Medenî Wahiy

622-632

 

 

093-001/el-BAQARA

Bismillahirrahmanirrahim

 

 

I    1-7      

     1a   1-5 Felah Bulan Mü'minler

     1b   6-7 Küfürde Zirve

 

a    (Bak: Lukman 1-5)

 

002.01-  E.L.M.

002.02-Bu, kendisinde Şüphe olmayan, Muttaqiler  için Klavuz olan bir Kitap'tır.

002.03- Ki onlar, Gayb’a inanırlar, Salat’ı ikame ederler  ve kendilerine Rızıq olarak verdiklerimizden İnfak ederler.

002.04- Ve onlar, Sana indirilene, Sen’den önce İndirilenler’e inanırlar ve Ahiret'e de Yakîn Sahibi’dirler.

002.05- İşte bunlar, Rabb'lerinden bir Hidayet üzeredirler ve Felah’a erenler de bunlardır.

b

002.06- Öyle, Küfredenler’i uyarsan da uyarmasan da Onlar için birdir; inanmazlar

002.07- Allah, onların Qalpler’ini ve Kulaklar’ını damgaladı; Gözler’inin üzerinde de Perdeler vardır. Ve Onlaradır Büyük Azab.

 

II   8-20     

     2a   8-16 İnsanlardan Bazıları Dilleriyle inanırlar

     2b   17-20 Onlar Şuna Benzer

 

a 

002.08- İnsanlar’dan öyleleri vardır ki: "Biz Allah'a ve Songün'e inandık" derler. Oysa Onlar inanmış değiller.

002.09- Sözde/güya Allah'ı ve ve İnananlar’ı aldatırlar. Oysa Onlar, yalnızca kendilerini aldatmaktadırlar da bunun Şuurunda değiller.

002.10- Kalpler’inde Hastalık vardır. Allah da Hastalıklar’ını arttırdı. Yalanladıklarından dolayı, Onlar için Acıklı bir Azab var.

002.11- Onlar’a: "Arz’da Fesat çıkarmayın/saçmayın" denildiğinde:"Biz Islah Ediciler’iz" derler.

002.12- Dikkat et, asıl Fesatcılar Onlar’dır, ama şuurunda değiller.

002.13- Ve yine Onlar’a: "İnsanlar’ın inandığı gibi Siz de inanın" denildiğin de: "Sefihler’in inandığı gibi mi inanalım /Sefihlerin /Avanakların inandığı gibi mi inanıyoruz?" derler. Dikkat et, gerçekte Sefih olanlar Onlar’dır. Ama bilmezler.

002.14- İnananlar’la karşılaştıkları/buluştukları zaman: "İnandık" derler, Şeytanları ile başbaşa kaldıklarında      ise derler ki "Elbette Biz Sizinle beraberiz. Biz yalnızca Alay ediciler’iz/İstihza edicileriz"

002.15- Allah da Onlar’la Alay eder ve  Taşkınlıkları/Tuğyanları içinde şaşkınca dolaşmalarına belli bir Müddet verir.

002.16- İşte bunlar Hidayet’e Karşılık Sapıklığı satın almışlardır. Fakat bu Ticaretler’i bir yarar sağlamamış, Hidayet üzerede de olamamışlardır.

b

002.17- Bunların Misal’i Ateş yakanın Örneğine benzer ki  Çevre’sini ziyalandırdığı zaman Allah onların Aydınlığını giderdi ve Onları göremez bir Şekilde Karanlıklar içinde bıraktı.

002.18- Onlar Sağır’dırlar, Dilsiz’dirler, Kör’dürler, artık dönmezler.

002.19- Ya da  Karanlıklar, Gökgürültüsü ve Şimşekler’le Yüklü Gök’ten Şiddetli bir Yağmur Fırtınası’na tutulmuş gibidirler ki Yıldırımlar’ın saldığı Dehşetli Ölüm Korkusu’ndan (Hazerel-Mevt) Parmaklar’ı ile Kulaklar’ını tıkarlar. Ama Allah Kafirler’i Çepeçevre Kuşatıcı’dır.

