KÜRDÎ MÜSLÜMANLAR
Selefler
TARİH’İN DİYARBAKIR’DAN GEÇİŞİ
4.Qureyşî
Yüzyıl: (971-1070)
09??-0990/0420f
Ebu Şuca Bad Mervaniler
10??-1089/0529f
Fahru’d-Devle Mervaniler
5.Qureyşî Yüzyıl: (1071-1170)
1077-1166/0596f Abdulqadir Geylanî
Abbasiler Bak: Sufiyye
1077-1166/0596f Abdulaziz Geylanî
Abbasiler
1138-1193/0623f
Selahaddin Eyyubî Eyyubiler
11??-1218/0648f el-Adil ibnu Eyyup
Eyyubiler
6.Qureyşî Yüzyıl: (1171-1270)
11??-1238/0668f el-Kamil ibnu Adil el-Eyyubî
Eyyubiler
1263-1328/0758f
İbnu Teymiyye Moğollar,
Memluklar
7.Qureyşî Yüzyıl: (1271-1370)
13??-14??
Seyyid İsa Geylanî
8.Qureyşî Yüzyıl: (1371-1470)
14??-1521/0951f
İdrisî Bitlisî, Mir Akkoyunlular,Osmanlılar
14??-15??/09??f Ebu’l-Fazl Bitlisî,
Mir Osmanlılar
9.Qureyşî Yüzyıl: (1471-1570)
15??-1639/1069f
Şeyh Mahmud Osmanlılar
15??-16??/10??f Şeyh İsmail Çelebi
Osmanlılar
10.Qureyşî Yüzyıl: (1571-1670)
1616-1677/1088h
Muhammed Haskefî Osmanlılar
11.Qureyşî Yüzyıl: (1671-1770)
17??-1798/1228f
Abdurrahim el-Berzencî Osmanlılar
12.Qureyşî Yüzyıl: (1771-1870)
1775-1826/1256f
Ziyaeddin Mevlana Halidi Bağdadî
Osmanlıl
1775-1898/1328f Muhammed Kührevî
Osmanlı
1784-1836/1266f
Muhammed Emin ibnu Abidin
Osmanlı
18??-1870/1300f Seyyid Sıbgatullah Hizanî
Osmanlı
18??-1888/1318f Şeyh Abdurrahman
Osmanlı
18??-19??/13??f Şeyh Masum
Osmanlı
18??-1901/1331f Şeyh Fethullah el-Werkanasî
Osmanlı
18??-1925/1355f Molla Muhammed Ziyaeddin
Osmanlı
18??-1956/1386f Şeyh Mahmud el-Berzencî Irak
1825-1895/1325f Fehim-i Arvasî, Seyyid
Osmanlı
1848-1909/1339f
Şeyh Ahmed Taşkesenli Osmanlı
1855-1926/1356f Şeyh İbrahim Efendi
Osmanlı
1865-1925/1355f
Şeyh Said Türkiye
1865-1943/1373f
Abdulhakim Arvasî, Seyyid Türkiye
Devr-i Fetret: (1871- )
1873-1960/1390f
Said Nursi
Türkiye
1878-1814/1344f Şeyh Ziyaeddin Efendi
Osmanlı
1895-1954/1384f Şeyh Muhammed Sırri Efendi
Türkiye
1895-1986/1416f Hacı Hulusi Yahyagil
Türkiye
1898-1956/1386f Şeyh Şahabeddin Efendi
Türkiye
19??-19??
