Aziz Efendi
1861-1926
II.Friedrichin (1740-1786) tahta geçer
geçmez Osmanlı ile ticari
ilişkilere bir basamak olması için diplomatik ilişkiler
kurmayı tercih ettiği ve bu bağlamda Türkler hakkında
eğer Türkler Berlin'e gelirlerse, onlar için Mescid
açılmalıdır şeklinde sözler söylediği
bildirilmektedir.
9
Kasım 1763 de Berlin'de Prusya Sarayına tayin edilen ilk
Osmanlı Elçisi Ahmed Resmet Efendi
(1700 Resomo-1783 İstanbul) ile Osmanlı-Alman diplomatik
ilişkileri resmiyet kazandı. Resmet
Efendi Almanların İslam'a
meyyal oldukları kanaatine varmış ve Halife Sultan I.Abdulhamid'e yazdığı
bir haberde Berlin halkının Hz.Muhammed'i
tanıdıklarını ve İslamı kabul etmeye müsait
olduklarını bildirmiştir. O'nun böyle bir kanaate
varmasında, Berlinlilerin o zamanlar Doğudan gelen insanlara büyük
ilgi ve hoşgörü gösteriyor olmalarının etkili olduğu
düşünülebilir.
Bu
gelişmeler, II. Friedrich
üzerinde , Papa'ya karşı Müslümanların tarafını
tutacak kadar etkili olmuştur.
*Aziz Efendi Giritte doğdu.
Babasının ölümü üzerine miras kalan mal ve mülkü sefahat alemlerinde
harcayarak İstanbula geldi.
İstanbul,
Sakız Adası ve Belgradda çeşitli görevlerle memurluk
yaptıktan sonra 1796 da Prusya elçisi olarak Berline geldi.
Bektaşiliğe
yakın bir tarikattandı.
29
Ekim de Berlinde vefat edince Karl
III.Friedrich Wilhelm (1797-1840) in emriyle 1798 de bugünkü
Columbiadamm'da bir yeri Berlin Tempelhofer Feldmark'da Müslüman
Mezarlığı kuruldu.
Naaş,
gece basit bir tabut içerisinde Büyükelçilikten alınıp
Friedrichstrasse'yi takiben mezara götürtülürken Elçilik görevlisi Türkler,
halkın üzerine küçük altın paralar atmışlardır. Bu
cenaze töreni Berlin'deki ilk İslami kültürel tören olmuştur.
Daha sonra
gömülenlerle birlikte burası Türkischer
Friedhof halini aldı.[1]
Eserleri:
-Varidat, Türkçe ve Farsça
şiirlerini topladığı tasavvufi bir eser.
Basılmadı.
-Muhayyelat , yer masal ve roman
özelliklerini taşıyan, binbir gece masalları ya da Süryanice,
İbranice ve başka dillerdeki bir takım hikayelerden seçilerek
yazıldığı sanılan üç hikayeden oluşan eseriyle
ünlendi. Eser Batı Hikaye tarzı veya herhangi bir türe benzemeyen
karmaşık özelliği yanısıra uslubu, terimleri ve
tasvirleri bakımından orjinaldir. [2]
-Sandık Mecmuası, [3]
[1] Bu
mezarlık 1866 da yeniden düzenlenerek ortasında bir de dergah
inşa edildi. Böylece cenaze namazları burada kılındı.
Günümüzde Mezarlık dolu olması sebebiyle artık
kullanılmazken, Camii Türk
Şehitliği Camii adı altında hizmet veriyor. I.Dünya
savaşından sonra savaşan Müslümanlardan bazıları ve
özellikle İran ve Afganistan'dan bir gurup Tüccar ve İşçi
Almanya'ya yerleşti. Sonraki yıllarda, Berlin'de yaşayan
çeşitli ülke Müslümanlarının oluşturduğu bir komisyon
mezarlığı tamir ettirdi.
[2] 1796, A.Kabaklı tarafından
sadeleştirilerek son baskısı Başbakanlık Kültür
Müsteşarlığı 1000 Temel Eser serisinde 1973 de
çıktı.
[3] Şiirleri
ve Felsefi yazıları, 1873