Yusuf Ziya Özcan

1951

 

15 Mart 1951’de Polatlı’da doğdu.

1973’de Ankara Ünivesritesi’nden Mezun oldu. 1973-1975 arasında Fakultesi’nde Asistan’dır. 1981’de ODTÜ’ye İntisap etti. 2003’den sonra ODTÜ’de Sosyoloji Profösörlüğü olarak Dewam etti Akademik Kariyer’i.  ABD’de Chicago Üniversitesi’nden 1978’de Yüksek Lisans (M.A) aldı.Aynı Üniversite’de 1981’de doktora yaptı.

 

Etkinlikleri:

 

Ankara merkezli düşünce araştırma kuruluşu olan U.S.A.K 'ın ( Uluslararası Stratejik Araştırmalar Kurumu ) Bilim ve Danışma Kurulu Başkanı ve UHP’nin (Uluslararası Hukuk ve Politika dergisi) Yazı Kurulu üyesi.

 

 

YÖK Başkanlığı:

 

Abdullah Gül tarafından 8 Aralık 2007’de Erdoğan Teziç’ten boşalan Yök Başkanlığı’na getirildi. YÖk’teki Tüm Yasaklar’ı kaldıracağı konusunda yaptığı İlk Açıklama üzerine Başta Eski Yök Başkanları’ndan Kemal Gürüz [1]olmak üzere tepkiler geldi.[2] Bir Başka Eski YÖK Başkanı AKP Maraş Milletvekili Mehmet Sağlam ile yeni Başkan’a Desdek verdi.

Özcan’ın Başkanlığı Dindarlar arasında Hicab Yasağı’nın Çözüleceği yolunda Büyük bir Umut doğurdu [3]:

 

İlgi Alanları:

 

-Araştırma yöntemleri

-Oy verme davranışı

-Polis

-Sosyal istatistik

-İstatistik

-Sosyal kontrol ve sosyal sapma

-Sosyal tabakalaşma ve sosyal hareketlilik

-Sosyoloji

 

Çalışmaları:

 

-Aysu Başkaya, Christopher S. Wilson and Yusuf Ziya Özcan, “A Study in Re-establishing the Corporate Identity of a Post Office Institution with Gender-Related Differences in Perception of Space” Frtcoming in Journal of Architecture and Planning Research, 2004

-Aysu Başkaya, Christopher S. Wilson and Yusuf Ziya Özcan, “Wayfinding in an Unfamiliar Environment: Different Spatial Settings of Two Polyclinics”, Fortcoming in Environment & Behavior, 2004

-Yusuf Ziya Özcan, Sencer Ayata, Adnan Akçay, Özgür Arun ve Cemre Erciyes, Toplumsal Yapı, Refah Göstergeleri ve Toplumsal Raporlama, Sosyal ve Beşeri Bilimler Araştırma Ortak Komitesi, Türkiye Bilimsel ve Teknik Araştırma Kurumu, Türkiye Bilimler Akademisi, T.C. Yüksek Öğretim Kurulu, Eylül 2003

-(Book chapter), Kıvılcım Metin Özcan and Yusuf Ziya Özcan “Determinants of Private Savings in the Middle East and North Africa“ Forthcoming in Research in Middle East Economics (RMEE) Series, Vol 6,

-Yusuf Ziya Ozcan and Kivilcim Metin Ozcan ,Measuring Poverty and Inequality in Turkey. Middle East Economic Association Online Journal: 2003 Proceedings, 2003 http://www.sba.luc.edu/orgs/meea/volume5/ozcan.htm

-Yusuf Özcan, Şenay Üçdoğruk and Kıvılcım Metin Özcan, “Wage Differences by Gender, Wage and Self-Employment in Urban Turkey”, Journal of Economic Cooperation (JEC), Vol. 24(1): 1-24, January 2003

-Yusuf Ziya Özcan and Abdullah Koçak, “A need or a Status Symbol?: Use of Cellular Phones in Turkey” European Journal of Communication, Vol. 18(2): 241-254, 2003

-(Book chapter) Yusuf Ziya Özcan ve Özden Özbay, “Sosyolojide Yöntem” in İhsan Sezal (ed) Sosyolojiye Giriş, Ankara: Martı, 2002: 55-94.