Şeyh Hasan ibnu Necmeddin
İran
19??-19?? Kawe el-Berzencî, Şeyh
Irak
19??-1978/1408f
Ali Askerî
Irak
19??-199?/14??f
Said Havva Suriye
19??-1992/1422f
Abdulhamid Turgut Türkiye
19??-1994/1424f Fidan Güngör
Türkiye
19??-1996/1426f Molla Mansur Güzelsoy
Türkiye
19??-1999/1429f
İzzettin Yıldrım Türkiye
19??-1999/1429f Şeyh Osman
ibnu Abdulaziz Irak
1902-1972/1402f Abdulhakim el-Hüseynî,Seyyid
Türkiye
1914-1985/1415f Şeyh Muhammed Sıddıq Efendi
Türkiye
1914-200?/14??f Mehmet Emin Er
Türkiye
1920-2004/1425
Sadreddin Yüksel Türkiye
1922-200?/14??f
Şeyh İzzettin el-Hüseynî, Seyyid İran
1929-1993/1423f
Muhammed Raşid Erol,Seyyid Türkiye
1930-19??/14??f
Halil Gönenç Türkiye
1931-1994/1424f Ali Arslan
Türkiye
1931-2002/1432f Şeyh Zeki Hoca
Türkiye
1932-1988/1418f
Ahmed
Arvasi
Türkiye
1935-1993/1423f
Ahmed Müftüzade İran
1952-2000/1430f
Hüseyin Velioğlu Türkiye
1954-1992/1422f Ubeydullah Dalar
Türkiye
1958-1979/1409f Metin Yüksel
Türkiye
KÜRDİSTAN’DA MEDİNELEŞME DÖNEMİ
Zerdüşt Kürdistan Halife Ömer (Hilafet 634-644)
Zamanı’nda fethedildi. Doğu Roma, İmparator
Heraklius'un (610-641) Yönetimi’nde bulunuyordu. İslam
Orduları h15/m636 Yılı’nda yapılan Yermuk Savaşı'nda,
Heraklius Ordusu’nu yenerek Suriye'yi aldı.. Sıra, Kuzey
Mezopotamya'nın alınmasına gelmişti. Hazreti Ömer bu
Görevi, İyaz bin Ganem'e verdi. Müslüman Ordusu,
Yol boyunca bulunan Kaleler’i fethederek ve bazılarını da
Barışla alarak Amid (Diyarbakır) Kalesi önüne geldi. 5
Ay’a kadar süren Kuşatma’dan sonra, h18m/639 Tarihi’nde Kent’i
fethetti.
Hazreti
Osman'ın Halifeliği Dönemi’nde (644-656) Arap
Kabileleri, Bölge’deki Şehir, Kasaba ve Kaleler’e daha çok
yerleşmeye ve yayılmaya başladılar.
Hazreti Ali'nin Halifeliği’nden (656-661)
sonra, Kısa bir süre Hazreti Hasan'a Bağlı kaldı
Diyarbakır.
Ahvaz ve Fasa
Bölgesi’nde 639-644 (069-075f) Yılları arasında Müslümanlar’a
karşı ayaklandı. 666/096f da Ahvaz Kürdleri iki kez
ayaklandılar.
EMEVÎ
KÜRDLERİ
Diyarbakır
sırasıyla Emeviler'in (661-750) Abbasiler'in
(750-869), Şeyhoğulları'nın (869-899), Halife
Mutezid, Muqtefi ve Muqtedir'in (899-930),
Hamdaneler'in (930-980), Büveyhoğulları'nın
(980-984) Egemenliği’ne girdi.
685-705
arasında Hasan ibnu Aş’aş Emevi Zulmüne karşı
Haccac’a ayaklandı.
745 de
Musul Bölgesi’nde Tehcir’e Tepki olarak Bilekanlı Misafir
Yönetim’e karşı ayaklandı.
M. van Bruinessen Kürdler’i İslam Dünyası’nda bir
Kültür Elçisi olarak görür. Mekke ve Medine’de Ders veren
Kürdler, Endonezya’ya kadar Uzak Ülkeler’de bile Kalıcı
Etkiler bırakırlar.
MERVANİLER (983-1085)’den
TÜRKLER’E, TÜRKLER’İN GELİŞİ
Kah, Diyarbakır
Kentini, kah Meyyafarikin'i (Silvan) Başkent olarak
kulanan Mervaniler’in Egemenliği, 1085 Yılı’na kadar
sürdü. Bu Dönem’de Bölge, başta Amid ve Meyyafarıkin
olmak üzere, Bayındırlık ve Kalkınma Hareketleri’ne Sahne
oldu; Halk Bolluk ve Düzen içerisinde Rahat bir Hayat sürdü;
bir çok Bilim ve Sanat Adamı Bölge’de toplandı.
