15 Aralık 2001/30.Cüz'den
Bünye’sinde en çok Sure'nin (11 Sure) yer aldığı
Geçen Cüz’ün Üç katından daha Fazlası (37)
Bu Cüz’de yer alır. Yaklaşık Qur'an'ın 1/3 ü.. Her Cüz
Standart 20 Sahife’den oluştuğuna göre,
Bu Cüz’de yer alan Sureler’in Kısa Pasajlar’dan İbaret
olacağı Malum. Bu Kısa Pasajlar’ın çoğu Qur'an Wahyi’nin
en Erken Dönemler’ine ait Metinler’i Muhtewî’dir.
Cüz’deki ki Medine Suresi’nden biri olan
Nasr, Weda Haccı Günleri’ne Denk gelen bir
Zaman Dilimi’ne ait, Qur'an'ın
Son Sure’sidir. Yine
Bu Cüz Bünye’sinde yer alan
İlk Wahy’i, iki Bölüm’ü ile birlikte Mesaj’ın
Sonu’na alıntılıyorum. Bu
Son Cüz’ün, İlk Ayetler’den Müteşekkil olan Yapısı,
Ramazan İ’tikaf’ında Bütün bir Qur'an Wahyi’ni
Gözden geçirme Fırsat’ı bulabilenleri, Fıtrat Bayramı
Sonrası’nda ‘Alaq'tan başlayan bir ‘Yaratılış/Varoluş’a
çağırır gibidir. ‘Okuma’ bir Siyer'e
dönüşerek Tüm Sene’ye yayılan bir ‘Hal’ olacaktır.
Mekke'nin Gündem’ine oturan bir ‘Haber/Nebe’
var’dır, ve ‘Temel Gündem’ bunun ‘Soruşturulması’
ile etrafında dönmektedir. Wahy’in o ‘Temel
Gündem’ini Hane’mizin, Küre’mizin Gündem’ine
oturtamadıkça ‘Yaşayan Dünya'nın ‘Aktörleri’nden değiliz
demektir.
Nebe Suresi'ni
79.Sıra’daki
Naziat izler. Yine ‘Büyük Sarsıntı’
Günler’ine
Yemin’le başlayan Ayetler..
Abese Suresi'nin
Qur'an Wahyi içinde çok Ayrıcalıklı bir yeri vardır.
Wahy’in Muhammed a.ın Beşerî İnsiyatif’ini aşan
Boyut’unun en Abide Örnekler’indendir bu Sure.. ‘Arınmak
isteyen’ Yeryüzü Sakinleri’ne Müteweccih bir Çehre'nin
Sahibi olabilmek, ‘Yürüyen Qur'an Kuşağı’nın ‘Alâmet-i
Fâriqası’ olmak Zorunda’dır.
Tekwir Suresi'nin
Dili’yle ‘Hangi Suç’tan dolayı Mazlumlar’ın,
Mahrumlar’ın Gadredilişler’inin Takipcisi, Sorgulayıcısı
olmak da..
İnfitar
ve
İnşiqaq arasına yerleşen
Mutaffifin, çökmeye Mahkum Mekke İstikbarı’nı Suç
Üstü yakalayan bir Dil’le Weda eder Kent'e.. Weda
edemeyenler, Kavuşma’yı da hakedemeyeceklerdir.
Mutaffifin Bugün’ü en güzel betimleyen bir Üst-Başlık
adeta.
‘Buruc’
Uhdud Ashabı'nı unutulmaz kılan Lafızlar’a imza
atar..
‘Tarıq’
Karanlığı delen bir Yıldız'ın Parıltısı ardından konuşur
Bizimle..
‘A'la’
, Rabb’in Ad’ını en Yüksekler’de tutma Azm’ini biler.
‘Gâşiye’
sorar: ‘Benim Haberim gelmedi mi Sana?’ Sahi, ‘Haberi
almış’ bir Halimiz var mı üzerimizde? ‘İl il’in
Merkeb’ini Türkü çığırarak arar’ Teşbih’i daha bir iyi
oturuyor olmasın üstümüze?
‘Fecr’
bir Umut’tur, bir Yaşama Sevinci bahşeden Ses’tir.
Hıtam’ındaki İlahî Sesleniş’in Sarhoş’u olmayan bir
Yürek'te İman var mıdır acaba? ‘Ey Mutmain
Kişilik...Gir Bahçe’me, gir Bana ait olanlar’ın arasına..’
