İsmail Fenni Ertuğrul
1855-1946
1272 de Tırnova/ Bulgaristan'da
doğdu. Babası Tırnova Mahalli İdare Meclisi Azası Mahmud
bey'dir. Küçük Yaşta Hacı Amiş Ahmed'in
(ö.İst 1920) Sıbyan Mektebi'ne gitti. İlk ve Orta Tahsilini Tırnova Rüşdiyesi'nde yaptı. Buradan
Mezun olduktan sonra bir
taraftan Medrese’ye devam ederek, Arapça ve İslami İlimler
okudu, bir yandan da Muhasebe Kalemine devam ederek Muhasebe
öğrendi. 16 Yaş'ında iken Varidat Mukayyıtlığı'na Tayin edildi. Tırnova
Muhasebeciliği'ne Tayin edilen Cudi Efendi'den
Muhasebe Dersleri'ni ilerletti ve kendisinden Musiki (Cudi
Efendi, Dede Efendi'nin Talebelerinden Meytabzade'den
Musiki Dersleri almıştı). Tırnova'nın İşgali üzerine 20
Yaşlar'ında iken İstanbul'a Hicret etti ( 1876). Maliye
Nezareti'ne Tahsisat Katibi olarak Görev'e başladı, ardından
Divanı Muhasebat ( Sayıştay) geçti (1883), Divan Üyesi
oldu (1899), Dahiliye Nezareti Muhasebeciliğine Tayin edildi (
1901). Bu Görev'den, Vaktini Çalışmalarına ayırmak Maksadıyla
Emekli oldu ( 1909).
Divan_ı Muhasebat'ta
çalışırken bir taraftan da Lisan Mektebi'ne Devam etti (
1883-86). Fransızca Resmi Yazışmaları yapacak Kişiler
yetiştirmek için açılan bu Mektep'te çok iyi Fransızca öğrendi.
Buradan Diploma aldıktan sonra iki ayrı Hoca'dan 4 Sene
İngilizce okudu. Mesleği İcabı Mali ve İktisadi Konular'la da
ilgilendi. Özellikle Dahiliye Nezareti Muhasebesi'nin
belli bir Sistem içinde işlemesi için gerekli Düzenlemeleri
yapmada büyük Emekleri geçti.
Musiki, İ.Fenni'nin ayrı
bir Meşgalesi. Tırnova'da Dimitriyof'tan Kanun,
Pamukluoğlu'ndan Keman çalmasını öğretmiş, Cudi Efendi'den
Şarkı meşketmiş, İstanbul'a Göç ettikten sonra da Tanburi
Ali Efendi ile Bestekar Şevki bey'den Musiki
Dersleri almıştır. Vefat'ına kadar sürdürdüğü ve Güftesini de
yazdığı Beste Çalışmaları 200 civarındadır. 1924 de
bestelediği bazı Askeri Marşlar Cumhurbaşkanlığı tarafından
Mükafata layık görüldü.
Emekli olduktan sonra üzerinde
çalıştığı Konuların Ağırlık Noktasını, Müşteşrikler'in İslam'a
yönelttikleri Tenkitler'le Materyalist ve Pozitivist
Filozoflar'ın, Yeni Türk Aydınları'nı da Etkisi altına alan
Görüşleri oldu. Bu Görüşler'e uzun uzun Reddiyeler yazdı.
Yayımlanmış, yayımlanmamış Eserler'inin çoğu bu tür Düşünceler'e
Cevap Mahiyeti taşımaktadır. Tasavvufi Neşvesi dolayısıyla
özellikle Vahdet-i Vucud Meselesiyle ilgilenmiş,
İbnu Arabiye ve Görüşler'ine
yöneltilen Tenkidleri cevaplandırmaya ve Vahdet-i Vucud
Mesleğini savunmaya çalıştı.
Eserler'in birçok yerinde "Üstadım"
diye Şeyh’inden bashetmekle beraber Adını vermez.
Hiç evlenmedi. 29 Ocak 1946 da
İstanbul'da öldü. Mezar'ı Eyup'da Çocuk Bakımevi'nin
arkasındaki Sırttadır. Mal Varlığı ve Kitaplarının Gelirini
Daru’ş-Şafaka'ya bağışladı. 9050 Ciltlik Kütüphanesini Bayezıd Kütüphanesi'ne vakfetti.
Eserleri:
-Lugatçe-i
Felsefe ,
-Maddiyyun
Mezhebinin İzmihlali,
-Kitab-ı
İzalei Şukuk ,
-Vahdet-i
Vucud ve Muhiddin Arabi,
-Küçük
Kitap'ta Büyük Mevzular,
-Hakikat
Nurları ,
15 civarında da
yayımlanmamış Telif, Tercüme
Eserleri bulunuyor.
1927, Lugatçe-i Felsefe ‘den: "Mistisizm,
ekseriya akıldan başka bir vasıta ile bilgi elde etme
iddiası, diye tarif edilir. Bu aklı bırakıp hislere ve
hayallere tabi olmak manasına geleceğinden tehlikeli bir
yoldur.