Ahmed Davudoğlu

1912-1983

 

           Şumnu/ Bulgaristan'da doğdu.

         İlköğrenim'ini doğduğu Köy olan Kalaycı'da, Ortaöğrenim'ini Ekizce'de Medresetü’l-Aliye’de, Medrese Öğrenim'ini Şumnu'da yaptı. İhtisas için Mısır'a gönderildi (1936). Ezher'deki Öğrenim'inden sonra, bir Süre okuduğu Nüvvab Medresesi'ne Hoca olarak atandı.

       Bulgaristan'da Rus İşgali ve Komunist Yönetim'in İşbaşına Geçmesinden sonra tutuklanarak Toplama Kampları'na gönderildi( 1944). Baraj İnşaatı'nda Amele olarak çalıştıktan sonra, hastalanması üzerine Serbest bırakıldı. Varna'daki Türk Konsolosluğu'na İltica Talebi'yle başvurdu. Çeşitli Güçlükler'den ve aradan Yıllar geçtikten sonra İltica isteği Kabul edilerek Türkiye'ye Göç etti ( 1949).

        Önce Yedikule Küçükefendi Camii’ne İmam Hatip olarak atandı. Bir süre de Gezici Vaizlik ve 3 Yıl Bursa Orhangazi Müftülüğü yaptıktan sonra İstanbul Fatih Camii Kütüphanesi Memurluğuna nakledildi.

        Bir süre İmam Hatip Lisesi’nde Öğretmenlik yaptıktan sonra, İstanbul Yüksek İslam Enstütüsü'nün açılması üzerine, buraya Öğretim Üyesi ve Müdür Yardımcısı olarak Tayin edildi ( 1950).  Enstitü'de Müdürlük de yaptı. DİB'nın Konya'da düzenlediği Müftüler Semineri'nde Laikliğe Aykırı yaptığı Konuşma İddiasıyla 1 Yıl Hapse, 4 Ay Sürgün Cezasına Mahkum edildi. [1] 7 Nisan'da İstanbul'da Vefat etti.[2]

 

                Eserleri:

                -Buluğul-Meram Tercümesi, Selamet Yolları , [3]

                -Sahih-i Müslim Tercüme ve Şerhi [4]

                -Tibyan Tefsisi Tercümesi ,

                -Mevkufat Tercümesi ,

                -Reddül-Muhtar Tercümesi ,

                -Ölüm Daha Güzeldi ,

                -Dini Tamir Davası'nda Din Takripcileri ,

                -Qur'an'ı-Kerim Meali ,


 


[1]          1966. Konya’da Müftüler Semineri'ne katılır. Orda yaptığı Konuşma'da Belediye Nikahı Dini Nikah sayılmaz Deyişini Gazeteler Manşet yaparlar

[2]          Vasıyeti:Herşey'den Evvel İman'ınızı korumaya çalışınız! Allah’a İman, bize bahşedilen Nimetler'in en Büyüğüdür. O öyle Baha Biçilmez bir Pırlanta'dır ki; kazanılması Kolay, fakat Muhafazası Son derece Müşkil'dir. Çünkü İns ve Cin Şeytanları'ndan onun pek çok Düşmanları vardır. Bunlar Gece Gündüz onu sizden çalmak, sizi ondan Ebediyen Mahrum etmek isterler. Bu Sebepledir ki Merhum Üstadım Adıyamanlı Mustafa Hayri Efendi Hazretleri Ömrü Boyunca İman-ı Kamil ile Çene kapamayı Niyaz etmiş; Talebesine ve Dostlarına bu hususta Vasiyetler'de bulunmuş; Dualarını Rica etmiştir. Allah Rahmetini Gani eylesin. Sair Esatize-i Kiramımız'ın, Aba ve Ecdadımız'ın Ümmehat ve Ceddadımızı'n dahi Ruhlar'ını Şad, Makamlar'ını Cennat-ı Aliyat kılsın..

            ..Şunu hiçbir zaman unutmayın! Peygamber Efendimiz Hazretleri'nin bundan 14 Asır Evvel Haber verdiği Kıyamet Alametleri'nin Küçükleri bugün tamamen Zuhur etmiştir. Bundan sonra, sıra Büyükler'indedir. Bugün Vicdan Sarsıntısı, İman Buhranı o dereceye varmıştır ki, Müslüman Aileleri içinde Din'le Alakası olmadığını açık açık İlan edebilen Fertler'e ve onların bu Küstahlığını hazmederek; Gençliklerine, Çocukluklarına bağışlayabilen Ana-Babalara her yerde rastlamak Mümkün'dür.

            ..La Havle vela Quvvete illa billah! Bu Azim Cinayetler karşısında İnsan'ın Kanı donacak gibi oluyor. Müslüman bir Ana-Baba, Evlad'ının Küfrüne nasıl Razı olur Yarabbi!

            ..O Anneler o Babalar ki, Çocuklarımız Elemsiz Kedersiz büyüsünler, yetişsinler diye; Gece Uykularını terk etmiş, Hayatlarını Feda kılmışlardır.