002.20- Şimşeğin çakması neredeyse Gözler’ini kapıverecek/ Şimşek neredeyse Gözler’ini kör edecek, önlerini her ziyalandırdığında bunda biraz yürürler. Üzerlerine Karanlık basıverince de kalakalırlar /durakalırlar. Allah dileseydi işitmelerini de, görmelerini de gideriverdi. Elbette Allah Herşey’e Güçyetiren'dir.

 

III  21-29    

          3a   21-24 Yaratan Rabbin İnsanlara Seslenişi

          3b   25        Cennet

          3c   26-27 Allah'ın Misali İle Eğlenenler

          3d   28-29 Allah'ın Yaratışı

a

002.21- Ey İnsanlar! Sizi ve Siz’den öncekileri yaratan Rabb'inize Kulluk ediniz ki sakınasınız.

002.22- O sizin için Arz’ı bir Döşek, Gökyüzünü bir Bina kıldı ve Gök’ten Su indirdi, bununla sizin için  Ürünler’den Rızıq çıkardı. Öyleyse  bile bile Allah'a Eşler koşmayın.

002.23- Eğer Kulumuz’a indirdiğimizden kuşkuda iseniz ,eğer Sadıklar’dansanız bu durumda Siz de benzeri bir Sure getirin. Allah'tan başka Şahidler’inizi de çağırın.

002.24- Eğer yapamazsanız ki kesinlikle yapamayacaksınız,artık Kafirler için hazırlanmış ve Yakıtı İnsanlar ve Taşlar olan  Ateş'ten sakının.

b

002.25- İnanan ve Salih Eylemler’de bulunanları müjdele. Gerçekten Onlar’a içlerinden Irmaklar akan Bahçeler vardır. Kendileri  bu Ürünler’den her rızıqlandıklarında   "Bu daha önce de rızıqlandığımız Şey" derler. Bu birbirinin benzeri olarak Onlar’a sunuldu/verildi. Onda Onlar için Mutahhar Eşler vardır ve Onlar orada Kalıcı’dırlar.

c

002.26- Elbette Allah  bir Sivrisineği  Misal vermekten çekinmez, onun Fevkinde olanı  da. Böylece İnananlar bunun Rabb'lerinden bir Gerçek olduğunu bilirler. Küfredenler ise "Allah bu Örnekle/Meselle neyi amaçlamıştır/ irade etmiştir" derler. Oysa bununla bir çoğunu saptırır/şaşırtır bir çoğunu da Hidayet’e ulaştırır. Bununla  Fasıqlarlar’dan başkasını saptırmaz.

002.27- Ki bunlar Allah'ın Ahd’ini, onayladıktan /Misak’ından sonra bozarlar/ nakzederler. Allah'ın kendisiyle birleştirilmesini/Vasl’ını emrettiği şeyi keserler ve Arz’da Fesad çıkarlar. İşte onlar Kaybebenler’dir/Hüsran’a uğrayanlar.

d

002.28- Nasıl oluyor da Allah'a küfrediyorsunuz? Oysa Ölüler iken sizi o diriltti/ Hayat verdi. Sonra yine Sizi öldürecek yine Hayat verecektir/ diriltecektir ve sonra yalnızca O’na döndürülüceksiniz.

002.29- Yerde ne varsa Tümünü/hepsini sizin için yaratan O'dur. Sonra Göğe yönelip/İstiva edip de onları Yedi Gök olarak düzenleyen/ Tesviye eden de O’dur. O Herşey’i Bilen'dir.

