İsmail Hekimoğlu

1932

 

  Erzincan'da doğdu. Asıl Adı Ömer Okçu.1939 da Ünlü Deprem oldu. İlk ve Orta Öğrenim'ini Memleket'inde tamamladıktan sonra Zırhlı Birlikler Okulu'ndan Mezun oldu (1952).

1952 de Tank Astsubayı olarak Kara Kuvvetleri'nde Görev'e başladı. 1960'da Füze Astsubayı olarak Hava Kuvvetleri'ne geçti. 1972'de Emekli oldu.

  Lise Tahsil'ini tamamladıktan sonra Mekanik, Elektrik ve Elektronik Sahalar'da çalıştı. Amerika ve Avrupa’da Araştırmalar yaptı.

 Yazı Hayatı'na 1967 de Haftalık İttihad Gazetesi’nde başladı.. Türkiye'de en çok basılıp (40.Bas.1989) okunan Ünlü Romanı Minyeli Abdullah kitaplaşmadan önce İttihad Gazetesi’nde Tefrika edildi (1967). 5 Yıl Yeni Asya Gazetesi Köşe Yazarlığı'ndan (1969-1974) sonra 1975 te Sur Dergi'sini çıkardı.

1986 da Minyeli Abdullah toplatıldı, sonra Serbest bırakıldı.

1988'den itibaren Zaman Gazetesi'nde Köşe Yazarlığı'na yaşaladı.

26 Ocak 1987 Duruşmasında Minyeli ile Devlet Düzen'ine karşı çıkmakla suçlandı.

11 defa hakkında Soruşturma açıldı. 1 Yıl Mahkumiyet giydi.

İnfaz Yasası Gereği 1992 de 72 Gün Zindan'da kaldı. Ve birkaç kere DGM ye çıkarıldı.

‘9 Mayıs 1992. Cuma Günü Ev'e geldiğimde Karakol'dan bir Yazı olduğunu söylediler. Baktım: ‘İfadeniz alınmak üzere en kısa Zamanda Karakol'a geliniz’ Yazılı. Bu gibi Davetler sık sık olurdu.

En kısa Zaman Pazartesi Saat 9.00. Geç kalmamak için Araba ile gittim. Madem Polis Halk'ın Dost'u, Yardımcısı, biz de kendilerine Yardımcı olmalıydık. Evraklar'ıma baktılar. ‘Tevkifiniz var’ deyip, bizi Nezaret'e attılar. Beni bekleyen Polis'ten İzin alıp Komiser'e çıktım:

-Efendim, Zaman Gazetesi’nde Yazar'ım, Kefil verebilirim, Nufus Cüzdanı'mı bırakabilirim, bana iki Saat İzin verirseniz Araba'mı çekeyim, Hapishane Hazırlıklar'ımı yapayım.

-İzin yok.

-Öyle ise Telefon'la Durum'u Yakınlar'ıma  bildireyim

-Ona da İzin yok.

‘Polis sizin Dostunuzdur’ Cümlesini anlamaya çalışarak yine Nezarethane'ye dönüyorum. Neyi ve kimi beklediğimi bilmeden bekliyorum.. Biraz sonra basılan Randevü Evi'nin Mensuplar'ıyla, onlarını getirdiler. Şimdi Fahişeler'le, onları çalıştıranlar'la beraberiz.

-Sizin Suç'unuz yok mu, diye sordum, Kadın sıkıştı:

-Ne Suç'umuz olacak, Muayene'ye getirdiler.

Edep ve Haya'dan zerrece Eser yok. Bu Sefer Adam horozlandı: ‘Komiser bey, Aksaray’da 40 Tane Randevuevi var, neden onları değil de bizi yakaladınız?

-Onu yakalama bunu yakalama kimi yakalayacağız,dedi.

