Potsdamm Konferansı’nın dizayn verdiği ikinci dünya savaşı sonrasının tarihi, bizzat anlaşmanın deklere edildiği bölgeden (Berlin) başlayarak, yaşananların somut bir anıtı olan bitirdiğimiz son 10 yıla dek bir sabıka sicili hüviyetiyle, her türlü ulusal ve uluslararası tolantıda Bonn Hükümetinin karşısına dikilmişti.
Soğuk Savaş’ın nihayete erdiğini sembolize eden Berlin Duvarı’nın yıkılışının 10. yılı kutlamalarında geçen yıl Dr. Kohl’un evsahipliğinde Berlin’de bir araya gelen Yeni Dünya Düzeninin kuruluş harcında adı adılan emekli liderler (Bush, Gorbatchow) yerine, bu yılın 9 Kasım’ı, meş’um ‚ Leit /başat Kültür’ ibaresinin gölgesinde, Alman tarihinin1938 lerdeki Ünlü Sinagog Yangını referansı ile, Brandenburg Geçidi’ne açılan Unter den Linden caddesi’nde anılırken olmasından sonra tehlikeli hülyalara kapılan NPD nin kapatılması teklifi üzerine yaılan genel görüşmelere tanık, Hitler’in restore edilen Parlemeto binasında Avusturya da Heider’in Ulusal Koalisyona ortak olundu.
NPD kapatılır mı bilmiyoruz, ama Yitzak Ehrenberg’in üzerindeki kültürlerini karekterize eden elbisesi ile , soğuk bir Berlin akşamında Mozart’ın ‚Türk Marşı’nın akabinde yaptığı konuşmayı dinleyenler arsında yer alan Hristiyan Demokrat’ların çiçeği burnunda Doğu Alman lideri Angela Merkel’in bir kaç kez basına yansıyan sözkonusu netameli temayı 2002 seçimlerinde seçim malzemesi yapma niyetinin değişmeyeceği düşünülebilir. Neden?
Ehrenberg’in İslam Peygamberi’nin Ünlü ‚Veda Hutbesi’ndeki sözlerinden mülhem demecindeki ‚Bilesiniz ki Adem ne Yahudi, ne Hristiyan, ne bir Muhammedi idi, sadece bir insandı’ teorik tesbitinin bilincinde olan doğru bir siyasal pratiğin kalıcı olabilmesi için, Ulusal Anayasa’nın ya da 1948 İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi, 1975 AGİK Bildirgesi gibi Uluslararası kontraklara imza atmanın ya da extrem örgüt ve düşüncelerin üzerine gitmenin yeterli olamayacağı açıktır.
Sorunun temelinde Avrupa’nın son 500 yılda yaşadığı Humaniter Düşünce devriminin kurduğu Modern Dünyanın, bütün kültürleri homonize etme (adam etme de denilenilir) iradesi yatmaktadır. Küçüklerin beyinlerinin Kindergarten eğitimine kadar götürülebilecek ayrımcı/dışlamacı formatının değiştirilmesine yönelik köklü bir eğitim reformu gerçekleştirilmeden, aşırı sağdan Konservatif çevrelere kadar değişik tonajda , değişik sıklıklarla duymamız mukadder olan ‚bahçıvan Kültür’ misali densiz beyanatların var olacağını kanıksayacağız. Bu hastalıklı ‚dışavurum’un konjuktüre göre sindirilebilme katsayısı değişik görünümlerinden daha vahimi, sağlıklı ‚kamuoyu baskısı’ doğuranilecek duyarlı sivil toplum kuruluşların, bu sakat gelişime, sakat eğitim politikasının‚ leiter’lik ettiğini göremeyişleridir.
Küresel bilgi toplumu’nun inşasında, bilgisayar/internet teknolojisinin bütün yurt genelinde ilkokullar düzeyine kadar indirgenebilmesinin kifayet edeceğini sanmak,ancak bir sanal hurafe olacaktır. ‚Übermensch’in kendi konseptlerinde yaratılmasına kilitlenmiş ‚’Leit-Kültürcüler’in bu safi beyinlere ulaşıp, onları bilgi teknolojisi ile avlamalarının na-mümkün kılınabilmesi, farklı kültürlerin (Getto ya da paralel yaşam dışında), var kılınabilmesi için, Yerlilerin kendi kültürel gelişmelerindeki yanlış genleri itiraf edebilme olgunluğuna erebilmesi gerekmektedir.
Sabıkalı sicilden , sağlıklı bir topluma çıkabilmek için Erich Fromm’un ünlü çözümlemelerini dikkate alan 9 Kasım 2000 gösterisinin anlamlı benzeşmesinde dendiği gibi sancılı (leid) bir sürec başlatılabilmelidir.
(HDR)