-Yusuf Ziya Özcan and Kivilcim Metin Özcan, “Determinants of Youth Smoking in Turkey, Substance Use and Misuse, Vol. 37(3), 313-336, 2002

-(Published Report) Yusuf Ziya Özcan, Social Assessment of Tea, Hazelnuts, Sugar Beet and Tobacco Farmers, Agricultural Economic Research Institute (AERI), 2001,

-(Book Chapter) Yusuf Ziya Özcan, “Ne Öğretmeli, Nasıl Eğitmeli: Türk Polis Akademisinde Müfredat Sorunu” (What To Teach, How To Train?: Curriculum Problem In The Turkish Police Academy), Türkiye’de Suç ve Polislik, Eds İbrahim Cerrah and Emin Semiz 2001:191-216

-Johnson ,T, Harkness, J, Mohler, P, van de Vijver, F. and Ozcan, Y.Z. “Respondent Cultural Orientations and Survey Participation: The Effects of Individualism and Collectivism 2000 Proceedings of the Section on Survey Research Methods. Alexandria, VA: American Statistical Association. http://www.amstat.org/sections/srms/Proceedings/allyearsf.html

-Yusuf Ziya Özcan, “Police and Politics in Turkey: Revisited” Indian Police Journal, Vol. XLVII. No.2-3 (September),2000

-Yusuf Ziya Özcan and Recep Gültekin, “Police and Politics in Turkey”, Web Journal of British Society of Criminology Proceedings Book III, 2000, http://www.lboro.ac.uk/departments/ss/bsc/bccsp/vol03/ozcan.html

-Yusuf Ziya Özcan, “Determinants of Political Behavior in İstanbul, Turkey”, Party Politics, Vol 6, No 4, pp. 505-515, 2000

-Şenay Üçdoğruk, Kıvılcım Metin Özcan, Yusuf Ziya Özcan, “Türkiye’de Gelişmişlik İndeksine Göre Seçilmiş İllerde Gelir Farklılıklarını Belirleyen Etmenler”, Ekonomik Yaklaşım, Cilt 1, Sayı 37, ss. 29-57, Yaz 2000

-Recep Gültekin and Yusuf Ziya Özcan, “Türkiye’de Polis ve Politika İlişkisi”, (Police-Politics Relationships in Turkey), Polis Bilimleri Degisi, Cilt 1, Sayı 4 (Temmuz), 1999:69-93

-Yusuf Ziya Özcan, “Siyasi Parti Tercihleri Belirleyen Etmenler: İstanbul Örneği”, (Determinants of Political Party Preferences: The Case of İstanbul), Toplum ve Bilim, No. 76, Bahar 1998: 188-212.

-Yusuf Ziya Özcan, “İçgöçün Tanımı ve Verileri ile İlgili Bazı Sorunlar” (Definition of Internal Migration and Quality of Migration Data), Türkiye’de İçgöç, Tarih Vakfı, 1998: 78-90. (Book chapter)

-Yusuf Ziya Özcan, “Emniyet Genel Müdürlüğü Küçükleri Koruma Şubesinin Statü ve İmajının Değiştirilmesi”, Küçükleri Koruma Hizmetleri: Yönetici Semineri, E.G.M. Asayiş Daire Başkanlığı, Yayın No:3, Ankara: 1998: 124-128,

-Yusuf Ziya Özcan, "Is Islam an Obstacle to Economic Development: Evidence to the Contrary and Some Methodological Considerations", Intellectual Discourse. 1995, Vol. 3, No 1, pp. 1-22.

-Yusuf Ziya Ozcan, “İslam Ekonomik Gelişmeye Engelmidir?: Karşıt Delil ve Bazı Metodolojik Düşünceler”, Journal of Islamic Studies (İslami Araştırmalar Dergisi), 1995, Vol. 8, No 1, pp. 1-12.

