AVRUPA MÜSLÜMANLARI İÇİN
KRONOLOJİ
Fecr Vakti:
0757 (h.140) Offa-Rex Anglo Sakson Kralı oldu.
0774 (h.157) tarihini
taşıyan bir altın paranın basılması. Bir yüzünde ‘La ilahe illallahu vahdehu la
şerike lehu’, bir kenarında Muhammed Rasulullah’ ile Fetih suresinin 28.ayetinin bir kısmı olan: ‘Hak dini bütün dinlere üstün kılmak için o
peygamberi hidayetle ve hak din ile gönderdi’ yazılı. Diğer yüzünde ise
yine Arapça, ortada ‘Muhammed Rasulullah’ ve bunun ortasında İngilizce Offa-Rex, kenarında ise Bismillah
Duribe haza’d-Dinar, Seb’a ve Hamsin ve Mie’ yazılı. İngiltere tarihinde
basılan ilk altın para.
0777 Alman Kralı Büyük
Karl, Paderborn'da Kurtuba Emiri
tarafından sürülen Saragosa Valisi Süleyman
el-Arabi'yi kabul etmiş ve O'nunla bir yardımlaşma antlaşması imzaladı.
0796 Offa-Rex öldü
Duha Vakti:
0881 Kudus
Piskoposu’nun, Müslümanlara karşı hristiyan alemini isyana çağırması ve ilk
Haçlı Seferi fikrinin ortaya atılması.
0936 Alman İmparatoru Charlemagne ile Abbasi Halifesi Harun Reşid in iyi niyet çerçevesinde karşılıklı elçi ve hediye
gönderdiler.
0956 Alman
imparatorlarından Büyük Otto
(936-973), Endülüs Emevi Halifesi III. Abdurrahman'a
bir Papazı, Halife'de ona bir alimi elçi gönderdi.
1024 Haçlı ordularının
İstanbul'u yağlamaları.
1094 * Papaz Pierre I'Hermit'in Kudüs'ü ziyaret
etmesi.
1095 * Papa II.Urban'ın Fransa seyahati ve Clermont Konsülü’nün
toplanması.
* 27
Kasım:Haçlı Seferi'nin İlanı .Ve Pierre
L'Hermit'in bu yönde kışkırtıcı
propoganda gezilerini sürdürmesi.
1096 * 174 Yıl süren
Haçlı Seferleri ( 1096-1270)
* 1.Haçlı
Seferi ( 1096-1099)
* İlk Haçlı
Orduları İstanbul'a gelinceye kadar açlık ve hastalıktan telef oldu. Ve İznik
yakınlarında Selçuklular tarafından yokedildiler.
1097 * Haçlılar,
Anadolu Selçukluları’nın merkezi olan İznik'i zabdettiler. Eskişehir'e doğru
yönelen Haçlı Kuvvetleri I. Kılıçarslan
tarafından 1 Temmuz'da bozguna uğratıldı.
1098 * Franklar Urfa'yı İşgal etti (Mart ayı). Baudoin de Bologne İdaresi’nde burada bir kontluk kurdular.
* Haziran: Antakya Haçlıların eline
geçti ve burada Bohemond İdaresinde
bir prenslik kurdular.
* Kudüs Artuklular Hakimiyeti’nden
Fatımiler’in Eline geçti.
1099 * 15 Temmuz:Haçlılar Kudus'e girdi. Şehirdeki
Müslümanlar ve Musevilerin malları ve canları talan edildi.
* 22 Temmuz: Kudus'te feodal bir rejim
kuruldu. Urfa Kontu aynı zamanda Kudüs'ün "Mukaddes mezarın
Koruyucusu" Unvanı ile Kral seçildi.
Zuhr
Vakti:
1291 1291
Haçlı ordusunun saldırılarında birkaç Türk’le beraber yüksek rütbeli bir subay
olan Sadık Selim Sultan da esir
edilir. Graf Reinhart von
Württemberg, Sadık Selim Sultan'ı
harp esiri olarak beraberinde Württemberg eyaleti’nin Brachheim kasabasına
getirip iskan ettirir. Dirayetli,cesur, askeri dehaya sahip, cerrah, mimar,
Latince, Arapça bilen Sadık Selim'e Garf tarafından albaylık payesi verilir. Sadık Beyin Mezarı bugün Brackenheim'de Pfarrkirche'nin içinde 3
oğlu ile birlikte bulunuyor.
20.Saat:
1492 Endülüs
düştü.
Asr
Vakti:
21.Saat:
15??
Heidelberg Başpapazı Adam
Neuser doğdu.
1529 I.
Viyana Kuşarması
1576 Adam Neuser İstanbul’da öldü
22.Saat:
1683 II.Viyana kuşatması. Osmanlıların yenilgisi ve
Lehistan, Avusturya, Venedik arasında yeni bir ittifak anlaşması imzalandı.
AYDINLANMA ÇAĞI (23.Saat)
1724 Osmanlı
İmparatorluğu ile Almanlar arasında ilişki kurulmasında ilk adımların atıldığı
yıl. I. Friedrich o sıralarda
Almanya'da büyük bir üne sahip olan Türk atlarından edinmek üzere baş seyisini III. Ahmed'e gönderdi.
1731 Kurland
Dükü' ,Prusya Kralı I.Friedrich Wilhelm
zamanında (1713-1740) 20 Türk Askerini hediye etti, seçme bir birliğin imparatorun hizmetine girdi bu yıl.
1732 Savaş
Esiri olarak Almanya'ya getirilmiş olan bu Türkler için Potsdam Garnizonu'nda
bir de Mescid düzenletti. Jocken Klepper
"Der Vater" isimli romanında bu olayı anlatırken, Kral'ın Arzusunun,
Postdam'da Tanrı'nın bütün dillerde ve bütün dinlerde zikredilmesi olduğunu
yazar.
1740 Almanya
ile Osmanlı arasında ilk defa diplomatik
ilişki kurma çabaları başladı. II.Friedrich
in tahta geçer geçmez Osmanlı ile ticari
ilişkilere bir basamak olması için diplomatik ilişkiler kurmayı tercih ettiği
ve bu bağlamda Türkler hakkında eğer Türkler Berlin'e gelirlerse, onlar için
Mescid açılmalıdır , şeklinde sözler söylediği bildirilmektedir.
1740-1745
I. (1740-1742) ve II.(1744-1745) Schlesien savaşları’nda bir çok Prusya ordusuna giren müslüman Tatar, Boşnak
ve Arnavutlar süvari olarak hizmet gördüler. Hatta bunların arasında Prusya
Müslümanlarının imamı olan bir kimseden bahsedilmektedir.
1749
Hessen'de yaşatan ve Sadık
Selim Sultan (Albay Graf)'ın Soyundan bir Hanım’la evli olan Prof. Dr.Robert Sommer'in araştırmalarına göre ,anne tarafından bu soydan gelen Johann Wolfgang von Goethe doğdu. Almanya
1763 9
Kasım da Berlin'de Prusya sarayına tayin edilen ilk Osmanlı elçisi Ahmed Resmet Efendi ile Osmanlı-Alman Diplomatik
ilişkileri resmiyet kazandı. O Almanlar’ın İslam'a meyyal oldukları kanaatine
varmış ve Halife Sultan I.Abdulhamid'e yazdığı bir haberde
Berlin Halkı’nın Hz. Muhammed'i
tanıdıklarını ve İslamı kabul etmeye müsait olduklarını bildirmiştir. O'nun
böyle bir kanaate varmasında, Berlimlilerin o zamanlar Doğudan gelen insanlara
büyük ilgi ve hoşgörü gösteriyor olmalarının etkili olduğu düşünülebilir.
1780-1785 arasında Schwetzingen'de yapılan Rote Mosche' Cami halen, bulunduğu
bölgede yaşayan geniş bir Müslüman kitlesine hizmet vermektedir.
1786 Bu
Yıl ölen II. Friedrich (1740-1786)
üzerinde Papa'ya karşı Müslümanlar’ın
tarafını tutacağını söylemişti.
1792 Ekim
ayı. Mülheim.. .. Fransız ordusu, Rhen Nehrini aşıp, Alman Topraklarını işgale
hazırlanıyordu. Bu kaçınılmaz akıbet, Salankamen Savaşı'ında Batı'ya
ilerleyimişi durduran ünlü Alman Prensi,General Markgraf Ludwig (Türken Louis) nin günlerdir uykusunu kaçırıyordı. (Frankfurt'ta bu adı taşıyan bir
sokak adı var. O Türk kıyafetleriyle dolaşmayı severdi. Kısa zamana kadar
Karlsruhe Baden Müzesi'nin giriş katında büyük boy bir portresi durmaktaydı.
Türk kıyafetleri içinde. Rastt'aki sarayını Türk eşyası ile döşetmişti. Bunlar
Karlsruhe Baden Müzesi'nde
sergileniyor.) Hem de Fransız işgali nasıl önlenebilirdi? Tek düşüncesi buydu.
Bir sabah sevinç içinde bir ümit diyerek kurtuluş yolunu buldu:
II.
Viyana Kuşatması sırasında esir aldığı 22 kişilik mehter takımını düşman karşısına çıkartacaktı. Hemen
kararını uygulamaya koydu. Mehter takımını çağırarak şu emri verdi:" Derhal
tören kıyafetlerinizi giyin, sancaklarınızı, çalgılarınızı alın, tam kadro
Fransız sınırındaki Ren nehrinin kenarındaki Müllheim şehrine gidin. Günde 2
kez Fransız askerlerini ürpertecek şekilde müziğinizi çalın, sancağınızı
dalgalandırırn. Haydi görerim sizleri."