‘Beled’
malum Beled..
Ama hala ‘Qaryeler'in Anası’ mı? Hala dönen bir
Dünya üzerinde mi ‘Hillun’uz, yoksa Dünya
etrafımızda mı dönüyor? Eksen nerede, Fâil
kim? Küllî, İrâde'yi ‘Küresel
İrâde’ de görmeme Kararlılığı’nda olanlarımız ‘Oran’a
girebiliyor mu?
‘Şems’
i görenin üzerine düşmüştür ‘Duha’sı
da.. ‘Naqatullah’ Sınav’ı bitmemiştir belkide.
Arz her dem ‘Dabbeler’i çıkarmakta, Şems’in
Ziya’sı Düşünce üzerine..
Ya ‘Leyl’
Ortalığı bürürse... Kuşku duymasın kimse, Bizim’dir
diye
‘Son’; ‘Duun’da olan Onlar’a
terkedilmeyecek.
‘Duha’
ortaya çıkınca başlayacaktır ‘İnşirah’.
‘Boşaldı mı, çalışacağı Alan’ı bulmakta gecikmeyenler için
‘Tin’e
Yemin olsun ki ‘Alaq’
düşmüştür Rahimler’e.. Alaq düşen Rahimler ‘Rahman’ın
koruması altında Küresel Roma'nın ‘İkinci
Binyılı’na,
Binler’e Bedel bir Gece’nin, 300 Yıllık Uyku’nun
ardından uyanmaktalar. ‘Fecr’e çıkana dek ‘Selam/islam’
Onlar’la beraberdir. ‘Kutsal’ını yitirmiş bir
Dünya’nın Sahip olmadığı ‘er-Ruh’ Onların içindedir
‘Sonsuza dek’. ‘Gidip Roma’nın Tüm Uluslar’ına" ‘Dinul-Qayyume’
yi tebşir edecekler. ‘Beyyine’
Onlar’dadır çünkü..
Bütün bir ‘Arz’ın
Zilzal’in ardından ‘Haberleri okuduğu’ bir Çağ’ın
Tanıklar’ı olarak, ‘Adiyat’in
Soluklanış’ını içimizde hissediyoruz. Biz de soruyoruz ‘Qariye’
ne , ‘Mahiyeti ne?’ diye.. ‘Tekâsür’
üzre akıp
giden bir ‘Asr’a
Yemin’le ‘Husran’ dışında kalabilmenin Yollar’ını
hatırlatıyoruz :
İnanç, Salih Eylem, ‘Haqiqat’ ve ‘Direniş’in
wasiyyetleşildiği bir İklim.
‘Hümeze’
de ‘Lümeze’de kendi Maya’sında olanı İcra
etmektedirler. ‘Topladıkca toplayıp, saydıkça
sayacaklardır.’ Belki bir Gün ‘Sürü sürü
Kuşcuklar’ ‘Devler’le Donatılmış Orduları’nı
‘Yenilmiş bir Ekin Yaprağı’na dönüştürecek. Yeter
ki ‘Melik Çıplak’ diyen ‘Melikinnas’a
Mülteci Yiğitler kendilerini ortaya koyabilsinler.. Çil
yavrusu gibi dağılır
Fil Ordusu.
‘Küresel Roma’nın Etbaı’nı ‘Açlık’ ve
‘Korku’dan ‘Emin’ kılamadığı bir ‘İlaf/pax’
‘Hadariyet’in Parçalanma Süreci’nin İşaretler’i
değil mi?
Qureyş Bu ‘Sahte Dindarlıklar’a Weyl
olsun der..
Maun Ayrac’ı ile Maske’si düşürülen Bu ‘ed-Din’i
‘Tekzib’ üzre kurulu Çatı’ya Weyl olsun ki ‘Ebter’
değil’dir ‘Kevser’.
Göğüs germesini bilenler Salat’a Dewam’da
Kararlı’lar. Bunu bilin ey ‘Haqiqat Örtücüleri’
Bilin ki:
Teslim alamayacağınız bir ‘Çelik İrade’ var burada.. Asla
Sizin Fecri-Kazib ‘Pax’ınıza
katılmayacaktır. ‘Küresel Roma’nın Yolu onu
bağlar, bu Çelik İradeliler ‘ey
Kafirun’ diyebilmeyi unutmamış Yürekliler ,
kendilerinde olan ‘Huquq’ la Barışıktır’lar.