Yerine Yeğeni
el-Hasan bin Mervan (990-997), Hamdaniler’e karşı
Üstünlük sağlayarak Mervaniler’in Egemenliğini
pekiştirdi. Kardeşi Mumehhidü’d-Devle Said (997-1011),
diğer Kardeşi Nasıru’d-Devle Ahmed’le
(1011-1061) İktidar Mücadelesi’ne Yenik düştü ve öldürüldü.
Nasıru’d-Devle, Mervaniler’e en Parlak Dönemlerini
yaşattı. Amid Önemli bir Kültür ve Sanat Merkezi oldu.
Doğu Roma Ordusu 990 Yılı’nda Bölge’ye girdi. Diyarbakır
Önlerine kadar ilerledi. Bad'ın Yeğeni Mürmehhidü'd-Devle,
İmparator II. Basileois'le anlaşarak Tehlike’yi
önledi.
1042 Yılı’nda başlayan Oğuz
Akınları, önceleri Talan ve Yağma amacını güdüyordu. 1047
Yılı’ndan itibaren Türkmenler, Selçuklular'ın
görevlendirmeleri ile Diyarbakır ve Silvan'ı kuşattılar, fakat
alamadılar. Daha sonra anlaşarak, birlikte Hareketle Dicle ve
Fırat Havzası’na kadar ilerlediler.
Selçuklular 1040’lı Yıllar’dan itibaren
genişleyerek Kürdistan’ı Abluka’ya aldılar.
Nasıru’d-Devle’nin
Ölüm’ünden sonra (1061) Ülke Oğulları Nasr ve II.Said
arasında paylaşıldı. Önce Silvan’a, 1063 den sonra da Amid’e
Egemen olan Nasr (1061-1079) 1071 de Büyük
Selçuklular’a bağlandı.
1071 de Malazgirt’te
(Mılezkurd) Doğu Romalılar’ı yenmesinde Bölge Kürdleri
Yardımcı oldu. Kafkas Ermenistanı’nı Türkmen ve Kürd Beyleri
El’e geçirip Özerk Yönetimler kurdular.
Konstantin X.
Dukas,
Diyarbakır'ı kuşatmıştı, ancak, Surlar’ın Metaneti ve Halq’ın
Büyük Direnci karşısında, bir Sonuç alamadan Bölge’yi terk
etti. Urfalı Mateos, bu Kuşatma sırasında Romalılar
(Rum, şimdi Urfa) Kapısı önünde 1500 Müslüman’ın öldürüldüğünü
yazar.
1070 Tarihi’nde Diyarbakır önünde Karargahını kuran Selçuklu
Sultanı Alpaslan, burada Mervanlı Emirleri
Nizamüddin ile Said'i barıştırdı. Alparslan’ın
Oğlu Turtuş'un Doğumu da burada oldu.
Onun yerine
geçen Mansur (1079-1085) Amid, Silvan ve Ceziretu’l
ibnu Ömer’in Büyük Selçuklular’ca
alınmasına değin başta kaldı.
Tarihçi İbnu’l-Ezrak’ın
1975 de Mervani KürdlerTarihi Adıyla
yayınlanan ve Mervaniler’in Emirleri’nin Hayatları,
Vergi Uygulamaları hakkında Bilgi verir.
Mervaniler 985-1085 arasında Silvan ( Meyagarqine)
Merkezli bir Yönetim kurdular.
EYYUBİLER
Eyyubiler 1171-1348 arasında Selahaddin Eyyubi
Önderliği’nde bu Adla anılan Dveletler’ini kurdular.. Dönem’in
Halifelerine Bağlı’ydılar.
1200ler’in Başlarına kadar Irak’ın Kuzey Bölümleri’nde,
Suriye’nin Büyük Kesiminde Egemenlik kurdular.