 

IV   30-39     İnsanın Büyük Kabiliyeti

    

   (Araf 10-25,      Kehf 50 , İsra 61-65,     Taha 115-126,  Sad 71-85)

 

002.30- Hani Rabb'in Melekler’e "Elbette Ben Arz’da bir Halife  yaratacağım" demişti. Onlar da "Biz Sana Hamd’inle Tesbih ederek ve Sürekli Taqdis edip dururken orada Fesad çıkaracak ve orada Kanlar akıtacak/ dökecek birini mi varedeceksin" dediler. " Elbette Ben sizin bilmediğini bilirim " dedi.

002.31- Ve Adem'e İsimler’in Hepsini öğretti. Sonra onları Melekler’e yöneltip/arz edip "eğer  Sadıklar iseniz bunları Bana İsimleri ile aktarınız. "dedi.

002.32- Dediler ki "Sen Subhan'sın. Bize öğrettiğinden başka bizim hiçbir İlmimiz yoktur.  Elbette Sen Bilen'sin, Hakim'sin."

002.33- Allah: "Ey Adem, bunları Onlar’a İsimleri ile aktar" dedi. O da bunları Onlar’a İsimleri ile aktarınca (Allah) dedi ki: "Size demedim mi Gökler’in ve Yer’in Gayb2ını gerçekten Ben bilirim. Açığa vurduğunuzu da (bedea), ketmettiğinizi de Ben bilirim."

002.34- Hani Melekler’e: "Adem'e Secde edin" dedik de İblis'ten başka hepsi Secde ettiler. O ise dayattı/eba ve İstikbar etti ve Kafirler’den oldu.

002.35- Ve dedik ki "Ey Adem, Sen ve in Bahçe'ye yerleşin de onun neresinden dilerseniz bol bol yiyin, ama Şu Ağaç’a yaklaşmayın. Yoksa Zalimler’den olursunuz."

002.36- Fakat Şeytan ikisini oradan  kaydırdı ve böylece Onları  bulundukları  Hal’den çıkardı. Biz de "kiminiz kiminize Düşman olarak inin(ihbut), sizin için Arz’da belli bir Vaqt’e kadar yerleşim/Müsteqar ve Meta vardır" dedik.

002.37- Ve derken Adem Rabb'inden bir Takım Kelimeler aldı/Telaqqi etti. Bunun üzerine (Allah) Tevbe’sini Kabul etti. Elbette o Tevbekabuleden'dir, Rahim'dir.

002.38- Dedik ki "Oradan tümünüz inin(ihbut), artık Me Zaman size Ben’den bir Hidayet gelir de kim Benim Hidayet’ine izlerse Onlar için      Korku yoktur, ve Onlar hüzünlenmeyecekler de."

002.39- Küfreden ve Ayetlerimiz’i yalanlayanlarsa, Onlar Ateş Halkı'dırlar ve orada  Kalıcı'dırlar.

 

V    40-46     İsrailoğullarının Ahdi

 

002.40- "Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım/İn'am ettiğim Ni’met’imi anın ve Ahd’ime bağlı kalın/Vefa edin ki Ben de Ahd’ime bağlı kalayım ve yalnızca Bana karşı gelmeyin.

002.41- Yanınızda olan Tevrat'ı Doğrulayıcı/Tasdiq edici olarak indirdiğime inanın, onu Tekfir edenlerin ilki Siz olmayın ve Ayetler’imi de az bir Değer’e değişmeyin  ve yalnızca/ancak Ben’den sakının."

002.42- Haqq’ı Batıl ile Telbis etmeyin ve Sizce de bilinirken Gerçegi gizlemeyin/ketmetmeyin/saklamayın.

002.43- Salat’ı ikame edin, Zekat’ı verin ve  Ruku-edenler’le birlikte Siz de Ruku edin.

002.44- Siz İnsanlar’a Birr'i emrediyorken kendinizi mi unutuyorsunuz/ unutur musunuz?. Oysa Siz Kitab'ı Tilavet ediyorsunuz yine de aqletmeyecek misiniz?

002.45- Sabır ve Salat’la  İstiane edin. Elbette bu İçi Saygı ile ürperenler/ Huşu duyanlar dışında kalanlar’a bir Ağırlık’tır.