Ve bir Gün.. Allah Ensar’ına
Nusret ettiği, ‘Küresel
Medine’nin
Dünya’yı Tenwir ettiğinde, ‘Dünya’nın İnsanları’
Fewc Fewc onun Cazibe’sine kapıldıklari bir ‘Medeniyet’i
İnşa ettiklerinde sadece ‘Hamd’ ve ‘Tesbih’
düşecektir Bize.. ‘Kağıt’tan Kaplan’ ‘Tebbe’
olduğunda, bütün ‘İhlas’ı
ile ‘Samediyet’ Zuhur edecek, ‘Türemeyen ve
türetilemeyen’ bir İlah'a, Rabb'e, Melik'e
Mülteci olacak İnsanlar. ‘Felaq’
dan Felah
doğacak
‘Nas’
‘Haqq’a yürüyecektir. ‘Üfürülmüş Düğümler’
çözülecektir.
Alıntı:
I İlk Vahy: 1-5
96.1-
Oku, Yaratan Rabb'inin adına,
96.2- O, insanı bir Alaq’dan yarattı.
96.3- Oku, Rabb'in Ekrem'dir,
96.4- Kalemle öğretendir.
96.5- İnsana bilmediðini O öğretti.
II Tuğyan Eden
İnsan ve Muttaki: 6-19
96.6- Hayır, insan kesinlikle tuğyan eder.
96.7- Kendini müstağni gördüğünde.
96.8- Oysa dönüş yalnızca Rabb'inedir.
96.9-10 Namaz kıldığında bir kulu , bundan engelleyeni
gördün mü?
96.11- Gördün mü? Ya o (kul) doğru-iz üzerinde ise,
96.12- Ve takvayı emrediyorsa,
96.13- Gördün mü? Ya (diğeri) yalanlıyor ve yüz
çeviriyorsa.
96.14- Allah'ın görmekte olduğunu bilmiyor mu?
96.15- Hayır, eğer buna bir son vermezse, onu alnından
sürükleyeceğiz.
96.16- O
yalancı, hatayla dolu alnından.
96.17- O
zaman çağırsın taraftarlarını
96.18-
Biz de çağıracağız koruyucuları.
96.19-
Hayır, O'na itaat etme, secde et (Rabb'ine ) yaklaş. (el-Alaq
/ 1-19)
5 Aralık 2002/30.Cüz'den
30.Cüz’ün o ‘Büyüleyici Şiirsel İklimi’ ile ‘Furqan’ın
indirildiği ‘Ay’a ‘Weda’ Mahlasları’nın Işığı
altında ilerliyoruz. 23 Yıl süren bir ‘Tenzil’in
ardından Rabbu’l-Âla bize ‘Weda’ mı ettti?. ‘Bugün’
‘İtmam edilen’ ‘ed-Din’ ‘Dün’ de
mi kaldı? Hayır!..’Uzun Gün’ sürüyor. ‘Weda
Hitabe’sini ‘Wasiyyet’ bilenlerimiz ‘Mukaddes
Emanet’in ‘seke seke koşan’ Erler’i olmada
Azimler’ini biliyorlar.
‘Alaq’
ve ‘Nasr’
Suresi’ni Aynı Cüz’ünde bir araya getiren bir Metn’in
yüklediği Yük’ün Farq’ındalar.’Gecesi Gündüz’ü gibi ‘Aydınlık’
bir ‘Gün’ün İki Emanet’ini Kürre-i Arz’ın Tüm Sath’ına
taşıma Kararlılığı’ndalar.
Nasr’ı okumaya Dewam ‘Son Perde’nin ‘Mutlu
Son’unu görmek için. ‘Işıklar’ yansın, ‘Alkışlar’
dinsin. Bilal’in ‘Ezan-ı Muhammedî’si
Kulaklar’ınızı meshederken ‘Reel Dünya’nın Işıkları’na
alıştırın kamaşan Gözler’inizi.. ‘Ay’ sona eriyor. ‘Fıtrat
Bayramı’nda Ünsiyet başlıyor ‘en-Nas’la..
