EBÛ'L
ABBAS AHMED ibnu ALİ el-BEDEVÎ
1200-1276 596-675
h596 (1200) de Fas Şehri’nde doğdu, 7 Yaş’ında
Aile’siyle birlikte Mekke'ye gitti. Şeceresi Hz. Ali'ye,
ordan Ra'ad ve Adnan'a kadar uzar. Birçok
Lakab’ı vardır. Ona, Afrika Bedevîleri tarzında Lisam (Yüzü
örten Peçe) taşıdığından dolayı "el-Bedevî"
denilir.
Mekke'ye yapılan Seyahat 603-607 (1206-1210) yıllarında
oldu. Bedeviler’in, bu Aile’ye saygıları vardır. el-Bedevî,
bu Seyahat’inden sonra Mısır'a gitti.
h627 Yılına doğru Ahmed Bedevî'de Derûnî bir Tahavvül
Vuqû'a geldi. h633’de gördüğü bir Rüya üzerine Irak ve Şam'a
gitti ve daha sonra Mısır'ın Tanta Kasabası’na, yerleşti. Bu
suretle el-Bedevî, el-Tantavî diye de
Şöhret buldu.
7 Qıraat üzerine Qur'an okur, çoğu Vakitlerini İbadet’le
geçirirdi. Geceleri Qur'an okumak Adeti’ydi.
Tanta'da, Ev’in Dam’ına çıkar, Yüzünü Güneş’e çevirip,
Gözleri kızarıp bozuluncaya kadar Hareketsiz dururdu. Bazan
Uzun bir Sükût’a dalar, bazan Devamlı Sayhâlar koparırdı.
Tanta'da 41 Yıl yaşadı. 12 Rebiü'l-evvel 675 (24 Ağustos
1276) -'da Tanta'da vefat etti ve oraya defnolundu.
.
Güzel Sözleri’nden:
"Bizim tarikimiz, Kur'an, Sünnet, hakikat aşkı, safvet,
doğruluk, ızdıraba sabır ve tahammül, ahde sadakat üzerine
kurulmuştur".
"Başkasının felaketine sevinilmemeli; iftira etmemeli ve
fenalık yapmamalı; kötülüğe; iyilikle mukabele etmelidir".
"Öksüze acı, çıplağı giydir, açı doyur, garibe ve
misafire layık olduğu hürmeti gösterip; bu suretle belki
Allah'a yaranırsın. Sirke nasıl balı bozarsa, dünya sevgisi de
takvayı öyle bozar".
Eserleri:
-Evrâd,
-Salatlar, Bunlar hakkında hicrî 1100lerin Meşhur
Sofîsi Abdurrahman ibnu Mustafa Aydarus "Fethu'r-Rahmân"
Unvanlı bir Şerh yazdı.
-Vasâya, Manevî Vasiyetnamesi.. Bu Eserinde, başta
Qur'an ve Sünnet’e sıkı sıkıya bağlanma Nasihati gelir.
Geceleyin kılınan Namaz’ın her Rek'ati, Gündüz kılınan bir
Nafile Rek'at’ten daha Makbul’dür. Özellikle Zikr’in Kıymetibe
dikkat çekilir.; buna Qalb’in İştiraki de gerekir. Qalb
İştirak etmezse, Zikir sadece Yaygara’dan İbaret kalır.
Zikr’in Semeresi Vecid'dir, Allah Aşkı’dır, Şu suretle doğar:
Allah'ın Vahdeti üzerine Teemmül ederken Tebcil edilen Qalb’e,
Nûr-i İlahî’den bir Şua düşer. O zaman onun içinde Sevgi’yle
Karışık Yakıcı bir Arzu doğar ve o, Quvvetle ona sımsıkı
bağlanır. İman, en çok Kıymeti haiz olan Şey’dir. İçten inanan
en Mükemmel Müslüman’dır.