Ahmed Hakan Coşkun
1966
Yozgat’ta
doğdu.Bir Müftü Çocuğu olarak Değişik Şehirler’i
dolaştılar.Ağrı, Amasya,Çanakkale, Balıksesir..
‘12 Yaşımda: Kaçak olmayan bir
Qur'an Kursu’nun Çocuk Oyunları’na Hayli Mesafeli İdarecileri
Elinde kaldım. Ama bunu Yaşımdan beklenmeyecek bir Olgunluk’la
karşılamayı bildim ve Mesele yapmadım. Sadece Latin
Harfleri’ne ve Roman Okuma’ya Aşırı Özlem duyunca oradan
tüydüm.’
‘15 Yaşımda: Milli Türk
Talebe Birliği ile Akıncılar arasında gidip geldim.
Okumak için MTTB’ye, Delikanlılık yapmak için Akıncılar’a
gittim. Bize ‘Yeşil Komünist’ dendiğini öğrendiğim
andan itibaren de Komünistler’e Gizli ve Özel bir Sempati
besledim. Komünizmle Mücadele Dernekleri’nin ne kadar
salakça bir Yapılanma olduğunu daha o Zaman kavradım. (Bu
nedenle kendimle hep gurur duymuşumdur.)’
Lise Yılları’nda
Mavera Dergisi Abonesi’dir. Edebiyat’a Merak salar,
Kitaplar’a dalar.
‘16 Yaşımda: Yan
Komşumuz Öğretmen Mehmet Bey’in evinde, bizim
Ev’deki İslami Kitaplar’a pek benzemeyen Kitaplar’la
karşılaştım... Dostoyevski’nin ‘Suç ve Ceza’sını
orada tanıdım. ‘Suç ve Ceza’yı hatmettikten sonra bir
Hafta kendime gelemedim. Ve o Gün’den sonra ‘Oğlum Osman’,
‘Kızım Ayşe’ türünden Kitaplar’a bir daha asla
meyletmedim.‘
Uludağ Üniversitesi, İlahiyat
Fakultesi’nde bir Süre okudu.Sonra İstanbul’da okumaya devam..
İÜ İletişim Fakultesi'ni
bitirdi. Üniversite Yılları’nda iken yazdığı kimi Hikayeler’i
Yedi İklim’de yayınlandı.
‘17 Yaş’ımda: Evdeki radyodan
Türkçe ‘İran’ın Sesi’ Kanalına Kulak verdim. Epey
Cızırtılı da olsa ‘Devrim Marşları’nı dinledim. 17
Yaş’ında bir Yeniyetme’nin Ayetullah Şeriatmedari ile
Ayetullah Humeyni
arasındaki Görüş Ayrılığı Konusunda en az 45 Dakika Aralıksız
konuşabileceğini kanıtlayarak herkesi şaşırtmayı başardım.’
‘18 Yaş’ımda: 12 Eylül
Sonrası’nın Apolitik Rüzgarları’nın Etkisinden kurtulmak için
kendimi Edebiyat’a vurdum. Bütün Harçlığımı Edebiyat
Dergileri’ne yatırdım. Yazdığım bir Hikaye’nin o Dergiler’in
birinde yayınlanması Hayat’taki en Büyük Dileğim oldu.’
‘19 Yaş’ımda: Cebimde her daim
‘Cumhuriyet’ taşıdığım Günler... ‘Bu Taraf’tayız ama o
Taraf’ı da yakından izleriz’ Havası Basma Dönemi... Sinema
Eleştirmeni mi olsam yoksa şöyle Okkalı bir Roman mı yazsam
Kararsızlığı... Aykırılık’tan pek hoşlanmayan Cemaat
Üyeleri’nin Laf geçirmeleriyle ilk Tanışma... Küçümsemeler,
Dudak bükmeler, ‘Boş İşler’le uğraşıyorsun Azizim’ türünden
Yaklaşımlar falan filan...’
‘21 Yaş’ımda: O Grup’tan bu
Grub’a, o Cemaat’ten bu Cemaat’e geçme Dönemi... Bir Hafta ‘Gruplarüstü
Entelektüel’, 15 Gün ‘Diriliş Ekolü’ Üyesi, 2 Ay ‘Tasavvuf
ve Geleneğe Dönüş Hareketi’ Mensubiyeti, 9 Hafta ‘Radikal’
takılma... Yani Savruluş Günleri...’
Medya Yılları:
1987 de Zaman
Gazetesi'nde Muhabir olarak Mesleğe başladı.
Daha sonra TGRT de
Ömer Lütfi Mete ile
Yankı Haber Proğramı’nı hazırladı. 1993-1994 arasında bir
TGRT Muhabiri’dir.