002.46- Onlar elbette Rabb'leri ile karşılaşacaklarını ve elbette O'na döneceklerini bilirler.

 

VI   47-59     İsrail Oğullarına ihsan olunan nimetler

 

002.47- Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım/İn'am ettiğim Ni’met’ini ve    Sizi bir zamanlar Alemler’e /Tafdil ettiğimi hatırlayın.

002.48- Ve Öyle bir Gün’den sakının ki Hiçkimse, Hiçkimse’ye  birşey ödeyemez ve Kimse’den bir Şefaat kabul edilmez ve Kimse’den bir Fidye alınmaz ve Yardım görülmez.

 

002.49- Sizi en dayanılmaz/Ağır İşkenceler’e uğrattıklarında Fir'avun Ailesi'den   kurtardığımızı anın. Onlar Kadınlar’ınızı Diri/Sağ bırakıyorken Oğullar’ınızı boğazlıyorlardı. Bunda Sizin için Rabb'inizden Büyük/Ağır bir Sınav/Bela vardı.

002.50- Ve  hani Sizin için Deniz’i  yarıp, Sizi kurtarmıştık ve Fir'avun Ailesi’ni Siz seyrederken boğdmuştuk/ batırmıştık/ garketmiştik.

002.51- Hani Musa'ya Kırk Gece vaid vermiştik ama Siz onun arkasından Buzağı’yı  edinmiş/ tapınmış böylece Zalimler olmuştunuz.

002.52- Bundan sonra  şükredesiniz diye sizi affettik.

2.53- Ve yine Hidayet’e eresiniz diye Musa'ya Kitab'ı ve Furqan'ı verdik.

002.54- Hani Musa, Qavm’ine demişdi:" Ey Qavmim! Siz Buzağı’yı (ilah) edinmekle kendinize zulmettiniz/yazık ettiniz. Hemen Yaratan’ınıza/(Bariukum)Tevbe edip kendinizi öldürün/ temizleyin. Bu, Bari'niz katında Sizin için daha Hayırlı’dır. Bunun üzerine Tevbeler’inizi kabul etti. Elbette o Tevbekabuleden'dir, Esirgeyen'dir.

002.55- Ve hani demiştiniz:" Ey Musa! Biz Allah'ı Apaçık/Cehren görünceye kadar Sana inanmayacağız." Bunun üzerine Siz bakınırken/ seyrederken Sizi Yıldırım çarpmıştı.

002.56- Sonra şükredesiniz diye, sizi Ölüm’ünüzden sonra dirilttik.

002.57- Sizi üzerinizdeki Bulutlar’la gölgelendirdik ve Size Kurdet-Helvası ve Bıldırcın  indirdik. Size Rızıq olarak verdiklerimizin Tayyib'inden yiyin." Onlar Bize zulmetmediler, ancak kendilerine zulmettiler.

002.58- Ve Hani, demiştik ki:"Şu Kent’e/Qarye’ye girin ve orada istediğiniz yerde /dilediğiniz gibi bol bol yiyin, yalnızca Secde ederek Kapı’sından girerken " bağışla/hıtta" deyin. Hatalar’ınızı bağışlayalım. Muhsinler için artıracağız.

002.59- Ama zulmedenler kendilerine söylenen Söz’ü bir başkası ile değiştirdiler. Biz de o Zulmedenler’in Fesad yapmalarına karşılık, üzerlerine Gök’ten İğrençlik/ Ricz indirdik.

 

VI   60-61     İsrailoğullarının inadı

 

002.60- Hani Musa Qavmi için Su aramıştı,o zaman Biz O'na: "Asa’nı Taş’a vur" demiştik de ondan Oniki Pınar fışkırmıştı/akmıştı, böylece herkes İçeceği-Yer’i bilmişti. "Allah’ın verdiği Rızıq’tan yiyin, için de Arz’da Müfsid olarak Karışıklık çıkarmayın."

