Nero Claudius Caesar Augustus Germanicus
037-MS 68
Gerçek Adı :Lucius Domitius Ahenobarbus’tu.
MS 50-54 arasında ise Nero Claudius Caesar Drusus
Germanicus olarak anılıyor. 15 Aralık 37 de Antium’da
(Anzio), Latium doğdu. 9 Haziran 68’de Roma’da öldü.
V.İmparator
Babası Gnaeus Domitius Ahenobarbus’un
MS 40’da ölmesi üzerine, İmparator Augustus’un
Torunu’nun Kızı olan Annesi Genç Agrippina tarafından
büyütüldü. Çocukluğu, Akli Dengesi Bozuk olan Dayısı İmparator
Caligula’nın (Gaius Caesar) yanında geçti.
Caligula’nın yerine
Claudius İmparator olunca, Agrippina İkinci
Kocasını zehirleyerek, amcası olan Claudius’la evlendi.
Onu, Öz oğlu Britannicus’un Hakkını yiyerek Neron’u
Varis edinmeye ve Kızı Octavia ile Neron’u
evlendirmeye ikna etti. MS 54’de muhtemelen Agrippina’nın
zehirlettiği Claudius’un ardından Neron Taht’a
çıktı. Agrippina 55’de Britannicus’u da
zehirletti.
Neron’un Senato’da yaptığı İlk Konuşma yeni
bir Altın Çağ’ın Habercisi olarak övüldü. 59’ a kadar
Biyografi Yazarları Neron’un yalnızca İyiliğinden ve
Hoşgöürüsünden söz ettiler. İmparator Arena’da Kan Dökücü
yarışmalar düzenlenmesini yasakladı. Ölüm Cezasını kaldırdı.
Vergileri düşürdü ve Haksızlığa uğrayan Köleler’in
Efendilerine karşı Mahkeme’ye başvurabilmesini sağladı. Bu
Dönem’de Gizli Yargılamalar’ın sayısı azaldı. Senato’nun Bağımsız
Karar Verme Yetkisi artırıldı. İhanet Yasası neredeyse hiç
uygulanmadı. Oysa Claudius 40 Senatörü bu Gerekçe’yle
öldürtmüştü. Neron, Gladyatör Dövüşlerine karşı
Atletizim, Şiir ve Tiyatro yarışmaları başlattı. Yahudi
Tarihçi İosephos’un isteği üzerine yahudiler’e Yardım
etti.
Neron Annesini Ölüme gönderdiği 59’la Karısı
Octavia’yı öldürttüğü Haziran 62 arasında Çılgın bir
Acımasızlığın belirtilerini göstermeye başladı. 62’de evlendiği
Poppaea 65 de ölünce, Soylu Statiia
Messalina’yla evlendi. Diğer yandan Aşırı bir Sanatçılık
Hecesine kapılarak, kendini hem şair, hem bir Söz Ustası, hem
de bir Araba Yarışçısı olarak görmeye başladı. 59-60
Yılları’nda Konserler vermeye başladı, ardından da Sahne’ye
çıktı. Tiyatro ona her türlü Rol ve Kılığa girme imkanı
sunuyordu. Şiir ve Müzik Alanındaki Yeteneklerini
sergileyebilmek için Taht’ı bırakmayı düşünüyordu. Kısa süre
sonra vu Hevesle de yetinmedi ve bir Tanrı
yaratabileceğini ummaya başladı. Bu Çılgınlık , yaşadığı
çılgın bir Kurtarıcı bekleyen Ruhuna da uygundu. Yahudiler,
Grekler, Suriyeliler, Romalılar, hatta Hintliler ve Çinliler
bile Yeni bir Tanrı’nın gelmesini bekliyorlardı. 63-64’den
sonra Zerdüştçü Büyücüler’in, Yahudiler’in, Gnostik Büyücü
Simon Magus’un ve Tyanalı Yeni-Pythagorasçı Bilge
Apollonios’un Etkisinde klaldı. Belki paulos’da.
(Palatine Şapeli’ndeki bir Frex’de Paulus İmparaor’la
konuşurken görülür). Mısır Dinleri’ne ilgi duyan
Caligula ile Claudius’u
da geride bırakan Neron Gizem Dinleri’nin Balık ve
Deniz Simgeleriyle uğraşmaya başladı. Kusal Simgesi Balık olan
Suriyeli Bakire Ana Atargatis’le, Bakire-Ana
İuno-Canatros’a tapınmaya başladı.
64’de Roma’yı yerle bir eden yangın’dan sonra Kenti
Grek Mimarlık Anlayışına göre yeniden kurdu ve Yeni Tanrı
için, tamamlandığında Roma’nın 1/3 ünde kaplayacak olan
görülmemiş Büyüklükteki Altın Ev’i (Domus Aurea)
yaptırdı. Yangın sırasında Roma’dan 56 km uzaklıkta
Antium’daki Villasındaydı. Bu nedenle Roma’yı Neron’un
yaktığı söylentisini kabul etmezler. Tacitus’un
Yıllıklarına ve Suetonius’un Nero
Adlı Eserine sonradan eklenen Bölümler’de ileri sürüldüğünün
tersine, Hristiyanlar’a karşı yapılan baskılatrı da Neron
başlatmadı denilir. O sırada Roma’da çok az Hristiyan vardı.
Paulus Roma’ya yeni gelmişti.
