekim 475’te Taht’a
çıkardığında henüz Çocuk yaşta olduğu için Augustulus’a
(Küçük Augustus) a çevrildi. Orestes, yaklaşık
12 Ay İtalya’yı Oğlu adına yönetti. Ama Askerleri ayaklanarak
Alman Savaşçı Odovakar’ı Yeni Liderleri olarak kabul
ettiler. Odovakar’ın Askerleri 28 Ağustos 476’da
Orestes’i yakalayıp İdam ettiler. Romulus ise Küçük
olduğu için bağışlandı. Odovakar, ona Aylık bağlayarak
Akrabalarıyla birlikte yaşaması için İtalya’nın Güneyindeki
Campania Eyaleti’ne gönderdi.
Ancius Manlius Baethius
480-524
Romalı Düşünür.
Konsüllüğe kadar yükseldi. Ostrogot’lara karşı Yurtsever
Davranışından dolayı ödüllendirildi.
Mantık ve Teoloji Alanlarında Önemli Eserleri var.
Aristoteles (ö. MÖ 322) ve Platon’u (ö. MÖ 347)
Latinler’e tanıtmaya çalıştı. Hapishane’de yazdığı Felsefe’nin
Tesellisi adlı Eseri Ünlü’dür.
Flavius Magnus Aurelius Cassiodorus
490-583
Roma’lı Düşünür..
Kutsal Kitaplar’a dair Yorumlar yazdı. Yaşadığı
Manastır’ı bir Akademi haline getirdi.
Institıtiones Divinoe adlı İlahiyat
Ansiklopedisi var. Filosofi ile Din’n birbirine
karşıt oluğunu düşünür.
Priscianus
500 lü yıllar
Latin Düşünürü..
Istanbul’da Latince Öğretmenliği yaptı.
18 Kitaplık Institutio de Arte Grammatica (Dilbilgisi
İlkeleri) adlı Eseriyle Ünlü. Bu Eserin Antikçağ’dan kalan en
önemli Gramer Kitabı olduğu söylenir.
Gregoire de Tours
538-594
Fransız Tarihçisi..
Piskopostu ve Saint adını aldı.
Eserleri :
-10 Ciltlik L’Histoire des Francs
(Frankların Tarihi) adlı eseriyle ünlü.
Çok önemli
Belgeleri kapsayan bu Eser için Engels ‘mutlaka okumak
gerekir’ der.
Flavius Gratiaunus Augustus,
359-383
Flavius Aetius,
3??-454
Durostorum, Aşağı Moesia’da doğdu.Romalı Komutan ve
Devlet Adamı. 425-455 arasında Hüküm süren III.Valentinianus
üzerinde bürük Nufuzu vardı.
Babası bir Süvari Komutanı’ydı (Magister Equitum).
Rehine olarak bir Süre Vizigot Önderi Alaric’in yanında,
bir süre de Hunlar arasında yaşadı. Böylelikle o Dönem’in
Önemli Kabilelerine ilişkin Değerli Bilgiler edindi. 423-425
arasında İtalya’da Taht’ı zorla ele geçiren Johannes’i
desdekledi. Galya’da Vizigotlar’a ve Franklar’a karşı verdiği
Başarılı Savaşlar’dan sonra 430’da her 2 Kuvvet’in de Komutanı
(Magister utriusque militiae) oldu. Rakibi
Bonifacius’un 432’de Ölümü üzerine Genç İmparator
III.Valentinianus üzerinde neredeyse tam bir Denetim
kurarak Batı Roma’nın en Güçlü kişisi durumuna geldi. Halk’tan
biri için eşi görülmemiş bir Ayrıcalıkla 432,437 ve 446’da 3
kez Konsül oldu. Hatta Eyaletler’in Elçilerini İmparator’a
değil de, Aetius’a gönderdikleri söylenir. 433 te
Partici oldu. Bunu izleyen Yıllar’da Galya’da İsyancılar’a
ce Düşman kabilelere karşı sürekli Başarılar elde etti.
535-437’de Worms’daki Burgonya Krallığı’nı amansızca yakıp
yıktı (1200 lerde yazılmış olan Nibelungenlied adlı
Alman Destanı’nda bu olaya değinilir) 437-439’da Toulouse’da
Vizigotlar’ı durdurdu. 440’ta İtalya’ya döndü. Vizigotlar’la
birleşerek 451’de Attila’ya karşı Catalaunum Savaşı’nı
kazandı, ama ertesi Yıl Attila İtalya’yı istila
ettiğinde ona karşı direnemedi. Aetius, Gücünün
Doruğundayken, daha sonra İmparator’un yerine geçecek olan
Petronius Maximus’un kışkırtmasıyla Valentinianus
tarafından öldürtüldü.
21 Eylul 454’de öldü.
Asıl adı Eusebius Sophronius Hieronymus du.