Emir
yerine getirildi. Artık günde iki kez çalan davulun, kösün, nakkarenin sesi
yeri göğü inletiyor, dosta güven, düşmana korku veriyordu. Fransızlar bu
manzara karşısında hayret ve dehşet içinde kaldılar. "Türkler
Geliyor" korkusu dalga dalga tüm memeleketi sardı.
Hemen
askeri harekatı durdurdular. Karşı Alman
dahilinde ne olup bittiğini öğrenmek için bir elçi yolladılar. Almanların gelib
elçiye cevabı şu oldu: "Biz Müllheimlılar, bir Osmanlı şehri olduk. Başvurumuz halinde bir tehlikeye
uğradığımız zaman bizi koruyacaklarına dair söz vermişlerdi. Şimdi sözlerini
yerine getiriyorlar. Kendilerini davet ettik. Sağolsunlar geldiler.
Gördüklerimiz, duyduklarımız onların askeri tatbikatıdır. Bilesiniz."
(Fransa’nın hemen sınır kasabası Stuttgart'ın Untertürkheim mahallesinde
Grossglocner caddesinde Hayrat niyetine çeşme yapan atalarımızın adını ta Fransa'ya kadar yayması normaldir.)
Fransızlar
Müllheim'i işgalden vazgeçtiler. Ludwig'i
Baden Kralı yaparak ödüllendirdiler. Bu olay her yıl törenlerle kutlanıyor.
Şenliklerde her yer Türk Türk bayrakları ve giysileri ile doluyor. Sonraları
"Müllheim Türkleri Kültür Derneği" kuruldu. Dernek başkanı gelenek
olarak önce sultan seçiliyor, ahabinde başkan oluyor. Son 3 yıldır (1995) bu şenlik yapılmıyor. Son sultan Hans Biskup. Diyor ki: "Yeni
Müllheimliker, biz eski Müllheim'lılardan korkarlar, çekinirlerde. Bize Türk
gözüyle bakarlar. Bizi mağrur bulurlar. Tabii bu da gururumuzu okşuyor."
Karnaval
korteji, bir güzergah izleyerek "Türk meydanı" denen yere kadar
yürümüi. Bu meydanı bugün modern bir çeşme yapmışlar. Üzerine bakırdan öeşitli
figürler terleştirmişler. Aralarında yebiçerilerde bulunuyor. 300 yıl süren bu
güzel gelenek terkedilme safhasına gelmiş.
1798 29
Ekim’de Aziz Efendi öldü
1798 Karl III.Friedrich Wilhelm (1797-1840) in emriyle bu Yıl bugünkü Columbiadamm'da bir yeri
Berlin Tempelhofer Feldmark'da Müslüman Mezarlığı kuruldu.
24.Saat:
1800 yıllarında Prusya ordularında 1000
kadar atlı müslüman süvarinin bulunduğu bildiriliyor. 17. ve 18. yy.da yapılan
savaşlarda çok sayıda Türk Almanlar tarafından esir alınarak götürülmüştür. Bu
Türklerin akıbetleri hakkında çok az bilgi vardır. Çünkü bunların ekseriyeti,
savaşa katılan ve esir alan kişilerce özel hizmetlere alınmışlardır. Prof. Otto Spies'e göre bu Türklerin
bir kısmı, kolaylıklarla karşılaşmak için din değiştirmişler ve hristiyan
olmuşlardır. Önemli bir kısmı ise Müslüman kalmışlardır. Din değiştirenlerin
çoğunluğunu çocuk yaşta esir alınıp özel olarak eğitilenler oluşturur.
Hristiyanlığı kabul edenlerin, isimleri de değiştirilerek Franken, Bavyera,
Sachsen ve Aşağı Almanya bölgeleriyle kuzeyde Hannover civarında yerleştikleri
tahmin ediliyor. Hristiyan olan Türkler arasında papaz olarak yetişenler de
vardır. Mesela; Yusuf isimli bir Türk orta Franken'da
Rüdisbronn'da protestan papazı; bir
diğeri Detmold'da Heiligenkirchen'de papaz olarak görev yapmıştır. Bir Türk
kızı ise Heimburg'da Papaz Moritz Grimm
ile evlendi. Müslüman olarak yaşayıp ölen bazı Türkler’in mezar taşlarında
batıl inancı üzerine öldü şeklinde ibareler bulunduğu yine Otto Spies tarafından bildirilmektedir. 18.yy.ın sonlarına doğru
Türk kızı ile evlenen bir Alman prensi Heidelberg yakınlarında Schwetzingen'de
bir cami yaptıtıldı. Bu cami halen müze olarak kullanılmakta ve bayram
namazlarında ibadede açılmaktadır. Yine bu yüzyıllarda müslüman olmuş tanınmış
Almanlar vardır.Mehmet Ali Paşa
gibi.
1800
lü yıllar William Henry Quilliam doğdu
1807
Abdul Hud Adolph Freihern von Wrede doğdu
1827
Prof.Dr.Muhammed Brugsch Paşa doğdu
1832 Johann Wolfgang von Goethe öldü
1835 Adolph Freihern von Wrede müslüman
oldu.
1840
Dr.Eduard Schnitzer doğdu.Afrika araştırmacısı.
1841 İngiltere
tarihinde basılan ilk altın para 1841
de ortaya çıktı. Para üzerinde özel konferanslar düzenlendiği gibi, hakkında da
yığınla yazı yazıldı.
1835 Adolph Freihern von Wrede Türkiye,
Cezayir, Güney Arabistan hatıralarını yazmak üzere Almanya’ya döndü.
1855 Lord
Headly al Faruk doğdu
1857 Abdullah
Yusuf Ali doğdu
1861 Sultan
Vahdettin doğdu
1863 Abdul Hud Adolph Freihern von Wrede Osmanlı’da öldü
1866 Berlin
Türk Mezarlığı yeniden düzenlenerek
ortasında bir de dergah inşa edildi.
1868
Abdulmecid Efendi doğdu
1875 M. Marmaduke
W.Pickthall Londra’ da doğdu
1875 Dr.Eduard Schnitzer Müslüman oldu.
1876
Sir Abdullah Archibald Hamilton doğdu
1876 Sultan Abdulaziz 4 Haziran 1876 da
öldü. Avrupa’ya seyahat eden ilk sultandı. Abdulaziz
Trafalgar meydanından Buckingham Sarayı’na doğru şaşaalı saltanat arabası
içinde, etrafını saran görülmedik kalabalı selamlayarak ilerledi.
1878 Dr.Eduard Schnitzer Mehmet Emin Paşa adı işe Mısır’a vali oldu.
1886
Rene Guenon Fransa’nın
Blois kentinde doğdu
1890 Liverpol
doğumlu olup Fas’ı zitaretinde Müslüman olan ve 80 li yıllarda Liverpol’da İslamı tebliğ eden William Henry Quilliam Halife’nin
daveti üzerine İstanbul’a geldi. İngiliz Adaları Şeyhulislamı ünvanı aldı.
Liverpolde bir İslam Kültür Merkezi kurdu.
1892 Dr.Eduard Schnitzer öldü
1894 Prof.Dr.Muhammed Brugsch Paşa öldü
1897 Abdulhadi John Gustav Ageli Müslüman oldu. (İsveçli bir ressamdır.
İslam tasavvufunu, İbn Arabi'yi
okudu.
1900 Muhammed
Esed (Leopold Weis) Doğu
Galiçya’da Lvov’da doğdu
1901 Abdulhadi John Gustav Ageli Mısır'da şazeli şeyhlerinden Şeyh Abdurrahman Aliş'e intisab edip
sonra onun halifesi oldu.
1904 Guenon Paris’e geldikten sonra din çevrelerine çıkar.
1907
Frithjof Schuon (İsa Nureddin) Basel’da doğdu
1908 Muhammed Hamidullah doğdu Fransa Hindistan
1909 Guenon Gnostik kilisye bağlanır ve orada Piskopos olur.
1909 Martin Lings İngiltere’de doğdu
1910? Titus Burckhard (İbrahim İzzettin) doğdu İsveç
1912 Guenon müslüman oldu. Abdulvahid Yahya adını aldı. 7 . hicri yy.da Ebul Hasan eş-Şazeli
, İbn Arabi'nin
izleyicisiydi Şeyh Abdurrahman Aliş'fen
feyz aldı.
1913 Roger Garaudy
Marsilya’da doğdu
1913 M. Marmaduke W.Pickthall İstanbul’a geldi
1914 Esed yaşı tutmadığı halde Avusturya ordusuna asker yazılır.
1914 Berlin
yakınlarında Wünsdorf'da, Müslüman
esirler için bir cami yapılmıştır. Bina 68 m.genişliğinde ve 12 m yüksekliğinde
kırmızı beyaz renkli ahşaptan inşa edilmiştir. 23 m yüksekliğinde bir minaresi
vardı. II. Karl Wilhelm'in bu camiyi, 8 Kasım 1898 de Şam'da Selahaddin'in mezarı başında Halife'ye
verdiği şu sözler üzerine yaptırdığı
söylenmektedir: Majesteleri ve dünyanın dört bucağındaki Müslümanlar, Alman
Kralının kendilerine her zaman dost olduğubu görmek isterler mi?
1915 Wünsdorf'da Cami, Berlin'de bütün ileri
gelenlerin katıldığı bir törenle, 1915 de zamanın Berlin Büyükelçisi İbrahim Hakkı Paşa tarafından
açılmıştır.
