Sadık Albayrak
1942
Trabzon Çaykara
Yenice Köyü'nde doğdu. Cudi Bey İlkokulu, Trabzon İHO (1962) ve
İstanbul YİE (1966) Mezunu.
Sultanahmed
Camii'nde Kürsü Vaizliği (1964-1967), İstanbul Müftülüğü Şer'i
Siciller Arşiv Uzmanlığı (1970-1978) Görevler'inde bulundu.
Yeni Devir
(1977-1879) ve Milli Gazete'de (1979 dan itibaren)
Köşe Yazarlığı yaptı.
İlk
Araştırma ve İncelemeleri 1962’den itibaren başladı. 1971 de
ilk Kitab'ı çıktı.
Yürüyenler ve Sürünenler
Kitab'ından dolayı Sıkıyönetimce Hesab'a çekildi. 163.Madde'den
yargılanarak 1 Yıl Hapis yattı (1985).
5
Yıl süren Dava. Şöyle anlatır:
‘Bu
Eser'in içinde Yer alan
Şahıslar'ın içinde bir tek Asker yoktur. Buna rağmen, Din,
Millet ve Devlet Meselesi'nde en Halis, en Canlı ve en Dürüst
Yolu çizenler de bunlar oldular. Müslümanlar'ın bu Önde
gelenleri yetiştirdikleri Dini Müesseseler'in Kurmaylar'ı
durumundadırlar.’
‘6 Aralık 1988 Salı
Günü bu
Kitab'ından Beraat ettiğinde, 1984 ün Yaz Ayları Göz'ümün
önünden geçti. Temmuz Sıcakları'nda bir Gün, Dostum Orhan
Töz’den bir Acı Haber aldım. İstanbul Sıkıyönetim
Komutanlığı, Yılbaşı'nda Dostum Duran Kömürcü’nün
bastırdığı Kitaplarımdan ‘Yürüyenler ve Sürünenler’in
toplatılıp, Savcılık tarafından İfade'min alınması için
arandığımı bildirdi.
Bu arada Şamil Yayınevi’nde
otururken iki Kişi içeri girdi ve Etraf'taki Kitapları biraz
karıştırdıktan sonra Sadık Albayrak’ı
aradıklarını söylediler. Ben de orada
oturuyordum.. Heyecan Doruk Noktası'nda idi. Bir
Yayıncı
Dostumuz, hemen atılıp: ‘Bu Yaz
Sıcağı'nda nerede bulacaksınız.
Yazar Takımı bunlar, Telif
Ücretini almış ve şimdi kim bilir
hangi Sahiller'de eğleniyordur, demişti.
Tam bu sırada,
yine Dostum Kemal Solak içeri girmez mi?
Herhangi bir Pot Kırması
Endişesi ile, birden Kapı'da
karşılayıp içeri almam bir oldu. İç Odalar'dan birinde
konuşmaya daldık ve Durum'u O’na anlattım. Ne zaman Polisler
gitti, biz de dışarı çıktık.
Fakat,
Duruşma
Tarihi'ni bilmediğimden, 29 Ağustos 1984 de Sıkıyönetim’e
İfade
vermeye gittim. Alışık olduğum Merasimli
Yerleri aşarak
yukarıya Savcılık Makamı'na gittim. Savcı Metin Çelenligil
karşıladı ve İfade'min alınması için bir başka
Savcı'ya gönderdi.
Savcı Ahmet Duman’la üç Saat kadar oturup
konuştum. Çay'ını içtim. Ve 12 ye
Doğru İfade Zabt'ını imzalayıp
Nöbetçi Hakim’e gönderildim..
Hakim’in
Kapı'sında bekleyip dururken, yanımda da iki
Asker duruyor, bir
Türlü ayrılmıyorlardı. Ne zaman ki,
Saat 15.45’e geldi,
Nöbetçi Hakim'e çıkarıldım.. Doğal olarak,
Ayak'ta İfade
verirken, Hakim'in
Önündeki Dosya'yı gördüm ki o zaman bende
Şafak atmıştı.. Zira, Askeri Savcılık önceki bir
Karar'la
tutuklanmamı istemiş Yazı Kırmızı
Kalem'le, Dikkat çekiyordu..
Üzerimden Soğuk Terler dökülmeye başlamıştı.. Hakim ,Tutuklu mu
yoksa kendi İrade'mle mi geldiğimi sordu.. Doğal olarak,
Olay'ı
duyduğumu ve kendi Arzu'mla geldiğimi söyledim.
Hakim İnsaflı bir
Adam'mış ki:
-Huzur
aradığımız bir Dönem'de, sizi üzerinden 5
Yıl geçmiş bir
Kitap'tan dolayı tutuklayamam, Savcılık
Israr edebilir,
Tutukluluk Hali'nin kaldırıldığna dair bir
Yazı almadan dışarı
çıkmayınız, dedi.
Hiç bir
Şekilde Hazırlıklı değildim.. Birdenbire
Önüme çıkan bu Karar,
Hakim'in Tavrı ile birden
Sevinc'e dönüşmüştü.. Gereği üzere,
Savcılık'tan
Tutukluluk Hali'min kaldırıldığına dair bir
Yazı
alıp, Çıkış yerine geldim.. Epey bir beklemeden sonra dışarı
çıkmıştım. Sanki Saatler Yüzyılları kapsayacak şekilde
Uzun
gelmişti bana..
