Mehmet Şevket Eygi

1933

 

    Karadeniz Ereğli'de doğdu. Galatasaray Lisesi (1952), AÜ Siyasal Bilgiler Fakultesi (1956) Mezunu.

     Kısa bir süre DİB'nda Çevirmen ve Özel Kalem Müdürü olarak çalıştıktan sonra Gazetecilik ve Yayımcılığa başladı. Haftalık Yeni İstiklal (1960-1967), Günlük Bugün ( Ekim 1966-1971) ve Babıali'de Sabah (1968-1971, ) Büyük Gazete (1978) Gazetelerini çıkardı.

   ‘1960 Senesinin Sonbahar'ında, Ankara DİB’nda Mütercimlik Kadrosu ile Memuriyet yapmakta iken [1] İstanbul’dan Mahir İz Hoca’dan bir Mektup aldım. Bana Sönmez Anonim Şirketi’nin Neşriyat Müdürlüğü’nü Teklif ediyordu. Memuriyet'i bırakıp İstanbul’a geldim. Hayli Fırtınalı geçen Gazetecilik ve Yazarlık Hayat'ına böyle başlamış oldum. Çileli, Zahmetli, Külfetli bir Yol seçmiştim. Mahkemeler Mahkemeler.. ‘

      1960 lı Yıllar Sultanahmet Hapishanesi’nde İlk Hapis Cezası..

     Ocak 1969 da Türkiye’yi terketti ve bir daha 6 Yıl'a Yakın bir Zaman Vatan'ına dönemedi.

       Radyolar'dan M.Şevket Eygi Vatandaşlık'tan atılacak Haberleri.

      1974  Erbakan'ın çıkarttığı Genel Aff ile Yurd'a döndü.

    ‘Tekrar Basın Hayat'ına atılışım, bu Sefer Bazı Müslüman Kesimler tarafından Dışlanışım. Tekrar Mahkemeler, Mahkumiyetler, bir Müddet İnfaz'dan Kaçışlar ve Nihayet Yaka'El'e verişim.

      Bahçekapı’daki Sansaryan Hanı’ndaki 2. Şube’de 6 Gün Nezaret'te kalışım ve ardından Sağmalcılar Cezaevi'ni boylayışım. Karantina Günleri, Taşra'dan Adli Tıbb'a sevkedilen Meşhur O Koğuş'undaki Günler'im, sonra Revir'e nakledilişim ve bir Gün Sabah Karanlığı'nda uyandırılıp Gerede’ye sevkedilmek üzere Diğer Mahkumlar'la birlikte Bilekler'imden zincirlenmiş; sonra Ring Seferi yapan Tabut-Araba'da diğer 25 Mahkum'la birlikte Sevk Zinciri'yle Sımsıkı zincirlenişim. Gerede’ye Maceralı Gidiş, bir Müddet sonra oradan Şile’ye Nakl edilişim ve bir Yıl'ı aşan Ceza'yı orda bitirişim. 29 Ekim 1985 Günü Tahliye edilişim... Eğer ben 35 Yıllık Basın Hayatı'mda İnançlarım, İdealim ve Dâvam için Samimiyet'le ve Yürek'ten Feryat etmemişsem Yazık olmuş sayılır Koskoca Ömr'e.

     Geriye dönüp baktığımda Hapisler'i, Çileler'i, Sürgünler'i, Zahmetler'i, Külfetleri birer Hatıra olarak görüyorum. Çekilen Acılar bitmiş, uğranılan Hakaretler Mazi'de kalmıştır. Dosya'mda, Defter-i A’mal'imde bir Sürü Sabıka Kaydım var. Bunlar İhlas'a Mukarin değilse neye yazar.

     Çilekeş Büyükler'e yetiştim. Bediüzzaman ve Has Talebeleri: ‘Eşeddü’l-Bela ale’l-Enbiya sümme’l Emselü fe’l-Emsel’ Hikmet'ince Devamlı Eziyet ve Taciz altındaydılar.  Din-i Mübin için çalışan ne kadar Ulema, Meşayih, Dervişan, Talebe-i Ulum varsa Rejim'in Hışmına uğruyorlardı. Müslüman Gazeteciler, Yazarlar, Fikir Adamları hep Tasarrut altındaydı; zaman zaman Resmi İdeoloji onları çarpıyordu.

     Ankara Yeni Cezaevi’nde Necip Fazıl’ın Ziyaret'ine giderdik. 27 Mayıs’ın Hışm'ına uğrayan Ali Fuat Başgil Hocamızı Balmumcu Askeri Hapishanesi’nde yoklardık.

     İslam’da Hizmet ile Çile arasında Esrarlı bir Mümasebet vardır. İskilipli Atıf Hocaefendiyi bir Sabah Fecir Vakti, Ankara’da asmışlar, Merhum Darağacı'nda Can çekişirken Zincirli Camii’nden Ezan-ı Muhammedi okunmaya başlamış harharlar içinde canı Beden'den çıkarken Atıf Hoca’nın Ezan’a İcabet ettiği görülmüş.

    Çile'nin ne olduğunu Can'dan, Yürek'ten ağlayanlar bilirler. Para'yla ve Menfaat'la kiralanmış Din İstirmacıları ise Çile'den, Zahmet'ten, Can'la ve Mal'la yapılan Cihad'dan Bucak Bucak kaçarlar.

     Ömrüm'ün Günbatımı Mevsim'inde Azık Darağacıma bakıyorum da, birazcık Çile'den başka bir Şey göremiyorum. Alimler'in İlm'i, Zahidler'in Zühd'ü, Muttakiler'in Takva'sı, Muhsinler'in İhsan'ı, Muhlisler'in İhlas'ı, Arifler'in İrfan'ı, Müteverriler'in Vera'sı, Ağniyayı Şakirin’in Hayır ve Hasenat'ı, Mücahidler'in Cihad'ı var..’

   1971 de Gazetesi’nin kapatılıp Yazılar'ından dolayı 163.Madde'den çok Sayı'da Dava'da Hüküm giymesi üzerine Yurt Dışına çıktı. 1974 Genel Affıyla Yurda döndüğünde Bedir Yayınevi Sahipliğini üstlendi. Haftalık Büyük Gazete'yi çıkardı (1976).

   1986 de Günaydın Gazetesi’nce bir Süre yayımlanıp kapanan Yeni Haber Gazetesi’nde Günlük Yazılar yazdıkran ve kısa bir süre de Zaman Gazetesi’nin Genel Yayın Yönetmenliği’ni yaptıktan (1988) sonra yeniden Yayıncılığa döndü.

 

        Eserleri:

       -Müslüman Kardeşim Uyan ,

       -Müslüman'ın 100 Vazifesi,[2]

       -Namaz'ı Dosdoğru Kılmak, [3]

 

[1]              Ömer Nasuhi Bilmen’in Özel Kalem Şefi,

[2]              1975,

[3]              Necmeddin Kübra'dan Sadeleştirme,1976,