1917 M. Marmaduke W.Pickthall Müslüman oldu.
Osmanlının yıkılmaması için Londra’da çalıştı
1917 Abdurrahman Bedevi doğdu
1917 Sultan Vahdettin , Mustafa Kemal ile Almanya
gezisi yaptı.
1918 4
Temmuz de Perşembe günü 36.padişah oldu. Şöyle der: ‘Saltanatın kuş tüyünden
minderleri üzerine gömülmeyip, milletin ateşli külü üzerine oturdum’. Sultan Vahdeddin sessiz bir gözetim
altındaydı. Generalleri Padişah’ın ne yaptığını ve yapacağını dikkatle
inceliyorlardı.İstanbul’un istiklali parlak değildi. İngiliz ve Fransızlar
İstanbul sokalarındalardı. O’na Mustafa
Kemal’i tavsiye ettiler.
1918 I.Dünya Savaşının Sonu
1918 I.Dünya
savaşından sonra savaşan müslümanlardan bazıları ve özellikle İran ve
Afganistan'dan bir gurup tüccar ve işçi Almanya'ya yerleşti. Sonraki yıllarda,
Berlin'de yaşayan çeşitli ülke müslümanlarının oluşturduğu bir komisyon Türk
Mezarlığını tamir ettirdi.
1919 Vahdettin 30 Nisan günü
adamlarıyla meşveret sonrası şu fermanı yayınladı: ‘Mülga Yıldırım Orduları
Grubu Kumandanı Mirliva (Tuğ-Tüm general) Mustafa
Kemal Paşa 9. Ordu Kıtaatı
Müfettişliğine tayin edildi. 19 Mayıs’da Samsun’a hareket etmeden Saray’a
çağrıldı.
1919-1945
Peder Poucel bu surede yazdığı 25 eserden altısı Guenon ve esereriyle ilgilidir. Rene
Guenon, Paul Serant, Ed.La Colombe, 1953. Le sens cache dans I'oeuvre de Pene Guenon ,gibi.
1920-1936
M. Marmaduke W.Pickthall
Bombay ve Haydarabad’da kaldı. Meali bu arada yazdı.
1920 Esed Viyana'dan ayrılarak Prag'a oradan
da Berlin'e gitti. Filim yönetmeni asistanlığı, senaristlik yaptı.
1920 23
Nisan da Ankara’da BMM dualar ve kurbanlarla açıldı. Yayınlanan bildiride
Padişaha bağlı kalınacağı ve başkentin kurtarılmasına çalışılacağı, bütün vatan
toprakları işgalden temizlenene kadar mücadeleye devam edileceği bildirildi
1921 Guenon’un yayımlanan ilk kitabı , "Hint Öğretilerinin İncelenmesine Genel
Giriş"tir.
1922 Esed, Kudus'e gitti. Frankfurter
Allgemeine Zeitung'un Yakın Doğu muhabiri oldu. Aynı yıl Kahire' ye gitti.
1922 1
Kasım da iki maddelik bir kanunla saltanat kaldırıldı. TBMM sinin fevkalade
temsilcisi olarak İstanbul’a gönderilen Refet
Bele Paşa, Yıldız Sarayı’na gidip Sultan’ın
huzruna çıktı, Halife hazretleri olarak hitap etti. Sultan öfkeyle:
‘Saltanatsız bir hilafeti, Hanedanımızın en aciz bir ferdinin bile kabul
etmeyeceğine emin olabilirsiniz’ dedi. İşgal Kuvvetleri Komutanına müracat
ederek başka bir yere naklini istedi. 16/17 kasım Perşembe/Cuma gecesi,
İngilizlerin Malaya zırhlısıyla doğup büyüdüğü ülkesinden ayrıldı. Bütün
kıymetli eşyalrı, bütün hazineyi orada bırakarak. Önce Malta adasına diderek
bir süre kaldı. Sonra devat üzere Hicaz’a gitti. Mısır’a gitmeyi düşündü. Kral Fuad itibar etmeyince İtalya’ya
gitti.
San
Remo şehrinde geri kalan yıllarını yaşadı. İtalya Kralıyla şehzadelik
günlerinden tanılıyordu. Kral haber göndererk seçeceği bir köşkte
oturabileceğini bildirdi. Para sıkıntısı çekiyor, bazı geceler aç yatmak
zorunda kalıyordu. İstanbul’da kalan aile fertleriyle maiyyet halkından
bazıları da San-Remo’ya gelmiş ve Sultan’ın
bu kalabalık nufusu geçindirebilmek için çok ızdırap çekmişti. Sağlığı tamamen
bozulmuş, manevi ızdırap onu eritmişti. Ölüsünün bile Türkiye’ye kabul
edilmeyeceği kendisine söylenmişti.
1922 TBMM
19 Kasım günü Abdulmecid Efendi
Halife seçti. 24 Kasım’da biat töreni yapıldı. Bu törene Milli Hükümetin
temsilcileri olarak Refet Bele Paşa
ile İstanbul’daki din görevlileri, sivil ve asker yönetiiler katıldılar.
İstanbul camilerinde yeni Halife adına Türkçe hutbeler okundu.
1924 3
Mart’da Meclis’te kabul edilen bir yasa ile Halifelik kaldırıldı. Osmanlı
hanedanının ve Abdulmecid’in 24 saat
içinde yurtdışına çıkartılmaları da aynı yasada öngörüldü. 5 Mart 1924 sabahı Abdulmecid’e İstanbul valisi Ali Haydar Yuluğ Dolmabahçe Sarayı’nda
tebliğ etti. Kısa bir hazırlıktan sonra ailesiyle birlikte özel trenle
Edirne’den yurtdışına çıkartıldı.
1924 Esed, el-Ezher'de Mustafa
el-Meraği ile tanıştı.
1924 Guenon’un ‘Doğu ve Batı’ kitabı
yayınlandı.
1923 7
Kasım daBerlin’de İmam Mübarek Ali Kaiserdamm Camiinin temelini attı. Wünsdorf Camii yıkılınca, Müslümanlar Berlin'in
çeşitli yerlerinde ibadet imkanları araştırmaya başladılar. Bu arada Berlin'e
bir merkez camii yapılması planlanıyordu. 50X70 m boyutlarında ve 5 katlı
olması düşünülen bu caminin 65 m yüksekliğinde bir minaresi olacaktı. yapıda
yurt, lokanta, otel ve çalışanları için lojmanlar bulunması planlanmıştı. Ancak
mali imkansızlıklar sebebiyle inşaat yürütülemedi ve atılan temel de yıkıldı.
1924 Wünsdorf'da Cami, 1924 de kapatıldı. 1925/26 da
ise tamameen ortadan kaldırıldı.
1924 Ahmediye
Encümeni Islahatı İslamiye hareketinden Mevlana
Sadreddin önderliğinde bir cemiyet kuruldu. Amaç Berlin'de bir Cami açarak
burayı hareketin Avrupa merkezi haline getirmekti. Caminin temeli 9 Ekim 1924
de atıldı. örnek olarak Taçmahal alınmıştı. 26 metre yüksekliğinde bir kubbesi
ve 32 m yüksekliğinde iki minaresi vardı. Çevresi geniş bir bahçeyle
çevriliydi.
1924 Die
Deutsch-Moslemische Gesellscahft, Berlin 1924,
1925 Kısa
sürede tamamlanan Ahmediye Cami 26 Nisan
de Mevlana tarafından ibadete
açıldı. Açılış törenine Türkiye Büyükelçisi Kemaleddin Sani Paşa da katıldı. Camii II.Dünya savaşı sırasında
büyük zarar gördü, minareleri tamamen yıkıldı. Savaş sonrası, dağılan cemaati
toplamak ve Camiyi onartmak bir hayli zaman aldı. 1974 de su baskını, camiyi
tamir için harcanan bütün çabaları boşa çıkardı. Su baskını esnasında çok
değerli halılar zarar gördüğü gibi, zaten tamir halinde olan bina da yıkılma
tehlikesi ile karşı karşıya kaldı. Berlin senatosu 215 bin Mark vererek camiyi
onarttı ise de minareleri yapılamadı. Bu cemiyet ilerde Mevlana tarafından Almanca Kur'an tercümesi hazırladı.
1925 Guenon Sorbonne'da ünlü
konferansını verdi.
1926 Esed, Merv, Semerkant,
Buhara, Taşkent üzerinden Moskova'ya gitti.
Gazete'den ayrıldı. Aynı yıl evlendi. Müslüman oldu.
1926
Abduljavad Falaturi İsfahan’da doğdu
1926 Cemaleddin Kaplan doğdu
1926 Mohammed Aman Hobohm Magdeburg’da doğdu
1926 Sultan Vahdettin 16 Mayıs da 65
yaşında öldü. ‘Beni Şam’daki Selahaddini Eyyubi türbesine gömsünler.
Cenazemi Hırıstiyan memleketlerinde bırakmasınlar.
İslam usul ve adabına göre kaldırsınlar’ vasiyetinde bulundu. Alacaklı Esnaf
Villaya akarak ‘ Paramızı ödemeden bu tabutu bir yere
götüremezsiniz’diyordu.Eski Hicaz Kralı Hüseyin
ile Irak Kralı Faysal ve Mısır
Prenslerinden Ömer Tosun Paşa’ların
nakdi yardımlarıyla borçlar ödendi ve Cenaze Şam’a götürülmek üzere yola
koyuldu. Tabutta: ‘Müslümanların Halifesi, Türklerin Hakanı 6.Mehmet Han
Hazretleri’ yazıyordu.
