Ayhan Songar

1927-1997

 

       10 Temmuz'da Gönen'de doğdu. İÜ Tıp Fakultesi (1950) Mezunu. Osman Usman’ın Asistanı oldu. Bitirdiği Fakulte’ye Aynı Yıl Asistan oldu, Doçentliğe (1956) ve Prof.ğa yükseldi (1961).

     Adalet Bakanlığı Adli Tıp Kurumu Gözlem İhtisas Dairesi Başkanı ( 1977'den itibaren ) TRT Yönetim Kurulu Üyesi (1984'ten sonra), Cerrahpaşa Tıp Fakultesi Psikiyatri Anabilim Dalı Başkanı olarak Görev yaptı.

Makaleler'ini Tercüman, Büyük Doğu, Türk Edebiyatı, Türkiye, İstanbul Seririyyatı  gibi bir çok Gazete ve Dergi’de yayımladı. Sibernetik ve Çeşitleme Adlı Eserler'iyle TMKV 1979 ve 1981 Fikir Dalı Ödülleri'ni aldı. Türk Eğitim Vakfı ve Aydınlar Ocağı’nın Kurucusu oldu. Necip Fazıl'a Özel bir Yakınlığı vardı.

       10 Nisan’da İÜTF nde Tedavi'ye alındı. 3 Temmuz’da Vefat etti. 4 Temmuz’da Zincirliköy Aile Mezarlığı'nda Toprağa verildi. Ölmeden önce adı Gurabe Hastanesi  Kliniği'ne verildi. Reyhan Songar’dan bir Kız Babası oldu. 3 Yabancı Dil biliyordu.

 

     Dostlarının hakkındaki  değerlendirmeler inden Bazıları: N. Yalçıntaş [5], Mustafa Erkal:[6], Sefa Saygılı:[7]

 

 

       Eserleri:

      -Beynimiz ve Sinirlerimiz, [1]

      -Enerji ve Hayat ,

      -Sibernetik, [2]

      -Çeşitleme, [3]

      -Alkol ve Uyuşturucu ,

      -Dil ve Düşünce , [4]

      -Uzmanlık alanındaki diğer Kitapları.

 

 

 

[1]   1979,

[2]   1979,

[3]   1989,

[4]   1986,

[5]   : ‘Bir kere Sıradışı , Olağansütü bir İnsan'dı. Ömrü Boyunca Sayısı Hesap edilemeyecek kadar Hasta'ya Şifa verdi. Aynı zamanda kendisini Türk Milleti'nin Hizmet'ine adamış Derin ve Köklü İman'a Sahip bir Müslüman’dı. İbadetler'ini en Zor Şartlar altında dahi terketmeyen, bunu Dostlar'ıyla paylaşmaktan Zevk alan ve Herkesin Derdine koşan Müstesna bir Kişiliği vardı. Böyle Şahsiyetler az yetişir. Yakasına yapışan Hastalığı biliyordu. Günler'inin Sayılı olduğunu Haftalar önceden bir Hekim olarak görmüştü. Buna rağmen Tevekkül'ü eksilmedi. İbadet'i Yatak'ta da Devam etti. Günlük Yazıları'nı son 3 Gün'e kadar İhmal etmedi. Ölüm'ünden sadece Saatler önce Yanıbaşı'ndaydım, kendisiyle konuştum.’

[6]   ’ Hocalar'ın Hocası Aydınlar Ocağaı’nın Eski Başkanlarından, İlim ve İstişare Kurulu’nda bize Daima ışık tutan Songar Çok Yönlü, Sosyal bir İnsan'dı. Kendisi Toplum'a Sürekli birşeyler vermeye çalışmıştır. Resme ve Fotoğraf Sanatı'na çok Meraklı'ydı. Böyle Sosyal Nitelikli İnsanlar'ın Vefat'ını çok Büyük Kayıp olarak görüyoruz. Ancak biz de kendisi gibi İnananlar'ın Ölüm'ünü nasıl karşılamamız gerekiyorsa öyle karşılıyoruz.’

[7]   ’ Bilim Adamlığı ve Akademisyenliğinin yanı sıra İyi bir Doktor, Yazar ve Hoca'ydı. Aynı zamanda Söz Yazarlığı, Besteciliği ve Amatör Fotoğrafçılığı da vardı. Çok Enerjik'ti. Gün'ün 24 saati ona az geliyordu. Uyku'sunu Sandalye'de alırdı. Doğru Düzgün İstirahat etmezdi. İnsanlar'a Yardımcı olmayı kendisine Şiar edinmişti. Tek Kelime'yle özetlersek Vakıf bir İnsan'dı. Türk Psikiyatrisi'nde bir Ekol oluşturan ve çok sayıda Psikiyatrist'in Mesleğe Adım atmasında ve yetişmesinde Emeği geçti.’