İ’tikaf bitti, Mescidler’den kalkıyor Yataklar... ‘Hira’,
‘Arkadaşı’nı özleyecek. ‘Selam’ Metropoller’e...
‘Civitas’ ‘Medine’nin ‘Nur’u ile uzanmak
üzere.. ‘Şahid ol’ diyen ‘Parmak’ın İşaret’ine
Cewap veriyor ‘Sabah Ezanı’.. TERTİL
I Wakti. ‘Qur’ane’l-Fecr’
başlıyor..
Belki Tenwir için bir ‘Siyasal
Hikmet’
de..
Alıntı:
‘Allah'ın
Yardım’ı ve Fetih geldiği zaman. Ve İnsanlar’ın Allah'ın
Dini'ne Oluk Oluk/dalga dalga girdiklerini gördüğünde, Hemen
Rabb'ini Hamd ile tesbih et ve O'ndan mağfiret dile. Çünkü O,
Tewbeler’i çok kabul edendir.
‘ (en-Nasr
/1-3)
24
Kasım 2003/30.Cüz'den
29 çeken bir Ramazan’ın
30.Cüz’ü Bayram Sabahı öncesine düşüyor.. 30 Cüz’ün
30.su’nun kendisi ile sonlandığı ‘Son On Sure’nin İlk’idir
‘Fil’..
Terawihler’de İki kez ‘devrilen, Meşhur Ad’ıyla ‘Namazlık
Sureler’in
İlki.. Siyer’in Başlangıç Tarihi’nin yaratıcısı ‘Ünlü
Olay’ın ‘İlahi Anlatım’a alındığı
Sure.. 570 Yılı’nı, bir başka Büyük Olay’ın ‘Milad’ı
haline getiren Olay’ın Sure’si ‘Fil’
ile adlandırılmış olsa da,
Sure’nin tek ‘Haywan’ı değildir ‘Fil’.. ‘Mekke’nin
ve ‘Mekkeli’ye ‘Hamile Anne’nin ‘Şatr’ına
doğru yürüyen ‘Ordu’yu ‘Ebâbil’e haber veren ‘Hüdhüd’
müydü yoksa? ‘Süleyman’ın Mirası’nın ‘Mekkeli
Warisi’ne, ‘İbrâhim’in Duası’nın Sahibi’ne ‘Filler
Komutanı’ ne yapabilirdi ki? ‘İbrâhim’in Çağrısı’na bir
kez daha Kulak verdi ‘Sürü Sürü Kuşlar’… ‘İsmail’in
Sünneti’ne uyarak Küçücük ‘Hicare’ile ‘Saldırganlar’ı
recmetti Kuşlar… ‘Hicare’ ‘Eswed Hacer’i
korudu.. ‘Hacer’in Torunu’ korundu.
Bugün Mekke,
kendisine dönecek, kendisine Hicret edecek ‘Sürü Sürü
Göçmen Kuşlar’ını bekliyor… Arz’a çakılıp kalmışlar
görecektir ‘Yürüyen’i… Gandi’nin ‘Yol’u değil, ‘Tüm
Yollar’ın Mekke’ye çıktığı Cadde.. Taleba’sı yanlış çakılmış..
‘Şatr’ Roma değil. ‘Bir Yangın’ın Külü’nü ‘Yeniden
yakma’ Wakti…
Bayram sonrası
başlacağımız
TERTİL II Serisinde
Kâfirun’dan sonra
Felaq’tan önce okuyacağız O’nu.
Adiyat’la başlayacak Koşumuz kısmette
Qaf Dağı’na.. 22 Ebabil Suver’in 17si
30.Cüz’den.
Cüz’ün 37 Sure’sinin 17si.
Alıntı:
‘Rabb'inin
Fil (orduları) Sahibleri'ne ne yaptığını gördün mü?
Onların
Tasarılar’ını boşa çıkarmadı mı?
Üzerlerine Ebabil Kuşlar’ı göndermişdi.
Onlara
Siccil’den Taşlar atıyorlardı,
Böylece
(orduyu) Yenik Ekin Yaprağı’na çevirmişti. (el-Fil/1-5)
13
Kasım 2004/30.Cüz'den
Tarih’in İbrethâmiz
Dersleri’ndendir Dün’ün Mazlum’unun Bugün’ün Zalim’i olarak
Karşımıza çıkması.. O kadar çok sahnelenmiştir ki bu Senaryo..