1927 Ahmet Huber (Friedrich) Protestan
bir ailenin oğlu olarak doğdu
1927 Esed ,Hanımı ve altı yaşındaki oğlu ile Cidde'ye oradan Mekke'ye
hacca gitti.
1927 M.Muhammed Nafi Çelebi Berlin'de
Zentralisntitut Islam Archiv Deutschland'ı kurdu.
1928 Muhammed Arkoun doğdu
1929 Pickthall yazdığı İngilizce Meali
göstermek üzere Mısır’a geldi.
1930 Pickthall Aralık 1930 da İngilizce
Meali yayınladı.
1930 Guenon Mısır'a yerleşti ve orada ölene kadar islami
geleneğe ve entellektüel kişiliğine uygun bir hayat sürdü. 17 kitap ve 350
kadar makalesiyle bir yandan insanlığın normal seyrinden bir sapma olarak
gördüğü modern Batı'yı kökten bir eleştiriye tabi tutmuştur.
1931 Muhammed Salim Abdullah doğdu
1931 Murat Hofmann doğdu
1931 Beşir Say doğdu
1932
Frithjof Schuon Cezayir’e gitti. İslamı tanıdı. Orada Şeyh Ahmed el-Alevi ile görüştü. Daha sonra
uzunca bir süredir yazışmakta olduğu Rene
Guenon’u ziyaret etmek için Mısır’a
gitti.
1932
Kelim Sıddıki doğdu
1933 Garaudy anlatır:’ Nasıl müslüman oldum?
Bu çok eskilere dayanan bir sorundur. Gençlerin büyük bir bunalım yaşadığı
döneme, 1933 lere kadar iner. O sırada 20 yaşındaydım. 1929 da ABD'nde patlak
olmadığında, bir parça ekmek için Cenova limanında döğüşüyordu, sütler dökülüyordu,
buğdaylar ırmaklara atılıyordu. Hitler'in
iktidara geldiği dönemdi ve bizler genç insanlar olarak dünyanın sonunu değil,
bir dünyanın sonunu yaşar gibiydik. Bu durum iki seçeneği ortaya çıkarmıştı.
İnsanın uğraştığı bir bozgunda mutlak değerlerin anlamı bana göre yitirilmiş
gibiydi. Bireyciliğin, yani herkesin kendini dünyanın merkezi sayma
olgusunun egemen olması ölçüsünde,
aşılması gereken bir güç isteği, bir büyüme isteği, bir sevin. isteği
kargaşasıyla karşı karşıyaydık. İşte bu nedenle ate bir aileden olmama karşın
hristiyanlığı kabul ettim. Ne var ki bu değerleri toplumsal yaşamda muzaffer
kılacak etkili yöntemleri Hristiyanlıkta bulamadım.
Bu
sırada felsefe öğrenimi görmekteydim. Marks'ı
okuyordum, Marksizmde tarihsel girişimin bir metodolojisini buldum. Yani hem
belli bir dönemin çelişkilerini inceleme sahasını, hem de belli bir dönemin
bilimini buldum ve bu incelemeden yola çıkarak bunları aşma olacağı veren
yollar, projeler bulunuyordu. 40 yıl süren bir araştırmadan sonra, bir yandan
zincirin iki ucunu tutmak, Hristiyanlıkta bulduğum mutlak değerler imanı, öte
yandan Marksizmin içindeki etkinlik, en azından temel amacı açısından
gerçekleşen İslam dini, özellikle Kur'an'ın metinlerinde her ikisinin birliğini
amaçlıyordu; yani ruhani hayatı, iman hayatını siyasal hayattan ,sitenin
örgütlenmesinden ayırmıyordu. Bunun beni yönlendiren başlıca motivasyon
olduğunu söyleyebilirim. Bu gün, öbür dünya konusunda da aynı sorunla
karşılaştığımı hayretle görüyorum. Bu ruhani alanda nasıl kendini gösteriyor?
Sanıyorum ki ABD'nin dünya egemenliği sisteminin yerleştirmeye çalıştığı şey,
benim "pazar tek Tanrıcılığı" yani para adını verdiğim şeydir. Bütün
değerler pazar değerleri haline gelmektedir. Sanıyorum ki İslam dini, bütün
öbür dinlerden insanlarla bütünleşmek koşuluyla seçkin bir yer tutabilir. İster
Hırıstiyan, ister Hindu, ister Budist, hatta Ate olduklarını söyleyen insanlar
olsunlar, hayatın bir anlamı olduğunu ve bizim de bu anlamın
gerçekleşmesinden sorumluyum demektir.
İşte Hrıstiyanlıkta bulduğum budur, İslam dininde bulduğum budur. Sanıyorum ki
bugün, yani insanın yeni bir bozgun yaşadığı dönemde , insanın geleceği için
daha ivedi, daha belirleyici bir çaba yoktur , bu çaba aynı zamanda hem pazar tek Tanrıcılığıyla yani parayla,
hem Batı tipindeki büyüme anlayışıyla ( bunu çok basit olarak, yararlı ya da
yararsız ve hatta bazen silahlar gibi zararlı bile olsa herhangi bir şeyi
giderek daha çok, giderek daha çabuk üretmek olarak tanımlayabiliriz).
Mücadeleye etmeyi gerektirir. Bizim
çabamızın bu olması gerektiğine inanıyorum. İşte gene bu nedenle, Hz.
Muhammed'in de dediği gibi Kur'an'da bize söylendiği gibi insanların bugüne
kadar görülmedik ölçüde açıklık düşüncesine ihtiyaçları vardır.
1934 Guenon ,Şeyh Muhammed İbrahim'in kızıyla evlendi.
1934 Abdullah Yusuf Ali Lahor’da İngilizce meali basıldı.
1934 Martin Lings 25 yaşlarında diğer dünya dinlerini incelemeye başladı.
1935 Hamidullah, A.Yusuf Ali ile Avrupa’dan doğuya giden bir gemi yolculuğunda
birlikte oldular.
1936 M. Marmaduke W.Pickthall öldü
1936 Mehmet Şeker
doğdu
1938 A.Yusuf Ali, Kanada’da ilk cami
açılışına davet edilmiş ve burada bir nutuk irad etti.
1938 Martin Lings de tanıştığı Kuzey Afrika'lı Müslümanlar vasıtasıyla Şeyh Ahmer Alevi eş-Şazeli ile buluştu,
müslüman oldu.
1939 Martin Lings Mısır'a gitti. Burada Kahire Üniversitesi'nde özellikle Shakespeare üzerine 12 yıl ders verdi.
1939
Frithjof Schuon Hindistan’a giderken yine Mısır’a uğradı.
Hindistan’a varışından birkaç ay sonra II. Dünya savaşı patlak verdi. Fransaya
geri dönmek zorunda kaldı. Almanlara esir düştü. Daha sonra İsviçre’ye kaçtı ve
oraya yerleşti.
1939 Garaudy anlatır: İkinci Dünya Savaşında, Hitler'in işgali sırasında, bir direnme ağı oluşturduk. Çünkü herkes,
ister Hırıstiyan, ister komunist ister Ate olsun herkesin kendine özgü
gerekçeleri vardır, herkesin kararında açık bir düşman kavramı bulunmaktaydı;
yani işgalci. Oysa bugün içinde yaşadığımız işgal çok daha ciddidir. Çünkü
içte, düşünce düzeyinde bir işgaldir. Sanıyorum çok karakteristik bir örnek
olan Amerikan filimleri dış satımına bakmak yeterli olacaktır; insan
perspektifiye hiç bir ortak yanı olmayan şiddet yüceltilmektedir, en yanlış
yaşama biçimleri, lüks tüketim yüceltilmektedir; işte bize önerilen yaşama
biçimi budur. Sanıyorum bugün mücadele etmemiz gereken bunlardır; çünkü bu
Amerikan filmleri imanlı bir insan için, kendi yaşamına bir anlam vermek
isteyen ve bütünüyle insana özgü bir yaşama biçimlerini öğütlemektedir.
Herhangi bir dine, inanca, politikaya bağlanmış insanları işte bu pazar
tektanrıcılığına karş seferber etmek gerekir. İşte bugün temel sorun budur:
Pazar Tektanrıcılığına karşı mücadele.
1939 Mohammed Aman Hobohm İslam’a
girdi. Londra’da islam üzerine okudu.
1940? Smail Balic doğdu
1941 Raşid el-Gannuşi doğdu
1943 Gide günlüğünde (Fez, 1943) şunları
yazar: "Gençliğimde Guenon'un
eserleriyle karşılaşmasaydım neler gelirdi başıma..
Ama o zamanlar Guenon'un eserleri
henüz yazılmamıştı. Şimdiyse, artık çok geç.. Ben Descartes ve Bacon taraftarıyım. Ama ne önemi var. Guenon'un kitapları çok ilginçtir ve bana çok şey öğretmiştir,
tepkiyle de olsa.."
1943 Ahmet Huber Bern'e yerleşti. Burada liseyi okudu. Hala burada ikamet
ediyor.
1944 Abdulmecid Efendi 20 yıl İsviçre ve Fransada yaşadı. 23 Ağustos 1944 de Paris’te Bulogne
Ormanına bakan villasında öldü.
1944 Die
Deutsche Muslim-Liga e.V. Hamburg 1944,
1944-1945 Berlin İslam Arşivi tahrip oldu.
Yağmalanan Belgeler ABD’ye götürüldü.