            ..Şimdi Ergenlik Çağı'na yetişen Çocuklar'ı onların Gözler'i önünde Allah’ı İnkar ediyorlar da akıllarınca Evlat Sevgisi saikasıyla bunu Hoş görüyor; Gençliklerine bağışlıyorlar. Allah Aşkına düşünsünler! Bu yaptıkları Sevgi midir, yoksa Düşmanlıkların en Büyüğü müdür? Dünya'dan İmansız giden bu Çocuklar'ın Ahıret'te yerleri ne olacaktır? Cennet mi Cehennem mi? Bunu düşündükleri Gün, şüphesiz Cevab'ını bulacak ve Evet Cehennem'dir diyeceklerdir. Öyle ise, neden Çocuklar'ını kurtarmaya çalışmıyorlar, neden Ağızlar'ını Bıçak açmıyor? Bunun Sebebi, bizzat kendilerinin İman Zaafı İlletine Mübtela olmalarıdır. Gayri Müslim Memleketler'e yaptığımız İhracat Teyanında, tonlarca Türk Kızının bulunması yine bu Sebeptendir. Müslüman Anne Babalar! Unutmayın, kendinizden Mesul olduğunuz gibi Evlatlar'ınızdan da Mes’ulsünüz! Ahiret'te Müslüman olarak göçmek istiyorsanız, Çocuklar'ınızı da, Müslüman yetiştirininiz! Ahiret'e İmansız gidenlerin Yeri Ebedi Cehennem Azabı'dır. Cehennem Azabı'nın Dünya'daki Basit Misali Ateş'tir. Hangi Anne Baba, Yavru'sunun Ateş'te yanmasına Tahammul edebilir? Bu Mümkün olmadığına göre, Şiddet Derecesini Hayal etmekten bile Aciz kaldığımız Cehennem Ateşi'nde Ebedi Yanmalarına nasıl Razı oluyorsunuz? Aqlı Selim Sahibi bir İnsan değil kendisinin veya Evlad'ının; Düşman'ının bile Ateş'te yanmasına Razı olamaz. İşte İslam'da Cihad ve bu Hikmet'e Mebni Meşru kılınmıştır. Küffar, bize Din'imizden dolayı Düşman'dırlar. Halbuki Din'imiz, onlara karşı Cihad'ı emretmekle onlar hakkında en Büyük İyiliği emretmiştir. Çünkü Cihad, onları da Müslüman yaparak Ebedi Cehennem Azabı'ndan, kurtulmalarını sağlamak için Farz kılınmıştır. Ama Küffar'ın Aqıl almaz Hamakatları, bu İnceliği anlamaya Mani'dir.

            ..Hülasa: İlk Vazifemiz İmanımızı ve Çoluk Çocuğumuzun İmanlar'ını Temin ve Muhafaza olmalıdır. Ondan sonra onun İcaplarını birer birer yerine getirmeğe Gayret ediniz. Müslüman, Kulluk edeceğine Allah’ına Söz veren İnsan'dır, bu Söz'ü  verip de ona Kulluk etmeyen Yalan söylemiş, Hilebazlık etmiş olur ki, Karşılığında Ceza'yı hakeder. Çocuklar'ınıza Dinler'ini mutlaka öğretin! İbadetler'ini yerli yerince bilerek Tatbik etsinler! Onları İslam Adab ve Terbiyesi üzerine yetiştirin! Bu Vazifeler'iniz, ta Çocuk Dünya'ya geldiği An'dan başlar ve Hayat'ınız müddetince Devam eder. İlk yapacağınız İş, ona bir Müslüman Adı koymaktır. 5-6 Yaşlar'ına girince Namaz'a alıştırın! 10 Yaşına vardığında Namaz kılmazsa, onu Hafifçe tokatlamak Suretiyle cezalandırın, Peygamber Efendimin Mübarek Emri budur. Qur’an okumayı asla İhmal etmeyin. Zira Qur’an Müslüman'ın Herşeyidir. Yediğimiz ve yedirdiğimiz Lokmalar'ın Haram mı Helal mi olduğuna dikkat ediniz! Helal'e Helal, Haram'a Haram deyin, çünkü bunun Aksini İddia, maazallah Küfür olur.

            .. Kız Çocukları'n Terbiye'sine, Tesettür'üne Hususi İtina gösterin! Qıyamet'e yakın ‘Giyinmiş Çıplak’ Kadınlar Zuhur edeceğini Peygamberimiz Efendimiz bundan 14 Asır Evvel Haber vermiştir. Bugün bu Mucize aynen Zuhur etmiş ve Hadis-i Şerif'in Manası herkesçe anlaşılmıştır. Avrupa Taqlitçiliği Çok Tehlikeli bir Hal almıştır Buna Dikkat edin! Bugün Adet'te, Giyim'de vesair Husus'ta Küffar'ı Taqlit Moda olmuştur.

            ..Müslüman bilinen bir çok Aileler, Noel Baba, Yılbaşı ve Salon Düğünü gibi Şeyler'de Gayr-i Müslimler'den Aşağı kalmıyorlar. Halbuki Peygamber Efendimiz: ‘Her kim bir Qavm'e benzerse, o da onlardandır!’ buyurmuşlardır.

            ..Tedrisat Sıralarında, Talebe'ye yaptığım Tavsiyeleri burada da tekrarlıyorum. Sakın Ehl-i Sünnet ve Cemaat Yolu'ndan ayrılmasınlar! Zira bu Taktirde kendilerine Hakqq Helal etmem! Talebe ve diğer İhvan-ı Din'ime Şahsi Vasiyetim şudur ki: Hayat'ımda Cenab-ı Haqq'tan benim için Hüsnü Hatime, Memat'ımda da Af ve Mağfiret dilesinler, beni Hayır Dua'dan unutmasınlar, Vefat'ımı duyanlar Cenaze Namazı'ma koşsunlar. Buralarda ölürsem Hz.Eba Eyyubu’l-Ensari r. Qabristanına Defn olunmamı Vasiyet ederim. Cenaze'mde Bid’atlar'a Yer verilmemesini isterim. Varislerim İmkan bulurlar da, Devrimi yaptırırlarsa Memnun olırum. Bütün Din Kardeşlerim Ahiret Haqlarını bana Helal etsinler! Allah Cümlesinden Razı olsun’

[3]          4 Cilt

[4]          12 Cilt