-Yusuf Ziya Özcan and Ali Cağlar, "Who Are The Future Elites? Socio‑economic Background of The Students At The Police Academy in Turkey", Policing and Society, International Journal of Research and Policy, Vol.3, No. 4, 1994, pp. 287-301.

-Yusuf Ziya Özcan, "Mosques in Turkey: Quantitative Analysis", Intellectual Discourse, 1994, Vol. 2, No 1, pp. 19-40.

-Yusuf Ziya Özcan, "Muslims in Canada" [Book Review], Intellectual Discourse, 1994, Vol.2, No 1, pp. 91-94.

-Yusuf Ziya Özcan and Ayse Gündüz, "Log Linear Models: An Application to Social Mobility Data of Turkey", M.E.T.U. Studies In Development, Vol. 18, No 4, 1991, pp. 453‑471.

-Yusuf Ziya Özcan, Ali Cağlar and Recep Gültekin, "Polis Akademisi Ögrencilerinin Sosyo-Ekonomik Geçmişleri", I.Ü.Edebiyat Fakültesi Dergisi, 1991, Dizi 3, Sayı 2, pp. 221-241.

-Yusuf Ziya Özcan, "Ülkemizdeki Cami Sayıları Üzerine Sayısal Bir Inceleme", Journal of Islamic Studies (İslami Arastirmalar Dergisi), 1990, Vol. 4, No 1, 1990, pp. 5‑20.

-Yusuf Ziya Özcan, "Occupational Structure and Social Mobility in Turkey, 1968", METU Studies in Development, Vol.15, No 1‑2, 1988, pp.150‑182.

-Yusuf Ziya Özcan, "Occupational Attainment Process in Turkey", Journal of Human Sciences, Vol. VII, No 2, 1988, pp.103‑132.

-Yusuf Ziya Özcan, "The Educational Status Attainment Process, Male Urban Population 1968", Journal of Human Sciences, Vol. II, No 1, 1983, pp. 59‑78.

 

 

            İrtibat:

 

Dr. Yusuf Ziya Özcan

Department of Sociology

            Middle East Technical University

            06531 Ankara Turkey

 

Tel:      90 312 210 5990 (Work) 3124 (Secretary)

            90 312 210 1284 (Fax)

 

E-Mail: ozcan@metu.edu.tr

 

            Kitabiyat:

 

TÜBİTAK

USAK Y. Z. Özcan sitesi

CV - Özgeçmiş Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan

Eleştirisel bir Yusuf Ziya Özcan biyografisi - soL Gazetesi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 



[1]           ‘YÖK eski Başkanı Kemal Gürüz: Üniversitelerde tek bir yasak yok. Yasak var diyebiliyorsa erkekçe, mertçe çıksın söylesin. Ama yasaktan anladıkları ‘türban’ ise onu değiştirmeye bunların, Cumhurbaşkanı’nın da gücü yetmez. O haddini bilsin. Anayasa Mahkemesi kararları uygulanıyor bu ülkede. Kimse kafasına göre iş yapamaz. O çalışmaları yaptığı ülkeye, Malezya’ya gidip bunları söylesin.

[2]           19 Mayıs Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ferit Bernay: İdareciler yasaların üstünde değillerdir. Anayasa Mahkemesi’nin kararları gayet açıktır.

Malatya İnönü Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fatih Hilmioğlu: Cumhurbaşkanı Gül, kendisine benzeyen birisini göreve atadı. Hangi mevki ve makamda olursa olsun bireysel düşüncelerle ülke idare edilemez.

Prof. Dr. Hikmet Sami Türk (Adalet eski Bakanı): Anayasa Mahkemesi, Danıştay, Yargıtay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin (AİHM), üniversitelerdeki türban yasağına ilişkin kararları herkes tarafından biliniyor. Yargı kararlarının dışına çıkılarak üniversitelerde türbana izin verilmesine kalkışılırsa, sorumlular hakkında savcıların harekete geçmesi gerekir.