‘24 Yaş’ımda: ‘İslam’da Aşk da
vardır, Özel Hayat da’ Tez’ine yaslanarak Modern Hayatı
Meşrulaştırma Çabaları’na giriştim. Kendime bir Alan açmaya
çalışıyordum. ‘Dava’ diyenlere ‘Özelime dokunma’ diye
haykırabilme Cesaret’i gösterdim. Biraz Nihilist, biraz da
Aykırı Kaçma Sevdasına kendimi kaptırdım. Kafka’nın
Kan’ıma girdiği Günler...’
‘25 Yaş’ımda: Birden Aşırı
politikleştim. Bir Mühendis gibi İslami Sistem’in Tüm Dertleri
bitireceğine inandım. Politik Hayatım’daki Ödünsüz Tutum’u
sürdürürken bir yandan da Bahar’a, Şarkılar’a, Şiirler’e,
Sokaklar’a duyduğum Heves devam etti. O Zamanlar bunu bir
Çelişki gibi görür ve biraz utanırdım.’
‘28 Yaş’ımda: Özel Hayatım’a
yapılan Bıktırıcı Müdahaleler’le savaşmaya Karar verdim. Can
Sıkıcı Din Zabitleri’nden kurtulmak için geliştirebildiğim tek
Çıkış Noktası şuydu: ‘İslam’da Neşe diye bir Şey yok mu
Kardeşim?’
Kanal 7:
Mustafa Çelik’le
Temas’a geçerek Kanal 7, İstanbul Merkezi’nde Haber
Koordinatörü olarak çalıştı. Boşalan Haber Müdürlüğüne terfi
etti. Artık Kanal 7’nin Ali Kırcası’dır o.
O Yılları şöyle anlatır
Murat Menteş’e:’
Biz Haber Metinleri’ni hazırlıyoruz ve Spiker’e veriyoruz, o
da çıkıp okuyor. Fakat bir Türlü umduğumuz Etki’yi
uyandırmıyordu. Canlı Yayın Konukları alabilecek, Canlı
Bağlantılar kurabilecek bir Adam lazımdı bize. Aradık. Sonra
bana "Bulamadık, onu da sen yap" dediler. Yapabilir miyim,
yapamaz mıyım derken kendimi Stüdyo’da buldum. Zaruretten,
Şartlar Gereği başladım bu İş’e yani. İlk Dönemler’de Prompter
Cihazımız bile yoktu. Ben Haberleri ezberleyerek ya da
irticalen sunuyordum. Çok teklediğim oluyordu... Medya’da o
Dönem’de Desenformasyon, Manipülasyon artmıştı ve o Haberler’e
bir Karşılık verilmeliydi. Haberleri Saat 21.00'da sunuyorduk.
Bütün Haberler bittikten sonra bambaşka, Farklı bir Ses
olmalıydı. Oldu da. Sağcı, Solcu, İslamcı... ayırmadan
herkesle konuşuyor, Her Türlü Konu’ya Cesaret’le giriyorduk;
Büyük bir İlgi uyandırdı ve bu böylece sürüp gitti...‘Bizim
Camia’nın Elemanlarını Yetersiz Bu çok üst perdeden bir Bakış
gibi görünebilir, ama öyle değil. Ben, kendimi bir Entelektüel
saymıyorum.
Fakat Televizyon Haberciliğiyle uğraşan bir Adam olarak, soru
sorduğumda, karşımda bu Sorular’ın Cevabını verebilecek,
İnsanlar görmüyorum maalesef.’
‘30 Yaş’ımda: İslami Devlet
diye bir Şey olamayacağını keşfettim. İslam Adına kurulacak
Devlet’in, Eninde sonunda Kişiler’in İslam’dan anladıkları
olacağını Fark ettim. Kişiler’in İslam’dan anladıklarıyla
İslam’ın bizatihi kendisinin Farklı olduğunu düşünmeye
başladım. ‘Günaydın’ diyebilirsiniz. Haklısınız, biraz Geç
oldu ama Güç olmadı.’
1996'da Hakan
Albayrak'a
Kanal 7'nin, Otogar’daki Kıraathane’den Etiler'deki
Malikane’ye kadar ilgiyle izlendiğini söyler.çalıştığı Kanal’ı
Entel Kanal bulduğu Yıllardı o Yıllar. Menteş
‘Şimdi Ingmar Bergman
ve Orson Welles
gitti Jhackie Chan
ve yanan Motosikletler geldi. Yayın Politikasındaki bu kayma
neden?’ diye sorar.
28 Şubat Süreci’nin Mağduru
bir Kitle, Akşam haberleri onun yorumları, konukları ile Takip
etmekte, Satır aralarından Mesajlar çıkarmaya
çalışmaktadırlar.
çalışmaya başladıktan 7 Yıl sonra kendisini hala fazla
değişmemiş bulmaktadır. Son derece sıradan bir Ev Hayatı’m
vardır.
Aynı Yıl Aktuel Dergisi Ahmet Hakan’ı Test eder.