1944 Muhammed Sıddık doğdu
1945 II.Dünya Savaşının Sonu
1945 Roger Garaudy Fransız Komunist Partisine üye oldu. 1951 de Meclis’te
bulundu.
1945 2.Dünya
savaşını takip eden yıllarda,- 60'lı yıllara gelinceye kadar- çeşitli ülkelerden
çok sayıda müslüman Almanya'ya gelmiştir. Özellikle komunist bloktan kaçan
Azerbaycan Türkleri, Kırım ve Volga Tatarları, Kuzey Kafkasyalılar, Başkırtlar,
Türkistanlılar, Özbekler ile Yugoslavya ve Arnavutluk'tan kaçan müslüman
halklar Almanya'ya gelip yerleşmişlerdir. Çoğunluğunun Almanya'nın güney
bölgelerine yerleştikleri bilinen bu göçmenler hakkında fazla bilgi yoktur.
Ancak aynı yıllarda Almanya'ya gelen Ahmedi mensuplarının, dönemin en faal
müslüman grubunu oluşturdukları bilinmektedir.
20.yy.ın
ortalarından başlayarak, başta Almanya olmak üzere, bazı Avrupa ülkelerinde
görülen sürekli ve hızlı sanayileşme, aybı sürece girememiş bu ülkelere işgücü
akımını beraberinde getirmiştir. Almanya 1960 lı yıllara kadar işgücü
ihtiyacını İtalya, Yunanistan ve İspanya'dan karşılamıştır.
1945 Nadeem Elyas doğdu
1947 Guenon "Cahiers du Sud" de yayımlanan bir
makalede açıklamada bulundu. O
makaleden anlamlı bir bölüm: Bütün geleneksel öğretiler içinde, İslam öğretisi,
zahiri ve batıni diyebileceğimiz, biri öetekinin tamamlayıcısı olan iki öge
arasındaki farkın en net biçimde belirtildiği tek öğretidir. Arapçada bu iki
terim şöyle ifade edilir: şeriat, yani sözlük anlamıyla herkese açık büyük ve
anayol; hakikat, iç gerçek, ki seçkin bir zümreye özgüdür. Bu hiç de keyfi bir
ayrım değildir. Tersine eşyanın tabiatından dolayı böyledir, çünkü herkes
hakikat bilgisine ulaşmak için aynı niteliklere ya da aynı yeteneklere sahip
değildir."
1948 Christian H. Hoffman doğdu
1948 Ahmet Huber Hukuk ve Ekonomi
öğrenimi gördü.
1948
M.Lings tekrar İngiltere'ye
döndü. Londra Üniversitesi'nden Arap dili diploması aldı.
1949 F.Schoun Alman asıllı bir
İsviçreliyle evlendi. Eserlerini burada kaleme aldı.Bir çok ülkeyi gezdi.
1949-53 Mohammed Aman Hobohm Berliner Moschee İmamlığı (Leiter) ve
Deutsch-Moslemischen Gemeinde başkanlığı yaptı.
1949 Ali Yüksel doğdu
1950 Cat Stevens (Yusuf İslam) doğdu İngiltere
(İsveç/Yunanistan)
1950 Guenon hayattayken
yayımladığı son yazıları belki de 1950 Eylul'unde "La cite divine "
(İlahi Site) başlığıyla bir makalede yayınlandı.
1950 Islamische
Gemeinde Hamburg e.V. Hamburg 1950,
1951 Rene Guenon öldü. 1951 de Andre Gide'e ayrılan "Noevelle Revue Française" in özel
sayısında Henri Bosco, Gide'nin şu
sözlerini aktarıyor: "Guenon
haklıysa, benim bütün eserlerim tepetaklak olur. Guenon'un yazdıklarına hiçbir itirazım yok, kesinlikle yok. Onlar
çürütülemez."
1951 Ziyauddin Serdar doğdu
1952 Esed, Pakisan'ı BM de temsil etmek üzere New York'a gitti.
1952 Ralf Buscher doğdu
1953 Esed Yazarlık hayatı
Mekkeye Giden Yol'u (1953) yazarak başladı. Bu kitap İslamı kabul edişinin
belgesel hikayesidir.
1953 Abdullah Yusuf Ali Londra’da öldü
1953 Yalçın İçyer doğdu
1954 Abdulmecid Efendi’nin
Cenazesi Paris’ten Medine’ye götürüldü ve orada defnedildi.
1954 Abdulcevad Falaturi Tahran Üni’de Felsefe ve İlaniyat lisansı yaptı. İslami
İlimlerde müçtehid derecesi kazandı. 1954'ten sonra Federal Almanya'da Mainz-Bonn ve Köln ve Hamburg
Üniversiteleri'nde felsefe, şarkiyat ve hukuk felsefesi öğrenimi gördü.
1954-56 Mohammed Aman Hobohm Pakistan’da İslam üzerine çalıştı. ‘Voice of Islam’ Dergisinde yazdı. Karaçi,
Pravalpindi Alman Elçiliklerinde çalıştı. Pakistan-German
Forums’un Genel Sekreterliğini yaptı.
1954-56 Mohammed
Aman Hobohm Uluslararau Müslüman Gençlik Teşkilatı ( IAMY)
Başkan yardımcılığı ve Rabıta Almanya danışmanlığı yaptı.
1955 M.Lings 1955 den itibaren
İngiliz Müzesi Doğu Elyazmalarının (özellikle Arapça) tasnifinde bulundu.
1955 Islamische
Gemeinde Deutschlands e.V. Schwetzingen 1955,
1956 Kamereddin Kerman doğdu
1956 Muhammed
Latreche doğdu
1956 Garaudy Komunist Partisi
siyasi büro şefi oldu. 56-58 arası
mecliste bulundu.
1956-1989
Ahmed Huber SP Zshwiz,
Neue Presse, Basler Zeitung, Weltwoche, Cücher Woche, Associated Press,
Deutscher Depeschen de 1956-1989 arasında çalıştı.
1957 Hamburg-Stellingen'de
Fazle Ömer Camii kuruldu.
1957 Ahmediye
Hareketin o zamanki Halifesi Mahmud
Mirza Beşirüddin Mahmud Ahmed, "Almanya'nın diğer şehirlerinde de
camiler yaptırmak istiyorum. Allah vere de Alman milleti İslam'ı çabuk
istiyorum. Allah vere de Alman milleti İslam'ı çabuk kabul etseler de, dini
yönden de Avrupa'nın lideri olsalar demiştir." Ahmedilerin bu şekilde teşkilatlanmaları ve özellikle genç
hristiyanlar üzerinde etkili olmaları, Hristiyan cemaatlerin ve kiliselerin bu
konuya eğilmelerini beraberinde getirmiş ve Almanya'da Hristiyan-müslüman
ilişkileri yeni bir boyut kazandı.
1958 Hüseyin Kerim Ece doğdu
1958 Şükrü Bulut doğdu
1959 F.Schoun daha sonra 1963 de Amerikaya gitti Amerikan yerlilerini
ziyaret etmek için. Eşiyle beraber Sioux ve Crow kabilelerine kabul edildiler.
1959 Frankfurt
am Main'de Nur Camii'ni kuruldu.
1959 Adnan Aslan doğdu
1959 Ömer Bekri Muhammed doğdu
1959-1962
arasında Garaudy Senato'da
bulundu.
1960 Berlin Duvarı'nın İnşası
1960 lı
yıllara gelindiğinde, bu ülkeler işgücü talebini karşılayamadıkları için
Almanya yeni kaynaklar aramak durumunda kalmıştı. Bu noktada, önce Türkiye'den
daha sonra Yugoslavya, Fas ve Tunus'tan çok sayıda işçinin Almanya'ya davet
edildiler. Bu durum, çok sayıda müslümanın Almanya'ya akın etti.
1960 Kadir Canatan doğdu
1961 Esed,Bu yıl
yazdığı The Principles of Stade and
Government in Islam'da gerçek bir İslam devletinin esaslarını ortaya koydu.
1961-1967
M.Salim Abdullah Yahudi
Temsilcilerle Diyalog başlattı.
1961 C.Kaplan Ankara Vaazı oldu. AÜİF ne kaydoldu ve 1965 de mezun oldu.
1962 A. Falaturi Doktora tezi "Zur İnterpretation der Kantischen Ethik Im
Lichte der Achtung" (Değer Işığında Kant Ahlakının Yorumu Üzrine). Bonn 1962; 1962 de doktora, Hukuk felsefesi
mecmualarında bir çok makaleleri yayınlanmış, özellikle Tahran Üniversitesi
felsefe bölümünden birçok davetler almıştır.
1962 Ahmed Huber müslüman oldu. Bir Mısır'lı
hanımla evlendi. Said ve Amr adında iki oğlu oldu. Şöyle anlatır:
Güzel bir müslüman olan Şeyh Mahmut
Şeltut elinde müslüman oldum.O 1950-60 lı yıllarda genç Mısırlılara İslam'ı
anlattı, onları uyandırmaya çalıştı. Bilindiği üzere o zamanlar Nasırcılık
revaçta idi. İşte o zaman da Şeyh, islam'ı anlatmaya ve nasyonalizmin
tehlikelerine dikkat çekmeye uğraşıyordu. Bu O'nun birinci özelliği ve değeri.