002.61- Hani demiştiniz ki: "Ey Musa! Biz bir Çeşit/Türlü Yemeğe katlanamayacağız/ sabredemeyeceğiz, Rabb'ine yalvar/dua et de, Bize Yer’in bitirdiklerinden/ yetiştirdiklerinden Bakla(Hıyar), Acur (Sebze), Sarmısak, Mercimek ve Soğan çıkarsın." "Hayırlı olan’ı, şu Değersiz Şey’le mi değiştirmek istiyorsunuz? Mısır'a inin, çünkü orada kendiniz için istediğiniz vardır." demişti. Onların üzerine Horluk/Alçaklık ve Yoksulluk Damgası vuruldu ve Allah'tan bir Gazab’a uğradılar. Bu Elbette Allah'ın Ayetleri’ni Tekfir etmeleri ve Nebiler’i Haqsız yere öldürmelerindendi. Bu İsyan etmelerinden ve Sınır’ı çiğnemelerindendi.

 

VII  62-71     İsrailin Tereddisi

 

002.62- Elbette  İnananlar’la Yahudiler, Hrıstiyanlar ve Sabiiler (den kim) Allah'a ve Son Gün'e inanır, Salih Eylemler’de bulursa, artık onların Allah katında Ecirler’i vardır. Ve onlar için Korku yoktur ,Onlar hüzünlenmeyeceklerdir de.

002.63- Hani Siz’den Misak/Kesinsöz almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik: "Size verdiğimize Sımsıkı yapışın /Quvvetle tutun ve onda olanı hatırlayın. Umulur ki sakınırsınız. /Böylece sakınmış olursunuz."

002.64- Siz de, bundan sonra da döndünüz/tevella ettiniz. Eğer Allah'ın üzerindeki Fazl’ı ve Rahmet’i olmasaydı, siz gerçekten Hüsran’a uğrayanlardan olurdunuz.

002.65- Andolsun, Siz’den Yedincigün Haddi-aşanlar’ı elbette biliyoruz. İşte Biz, onlara" "Aşağılık/Zelil Maymunlar olunuz" dedik.

002.66- Bunu, hem Çağdaşlar’ına, hem  Halefler’ine/gelecek olanlara bir Nekal (İbretlik), Muttaqiler’e de bir Mev'ıza (Öğüt) kıldık.

002.67- Hani Musa Qavm’ine: "Allah, Elbette Sizin bir Sığır kesmenizi  emrediyor" demişti. Onlar:"Bizi Alay’a mı alıyorsun/İstihza mı ediyorsun?" demişlerdi. "Cahiller’den olmaktan Allah'a sığınırım" demişti.

002.68- "Rabb'ine Ad’ımıza dua et de, bize Niteliklerini/nasıl olduğunu açıklasın/beyan etsin." demişlerdi. Demişti    ki: "Kesinlikle Allah diyor ki: "O ne pek Geçkin/ Yaşlı, ne de pek Genç, ikisi arası Dinçlik’tedir. Artık emrolunduğunuz Şey’i yapın ."

002.69- Demişlerdi ki: "Rabb'ine Adımıza dua et de, Bize Reng’ini beyan etsin." O da diyor ki: "O, bakanların (n-z-r) içine surur verecek Sarı bir Sığır’dır." demişti.

002.70- "Rabb'ine Ad’ımıza dua et de, Bize onun Niteliklerini/mahiyetini açıklasın/ beyan etsin. Çünkü bizce Sığır(lar) birbirinin benzeridir. İnşaallah Biz Hidayet’e erişiriz." demişlerdi.

002.71- Dedi ki:" O diyor ki: O, Yer’i sürmek ve Ekin’i/Tarla’yı sulamak için Boyunduruğa alınmayan, Salma ve onda Alaca olmayan bir Sığır’dır." "Şimdi Gerçeği getirdin." dediler. Böylece Sığır’ı kestiler, ama neredeyse/ az kalsın yapmayacaklardı.