Bir Saat sonra Randevücüler'in İş'i tamamlandı, onları bıraktılar. Düşündüm 1400 Senelik İslam Tarihi’nde ilk defa Fahişeler Serbet bırakılıyor. İHL Mezunları Harp Okulu İmtihanı'na girsin, diyen tutuklanıyor. Sandalyesi, sırası bulunmayan bir Oda'da bekliyorum. Neyi ve niçin beklediğimi bilmeden bekliyorum. Dünya ile İrtibat'ım kesilmişti. Kendimi ölmüş Kabul ettim, baktım kimseye Borcum yok, Helallik isteyeceğim kimse de yok. İyi, dedim.

Şimdi Karakol'da Dindar bir Memur olsaydı: ‘Hocam buyurun oturun, Yemek, Abdest gibi İhtiyacınız varsa Yardımcı olalım’ deseydi, Yüküm hafifleyecekti.. Saat 4 de beni bir başka Oda'ya aldılar. İki Satır Yazı yazıp yanıma bir Polis kattılar, tuttuğum Araba ile şimdi Gayrettepe denilen Polis Merkezi Yolundayız.  Her Türlü Alternatif'e Müsait  bir Durum'da gidiyorum. Kapılar'dan Koridorlar'dan geçtik, İnfaz Dairesi'ne geldik.. Burada da her Suç'tan İnsanlar.. Ayrıca Bulgar, Romen ve Türk Fahişeleri hep bir aradayız. Kayıtlarımız yapıldı, Cepler'imizde ne varsa boşaltıldı, kayda geçildi. İntihar etmeye yarayacak Kayış, Ayakkabı Bağı, Gözlük gibi Şeyler'in hepsi alındı.

Mesai çoktan bitmiş durumda, Mahkumlar'a Kayıt İşi tamamlanmadığı için Memurlar harıl harıl çalışıyor ve bu arada Nöbet Değişikliği yapılıyor. Baktım biri Telefon ediyor. Hemen yanına yaklaştım, Yayınevi’ne ‘Ben Gayrettepe'deyim’ diyebildim...

11 Mayıs.. Gayrettepe Polis Merkezi’nde Çeşitli Suçlar'dan getirilmiş İnsanlar, Şaşkınlık, Pişmanlık içinde. Akşam'ın Hüznü içimize sinerken, hepimizi topladılar, Aşağıya iniyoruz. Kaç kat indik bilmiyorum, Kapısı, Penceresi olmayan, Demir Parmaklıklar arasına bizi doldurdular. Gökyüzü görünmüyor, Kıble neresi bilinmiyor, Ceket'imi serdim, Namaz'ımı kıldım. Birisi:

-Bu Berbat yerde Namaz kılınır mı Kardeşim, dedi. Pencereler'de Cam yok.. Kapı, Kanape, Sandalye yok. Çünkü Cam'ı kırıp İntihar edebilirler, Kapı ve Sandalye gibi şeyleri kırıp, Kavga'da bulunabilirler.. Bu sebeple Hela da Kapısız..

..Sağ Terörist Ömer Okçu diye yazdılar....

 

Eserleri:

-Minyeli Abdullah,[1]

  -Maznun, [2]

     Denemeler:

-Düşünceler,[3]

  -Yapraklar,[4]

  -İslam'da Davet,[5]

  -Yokuş,[6]

  -Mukaddes Çile,[7]

  -Tefekkür ve Edebiyat,[8]

  -Müslüman ve Para,[9]

  -İlimler ve Yorumlar,[10]

  -Osmanlıca Lugat,[11]

  -Ölüm Yokluk mudur, [12]

  -Ben bir Müslüman'ım,[13]

  -Derd'imi Seviyorum,[14]

  -Bir Millet Uyanıyor,[15]


 


[1]          1967,

[2]          1970, 12.Bas.1988,

[3]          1971,

[4]          1971,

[5]          1972,

[6]          1974,

[7]          1974,

[8]          1975,

[9]          1976,

[10]         1976,

[11]         1978,

[12]         1984,

[13]         1984,

[14]         1985,

[15]         1989,