İkincisi ise Şeyh Şaltut ümmetin
vahdeti için sünni ve şiilerin kardeş olduğuna dair fetva yayınladı. Caferiliği islam'ın hak bir
mezhebi olarak kabul edilip Ezher'de okutulmasını arzu ediyordu. 1958 den beri
bunu başardı. Zaten bilindiği gibi Şiilik ve Sünnilik arasında herhangi bir
akıdevi fark yoktur. Benimle epey sohbet etti ve bana imzaladığı bir Kur'an
nüshası hediye etti. Kucaklaştık. Bunlar olup bittikten sonra bana Ahmed dedi "Şimdi hrıstiyanlığa
nasıl bakıyorsun?" Ben kendimi hakkın merkezinde görüyorum dedim.
"Evet" dedi." Gerçekten İslam, hakkın özüdür. Kim ki, iyi bir
hristiyan olmak istiyorsa, kim ki iyi bir yahudi olmak istiyorsa, iyi bir hindu
olmak isterse o, müslüman olmalıdır, islamı kabul etmelidir" Yani islam'a
giren din değiştirmiyor, asıl dinine dönmüş oluyor. Şaltut bana "kardeşim Ahmet,
sen şimdi aynı zamanda iyi bir hristiyan da oldun" dedi.
1964 Essen
Demiryollarında çalışanlar için 1964 de 8 adet Mescid bulunuyordu. Yine
Deutsche Bundesbahn Hannover'de isyasyonda duran iki tren vagonunu tefriş edip,
Mescid haline getirmişti. Almanya'ya ilk giden Türk işçileri de, çok sayıda
Türk işçisi bulunduran firmaların, uygun yerlerde kendileri için Mescidler
ayırdıklarını söylemektedir.
1964 The Message of the Qur'an çevirisi 1980 de yayınlanacak.
1964 Yusuf
Kaplan doğdu
1965 C.Kaplan 633 sayılı Diyanet Kanunu'nun
1966 Abu Bakr
Rieger doğdu
1967 Türklerin
kendileri için cami açmaları bu yıla rastlar. Bu tarihte
Braunschweig'te Türk-İslam Derneği kurulmuş ve ilk Türk Camii açılmıştır.
1967
İskoçya’lı Lan Dallas gittiği Fas'da müslüman oldu.
1967 Hüseyin
Altaib Kruschinski doğdu
1968 Abdulkadir es-Sufi ,Fas Meknes'de Darkavi tarikatı şeyhi Muhammed
ibn el-Habib'e intisap etti.
1968 F.Schoun Türkiye’yi ziyaret etti.
1968 Yusuf
Halil İbrahim Sofu doğdu
1970 Garaudy fikri
anlaşmazlıklar nedeniyle Partiyle arası açıldığından partiden çıkarıldı.
1971 A.Falaturi , Doçentlik
tezlerini verdi.Profesorluk takdim tezi: "Umgestalltung der friechishen Philosophie durch die İslamiche Denkweise
(Yunan Felsefesinin İslam Düşüncesi Yoluyla Değişimi) Köln 1973;
1971-1976 Hamid İnayet Tahran Üni’de siyaset
Prof.olarak çalıştı.
1971 Londra'da
Müslümanlardan gayrı resmi bir grup toplantılar yapmaya başladı ve Enstitü'nün
amaçlarını belirlemek için 2 yıl çalıştı. Gerçekten ve tam
olarak müslümanların bugünkü durumu nedir? Yanlış olan
ne? Bizim niahi amacımız ne? Biz
gerçekten neler yapabiliriz? Değişim stratejisi nedir?
Bizim takip edeceğimiz strateji ne olmalıdır?
1971 Karaçi’de toplanan Dünya İslam Kongresi Gazeteci Salim Abdullah’ı Arşivi yeniden kurmakla görevlendirdi. Saarbrücken de Müdürlüğünü yaptı
1981 e dek.
1971-1992 M.Salim Abdullah Deutchle
Welle’de İslam Dünyası Haberleri Sorumluluğu yaptı.
1971 Abdulkadir
es-Sufi’nin Fas’daki Darkavi şeyhi öldü.
1972 Kelim
Sıddıki, British Kütüphanesine ve Londra Üniversitesi'ne yakın bir yerde The Müslim Institute for Research and
Planning 'i kurdu. Arapça, İngilizce ve diğer dillerde
kitapları içeren küçük bir Kütüphanesi vardı. Kurum
kendi kendine global islami hareketin bir parçasını oluşturur, fakat bu sadece
akademik düzeydedir. Birleşik Krallık'ta, entellektüel
sahada Müslümanların varlığını güçlendirmek için uğraşır.
1973 Ahmedi
Halifesi Mirza Nasır Ahmet, Alman Gençliğinin 80 yıllık
bir zaman içinde İslam öğretisini şimdikinden daha kuvvetle
1973 e kadar devam
1962 de yabancı işçilerin %38 ini
İtalyanlar, % 13.4 ünü İspanyollar %11.2 ini Yunanlılar oluşturduğu halde 1972
de İtalyanların %18 lere, 1962
de yabancı işçilerin %38 ini İtalyanlar, % 13.4 ünü İspanyollar %11.2 ini
Yunanlılar oluşturduğu halde 1972 de İtalyanların %18 lere, ispanyolların % 7.9
lara düştükleri, Yunanlıların ise hemen hemen aynı seviyede kaldıkları (%11.7)
görülür.
İlk olarak % 7.5 ile 1964
istatistiklerinde yer almaya başlayan Türkler ise 1972 de %21.2 lük oranla
Yugoslavların öbüne (%20.3) geçti.
1973 60 lı yıllarn
sonlarında görülen büyük işçi göçü ve 70 li yılların başlarından itibaren
hızlanan aile birleşmeleri ile bütün dünya ile birlikte Almanya'nın
da yaşadığı ekonomik çalkantı sonucu ortaya çıkan yabancı düşmanlığı, Türklerin
kimlik koruma gayretine girerek, dernekler vasıtasıyla camiler açma
faaliyetlerini hızlandırmıştır.1973 de Köln'de kurulan İslam Kültür Merkezleri
ve camisi izler.
1973 İslam
Kültür Merkezleri (Islamische Kulturzentren). Köln'de kuruldu.
1974 Dünya
İslam Konferansının Ahmediliği gulat fırka olarak kabul etti. Bundan sonra
Almanya'da İslami temsil gücünün Türklere ve onlar tarafından kurulan Cami ve
organizasyonlara geçtiği görülmektedir.
1974 Müslim
Enstitüt hazırladığı soruları Enstitü Hazırlık Komitesi'nce cevaplandırıldı ve
teklif broşürü olarak, 1974 de dünya çapında yayınlandı. Kurucu üyeler,
Enstitü'nün dünya Müslümanlarını
temsilen kurulmasının daha uygun olacağını düşünerek, kurucu üyeliği için dünya
müslümanlarını davet etti. Kurucu
üyelerin sayısı, önce Londra'dan düzinelerle başladı. Sonra dünyanın birçok
bölgesinden yavaş, fakat düzenlice üyeler katıldı. Global yaklaşım yöntemini
tutmuştu. Şimdi dünya çapında kurucu üyelerin çalışma ağı, Enstitü'nün finansal
kaynağını sağlamaktadır. Enstitüye üye olmanın tek şartı, müslüman olmaktadır.
1974 Mujahid Hirsch doğdu
1975 Müslim
Enstitüt , düzenli olarak seminer proğramlarına, Ekim
1975 de başladı. Bugüne kadar 50'den fazla seminer düzenledi.
1975 Abdulkadir es-Sufi İlk kitabını 1975 de "Muhammed'in Yolu" ismiyle
yayınladı.
1976 Abdulkadir es-Sufi 1976 da, uzunca bir dünya turundan sonra Norwich'e yerleşti
ve Müslüman köyü kurdu. 1976 da Bingazi'de yaşamakta olan Şeyh Muhammed el-Fayturi'ye giderek, onun müridi oldu. Şeyhliğini Fayturi onayladı.
1976 AMGT
(Organisation Nationale Sicht Europa).
Köln 'de kuruldu.
1978 Abdulkadir es-Sufi Cihad'ı yayınladı... "Önce,
kendisinde ve çevresinde olup bitenlerde bir şeylerin yanlış gittiği farkeder
insan ve derinden gelen ani bir silkinişle gündelik yaşamın uykusundan
uyanıverir. Ve sonra bu kişi, varoluşun gerçek doğasına ilişkin bir bilgi
edinebilmek için, önüne çıkan birtakın ipuçlarını izleyerek hiç de tekin
olmayan bir arayışa, bir yolculuğa girişir.
Öykü hep aynıdır. Binlerce yıldır kimi
insanlar, bu arayışın; bu, bittiği yerde yeni bir başlangıcı hazırlayan
arayışın birbirini izleyen halkalarını oluşturagelmişlerdir. Sürdürülmekte olan
yaşamın anlamsız ve insanı kendisi olmaktan sürekli alıkoyan bir oyun olduğunu
derinlemesine kavradıkları noktada bu insanlar, kendilerini varoluşun gerçek
doğasıyla uyumlu kılabilmeleri için gerekli olan bilgiyi, yani hikmeti elde
edebilmek uğruna, bu hikmeti elinde bulunduran insanları bulmak üzere uzun
yolculukları göze alıp, çoğu kez, yaşadıkları yerleri terketmişlerdir. Bu
terkedişin derin anlamı ise, bu yaşam içerisinde kişinin kendi sahte kimliğini
oluşturan ne varsa, bütün bunlardan vazgeçilmesidir. Bu kaçınılmazdır, çünkü
"eğer hakikatı istiyorsanız, yaşamınız asla eskisi gibi
olamayacaktır." Ne var ki, giriştikleri bu yolculuk, aradıkları bilgiyi
kendilerine öğretecek birini bulduklarında, işte asıl o zaman başlayacaktır ve
bu bir başlangıçtır yalnızca..