 

VIII 72-82     İsrailoğulları’nın Katı Yürekliliği

 

002.72- Hani Siz birini öldürmüştünüz de bunda birbirinize düşmüştünüz. Oysa Allah, sizin gizlediklerinizi Çıkaran'dır.

002.73- Bunun için de:" Ona, onun bir Parça’sıyla vurun" demiştik. İşte böyle Allah Ölüleri diriltir ve Size Ayetlerimiz’i gösterir; aqledesiniz diye.

002.74- Sonra Qalpler’iniz yine katılaştı; Taş gibi, hatta daha katı. Çünkü Taşlar’dan öyleleri vardır ki onlardan Nehirler doğar/kaynar öyleleri vardır ki yarılır, ondan Sular çıkar, öyleleri vardır ki Allah Korkusu’yla yuvarlanır/ düşer (ihbut). Allah yaptıklarınızdan  Gafil değildir.

002.75- Artık, onların size inanacaklarını umar mısınız? Oysa onlardan bir Fırqa, Allah'ın Kelamı’nı dinliyor, Aqıl erdirdikten sonra, bile bile değiştiriyorlardı.

002.76- İnananlar’la karşılaştıklarında "İnandık" derler; birbiriyle yalnız kaldıklarında/Halvet’te ise, derler ki: "Allah'ın Size açtıklarını, Rabb'iniz katında Size karşı  onunla çıksınlar diye mi Onlar’la söyleşiyorsunuz (Tahdis)?  Hala aqıllanmayacak mısınız?"

002.77- Onlar, Allah'ın gizlediklerini/sırladıklarını da, alenilediklerini de  bildiğini bilmiyorlar mı?

002.78- Ve Onlardan  Ümmi'ler... Kitab'ı bilmezler; ancak bir sürü Emaniyye/ Kuruntu ; onlar ancak zannederler.

002.79- Artık Veyl onlara; ki Kitab'ı kendi Eller’iyle yazdılar, sonra da az bir Değer/Semen karşılığında satmak için:     "Bu Allah katındandır" dediler. Artık Veyl onlara ,Eller’iyle yazdıklarından dolayı; Veyl onlara  kazandıklarından dolayı.

002.80- Derler ki:"Sayılı Günler’in dışında, Ateş Bize değmeyecektir/ Temas etmeyecektir. "De ki: "Allah katından bir Ahid mi aldınız? -Ki Allah asla Va'd’inden dönmez- Yoksa Allah'a karşı bilmediklerinizi mi söylüyorsunuz?"

002.81- Hayır; kim bir Kötülük/Seyyie kazanır da  Hata’sı onu kuşatırsa/ İhata ederse, Onlar, Ateş Ashabı'dırlar, orada Kalıcı'dırlar.

2.82- İnanan ve  Salih Eylemler’de bulunanlar, Onlar da Bahçe Ashabı'dırlar, orada  Kalıcı'dırlar.

 

X    83-86     Sözünde durmamak

 

002.83- Hani İsrailoğulları’ndan, "Allah'tan başkasına kulluk etmeyin, Anne-baba’ya, Yakınlar’a/Akraba’ya, Yetimler’e ve Yoksullar’a iyi davranın, İnsanlar’a Güzellik’le söyleyin, Salat’ı iqame edin ve Zekat’ı verin" diye Kesinsöz/Misak almıştık. Sonra Siz, azınız dışında yüzçevirdiniz ve (hala) çevirmektesiniz/ dönmektesiniz  de.

002.84- Hani Siz’den " Kanlar’ınızı dökmeyin, birbirinizi Yurtlar’ınızdan çıkarmayın" diye Misak almıştık. Sonra Sizler bunu onaylamıştınız/ iqrar etmiştiniz, hala da Şahitsiniz.