Neron’un Yönetimi Doğu’da bir ölçüde Başarılı
oldu. Komutanlarından Gnaeus Domitius Corbulo,
uzun süredir Roma Egemenliği altında Sorun yaratan
Ermeniler’le Avantajlı bir Anlaşma gerçekleştirdi. Britanya’da
Kraliçe Buodicca ( Buodicea) Önderliğinde bir
Ayaklanma baş gösterdi.(MS 60/61).Yahuda’daki Ayaklanma’da
66’dan 70’e kadar sürdü. 65’de Piso Ailesi’nin
Neron’u devirmek için düzenlediği Komplo, Senatorlar,
Soylular, Devlet Görevlileri ve Felsefeciler gibi Toplum’daki
Çeşitli Katmanlar’ın ona karşı olduğunu ortaya koydu.
İmparator Olayları Soğukkanlılıkla karşıladı. Toplam 41
Komplocu’dan yalnızca 18’i öldürüldü.
Seneca ve Şair Lucanus da bunlar arasındaydı..
66 sonunda Yunanistan’a yaptığı Gezi Dolayısıyla 15 Ay
Roma’dan Uzak kaldı. Yokluğunda Konsüllüğü Azatlı Kölelerinden
birine bıraktı. Görkemli Geçmişleri Onuruna Grek Kentlerine
Özgürlük tanıdı, Paganlar’ın Tarılarına tapınılmasını
yasakladı. Her yerde Çıplak Ayak’la, Uzun Saçları’yla ve
Çileci Giysileri’yle dolaştı.
Dönüşünü izleyen 4 Ay içinde (Şubat-Haziran 89)
yaptıklarıyla yalnızca Neron’u Deccal adıyla
anan Yahudi Kökenli Hristiyanlar’ın değil, Senatolar’ın ve
Bütün Romalı Aileler’in Mülklerine El koydu. Sahne’de Eski
Grek Kahramanlarına ve Bakira-Ana’dan doğan
Kurtarıcı Canathos Söylencesini canlandırması, Lejyon
Askerlerini bile kızdırdı. İmparatorluğun her yanında
Ayaklanmalar çıktığını duyan Neron gülüyordu. Bunları
bastırmaya çalışacağına, İlahiler besteledi ve Su’yla çalışan
Orglar yaptırdı. Bu arada Ordu Birlikleri Galba’yı
İmparator İlan etti. Senato ise Neron’un bir Köle gibi
Çarmıh’a gerilip kırbaçlanarak öldürülmesine Karar verdi.
Saray Muhafızları Neron’a karşı Tavır aldı. Özgürlük
verdiği Köleler, Roma Limanında Ostia’da bekleyen Gemiler’e
binerek Kent’ten ayrıldılar. Kaçmaktan başka Çaresi kalmayan
Neron, Suetonius’a göre Boğazını hançerle
keserek intihar etti ve isteğine Uygun olarak Hristiyan
metresi Acte tarafından Beyaz bir Kefen’e sarılarak gömüldü.
Tacitus’un anlattığı ve doğruluğu Kuşkulu bir Öykü’ye
göre Grek Adalarına kaçan Neron, burada Kızıl Saçlı
Peygamber ve Yoksullar’ın Önderi Kimliği’yle dolaşırken,
ertesi Yıl (69) Cythnos (bugün Kithnos) Valisi tarafından
yakalandı ve Senato’nun kararlaştırıldığı biçimde öldürüldü.
Kendisinden sonraki İmparatorlar Otho ve
Aulus Vitellius, Neron’un Anısına Saygı
gösterdiler. Halk da 20 Yıl boyunca Neron’un Resim ve
Heykellerine tapındı. Traianus ve ondan sonra gelen
İmparatorlar Neron’u suçladılar. Altın Ev dahil Bütün
Eserlerini ve ayrıca Lucanus, Plutarkhos,
Rusticus gibi Yazarlar’ın Neron Dönemini övdükleri
Tüm Eserleri yok ettiler. Bu İmparatorlar Dönemi’nde
Tacitus, Suetonius ve daha sonra Dio Casius,
Neron’un bugüne ulaşan Biyografilerini yazdılar. İmp.
I.Constantinus Dönemi’nde Roma’ya yerleşen Hristiyanlık
Neron’u bir Canavar gibi gösteren Geleneği daha da
ileri götürdü, denir.
Neron’un Altın Evi : Domus Auera
Neron’un Roma Merkezi’nde 80 Hektar’dan Büyük
bir Alan’a el koymasını sağlayan Büyük Yangın’dan sonra, MS
65-68 arasında yapıldı. Palatium Tepesindeki Binalar’la,
Maecenas Bahçeleri’ni ve Yöre’deki başka İmparatorluk
Yapılarını birleştirerek bir Saray’ın Yapımını Neron
daha önceden başlatmıştı. Domus Transitoria adlı bu
Saray’ın Arazisine, Caelius ile Oppia
Tepeleri’nin Büyük bir Bölümünü ve bunlarla Palatium
arasındaki vadi’yi de ekledi. Tüm bu Alan Portikleri, Köşkleri,
Hamam ve Çeşmeleriyle bir Park olarak düzenlendi. Ortasındaki
Yapay Göl, Vespasianud Dönemi’nde Colosseum’a Yer açmak
için kurutuldu. Forum’un Doğu ucundaki Elea’nın (Velia)
Yamacında İnşa edilen Büyük Kolon adlı Yol’un sonuna Neron’un
Altın Kaplama bir Tunç Heykeli yerleştirildi.
Yapımı için Topraklarına El konması Halk’ta Büyük
Öfke yarattığından, sonraki İmparatorlar Saray’ın Büyük
Bölümü’nü halka açtı ve Arazi’de Yeni Binalar yaptırdı. Bu
yüzden Saray hakkında bugüne ulaşan Bilgiler’in Çoğu
Plinius’un anlattıklarına dayanır.