Hanedan’a Ad’ını veren Selahaddin’in Babası Necmeddin
Eyyub ibnu Şadi, önceleri 100ler’de Irak ve Suriye
Selçuklu Hükümdarları’nın Hizmet’inde Paralı Asker olarak
çalışmış bir Kürd Ailesi’nden geliyordu. Eyyub, Şam
Valiliği’ne atanınca, Kardeşi Şirkuh’un da Yardım’ıyla
Haçlılar’a karşı Suriye’nin Birliğini sağladı.
1173 de Eyyub’un Ölüm’ünden sonra Salahaddin,
Şii Fatimi Hanedanı’nı Ülke’den attı. Haçlılar’a Karşı
Birleşik Cephe oluşturmak Amacıyla Müslümanlar’ı Hareket’e
geçirdi. 1197 de Kudüs’ü Haçlılar’dan geri aldı ve yaşadığı
Dönem’de sağlanan Birlik, Ölüm’ünden hemen önce dağıldı.
Topraklar’ını, İç işlerinde Özerk Melikler arasında
bölüştürmesi Eyyubi Yönetimi’nin Yarı Feodal bir Aile
Federasyonu’na dönüşmesine yol açtı.
Salahaddin’in Kardeşi el-Adil (hd.1200-18) ve
Yeğeni el-Kamil’in (hd.1218-38) Dönemler’inde
Eyyubiler’in Franklar’la İlişkileri yumuşadı.
Kudüs, Hristiyanlar’a geri verildi. Ve Ülke’deki Hizipler
susturuldu. Bununla birlikte el-Kamil’in Ölüm’ünden
sonra yeniden canlanan Eski Aile Kavgaları’yla başlayan Düşüş,
Memlükler’in 1250’de Mısır’da İkitidar’ı Ele geçirmesiyle
sonlandı. Bir Süre daha Varlıklarını sürdüren Kuzey’deki Yerel
Eyyubi Melikeri’yse İlhanlılar ve Akkoyunlular
tarafından ortadan kaldırıldı.
Şiiler’i ve Hristiyanlar’ı kendi İnançlar’ına döndürmeye
çalışan Sünni Eyyubiler, Mısır ve Kudüs’e Medrese’yi
getirdiler. Uygarlıklarını Fatimi Medeniyeti’nin daha gelişmiş
ve Yayılmış bir Devamı niteliğindeydi. İnşa ettirdikleri
Kahire Kalesi ve Halep Kenti İstihkamları Askeri Mühendislik
Alanındaki Düzeylerini ortaya koyar.
ARTUKOĞULLARI
Melikşah
tarafından Büyük Selçuklular'ın İdaresi Şehzadeler arasında
bölüşüldüğünde Alpaslan Oğlu Tacü’d-Devle
Tutuş'a, Suriye verilmişti. Melikşah, 20 Kasım
1092'de öldü. Tutuş da Hükümdarlığını İlan ederek
Hutbe’yi kendi Adına okutmaya başladı. Böylece Diyarbakır
Bölgesi de Suriye Selçukluları'nın Egemenliğine
girdi. Gerek Tutuş Devri’nde, gerekse onun 1095'te
Ölüm’ünden sonra, Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nde birçok Türk
Beylikleri kuruldu. Bu Beylikler şunlardır.
1-Mardin, Silvan,
Hasankeyf ve Harput'ta Artukoğulları
2-Amid'de İnal veya
Yınaloğulları
3-Bitlis'te Demleç
veya Dilmaçoğulları
4-Siirt ve Erzen'de
Toganaslan Ailesi
5-Ahlat-Van
Yöresi’nde Sandak veya Sundukoğulları. Daha
sonraları Ahlatşanlar.
Bu Beylikler’in
kurulmasıyla, Bölge’de Kesif bir Türk Yerleşmesi’nin Oluşumunu
sağlanmış oldu.
1097 Yılı’nda başlayan İnaloğulları
Egemenliği 1142 Tarihi’ne kadar sürdü bu Tarih’ten sonra
Yönetim’de Etkin olarak Nisanoğulları Dönemi başladı.