Sonradan ise
Dava sürmeye başlamıştı. Önce Savcı Metin Çelenligil,
Beraat istemesine rağmen, Heyet
Değişikliği üzerine, Yeni
Savcı Necmeddin Besni ise ‘Refik'inin
Doğrultusu'nda
Fikir Beyanı'nda bulunmadığından, kendi
Görüş'ünün
Mahkumiyet üzere olduğunu
Beyan'la Yeni bir
Safha'da,
Bilirkişi
Dönmezer’in 21 Haziran 1984 Tarihli
Raporu Doğrultusunda cezalandırlmamı istemişti.
Mahkleme
Heyeti, Duruşma Hakimi Ayhan Ünal’ın
Muhalefet'ine
Karşı Oy Çokluğu ile
Kitab'ın Berat'ına
Karar verdi.
Askeri Savcı, Dava'yı
Temyiz etti. ve Askeri Yargıtay 2.Ceza
Dairesi 22 Ocak 1986 de'ki Kararı ile
Dava Görev
Yönünden
bozulmuş ve Sıkıyönetim Mahkemesi de bu
Karar'a 19 Mart 1986 da
uymuştu.
Dava'nın 2.
Safhası başlamış oluyordu. 5 Mayıs 1986 da İstanbul DGM’de
başlayan Dava, 23 Ekim
1986 da Oybirliği ile
Savcı Bülhan
Akbaş’ın istediği Doğrultu'da
Mahkumiyet'le sonuçlandı.
Bu
Sefer Avukatım Orhan Töz,
Dava'yı Temyiz etti. Yargıtay
9. Ceza Dairesi de, 12 Şubat 1987 de Dava'yı, 5860
Sayılı Basın
Kanunu’nun 3/Son Maddesi uyarınca, Kitab’ın
Neşri Ocak 1984
olup, bu Tarih'ten sonra 1 Mayıs 1984 de DGM
Faaliyet'e
geçtiğinden, Görev Yönünden
Yargılama Yetkisine
Sahip
bulunmadığı Kararı ile Dava'yı bozmuştu.
Arkasından
İstanbul DGM, bu Karar'a uymuş ve
Dava 3.defa 2. Ağır Ceza
Mahkemesi’nde görülmeye başlandı.. Bir Türlü
İlk Bilirkişi'yi
aşıp, Üçlü Bilirkişi'ye gönderemediğimiz
Kitap, bu Sefer, Savcı
Vecdet Varol’un İsteğine
Mahkeme Üyeleri Hüsnü
Aşkın ve Erdoğan Üyetürk de uymuş ve
Üçlü Bilirkişi'ye gönderilmişti.
Üçlü
Bilirkişi 7 Haziran 1988’de verdiği
Beş Sayfalık
Rapor'la
Kitap’ta Suç Unsuru'nun bulunmadığını bildirmişti.
Temmuz
1988’de Mahkeme, Vuku bulan
Değişiklik'le, Savcı ve iki
Üye
değişmiş, sonunda DGM’de Mahkumiyet
Kararı'nda
İmzası bulunan Başkan Süheyl Deliorman,
Duruşma'dan
İstinkaf
edip, yerine bir Üye (Başkan) gelmiş ve 6 Aralık 1988
Salı Günü, yapılan
Son Duruşma'da,
Savcı Ahmet Duman,
Üçlü Bilirkişi'nin
Suç Unsur'u görmediği
Kitab'ın,
Bilimsel bir Araştırma olduğunu ve
Laikliği İhlal eder bir
Nitelik
taşımadığı Doğrultu'sundaki
Beyan'ına
Mahkeme Heyeti’de uymuş ve
Dört Yıllık
Dava böylece Dört
Dakika içinde sonuçlanmış oldu.’
Albayrak
Osmanlı ve Cumhuriyet Dönemi Din ve
Düşünce Hayatı,
İlim Adamları hakkında
İnceleme ve Araştırmalar yaptı.
Sadeleştirmeler yaptı.
Başbakan'ın Dünürü:
2000li Yıllar'da Yeni Şafak'ta
Köşe Yazarlığı yaparken Kızı'nı Başbakan Erdoğan'ın
Oğlu Bilal işe evlendirdi. Nikah Törenleri'nde İtalya
Başbakanı Berluskoni Hazır bulundu.
Eserleri:
-Sömürü'ye
Karşı İslam,
-Son Devr'in İslam Akademisi,
-Türkiye'de
Din Kavgası,
-Osmanlı
Toprak Meselesi,
-Şeriat'ten
Laikliğe,
-Devrim'in
Çakıl Taşları,
-Yürüyenler
ve Sürünenler,
-Son Devir
Osmanlı Uleması,
-Rahmet ve
Savaş Peygamberi,
-Manaho Deresi ,
-Doğu'nun
İsyanı,
-Türk
Siyasi Hayatı'nda MSP Olayı,
-Tek Parti
Dönemi ve Batıcılık,
Sadeleştirme:
-Afgani'ye
Reddiye ,
-İlmin
karşısında Maddecilik ,
-A'mak'ı
Hayal ,
-İslam'da
Hilafet ,
-Şeriat
Medeniyeti ,
-Frenk
Muqallitliği ve İslam,