Prof. Dr. Ülkü Azrak (Maltepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi): AKP’nin paralelinde bir kişi olan yeni YÖK Başkanı, hukuk bilmiyor. Hukuktan anlayan bir bilim adamı, türban konusunda yargı kararları varken yasağı kaldıramaz. Böyle bir davranış hem suç oluşturur hem de anayasaya meydan okuma anlamına gelir.

 

[3]           İbrahim Karagül: Tanıdığım Yusuf Ziya Hoca!..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Prof. Dr. Erdoğan Teziç'in yerine Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) Başkanı olarak atadığı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan, ideolojik bağnazlıktan körelmiş olmayan herkes üzerinde pozitif etki uyandıracak bir isim.

İyi bir akademisyen, iyi bir hoca, kendisiyle bir şekilde tanışmış olan herkes için iyi bir dost, iyi bir vatansever, iyi bir insan… Hem bilimsel hem de insani açıdan donanımlı biri… Chicago Devlet Üniversitesi'nde master ve doktora yapan, burslu okuyan, Ortadoğu Teknik Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanlığı yapan, yurtdışında öğretim üyeliği görevinde bulunan Prof. Özcan, kendisini tanıyan herkes üzerinde son derece iyi izlenimler bırakmasıyla bilinir. TÜBİTAK Başkan Yardımcılığı ve ODTÜ'de Sosyoloji dersleri veren Prof. Özcan, merkezi Chicago'da bulunan SPSS (Statistical Package for the Social Sciences) programını Türkiye'ye ilk getiren ve uygulayan kişidir. SPSS, kuruluşların karar süreçlerini destekleyen kurumsal analitik uygulamalar, veri madenciliği, metin madenciliği ve geniş kapsamlı istatistiksel analiz için kullanılan program, özellikle sosyal bilimlerde, pazar araştırmalarında, sağlık araştırmalarında başta anket şirketleri, hükümetler ve eğitim kurumları olmak üzere pek çok kurum tarafından kullanılır. Prof. Özcan, istatistik analizi, bilgi analizi üzerinde uzmandır. Türkiye'nin en iyi data analizcisidir. Bu alanda Türkiye içinde ve Türkiye dışında ciddi projelere imza atmıştır. Örneklerine şimdi girmeyeceğim ama bazı çalışmaları Türkiye'de bir ilktir. Son yıllarda benzer çalışmalarıyla hep gündeme gelmiştir. Bilimsel kariyerinin ötesinde insani yönü, karşısındakileri her zaman etkilemiştir. Onu tanıma fırsatı bulan biri olarak ifade ettiğim bu tespitler, eminim ki, onu tanımış olan herkes için ortak kanaatlerdir. Öğrencileri arasında hiçbir ideolojik, siyasal ayrım yapmayan, hepsine eşit ve dostça davranan, onlara hem hoca hem arkadaş olabilen, dobra bir adamdır! Fakir-fukara babasıdır. Öğrencilerine sadece bilgi değil, elinden geldiğince maddi destek de verir. Burs verir, ihtiyaçlarına yardımcı olur. Türkiye içinde ve dışında çalıştığı projelerden gelen maddi bedelin önemli bölümünü öğrencilerine dağıtır. Burs olarak verir. Onlarla birlikte çalışır. Alçakgönüllüdür. Akademik kariyerini insan ilişkilerine yansıtmaz. Bu yüzden de, hangi siyasal düşünceye sahip olursa olsun, bütün öğrencileri tarafından sevilir.  Müthiş bir enerjiye sahiptir. Dosttur, arkadaştır, hocadır, babadır…  Maalesef şimdiye kadar yeterince takdir edilmemiş, akademik zorluklarla boğuşturulmuş, önüne yığınla engeller konulmuş biridir.  İyi pipo içer. Odasında olup olmadığı pipo kokusundan anlaşılır! Atanması, YÖK için bir devrimdir. Birikimi ve vizyonuyla Yüksek Öğretim'in önünü açacak bir isimdir.  Bu arada kalp krizi geçiren babası için şifalar diliyoruz!  Kendisine ve Türkiye'ye hayırlı olsun… (Yeni Şafak/11 Aralık 2007)