002.85- Sonra Siz, yine birbirinizi öldürüyor, bir Bölümünüzü Yurtlar’ından sürüyor ve Günah/İsm ve Düşmanlık’ta aleyhlerinde arka çıkıyorsunuz ve Size Esir olarak geldiklerinde de onlar’la fidyeleşiyorsunuz. Oysa Onları çıkarmak, size Haram kılınmıştı. Yoksa Siz, Kitab'ın bir Bölümü’ne inanıp da bir Bölümü’nü tekfir mi ediyor sunuz? Artık Siz’den böyle yapanların Cezası, Dünya Hayatı’nda Aşağılık/ Hizyun/Hor olmaktan başkası değildir; Qıyamet Günü'nde de Azab’ın en Şiddetli olanına uğratılacaklardır. Allah, yaptıklarınızdan Gafil değildir.

002.86- İşte bunlar, Ahiret'e karşılık Dünya Hayatı’nı satın alanlardır. Bundan dolayı Azab Onlar’dan hafifletilmez ve Onlar’a Yardım da edilmez.

002.87- Andolsun, Biz  Musa'ya Kitab verdik ve  O'nun ardından peşpeşe Elçiler gönderdik. Meryem oğlu İsa'ya da Apaçık Belgeler/ Deliller/Beyyinat verdik ve O’nu Ruhu'l-Qudüs'le teyid ettik/destekledik. Fakat ,Size ne zaman bir Elçi Nefs’ininin hoşlanmayacağı bir Şey’le gelse, büyüklüklenerek/istikbar ederek bir kısmınız O’nu yalanlayacak bir kısmınız da O’nu öldürecek misiniz?

002.88- Dediler ki:" Bizim Qalpler’imiz Örtülü’dür/Qılıflı’dır." Hayır; Allah Küfürlerinden dolayı Onlar’ı la’netlemiştir. Bundan dolayı onların pek azı inanır.

002.89- Allah katından/tarafından yanlarındakini/onlar’la olanı Doğrulayıcı/ Tasdik edici bir Kitap geldiği zaman, -ki bundan önce Küfredenler’e karşı Fetih istiyorlardı - işte irfan ettikleri(bilip tanıdıkları) gelince, O’nu tekfir ettiler. Artık Allah'ın La’net’i Kafirler’in üzerinedir.

002.90- Allah'ın Kulları’ndan, dilediğine kendi Fadl’ından indirmesine bağyederek Allah'ın İndirdikleri’ni Tekfir etmekle, kendilerini ne Kötü Şey’e Karşılık sattılar. Böylelikle Gazap üzerine Gazab’a uğradılar. Kafirler için Alçaltıcı bir Azab vardır.

002.91- Onlar’a: "Allah'ın İndirdiği’ne inanın" denildiğinde: "Biz, Bize indirilene inanırız" derler ve O'ndan sonra Olan'ı tekfir ederler. Oysa O, yanlarındakini Doğrulayan bir Gerçek'tir. De ki: "Eğer inanıyor idiyseniz, daha önce ne diye Allah'ın Nebileri’ni öldürüyordunuz?"

002.92- Andolsun, Musa Size  Belgelerle/Beyyinat’la geldi. Sonra siz O'nun arkasından Buzağı’nı (Tanrı) edindiniz. Ve Siz Zalimler’siniz.

002.93- Hani Siz’den Misaq almış ve Tur'u üstünüze yükseltmiştik/ kaldırmıştık: "Size verdiğimize Sımsıkı/ Quvvetle yapışın/tutun   ve dinleyin." Demişlerdi ki: "Dinledik ve isyan ettik." Küfürleri yüzünden Buzağı Qalpler’ine sindirilmişti.  De ki: "İnanıyorsanız, inancınız Size ne Kötü Şey’i emrediyor?"

002.94- De ki: " Eğer Allah katında Son-Yurd, başka İnsanlar’ın değil de, yalnızca Sizin ise, doğruysanız/sadıksanız , hemen Ölüm’ü dileyin/ isteyin."