Ya sunduğu haberler? Sayın Seyirciler, bugün Etiyopya'da 500
Çocuk Açlık’tan öldü; Gözaltı’nda şu kadar Genç kayboldu;
Filistin'de İnsanlar Sokak’ta kurşunlandı gibi Yığın’la
Ürkünç, Üzücü olayı insanlar’a yansıtıyorsunuz. Bunlar sizi
nasıl etkiliyor,diye sorar
Menteş?
Yine o Mülakat’ta Okuma hayatı
hakkında şunları anlatır:’ Edebi Eserler, Güncel Kitaplar ve
Yakın Tarih/Anı Kitapları okuyorum. Son zamanlarda, Hacc’a
gittim ve Hacc’a giderken Martin Lings'in o Güzel
Kitabı ‘Hz.Muhammed’in Hayatı’nı ve
Muhammed Esed'in Mekke'ye Giden Yol'unu okudum.
Amin Maoluf'un Bütün Romanlar’ını okudum. Gün Zileli'nin
Yarılma Adlı Kitab’ını; Mehmet Çetingüleç’in
Rahşan Adlı Kitab’ını, Cüneyt Arcayürek'in
Etekli Demokrasi'sini okudum. Tanpınar, Oğuz Atay
ve Dostoyevski döne döne okuduğum Yazarlar. Şairler’den
Sezai Karakoç, Cemal Süreya, İsmet Özel, Turgut Uyar, Asaf
Halet Çelebi... Son Günler’de Sinema’ya sık gidebildim.
Vizontele'yi, Komser Şekspir'i seyrettim.
Komser
Şekspir'i beğenmedim. Çok Kötü bir Film’di; çok Dar, Küçük
Beyinli bir Adam’ın elinden çıktığı İzlenim’ini bırakıyordu.
Vizontele'yi de pek tutmadım. Evde DVD Filmleri
izliyorum. Frank Kapka Filmlerini çok severek izledim.
Yeniler’den, Tarantino'nun filmlerini beğeniyorum.’
Ve bir Gün Kanal 7 ile Yollar’ı ayrıldı Ahmet
Hakan’ın. Bir zamanlar ATV’ye gider misiniz Sorusuna
verdiği Cevaplar’ın
altından çok Sular geçti. Medya’sız yapamazdı.
Kendini
CNN’de Salı’dan Cuma’ya Tarafsız Bölge’de buldu.
Daha önce Sabah
ve Hürriyet Gazeteleri'nde Köşe Yazarlığı.
Eserleri:
-Sivil,
Dayanılmaz bir Yürek,
‘Ben bu Yazıları
kitaplaştırmayı düşünmüyordum fakat Yayıncı Mahmut
Balcı'nın Müteşebbis Ruh’una Uzun Süre direndikten sonra
Evet dedim. Yazmak ayrı bir Konsantrasyon gerektiriyor,
Televizyon Haberciliği ayrı. İkisi arasında Denge kurmak zor.
İskele Sancak'ta yaptığımız Önemli Konuşmaları
kitaplaştırmayı planlıyoruz. Orhan Gencebay, Yaşar Nuri
Öztürk gibi Kişiler’le yaptığımız Söyleşileri derleyip
toplayacağız.’ NBabt Çözümlemesi Kitaplar..
-Ahmet Kabaklı,
Neden Milliyetçilik?,
"Çok Taviz verdik.
Devlet çok küçültüldü. Adilik çok aldı yürüdü. Bir Devir
yaşadık ki son birkaç Sene içerisinde. Hakikaten affedin, bu
Lafı ben söylüyorum. "Türk olmaktan utandım, utandığım
zamanlar oldu." (Arka Kapak)
-Mehmet
Eymür, Çeteler, Mafya ve Siyaset,
"Sıkışmışlardı. Biraz o
Sıkışıklığın Neticesi, Zamanında verilen Lüzumsuz Sözler, bir
Mafya Liderine verilen Lüzumsuz Sözler; onları sonradan o
Mücadele’de de ortada bıraktı. Hem kendilerine yaramadı hem de
son Derece Ağır bir Suçla Hükümet’ten ayrılmalarına Sebep
oldu." (Arka Kapak)
-Kırmızı
ve Kar,
Orhan Pamuk'un Kar Adlı Son Romanı ile Gündem’de
olduğu Günler’de gerçekleştirilen Program. Pamuk,
Kitap’ta, 11 Eylül Olayları sonrasında neden sevinir gibi
olduğumuz Sorusuna da İlginç Cevaplar veriyor.
-Bir
Türk Dehası,
Oktay
Sinanoğlu'nun Konuk olduğu Program,
-Niçin Komünist Oldum,
[28]
Vedat Türkali'nin Konuk olduğu Program,
-* ‘Mevcut Hikayelerim
kitaplaşacak durumda değil. Yeni Hikayeler de yazamıyorum.
Artık sadece okuyabiliyorum.