Philon,
İskenderiye’li
MÖ 25-MS 54
(Pavlusculuk,
Kabala, Ariusculuk, Yeni
Platonculuk,
İSA MESİH’DEN SONRA
YAHUDİLER
Yahudi
Düşünürü..
İsa’dan
önce İskenderiye’de doğdu, İsa’dan
sonra İskenderiye’de öldü. Yahudi Tarihçi İosephos
(ü.1.yy) Philon’un Soylu bir Aile’den geldiğini yazar.
İskenderiyeli diğer Yahudiler gibi Philon’da bir Grek
Gymnasion’unda Öğretim görmüş olabilir. Tümünü Grekçe
Kaleme aldığı Eserler’inde çok Sayıda Grek Yazarı’ndan,
özellikle Oyun ve Destan Şairleri’nden Söz eder.Grek Retorik
Okulları’nın Teknikleri’ni kullanır. Gymnasion’ları
över.
Yahudi Kültürü’yle Grek Kültürü’nü kaynaştırarak
Mistik bir Öğreti geliştirdi. Helenistik Yahudiliğin en Önemli
Temsilcisi sayılır. Tarihçiler Onu İbrani Vahyi ile
Grek Filosofisi arasında Sentez arayan ilk İsim olarak
anıyorlar.
39-40 Yılları’nda İskenderiye’de Yahudiler’e
karşı düzenlenen bir Soykırım’dan sonra,
Ptolemaios Dönemi’nde Güvence altına alınan ve
İmp. Augustus’un onayladığı Yahudi
Hakları’nı Geri vermesini istemek için İmparator
Caligula’ya giden bir Heyet’e Başkanlık etti.
Filosofik Görüşleri Özellikle
Platon,
Aristoteles, Yeni-Pythagorasçılar, Kynikler
ve Stoacılar’ın Etkisi altında gelişti.
Platon’u
(ö.MÖ 347) bir Çeşit Tanrı sayardı. Bu yüzden kendisine
Philo Iudaeus
da denir. Bütün Dünya’nın bir Gün
gelip Yahudi olacağına inanırdı. Temel Filosofik Yaklaşımı
Platon’a
yakındır. Ama Kozmoloji ve Etik gibi Konular’da
Aristoteles’ten
yararlanır. Diğer yandan Yeni-Pythagorasçılar’dan
, Sayılar’ın Mistik Anlamı ve Ölümsüzlüğe Hazırlık
olarak disiplinli bir Hayat sürdürmekle ilgili Görüşleri alır.
Görüşlerini Açıklama’da Kynikler’in Eleştiri
Yöntemi’nden yararlanır. Başka Okullar’a Oranla
Stoacılar’ın Terminolojisi’ni daha sık kullanmakla beraber
onları eleştirir.
O Dönem’de Geçerli olan Grek Filosofisi’nin Doğa’nın Değişmez
Yasaları’na Bağımlı Evrensel Kayra Anlayışı’na
karşı, Doğa Yasaları’nı Geçersiz kılabilen Bireysel Kayra
Anlayışı’nı savundu. Platonculuğun
Madde’nin Qıdem’i Kuramı’nı reddetmedi. Ama bu Madde’nin’de
Yaratılmış olduğunu ileri sürdü. Yahudi Teolojisi ile
İdeaları uzlaştırdı. İdealar’ın Tanrı’nın Ezeli
ve Ebedi Düşünceleri olduğunu, Tanrı’nın bunları
Dünya’yı yaratmadan önce Gerçek Varlıklar olarak
yarattığını öne sürdü.
Philon’un
Kozmos’u, İkinci bir Tanrı olarak tanımladığı Logos’un
yönettiği Büyük bir Varlık Zinciri olarak görüyordu.
Platon’dan Farklı olarak Logos
Terimi’ni İdealar’ın İdeası ve bir Bütün olarak İdealar
Anlamında kullandı. Düşünülür Dünya’nın Logos’un
Sınırları içinde yer aldığını İleri sürdü. Logos’u
Tanrı’nın İlk Oğlu ve Tanrı’nın İmgesi olarak adlandıracak
Pavlusculuk’a
Öncülük etmiş oldu. Mistik Tanrı Aşkı’nı vurguladı. Bazı
Araştırmacılar’a göre, yalnızca Dönemin Yaygın Söylemi’nin
Parçası olduğu için Pagan Dinleri’nin ve Gizem Kültleri’nin
Terminolojisi’ni örneğin Enthousiasmos (Tanrı’yı kendi
içinde taşımak) Terimini kullandı. Belki de Yahudiliği Mistik
bir Biçimde sunarak, Diaspora Dönemi’nde Yahudiliği’n Gizem
Dinleri’yle Rekabet Edebilmesini sağlamaya çalıştı. Tora’yı
Söz’üne Uygun Biçimde yorumlamaya Özen göstermesi, Aşırı
Allegorileri reddetmesi, Dine yeni girenler için uygulanan
Özel Ayinler’den Söz etmemesi Belirli bir Gizem Kültü’ne Bağlı
olduğu Yolunda hiçbir Kanıt’ın olmaması, Philon’un
Özünde Yahudiliğin Ana Akımı içinde yer Adlığının Göstergesi
sayılır. Ama Beden-Ruh Dualizmi, Tanrı ile Dünya Çelişkisi’ni
ve Tanrı’nın Dolaysız bir Deneyim’le tanınmasını vurgulayarak
MÖ 100 lerde Önem kazanan Dualist Din Gnostizmi’nin de
Habercisi oldu.