 

İbrahim Karagül: Yeni YÖK: Başörtüsü yasağının sonu geldi

“YÖK ile özgürlük” arasında o kadar uzun mesafe var ki, ne kadar zorlarsanız zorlayın, ikisini aynı cümlede kullanmanız neredeyse imkansız. Buna karşı, YÖK ve iktidar çatışması, YÖK ve rejim kavgası, YÖK ve ideolojik saflaşma, YÖK ve yasaklar, YÖK ve daha bir çok olumsuzluk her zaman birbirini besledi, birbirini tamamladı.Toplumun her kesimindeki ortak kanaat bu. Kurum, Türkiye'de “devlet iktidarı” üzerinden toplumun bir kesimine yönelik keskin hesaplaşma arzusunun adreslerinden biri oldu. Dahası, toplumun hemen bütün kesimlerini potansiyel tehdit olarak algılama paranoyasını besleyen aracı kurumlardan biri haline getirildi.  Kurumun siyasi/ideolojik yapısının ötesinde, asli görevleri konusundaki zaafları, başarısızlıkları ayrı bir tartışma konusu. “Üniversite ve bilim” eksenli sorgulama için, Türkiye içindeki şikayetlere/tartışmalara ve uluslararası istatistiklere bakmak yeterli.  Türkiye Cumhuriyeti'nin en önemli kurumlarından birinin böylesine bir “cephe” haline getirilmesi, özgür düşünce ve eğitim/bilim dışında bütün alanlarda negatif bir görüntü vermesi, Türkiye'nin önünü açması gerekirken bir çeşit siyasal kadro harekatı için istismar edilmesi gerçekten talihsiz bir durum. Yıllardır televizyon ekranlarında YÖK adına konuşanların hırçınlığını, öfkesini izledik. Kurumu bir “kale” gibi görüp, nasıl meydan muharebesine giriştiklerini, bunu yaparken de demokrasi ve özgürlük kavramlarını nasıl unuttuklarını, hesaplaşma mantığı içinde hareket ettiklerini, “tehdit” olarak algıladıklarına karşı tahammülsüzlüklerini seyrettik. Devlet, rejim, iktidar kavramlarının arkasına sığınarak askeri müdahale çağrıları yapılabilmesi, laiklik mücadelesi adı altında sokakların bölünmesine zemin hazırlanması, toplumsal ayrışmanın daha da tahrik edilmesi ne yazık ki bir çok çevrenin dar çıkarlarını besler hale geldi. Bu yönüyle rejim ve laiklik, siyasi ve ekonomik iktidarı elde tutmanın tek yolu olarak görüldü. Buna da “devlet iktidarının korunması” denildi. Korkular beslendi, başörtüsü gibi sloganlar üzerinden bir çatışma dili üretildi. Yıllardır bu kavganın Türkiye'nin enerjisini nasıl tükettiğini hep birlikte izliyoruz. Mesele sadece başörtüsü yasağı değil! YÖK, bugüne kadarki çizgisiyle yasakların, tahammülsüzlüklerin, özgür düşünce yerine güvenlik kaygılarının zemin bulduğu bir kurum haline getirildi. Kurum, dar elitist bir çevrenin, ideolojik farklılık üzerinden ekonomik ve siyasi iktidarını güvenceye aldığı bir yapı olarak algılandı. O zaman, Türkiye'deki normalleşme, özgürleşme sürecinin en önemli adımlarından biri bu kurumun ıslah edilmesiyle, asli görevine yönlendirilmesiyle mümkün olacaktır. Mesele “cephe” veya “fetih” söyleminin ötesine geçip, son yıllarda bir çok alanda yapılabildiği gibi, YÖK ve eğitim alanında da “normalleşme”yi sağlamak olmalı. Kurumun ıslahı ancak bu yolla gerçekleşebilir ve bu Türkiye için çok acil bir ihtiyaçtır. Yeni YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan'ın ilk açıklamasındaki cümleler aslında yapılması gerekenin ne olduğunu ortaya koyuyor: “İki vizyonum var. Bunlardan bir tanesi bütün yasakların üniversitelerden kalkması. İkincisi de üniversitelerin asli görevi olan bilimselliğe daha fazla önem vermeleri.” YÖK gibi bir kurum için özgürlük ve bilim dışında başka ne hedefler olabilir! Yapılacak olanlar belli. Ama sorun başka. Sorun, yapılmaması gerekenlerden nasıl uzak kalınacağıdır? Cephe alışkanlığından, ideolojik kadrolaşmaktan, rejim/laiklik kavgası altında yürütülen iktidar mücadelesinden…. Başörtüsü ve bütün yasakların sona ermesi, özgür düşünce ortamının hakim olması, kurumun asli görevine yoğunlaşması bir çok sorunu kendiliğinden çözecektir. Bir zihniyet devrimi gerekiyor. YÖK'ün iktidar kavgasının aracısı olmaktan çıkarılması gerekiyor. O zaman, yasakların siyasi ve hukuki kılıflarının ne kadar gerçekdışı olduğu ortaya çıkacaktır. O zaman başörtüsü gibi bir “cepheleşme aracı”nın ne kadar kolay çözümü olduğu ve yıllardır paranoya haline getirilen “tehdit” balonunun ne kadar boş olduğu görülecektir. O zaman meselenin başörtüsü olmadığı görülecektir. Asıl kavganın birilerinin iktidar/çıkar kavgası olduğu da bütün çıplaklığı ile ortaya çıkacaktır…  (Yeni Şafak/11 Aralık 2007)