1978 ADÜDT
.Daha önce var olan aynı görüşlü 7 Derneğin
birleşmesi ile oluştu.
1978 Gemeinschaft
Deutschsprachiger Moslems im Lande Nordhein Wesffalen e.V.Köln 1978,
1978 A.Falaturi, kurduğu IWA'nın Müdürü oldu. IWA'nın Kur'an ve Sahih
sünnete müstenid İslam'ı Hristiyan Batı'nın kültürel arkaplanını nazara alarak
kamuoyunda doğru tanıtmayı hedefledi.
1979 DİB
Almanya'ya ilk din görevlisini 1979 başlarında, 6 aylık geçici süreyle
gönderdi. Bu tarihten önce ise sadece Ramazan aylarında olmak üzere bazı din
görevlilerinin Almanya'ya gönderildiği biliniyor. 6 aylık geçici süreyle
gönderme işlemi 1984 de Köln'de Diyanet İşleri Türk-İslam Birliği e.v kurulana
kadar devam etti. Halen 700 ün üstünde derneğine bağlı bulunur.
1980 Esed 80 yaşında Medine’yi terkederek önce Tanca'ya, sonra da bir
Portekiz köyüne yerleşti. Sebebi Kur'an üzerindeki çalışmasının bütünlüğünü ve
sıhhatini korumaktı. Basıldıktan 5 yıl sonra Şeyh Yamani ondan 20 bin nüsha sipariş etti.
1980 İspanya’da
5.7.1980 yılında 7 no’lu yasa gereği
müslümanların dini özgürlükleri teminat altına alındı. Resmen tescil edilmiş
olan bu anlaşma gereği Kraliyet ve dini cemaatlar karşılıklı haklar ve
yükümlüklerle mükellef kılınmışlardır. Bu haklardan istifade edebilmenin gereği
de kişinin o dine veya inanç grubuna mensubiyetini gösteren üyelik belgesidir.
İspanya İslam Kuruluşları Federasyonu
ve İspanya İslam Cemaati Birlikleri’nin İspanya İslam Komisyonu adı ile bir
çatının altında toplandıktan sonra, bu kanuni hak ancak 1992 yılında uygulama
alanı bulabildi. İspanya Adalet Bakanı’nın 1992 yılının başlarında Kraliyet
adına yürüttüğü bu işbirliği görüşmelerinde varılan son mutabakat şekli aynı
yılın sonunda İspanya parlementosunda onaylanmıştır. Bu antlaşma gereğince
İspanya Devleti, İspanya İslam Komisyonu’nu, İspanya Müslümanlarını temsil eden
bir organ olarak tanımış ve çalışmalarını aşağıda görüleceği üzere bazı kayıtlara
bağlamıştır.
*Hukuk nezdinde İspanya İslam
Komisyonu’na bağlı kuruluşlar, Hristiyanlar gibi eşit haklara sahiptirler ve
dokunulmazlıkları vardır.
*Cenaze ve defin merasimlerini İslami
vecibelerin gereğine göre düzenleme hakkına sahiptirler ve bu amaçla mezarlıklarda
arzu ettikleri parselleme ve düzenleme yapabilirler.
*Tam veya yarı resmi vazifeli din
görevlileri (imam, müezzin vb.) diğer dini görevliler gibi şahidlik reddetme
hakkına sahiptirler. Yüksek öğrenimlerine devam etmek istedikleri takdirde askerlikleri
tecil edilir. Ve aynı zamanda sosyal sigortalıdırlar.
*Resmi makamlarca evlenme ehliyetine
sahip olduklarını belgeledikleri ve iki reşid şahidleriyle birlikte dini nikah
kıyabilirler, İslami usullere göre düğün merasimlerini tertip edebilirler. Daha
sonra da resmi kayıd yaptırabilirler.
*Müslüman askerlerin dini vecibelerini
yerine getirme hakları vardır. Bunun gereği olarak kışlalarda Mescid ve İmamlık
tahsis edilir.
*Hastahanelerde, huzurevlerinde, cezaevlerinde
bulunan müslümanların dini hizmetlerinden yararlanma ve ifa etme hakları
vardır. Bu hizmetlerin ücretleri ilgili kurumlar tarafından karşılanır.
*Resmi veya özel ilkokul ve ortaöğretim
çağındaki müslüman çocuklar, velileri arzy ettikleri taktirde, dini eğitim alma
hakları vardır. Bu dersler, ‘İspanya İslam Komisyonu’ tarafından tayin edilen
öğretmenlerce verilir. Bu kurum aynı zamanda müfredatları doğrultusunda ders
kitaplarını da yayınlar. Müslüman tebaya özel üniversite açma ve açtıkları ilkokul
ve Üniversitelerde İslam dinini öğretme hakkı verilir.
*İspanya İslam Komisyonu ve ona bağlı
kuruluşlar amme hizmeti gören diğer kamu kuruluşları gibi eşit hak ve
özgürlüklere sahiptirler ve bu kuruluşlar yasaldır. Ayrıca bu kuruluşlar arazi,
gayri menkul ve cemiyet vergilerinden muaftırlar.
*Müslüman işçiler, kendileri için uygun
bir tarih bildirmek kaydıyla müslümanlarca tatil sayılan (hicri yılbaşı, aşura,
Mevlid kandili, kadir gecesi, ramazan ve kurban bayramı (3 gün) 10 gün için,
diğer mutad tatil günlerinden feragat ederek o günleri kendi tatilleri için
kullanabilirler. Okula devam eden müslüman çocuklar o günlerde derslerden
muaftır.
*Kamu ve resmi kuruluşlarda çalışanlar
ve öğrenciler Cuma günleri 2 saatlik süre diğer zamanlarda telafi edilmek
kaydıyla 13.30-15.30 saatleri arası serbesttirler.
*Ramazan ayında müslümanlar için
çalışma saati güneşin batmasından bir saat önce sona erer, bu aradaki geçen
süre, mümkün olan diğer zamanlarda telafi edilecektir.
*Müslümanlar helal et ihtiyaçlarını İslami
usullere göre giderebilirler. Helal mamüllerin bilinebilmesi için özel olarak
etiketlendirilir, beyan edilmek şartıyla askeri kurumlarda, kamu kuruluşlarında
ve özel okullarda İslami hususiyetlere aykırı olmayan yemekler hazırlanır ve
sunulur.
Şüphesiz bütün bunlar ve bunlara uygun
düzenlenebilecek yönetmelikler işverenle işçiler arasında belki bazı pürüzler
öıkarılabilecektir. Ufak tefek eksikliklerine rağmen İspanya’daki bu formül,
diğer Avrupa ülkelerinde yaşayan müslümanlar için hak ve özgürlükleri elde etme
mücadelesinde örnek alınabilecek bir niteliğe sahiptir. Yukarıda kazanılmış
şekliyle görünen noktalar Almanya’da yaşayan müslümanlar için birinci derecede
emsal teşkil etmelidir ve müslümanlar bu haklara sahip olmanın peşini
bırakmamalıdırlar.
Hukuki olarak bugün bizi ilgilendiren
konu Almanya’daki müslümanların ya da din olarak İslamın karşısında bulunan
İspanya ve Alman protestan kiliselerinin tavrıdır. Ancak burada Katolik
kilisesinin özel bir durumu sözkonusudur. Çünkü Katolikler burada Alman Federal
Hükümeti tarafından devletlerarası
antlaşmalar seviyesinde tanınmış ve hakları teminat altına alınmıştır. Ama
diğer taraftan Federal Anayasa’nın 2.böülümde yer aldığı biçimiyle Protestan
Kilisesi ‘kamu tüzel kişiliği’ bağlamında bir tanınma elde etmiştir. Bunun
müslümanlar için anlamı ise şudur: Sözgelimi, ‘Alman Müslümanları Genel
Teşkşlatı’ veya ‘Alman Müslümanları Komitesi’ gibi bir cemaat olarak tanınmayı
elde ederlerse, o taktirde Alman federal İçişleri Bakanlığı veya Eyalet
Bakanlıkları karşılıklı muavenet ve işbirliği antlaşması gereği, İspanya
modelini örnek alabilecektir.
Fakat bugün Almanya’da müslümanlar,
karşılaştıkları sorunları çözmede İspanya’daki uygulanan modelden oldukça uzak
bir noktada bulunmaktadır. Evvelemirde
Almanya’daki müslümanları ilgilendiren ve çözüme kavuşturulması gereken konu,
islami usullere göre helal kesimin yapılabilmesi, islami usullere göre cenaze
defin işlemlerinin yapılabilmesi ve yine islami olarak temel dini eğitimin özel
okullarda verilebilmesinin sağlanmasıdır.
Burada üzerinde durulması gereken
önemli bir nokta da, İspanya Kraliyetinin meseleyi Anayasa’ya uygunluğu
bağlamında çözüme kavuşturduğu, Müslümanların devletin kurum ve kuruluşlarına
bağlı olup, olmayacaklarını bir sorun edinmeden önyargısız bir şekilde çözüme
kavuşturulmuş olmasıdır. Böyle bir kararda İslam dininin İspanya tarihi içinde
müntaz ve tartışmasız yerinin bilincinde olmalarının da itici gücü olduğunu
belirmeye gerek yok. ( Her ne kadar böyle bir sonuç 1936-38 yılları arasında
Franko ile birlikte cumhuriyetçi ve komunist rakiplerinin kemikleri sızlatsa
da.)