Ebu Leheb’in ‘Ateşîn’ Zat’ının İç’ini doldurmada hiç
zorlanmıyor Makro ve Mikro Wasat’ızda yaşayanlar. Bizzat
Sure’deki Ad’ı ile Mezkur Abdulmuttalib Oğlu
Abdu’l-Uzza, Qur’an Çağı’nın Wahy Metni’ne Ad’ını dahil
ettirmiş Tek Kişi’sidir. Baba Şeybe, Habeşî Negus
Desdekli Qa’be ve Ehli’ne yönelik Kıyım Teşebbüs’ünde ‘Bu
Beyt’in Rabbi’ne İltica ederek el-Aziz’in İzzet
Tezâhür’üne Tanıklık etmişti. Kırk Küsür Yıl sonra
Zürriyet’inden İki Damar Karşı karşıya geldi. Qâbil’den
Hâbil’e, Ya’qub’un Oğulları’ndan Yusuf’a,
İshaq’ın Sıbt’ından İsmail’in Sıbt’ına Reva
görülenler’in Sonuncusu idi Nasraniler’in Mekke’ye
Yürüyüşü.. Ki onlar daha Dün Ashâb-ı Uhdud Anlatı’sının
Mazlum’u değiller miydi? Şeybe’nin Zihin Dünyası’ndaki
‘Ehâdis-u Ağlam’ Abdullah’dan Torunu ‘Nur
Çocuk’la, Abdu’l-Uzza Nâm Evlad’ında Te’wil’ini
buldu. Uzza’yı Rabb edinen, el-Aziz’ın Kulu (Abdullah)’ın
Oğlu Rasul-i Ekrem’in Karşısı’na dikildi.
Söylediklerimizi Tekrar’a
düşmeksizin söylemek gerekirse, Aktuel Okuyuş’ta Ebu Leheb
Maskesi ile Sahne’de gördüğünüz çok sayıda Meşhuran’ı
sayabileceğinizi biliyorum. Bir de yukarda verdiğim Arkaplan’ı
unutmaksızın Öncelikle Maske’nin Sahibleri’ni bu Çatallanan
Ortak Sıbt üzerinden görmeye çalışsak.. Qubbetu’s-Sahra’da
Senaryo Berrak, ya Mescidu’l-Haram’daki Nâ-Mahrem ‘Yedeyn?’
İlm-i İlâhî’de Aqıbet elbet ‘Tebbe’; ama bize
düşen ‘tebbet’ demek değil mi? ‘demek’, Kollar’ı ,
Paçalar’ı sıvamak ‘demek’. Kenan İlleri’nde Matem var, Bağdat
ve Komşuları 100.000 İnsan’ını verdi Toprağa, yarın Bayram’a
girebilmek kolay mı?
Alıntı:
‘Ebu
Leheb'in İki Eli kurusun, kurudu ya. Mal’ı da, kazandıkları da kendisine bir Yarar
sağlamadı. Alevli
bir Ateş'e girecek.
Karısı da, Odun Taşıyıcısı olarak,Boynunda bükülmüş bir İp’le. (Leheb/1-5)
02 Kasım 2005/30.Cüz'den
Rumî
Topraklar’a Sasani Dili’yle Qureyşî Mühr’ü vuran
Bilge’nin Hayat’ı özetleyen Ünlü 3 Evre’si vardır:
’Hamdım, Piştim, yandım.’Şehr-u Ramazan’ın 3.Peryod’unda
‘Pişebilenler’ ‘Cehennem’den ‘Azadlığı’ haqq edenler’dir.
Bayram Arefe’si ‘Şeb-i Âruz’ ederek ‘Ölüler’imiz için
‘Qabristanlar’a koşuyoruz. Adeta Ölüm’ü ‘Derin bir
Uyku’ olarak algılamak yerine bir ‘ Uyanış’ bilerek
‘Bayram’la uyanma’ya hazırladık Sahurlu Günler boyunca
‘Uykusu çok Gözler’imizi.
Elyül 2001 de, Ağustos 99’da
böyle bir ‘Sarsıntı’nın ardından gelen ‘Intibahlar’a
Tarih düştüler. ‘Yaşadığımız Topraklar’ Körfez’den başlayarak
sadece Ülke’yi sarsmadı 1999’da, adeta Gelecek Yüzyıllar’ın
Büyük Sarsıntılar’ının ‘Öncü Deprem’i olduğunu
İhsas ettirdi.