1183 Tarihi’nde Selahaddin Eyyubi'nin
Diyarbakır'ı fethederek Hasankeyf Emiri Artuklu Kara-Arslanoğlu
Nereddin Mehmed'e vermesiyle Diyarbakır'da da,
Artukoğulları Egemenliği başladı. Artukoğulları
Yönetimi 1232'de son buldu. Artukoğulları Yönetimi’nde
Diyarbakır'ın Kültür, Sanat ve Uygarlık bakımından en üst
Düzey’e yükseldiği görülür.
ANADOLU SELÇUKLULARI’NDAN AKKOYUNLULAR’A
1232'de başlayan
Eyyubiler Dönemi, 1240'ta sona erdi. Bu Tarih’ten sonra
Diyarbakır ve Bölge, Anadolu Selçukluları'nın
Eline geçti. Anadolu Selçukluları'nın Bölge’deki
Egemenliği 62 Yıl sürdü, 1302 Tarihi’nden itibaren Mardin
Artukluları Şehre ve Bölge’ye egemen oldu. Bu Egemenlik 92
Yıl sürdü, 1394'de bu defa Timur Hakimiyeti başladı,
1401'de İlgili Kaynaklar’da Çeşitli Tarzlar’da yorumlandı.
Bunlara ilaveten Urfalı Mateos Vakayi-Namesi'nde
şu Yorum yer alır: "....Amid denilen Şehre gitti ve
Şehrin Kapısı Önünde Karargah kurdu. Alpaslan, Şehre
karşı Merhamet gösterdi, çünkü bu sırada Karısı, Karargah’ın
içinde bir Oğlan doğurdu. Buna Tutuş Adını verdiler."
Böylece Bölge’nin Yönetimi Akkoyunlular’ın Eline geçmiş
oldu.
Bu dönemde AMİD'e
(Diyarbakır) daha çok Kara Amid, Karahamid denilir.
1407'de Mardin Hükümdarı Mecdüddin İsa ve Halep
Yöresi’nden Emir Çikem, Şehri kuşattıysa da, Sur
dışında yapılan Savaş’ta Yenilgi’ye uğradılar. 1411'de
Karakoyunlu Hükümdarı Koca Yusuf, Kale Önlerine
geldi, alamadan çekilmek Zorunda kaldı. 1433'te bu defa
Memlük Sultanı Baypars, Amid'i kuşattı. 35 Gün
süren Kuşatma sonunda başaramayacağını anlayınca Bölge’yi Terk
etti. Amid, 1469 Yılı’na kadar Akkoyunlular'ın Başkenti
oldu. Uzun Hasan, bu Tarih’te Devlet Merkezi’ni
Tebriz'e nakletti. Anadolu'da Akkoyunlular’a Bağlı
olan Boy ve Oymakları bunlara İkta eyledi ve "bu suretle Doğu
Anadolu'da Türk ırkının
zayflamasının Amillerinden biri oldu."
Diyarbakır'ın
Başkent olmaktan çıkması Eski Önemini kaybettirdi ve
Gelişme’yi durdurdu. Tebriz'in Başkent oluşu ile Uzun
Hasan'dan önce Cengiz Torunları’nın ve
İlhanlılar'ın başından geçen Değişme, Akkoyunlular
içinde başlamıştı. Minorski'nin söylediği gibi, Uzun
Hasan kendini İran Alemi’ne ve İran Hayatı’na uydurmuş ve
İran Kisraları arasında yer almıştı. Bu Sefer de Muzaffer
Taraf, İran'ın Cazibesine kapılarak erimişti. Bu durum,
bilhassa Oğlu Yakup Zamanı’nda (1478-1490) kendini
gösterir. O daha çok İran Devlet İşleri’yle uğraştı, Etraf ve
Kültürü tamamiyle İranlı olmuştu. Akkoyunlular, bu
suretle, Safeviler’e Yol açtılar. I. Şah İsmail
(1501-1524) Arazi itibariyle Akkoyunlular'ın
Hakimiyeti’ni ortadan kaldırmış ise de, Siyasi bakımdan onları
devam ettirmekten başka bir şey yapmadı.