 

Abdullah Muradoğlu:YÖK Başkanı olmanın beş şartı..

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından YÖK Başkanlığı'na atanan Prof. Prof. Yusuf Ziya Özcan'ın işi zor. Çiçeği burnunda YÖK Başkanı Prof. Özcan daha işin başında bakın hangi eleştirilere maruz kaldı..

BİR: Rektörlük yapmayan biri YÖK'ü yönetemez.

İKİ: İmza attığı bilimsel araştırmalar arasında dini-sosyal yapılar, olgular da varmış.

ÜÇ: İçişleri Bakanı'yla bir zamanlar aynı üniversitedeymiş..

DÖRT: Kamuoyu araştırma şirketi Pollmark'ın kurucularındanmış. Bu şirketin kurucularından birinin eşi AK Parti milletvekiliymiş.

BEŞ: Eşinin başı açıkmış, ama kendisi başörtüsü yasağını doğru bulmuyormuş.

ALTI: Nilüfer Göle gibi liberal bir sosyologmuş.

YEDİ: Laik kişiliği varmış, lakin Kemal Gürüz tipi laik değilmiş.

SEKİZİNCİ'yi de ben ekleyim: Pipo içermiş.

Şu eleştirilerin iler tutar bir tarafı mı var Allah aşkına? Bu akıllara ziya gerekçelerden, sonraki dönemde YÖK Başkanlığına heves edenlere birkaç not çıkıyor.

-CHP'liler hariç hiçbir bakan ve milletvekiliyle aynı üniversitede bulunmayın. Mümkünse aynı şehirde bile yaşamayın.

-Dini-sosyal olguları asla ve kat'a bilimsel araştırma konusu yapmayın..

-Her fırsatta başörtüsünün siyasal simge olduğunu ve asla serbest bırakılmaması gerektiğini haykırın. Gerekirse bilimsel çalışmalarınızı bir kenara bırakın.

- İş arkadaşlarınızdan sabıka kaydı yerine Kemal Gürüz referansı isteyin.

-Türk üniversitelerini dünyada ilk yüze sokmak gibi abuk sabuk vizyoner fikirlerle meşgul olmayın. Bütün bu şartları yerine getirdikten sonra rektörlük yapmasanız da olur.  Çünkü sınıfı geçtiniz.