99.Sure’yi daha bir Aktuel okumaya başladı İnsanlar.
Ramazan’ın İlk Haftası’nda Himaliya Etekler’inde Onbinler’i
Rahmet-i Rahman’a Tewdi eden Zilzal’ ile
sarsıldık, Zemheri Soğuklar yaklaşıyor, Sıcak
Odalarımız, Keşmir’in mağduriyet’ini Yüreklerimiz’de
duyanlar’ı ısıtamıyor. Uzak Batı’yı sarıp sarmalayan Dişil
Tesmiye olunmuş Kasırgalar Alta, Beta Serisi ile esmeye
Dewam ediyor. Arz Haberler’ini hep anlatıyor duyabilen
Kulaklar’a, Arz neyin Wahy’ini almışsa ona
Teslim. ‘Olacak oluyor’ diye başlayan Kızıl Deve Üstündeki
Quss bin Saide’nin Ses’ine daha bir Kulak kabartmanın
Wakti. Sormalı ‘İnsan’ kalmayı başarabilen Asr’ın
(Çağ/Waqt-i İkindi) Müstesnalar’ı ‘Ne okyor
Yerküre’ye?’ Quss biliyor muydu acep dinleyenleri
arasında olan İki Küçük’ten birinin ‘Nur Çocuk’
diğerinin onun ‘Sıddıq-ı Ekber’i olacak Ebubekr
olduğunu? ‘Sakin ol Ey Uludağ, sakin ol ey Himalya, belki
üzerinde bir Asr- Sâni Inqılabcısı dolaşıyor.’
‘Zilzal’
Kurulmuş Saat’in Boşalma Wakti. Onu
TERTİL I Okumalarımız’da
Sure-i Asr’ın aqabinde Tilawet etmiş, Bayram sonrasına
TERTİL II ile
doğmaya sözleşmiştik. Arefe, Bir Aylık Koşumuz’un İkindi Waqti,
İkindi Waqti Mutad Eyyam’ın Son Saatler’i.. Deleneksel
bir Qabul vardır, Sur’u Eline alacak Görevli, San’at’ını Akşam
W’aqti İcra edecek diye.. 30.Cüz’ün
Akşam İftarı, sadece Oruç’u açmayacak, Bayram
Gecesi’ni, Iyd-i Fıtr’ı da fişekleyecek. İmdi ‘Haqq
ile Bayram itme’ Waqti’dir. ‘Oruçlu’nun İki Sevinç
Wakti’dir. Bu Kontex’te İftar etmek, Fıtrat’a
dönmek’tir. 1 Aylık ‘Yoğun Halwet’i yaşattıran Rawda-i
Cennet’ten ‘Halwet der Encümen’e Dönüş..
Melekler’in Secde ettiği bir Kimlik Donanım’ı ile Arz’a
Süzülüş. Mirac’dan İniş.. Cebel-i Tur’dan Geliş,
Cebel-i Nur’dan Kopamaış belki. Eğer O’ndan gelmişsek,
Fıtrat’a dönüş de O’na Gidiş demek.. Mübarek Ay’dan,
Mübarek 11 Ay’a Giriş.. Salat’ın, Sawm’ın,
Zekat’ın ve Müçtemilat’ının bezediği ‘Yeni Kimliğimiz’le
Bayram sonrasına Sarkış’tır Fıtr Bayramı. Hayr’dan
ne varsa Heybemizde ‘Miskale Zerretin’ dahi olsa onu
Görüş Günü.. Zilzal bir Bitiş değil, ‘Büyük Oluşlar’a
Doğuş Günü.. Keşmir üşüyor, ‘Bir Hurma ile bile olsa
Cehennem’den Azadlık’ vermenin Waqti, Fitre Wakti..
Bayram Sonrası
Dawud’un Dâr’ında
bünyesinde
30.Cüz’ün
Beled’i,
Tarıq’ı ile birlikte olma Qısmet’imizdedir inşallah. ‘Mars’
şimdi daha yakın biliyorsunuz, Bir Ayet olarak
Bayram Fişeği Hüwiyet’iyle Çocuklar’ın Maytaplar’ını
seyretmede.