Ancak
ulaşılması güç olan bu toleransla, İspanya devleti Avrupa’da, sadece
kendisinin liveral yönünü göstermiyor,
aynı zamanda bütün İslam alemine de, Avrupa Birliği içerisinde
öncelikle muhatap olacakları adresi ve çok yönlü işbirliği yapabilecekleri
ortakları olduğunu göstermiş oluyor. (Al-İSLAM, Zeitschrift von Muslimen in
Deutschland Nr.4/1996)
1981 C.Kaplan Nisan' ayında mecburen
emekliye sevk edildi. 27 Aralık 1981 de Almanya'ya geldi.
1981 İslami
hareketle ilgili yayınlar, Enstitünün en iyi bilinen yayınlarıdır. 1981 de Sıddıki tarafından kaleme alınan islami
hareketle ilgili Kitaplar geçmişinden günümüze dünya İslami hareketlerini
anlatmaktadır. Müslim-Medya: İslam
Dünyasında etkili olan olaylar gakkında geniş çaplı bilgi ve derinlemesine
analizler içeren, aylık haber bültenidir. Abone olmak yoluyla temin edilir.
Kasım 1981 de yayınlanmaya başladı.
1981 Garaudy 11 yıl aradan sonra müslüman olduğunu açıkladı.
1981-1989 a kadar Ahmed
Huber Ringier isimli basın Holdinginde görev yaptı. Rüşti fetvasını desdeklediği için 1989 da işinden oldu.
1981-1982 de İslam
Archiv Soest’e taşındı.Kamu Yarraına Çalışan Dernek statüsü taşıyor. Kurum Moslemische Revue adlı bir mecmua çıkarıyor.İslam
Haberleri adıyla bir bülten yayımlıyor. Şube açma, din eğitimi verme, dini
raporlar sunma, dini yorumlar ve belgeler hazırlama, dini ibadetler ve
pratiklerde bulunma, İslam kültürünü yayma, müslüman azınlık haklarını koruma
görevleri var.
1981 M.Salim
Abdullah bu yıl yayınlanan Almanya’da İslam’ın Tarihi kitabında
şöyle yazar: Alman kökenli müslümanların sayıları hakkında Kesin bilgiler yok.
Kurulan derneklerin üye sayılarına bakılırsa bu sayının 1500 civarında (1981)
olduğu tahmin edilmektedir. Bu sayıya evlenme yoluyla din değiştirenler dahil
değildir. 1981 lerde 23 bin üzerinde bu tür evlenmelerin olduğu biliniyor.
Bu
sayının bilinememesinde etken bir diğer husus, 2. dünya savaşı sırasında
Almanya'nın uyguladığı politikalar sonucu müslümanların olumsuz yönde
etkilenmiş olmalarıdır. Bir çok Alman müslüman savaş sırasında ve müteakip
yıllarda başka bir ülkeye göç etmiştir, diğer bir kısmı ise kendilerini
gizlemişlerdir.
1982 Müslim
Enstitüt, Londra'da "Dünya Seminerleri" düzenledi. Şimdiye kadar
bunların dördü gerçekleştirildi: 1982: Hacc, 1983:İslam'da Devlet ve Politika,
1984: İran-İslam Devrimi, 1985:Pakistan'ın Geeceği.
1983 İslami
Cemaatler Birliği Teşkilatı 13 Ağustos’da kuruldu. İslam Anayasası yayınladı.
Başlangıçta 5000 üye, 10 bin sempatizanı olduğu söylenir.1985 de İran’a gitti.
1983 Ahmed Huber İran'a, 1986 da
Hacca gitti. Şöyle der: . Bizlere hatalarımızı öğretti. Muhammedi İslam'ın
yolunu gösterdi ve biz Sünni müslümanlar olarak İslam'ın özüne döndük ve
uyandık. Şii bir müslüman olan Humeyni
bana öğretti ki, gönlümü Kur'an'ın surlarına açtı ve ben İslam devriminden bu
yana kendimi Hizbullahileri tarafından saydım. Humeyni, Şaltut'u gıyabında iyi
tanıyordu ve İslam'a hzmet etmiş biri olarak tanıyordu. Ben de Sünni bir müslüman
olarak gittiğim her yerde Şaltut'un
elinde şehadeti kabul ettiğimi söylüyordum. İmam Bize dedi ki: "Şiisiyle,
Sünnisiyle tüm müslümanlar kalkın. Kur'an ve Sünnet'e dönün. Saray mollalarının
öğrettiği bid'atlardan, yalanlardan kurtulun. Bunları tarihin çöplüğüne atın. Peygamber'in
öğretrilerine dönün. Gerçekten imam, müslümanların vahdeti yolunda çok büyük
hizmetler yaptı. 1986 haccında Şii müslümanlara Peygamber'in mezarına
gittiklerinde Ebubekir ve Ömer'e fatiha okumalarını istiyordu. Tabii
ki bu tarihi red, vahdeti bayrak etmekti.
Deniliyorki İmam Hacc'da el-Benna
ile görüşmüş. O ve Ayetullah Kaşani ya
da Ayetullah Burucerdi ile olacak
Hacc ederken el-Benna ile görüştük. Benna, Mevdudi, Kutup'un Kitaplarını
iyi incelemiş biridir İmam. Onları
iyi biliyordu.
1984 den sonra Salim Abdullah İslam Arşivini Yaşatma
ve Koruma Derneği’ni kurarak mali imkan oluşturdu.
1985 İslami yayınlar Bülteni: M.Entitü’nün
İslam dünyası ve islam hakkında araştırmaları izleyen 3 aylık bir yayındır. 1985
Nisan'ından beri yayınlanıyır.
1986 İslam Konseyi:
Salim Abdullah’ın
10 yıllığına Başkan olarak seçildiği bu teşkilat ,İslam Kültür merkezleri
Birliği (Süleymancılar), Cemaain Nur, İslam’ın Dostları derneği, Dünya İslam
Kongresi Almanya şubesi’nin işbirliği ile kuruldu. Daha sonra Süleymancılar
çekildiler.Haziran 1991 üye sayısı 6 ya 1993 de ise 14e yükseldi.
1986-1991 Alman Okul Kitaplarında İslam araştırmanın yönetimini A.Falaturi ile Udo Tworuschka yürütmektedir. Araştırmanın insiyatifi de İslam
Akademisi'nin elinde.
1987 Türk İslam Kültür
Dernekleri Birliği (TDKDB).1987 de ADÜTDF den ayrılarak kuruldu.
1987 Hamid İnayet öldü
1988 de Almanya'da
yaşayan ve genel nufusun % 7.5 ini oluşturan 4 489 105 yabancı işçiden 1/3 ünü
(1 523 678) TC vatandaşları oluşturuyordu.
Geçici süreyle çalışmak üzere
Almanya'ya gelen, fakat bazı sebeblerle geri dönemeyen ve bir çoğunun
dönmeyeceği bilinen Türkler, ilk gittikleri yıllardan itibaren, dini
ibadetlerini yapabilecekleri yerlere sahip oldular. Çoğu işçi alan kurum ve
kuruluşlar, çalışanların müslümanlar olduğunu dikkate alarak, daha baştan,
onlar için, iş yerlerinde ve kaldıkları yerlerde Mescidler ayırmışlardır.
1989 Duvarın
Yıkılışı
1990 Garaudy İspanya’da İslam
Medeniyeti Müzesi kurdu. "İbrahim
Dini Konferansı" düzenledi.
1991 A.Falaturi, Dr.Phil (Bonn)
Köln Üniversitesi' nde İslami İlimler Profesoru iken emekli oldu.
1991? A.el-Murabıt Diyalektiğin Sonu’nu
yazdı.
1992 İmgiltere’de
Muslim Parlement kuruldu.
1992 Muhammed Esed (Leopold Weis) öldü
1992-1994
Almanya Değişim Dergisi yayınlandı.
1992-1995 Batı Avrupa Müslümanları Periyodik
Kimlik Arama Kongreleri
1993 Kaplan’ın 1993 de Almanya’da 98 camisi
1200 üyesi, 3000 sempatizanından bahsedilir. Hicret, Avrupa’da Hicret, Tebliğ,
Ümmet adlı yayın organları çıkardılar. Anadolu Federe İslam Devleti emiri oldu.
Daha sonra Halifetu’l-Müslimin adını aldı.
1993 Ali
Yüksel İslam Konseyin Ruhani İşler İdare Kurulu başkanı oldu.1993
Haziran’ında Şeyhulislam olarak anılmaya başlandı. Yürüyme Kurulu üyeleri arasında
Hasan Özdoğan yer alıyor. 1993 de
Konsey, Federal Alman Parlementosu ‘Temsili Kutuluş Bölümü’ Lobi Listesine
kayıt yaparak, müslümanları resmen temsil etme sıfatı kazandı.
1993 Berlin
Okulu/Ulumu’l-Hikme’de ilk ders.
1995 AB Gümrük Birliği
1995 Cemaleddin Kaplan 15 Mayıs’da öldü,
oğlu Metin Halife’liğini ilan etti.
1995 Muhammed Hobohum Ağustos’dan beri de
Köln Kral Fahd Akademisi Derneğinde Yönetici.
1996 Abduljavad
Falaturi 1996 da Hamburg'a taşındı ve orada
vefat etti.
1996 Kelim Sıddıki
öldü
1996 Kasım. HDR’in
kuruluşu
1997 1996 da
Halifeliğini ilan eden Yusuf İbrahim
Sofu 8 Mayıs’da Berlin’de öldürüldü.