Şeyh Said

1865-1925

 

 

12 Nisan 1925 Şeyh Said'in Yakalanışı

Mahkemelerine 27 Mayıs 1925'te başlandı ve 29 Haziran'da Diyarbakır İstiklal Mahkemesi Şeyh Said ve 46 Yandaşını Ölüme Mahkum etti.

 

Doğu Anadolu’da Merkezi Yönetim’e Karşı Geniş Çaplı bir Ayaklanmaya giriştiler.

Cumhuriyet’in İlk Yılları’nda uygulanan Politikalar Doğu Anadolu’da Çeşitli Muhalefet Odakları doğurmuştu. Bu Muhalefet Odakları’ndan Kürd İstiklal Komitesi’nin Çalışmaları Açığa çıkarıldıktan sonra, Örgüt’ün önde gelen Yöneticiler’inin çoğu tutuklandı. Ama örgütçe daha önce yürütülen Propoganda’nın Etki’siyle birçok Yöre’de Ayaklanma Hazırlıkları başlamış bulunuyordu. Örgüt’e Yakın İlişki içinde olan ve Aynı Doğrultu’da Çalışmalar yürüten Şeyh Said’e Bağlı Kişiler’in Diyarbakır’ın Eğil Nahiyesi’ne Bağlı Piran Köyü’de Jandarma Müfrezeleri’yle girdiği Çatışma (13 Şubat 1925) Kısa Süre’de genişleyerek Yaygın bir Ayaklanma’nın Kıvılcımını oluşturdu. Genç Vilayet’in Merkez Kazası Darahini’yi basarak (17 Şubat) Vali’yi ve diğer Görevliler’i tutuklayan Şeyh Said, Halkı İslam Adına ayaklanmaya çağıran bir Bildiri ile Hareket’i Tek bir Merkez altında toplamaya çalıştı. Mistan ve Botan Aşiretleri’nin Desteğini aldıktan sonra Genç ve Çapakçur üzerinden Diyarbakır’a yöneldi. Maden, Siverek ve Ergani’yi de El’e geçirdi. Başka bir Ayaklanma Kolu da Varto üzerinden Muş’a doğru Haraket’e geçti. Bunun üzerine  İnönü Kabinesi  Doğu Vilayetleri’nde Sıkıyönetim İlan etti. (21 Şubat). Ayaklanmacılar’ın üzerine gönderilen Ordu Birlikleri Kış Ovası’nda Şeyh Said Kuvvetleri karşısında tutunamayarak Diyarbakır’a çekilmek Zorunda kaldı. (23 Şubat). Ertesi Gün Elazığ’a giren Gökdereli Şeyh Şerif Yönetimi’ndeki başka bir Ayaklanma Kolu Kent’i Kısa Süre de olsa Denetim altına aldı.

Olaylar’ın Hızla tırmanması karşısında Başbakan Fethi Bey’in (Okyar) İstifasını isteyen Mustafa Kemal, İsmet Paşa’yı (İnönü) Yeni Hükümet’i kurmakla görevlendirdi.(3 Şubat). Bir Gün sonra TBMM hemen Takrir-i Sükun Kanunu’nu Kabul ederek Hükümet’e Olağanüstü Hal Yetkileri tanıdı. Ayaklanma ile ilgili Yayınlar’a konan Yasak daha sonra başka Önlemleri de kapsayacak şekilde genişletidli. Ayrıca Ankara ve Diyarbakır’da İstiklal Mahkemeleri kurulması kararlaştırıldı. Bu sırada Diyarbakır’ı Kuşatma altına alan (7 Mart) Şeyh Said Kuvvetleri, Kent’teki Savunma’yı kıramayınca geri çekilmeye başladı. Geniş Çaplı bir Sevkiyat’ın ardından Toplu Saldırı’ya geçen (26 Mart) ve bir Bastırma Harekatı’yla çoğunu Teslim’e zorlayan Askeri Birlikler, İran’a geçmeye hazırlanan Ayaklanma Önderlerini Boğlan’da (Solhan) sıkıştırdı. Şeyh Şerif ve yanındaki bazı Aşiret Reisleri Palu’da yakalanırken, Şeyh Said de Varto Yakınlarında Carpuh Köprüsü’nde Ele geçirildi. Diyarbakır’daki Şarq İstiklal Mahkemesi kısa süren bir Yargılama’dan sonra Şeyh Said ve 28 Ayaklanma Yöneticisi hakkında Ölüm Cezası verdi. (28 Haziran). Cezalar ertesi Gün yerine getirildi.

Şeyh Said Ayaklanması’nın bastırılması Cumhuriyet Yönetimi’nin Doğu Anadolu’da Denetimi sağlamasında Önemli bir Dönüm Noktası oldu. Ayaklanma ile ortaya çıkan Gelişmeler, bir Süre önce Çok Partili Hayat’a Geçiş yönünde Adımlar’ın kesilmesine Yol açtı. Ayaklanmaya karıştığı Gerekçe’siyle hakkında Koğuşturma açılan Terakkiperver Cumhuriyet Fırqası, çok geçmeden Hükümet Kararnamesi ile kapatıldı. (3 Haziran 1925).