Sultan Abdulaziz
1830-1846
8
Şubat 1830’da II.Mahmud’un
Oğlu olarak İstanbul’da doğdu. Annesi Pertevniyal
Sultan. 1861-1876’da Saltanat’ta bulundu. Bu Dönem’de
Avrupa’ya Bağımlılık arttı. Ayrılıkçı Ayaklanmalar yoğunlaştı.
Ağabey’i Abdulmecid,
Devlet İşleri’yle ilgilenmesine İzin vermemişti. Veliahtlığı,
Av, Cirit Sporları’yla geçirdi. 28 Haziran 1861’de Taht’a
geçti. Bir Ferman’la Tanzimat yenilikleri’nin sürdürüleceğini
vurguladı. Harcamalar’ın kısılmasını istemesine karşın, Dış
Borçlanma’ya Dayalı Ekonomik Politika’yı değiştirmedi. 1862’de
bastırılan Karadağ Ayaklanması’nı Sırbistan memleketeyn
(Romanya) ve Gitit’teki Ayaklanmalar izledi. Romanya’nın
Bağımsızlığı’nı İlan etmesi, Sırplar’ın 1867’de Belgrad’ı
İşgal etmeleri Karşısında Sessiz kalan Abdulaziz,
Girit’in Yunanistan’a İlhak’ını Özerklik vererek önlemeye
çalıştı. Bu Bunalımlar sırasında Devlet’ê Yardım’da bulunan
Mısır Valisi İsmail Paşa’ya,
1865’te yeni bir Veraset Fermanı, 1867’de de
Hidiv Unvanı verdi. 1870’de Bulgarlar, Panilavist
Çizgi’de bir Adım daha ilerleyerek Bağımsız bir Kilise (Eksarhlık)
kurdular.
Ülke Yönetimi’nde ve Dış İlişkiler’de Etkili olan Ali
Paşa’nın 1871’de Ölüm’ünden sonra saltanat’ını daha
keyfi bir Biçimde sürdürme Fırsat’ı elde eden Abdulaziz,
Panislavizm Hareketi’ne, Hersek ve Bosna Ayaklanmaları’na
herhangi bir Çözüm getirmedi. Buna Karşılık İslam Dünyası’na
Yönelik Siyaset’e Ağırlık vererek Hicaz, Irak, Basra ve
Yemen’e, Deneyimli Valiler, Komutankar göndererek bu
Eyaletler’in İmparatorluk’tan kopmamasını, Rumeli’de ise
Midhat Paşa’nın, Tuna Vilayeti’nde olduğu gibi
Islakatçı Girişimler’le El’de kalan Son Toprakları El’de
tutmasını öngördü. Dış Politika’da ise, Fransa ve
İngiltere’bin Suyunda gitmek geleneğinden uzaklaşmayı, Osmanlı
Toprakları üzerindeki Emeller’ini açıklamaktan çekinmeyen
Rusya’ya yakınlaşmaya tercih etti.
1875 Bosna Ayaklanması’nda Sırp ve Karadağ Olayları’nda,
1876’da başkaldıran Bulgarlar’ın Eylemler’inde Rusya’nın
Paröağı olmasına Karşın bu Siyaset’ini değiştirmedi.
Gelişmeler, Avrupa Devletleri’nin, Abdulaziz’e Ağır
Tehditler ve Öneriler’le Dolu bir memorandum vermelerine neden
oldu. Bu arada Dış Borçlar’ın 250. Milyon Altın’a çıkması,
Balkan Ayaklanmaları ve Selanik Olayı, Yeni Osmanlılar’ın
Avrupa’daki Eylemleri, Talebe-i Ulum Hareketleri Bunalım’ı
ağırlaştırınca, önde gelen Vezir, Nazır ve Komutanlar’ın
düzenlediği bir Darbe’yle 30 Mayıs 1876’da Taht’tan indirildi.
4 Gün sonra da Ölü bulundu.
4
Haziran 1876’da İstanbul’da öldürüldü.
Sorunları, Sadrazam değiştirecek geçiştirmeyi yeğledi. 1867’de
Avrupa Gezisi’ne çıkan İlk Osmanlı Padişahı oldu. Paris,
Londra ve Viyana’yı kapsayan yaklaşık 3 Aylık Uzun gezi’nin
Etkileri ve İzlenimleri ile Ülke’de birtakın Yenilikler
yapılmasına yanaştı. Saltanat’ının ilk 10 Yıl’ında Sadrazamlık
yapan Fuad Paşa ve Ali Paşa, Etkili Yönetimleri
ile bir Dizi Reform’a Öncülük ettiler.Donanma’nın
Modernleştirilmesi, Yeni Vilayet Örgütlenmesi, Sultani
Düzey’inde Okullar açılması, Maarif-i Umumiye Nizamnamesi’nin
yayınlanması, darulfunun’un kurulması, Denizyolları, Tramvay,
Demiryolu ve Tünel İşletmeleri’nin açılması , bankacılık
Hizmetleri’nin, Tiyatro, Sergi, Yayın Etkinlikleri’nin
başlaması, Şura-yı Devlet ve Divan-ı Muhasebat’ın
kurulması onun Dönem’inde oldu. Spor’a olduğu kadar Müziğe,
Resme ve heykel’e de Düşkün, Güzel sanatları Teşvik eden, Anti
meşrutiyetci bir Kişilik sergiledi.