Halbuki Amid'in
Başkent olduğu Dönemler’de (1404-1469) durum böyle değildi.
Uzun Hasan, Diyarbakır'da iken Aşıkpaşa'nın
"Garipname" Adlı Türkçe Eserini daima yanında
taşıyordu. Bazı Eserleri ve Kuran-ı Kerim'i de Türkçe'ye
çevirtmiş ve onu Huzurunda okutmuştu.
Diyarbakır ve Yöresi
1507 Tarihi’ne kadar Akkoyunlular Yönetiminde kaldı. Bu
Tarih’ten sonra Bölge’ye Şah İsmail Egemen oldu. Amid,
Safaviler'in Eline geçerken Kent’teki Akkoyunlular'dan
ve Sünni Halk’tan binlercesi öldürüldü. Şah İsmail,
Cesur ve Yetenekli Komutanlar’ından biri olan Ustacılı
Muhammed Han'ı, Diyarbakır Valiliğine atadı.
Safaviler'in Yönetimi 8 Yıl sürdü. Bölge 1515 Eylül'ünde
Osmanlı Birliği’ne katıldı.
Kürdistan Dini Hayatı
Bölge Şeyhleri
arasında Ebu’l-Vefa (Tacu’l-Arifin Yazarı)
İsmail Faqirullah, İsmail Haqqı Erzurumî, Edebi Kürdçe’yle
yazan Mela-i Cizirî de sayılır.
Kürdler’in Dini
Büyükleri Şeyx, Seyyid, Mela Xelife diye anılan
Büyükler’in Etkisi öne çıktı. Kürd Medreseleri’nde Kültürleri
yaşadı. Müridleri Aracıyla örgütlendiler. Aşiretler’e Mensup
olmamak onlara Aşiret Üstü bir Konum kazandırdı. Qadirî
Mensupları Bölge’de Derviş Adıyla gezerlerdi.
Sırtlar’ında Keşkül (Kumaş, Deri veya Kamış’tan
yapılmış Sırt Torbası) taşıyan Yoksullar.
En Üstte Gavs
ve Qutb, sonra Nuqaba, Asad, Abzar,
Ebdal (40) ve Ayar (300) gelir. Bunların Müridi
Taifa’dır.
Şeyh
ve Melle’lerin Hayatı, Beylerinkine benzer. Onlar
Kasırlar’da bunlar Sade Evler’inde. Evler’inin Çevresinde
Despe (Hizmetçi Ailesi) yer alır. Şeyh ve Melle
Aileleri Eğitim’e Önem verirler. Şeyhler arasında Evlilik’te
Denkliğe Riayet edilir. Haremlik uygulanır.
Medrese
Örgütlenmenin Beşiği’dir. Zuruf ve Terkib (Küçük
Kürdçe Gramer), Şeriat (Kürdçe Şafii İlmihali),
Akika İmame (Kürdçe Eş’ari Kelamı), Nehcu’l-Enam
(Kürtçe Akide ve İbadet’le ilgili Manzum Eser) okutulur. Temel
Ders ise Arapça Nahiv, Mantıq, Şafii Fıqhı’dır.
Osmanlı Mirleri, Melaları
1830’lardan itibaren Kürd Mirleri’nin Başkaldırılarının
bastırılması, 1855 de çıkan Toprak Kanunu, 1876 da kurulan
Hamidiye Alayları (Kürd Aşiret Milisleri) ile Çeşitli
Savaşlar Kürd Beylikleri’nin Rolünü azalttı.
KÜRDİ MÜSLÜMANLAR/Halefler
Prof. Dr.
Ali Sevim - Prof. Dr.
Yaşar
Yücel, Türkiye Tarihi (Fetih, Selçuklu ve Beylikler
Dönemi), TTK yayını, Ankara 1989, s.94; Ş. Beysanoğlu,
a.g.e. s. 248-250