Etik
Kuramı’nda o Güne değin Grek Filosofi Yazımı’nda Sözü edilen
iki Erdem’i, İmam ve İnsanca Davranışı vurguladı. Ama Ona göre
Mutlak Mutluluk İnsanlar’ın kendi Çabaları’yla değil, ancak
Tanrı’nın Kayrası ile Elde edilebilirdi.
Politika
Kuramı’nda ise en İyi Yönetim Biçimi’nin Demokrasi olduğuna
birçok yerde Temas etti. Ama onun için Demokrasi Özel bir
Yönetim Biçimi değil, tüm İnsanlar’ın Yasa Önünde Eşit olduğu
her Yönetim Biçimi’nin Gereğiydi. Dolayısıyla tüm Yönetim
Biçimlerinin en iyi Ögelerini birleştiren Yahudi Yasaları
Temel Amaç olmalıydı. Tarih’in Gai Hedefi’de Bütün Dünya’nın
Demokratik Yapı’da bir Devlet Durumu’na gelmesiydi.
Philon,
Filosofi Tarihi’nde çok Önemli bir Düşünür sayılır,
‘Kendisinden sonra gelen Düşünürler’in Yağma ettikleri bir
Hazine’ olarak nitelenir.
Bu Önem’e örnek olarak Numenius’un (MS
100 lü yıllar) şu Sözü gösterilebilir:’ Gerçek
Platonculuğu,
Platon’dan değil, Philon’dan
öğrendim.’ İskenderiye’nin Ünlü Gnostik Öğretisi, Yeni-Platonculuk,
İskenderiye Kilise Pederleri Felsefesi Philon’da
temellenir.
Eserleri:
Philon’un Bütün Eserleri Çeşitli
Diller’de 2-6 Cilt olarak yayınlandı.
Bunların en Önemlisi Kohn ve
Vendlaud’un
Baskılarıdır.
Çok Kitap yazdı ve Büyük bir Bölümü Günümüze kaldı.
İlk kez Tubner (1500 lü yıllar)
İbranice, Grekçe ve Latince olan bu Parçaları yayınladı.
Philon’a göre Felsefe, ilahi bir bilgi’dir.
Eserler’inde Mistik, Ansiklopedik bir
Kafa’yla karşılaşılır. Antikçağ ve hatta çok eski Doğu
Kültürleri’ne ait Önemli Bilgiler çıkarılır.
Eserleri, kendini tam Anlamıyla Dindar bir
Yahudi saydığını gösteren İpuçları içerir. Ortaçağ’dan Önce
Yahudi Hukuku’nun Talmud dışında en Geniş Derlemesi
sayılan Philon’un Eserleri Halala be İbadet
Alanı’nda Filistin ve Diapora İlişkileri’ni aydınlatmak
bakımından Özel Önem taşır. Hukuk Alanı’nda Filistin’de
Yürürlük’te olan Yaklaşım’ı Genel olarak paylaşır, ama Bazı
Ayrıntılar’da ondan ayrılır ve genellikle Grek ve Roma
Hukuku’na dayanır.
Philon’un Özgün Eserleri 3 Grup’ta
toplanır:
1.Tora’nın, Özellikle Tekvin’in Belirli bazı
Ayetleri’ni ya da konularını Temel alan Deneme ve Vaazları’nın
25’i Bugüne gelebildi.
2.Filosofik ve Dini Denemeleri İnsan’ın
Özgürlüğü, Dünya’nın Yaratılmamışlığı ve Yokedilemezliği,
Tanrı’nın Dünya’yla İlişkisi, Hayvanlar’ın Ruhları gibi
Konuları işler. Bazılarının sadece Ermenice Çevirileri Bugüne
gelebildi.
3.Dönemi’nin Güncel Sorunlarını Konu alan
Demeleri arasında Therapeutae Mezhebi’yle
ilgili bir Övgü, İosephos’un Pros Apiona (Apion’a
Karşı) adlı Eserine benzer bir Yahudilik Savunusu,
Roma’nın Mısır Valisi Aulus Avillius Flaccus’un
İskenderiyye Yahudileri’ne karşı işlediği suçlarla ilgili bir
Yazı ile Caligula’ya Elçilik Deneyimi’ni aktardığı bir
Metin sayılabilir.