Alıntı:
‘099.01-
Yer, o Deprem’le sarsıldığı
099.02-
(Barındırdığı bütün) Ağırlıklar’ını çıkardığı,
099.03-
Ve İnsan: "Buna ne oluyor?" dediği zaman:
099.04-
O Gün, (Yeryüzü kaydettiği ) Haberler’ini anlatacak.
099.05-
Çünkü Rabb'in O’na wahyetmiştir.
099.06-
O Gün İnsanlar, Çalışmaları kendilerine gösterilmek üzere,
Bölük bölük çıkarlar.
099.07-
Artık kim Zerre kadar Hayr’a çalışmışsa onu (un sonucunu)
görür.
099.08-
Kim de zerre kadar Şerr’e çalışmışsa onu (un sonucunu)
görür.
(el-Zilzal/1-8)
22 Ekim 2006/30.Cüz'den
‘Haza’l-Beled’,
Kentler’in Anası olan Mekke-i Mükerreme.. Rasûl-i Ekrem
570ler’in Mekkelisi.. Babası oralı, Baba olduğu yer orası..
Büyükbabası İsmâil oralı. Millet-i İbrâhîm’in
çağrısına kulak verip bu Belde’de Misafir olan artık oranın
Mahallelisi.
TERTİL III
Okumaları’nda Sure-i
Tarıq’la birlikte Tilâwet ettik onu. Mahalleli olmak,
Haza’l-Beyt’e Muqarreb bulunmak, Merkez’in Çekimi’nden
tekrar Perifer’e fırlatılmak … İKÖ’tü Qadir Günleri’nde ‘Mekke
Wesikası’na start veriyor. ‘Yeminleri’nin ‘Ashabı olmak
Erdemi’nin Başarılabileceğini ummak istiyoruz.
30.Cüz’den Aşağı’ya alıntıladığım Pasajlar Sabr’ın ve
merhameti’nden Wasiyetleşilmesini Tahmil ediyor Okurları’na..
‘Ruhema beynehum’ gerçekleştirilebiliyorsa Bayram’a ‘Bismillahirrahmânirrahim’
ile girebilşyoruz demektir. ‘Kebed’i çözen Tılsım onda.
Qudret onda.. Basiret onda..
İki Göz, bir
Dil ve İki dudağı kulanmaya bismillah..
İki
Hedef’ten Aqabe’yi aşmaya bismillah.. Yani Boyunları
özgürleştirmeye, Aç Dünya’yı doyurmaya, Yetim’e, Miskin’e
Şemsiye olmaya..
Şimal
Rüzgarları’na karşı gerin Şemsiyenizi, Güney’in kapıları
açın.. Vira Bismillah.. 1985’im 22 Ekim Düşleri’ne..
Alıntı:
Hayır,
Yemin ederim bu Belde’ye ,Ki Sen, bu Belde de oturmaktasın.
Vâlid’e ve Veled’e de.
Andolsun,
Biz İnsan’ı bir Zorluk içinde (yaşar) yarattık.
O, kimsenin kendisine asla Güç yetiremeyeceğini mi sanıyor?
"Yığınla
Mal
tükettim" diyor. Kendisini kimsenin görmediğini
mi sanıyor? Biz Ona vermedik mi İki Göz,Bir Dil
ve iki Dudak, Biz Ona İki (ayrı) Hedef gösterdik.
Ancak o Aqabe’yi aşmaya yanaşmadı.
Aqabe'nin
ne olduğunu idrak ediyor musun? Bir Boynu
çözmektir ( köleyi azad etmek). Ya da Aç kalınan
Gün’de doyurmaktır, Yakın olan bir Yetim’iVeya
sürünen bir Yoksul’u. Sonra İnananlar’dan, Sabrı
birbirlerine tavsiye edenler’den, Merhameti birbirlerine
Tavsiye edenler’den olmak.İşte bunlar, "Ahidlerini
Koruyanlar Topluluğu"dur.
Ayetlerimize Küfredenler ise, Onlar da "Uğursuzluk
Topluluğu"dur. Kapıları kilitlenmiş bir Ateş
vardır üzerlerinde. (el-Beled/1-20)
TERTİL
I
TERTİL
II
TERTİL
III
TERTİL
XI
TERTİL
XII
TERTİL
XIII
Forum:
30.Cüz
[Mekkî
Sureler]
[Medenî
Sureler]
[Ramazan
Okumaları]