002.95- Oysa Onlar, önceden Eller’inin taqdim ettiklerinden dolayı onu Ebediyen temenni etmeyecekler/ dileyemeyeceklerdir. Allah Zalimler’i Bilen'dir.

002.96- Ve Onları Hayat’a karşı İnsanlar içinde Şirk- koşanlar’dan daha Tutkun/Haris bulursun. Her biri Bin Sene yaşatılsın ister. Oysa onun bunca yaşaması, O’nu Azab’tan kurtarmaz. Allah onların yapmakta olduklarını Gören'dir.

 

XI11 87-96     Yahudiler ve Hz.Muhammed

12   97-103 Yahudilerin Peygambere düşmanlıkları

 

002.97- De ki: "Kim Cibril'e Düşman ise, gerçekten o Kitab'ı, Allah'ın İzni’yle kendinden öncekileri Doğrulayıcı/ Tasdiq-edici ve Mü'minler için bir Hidayet ve Müjdeci   olarak Senin Qalb’ine indiren O'dur."

002.98- Her kim Allah'a, Meleklerine, Elçiler'ine, Cibril'e ve Mikail'e Düşman ise, artık şüphesiz Allah'da Kafirler’in Düşmanı’dır.

002.99- Andolsun, Biz Sana Apaçık/Beyyinat Ayetler indirdik. Onları Fasıqlar’dan başkası tekfir etmez.

002.100-Onlar ne zaman bir Ahid’de bulunmuşlarsa, içlerinden bir Bölüm’ü onu atıp bozmadı(n-b-z) mı? Hayır, Onların çoğu inanmazlar .

002.101-Ne zaman onlara Allah katından yanlarındakini doğrulayan/ Tasdik-eden bir Elçi gelse, kendilerine Kitab verilenler’den bir Fırqa, sanki kendileri hiç bilmiyorlarmış gibi Allah'ın Kitab'ını arkalarına attılar.

002.102-Ve Süleyman'ın Mülkü aleyhinde Şeytanlar’ın Uydurdukları’na uydular. Süleyman ise küfretmedi, ancak Şeytanlar küfretti. Onlar İnsanlar’a Sihr’i öğretiyorlardı. Babil'deki İki Meleğe Harut'a ve Marut'a birşey indirilmedi. Ve ikisi kimseye birşey öğretmezlerdi: "Biz, yalnızca bir Fitne’yiz, sakın küfretme" demedikce. Fakat (güya) onlardan (ikisinden) (şeytanlar) Koca ile Karısının arasını açan şeyi öğreniyorlardı. Oysa Allah'ın İzni olmadıkca onunla Hiçkimse’ye zarar veremezlerdi. Onlar ise, kendilerine zarar verecek ve yarar sağlamayacak Şey’i öğreniyorlardı. Andolsun onlar, bunu satın alanın , Ahiret’ten hiçbir Pay’ı olmadığıını bildiler. Kendilerini karşılığında sattıkları Şey ne kadar Kötü, bir bilselerdi.

002.103-Ve eğer onlar, inansalar ve sakınsalardı, Sevab Allah katında gerçekten daha Hayırlı olurdu, bir bilselerdi.

 

XII13 104-112   Eski Kitapların Neshi

 

002.104-Ey inananlar! "Raina/ Bizi güt/ bizi gözet /bize bak" demeyin. "Unzurna/ bizi gözet/ bize bak /bize bakar mısın" deyin ve dinleyin. Kafirler için Acıklı/ Elim bir Azab vardır.

002.105- Kitap Ehli'nden küfredenler ve  Müşrikler, Rabb'inizden üzerinize bir Hayr’ın indirilmesini arzu etmezler. Allah ise, dilediğine Rahmet’ini tahsis eder. Allah Büyük Fadl-sahibi’dir.

002.106-Biz, ondan daha Hayırlı’sını veya bir benzerini getirinceye dek hiç bir Ayet’i neshetmez veya unutturmayız. Bilmez misin ki Allah, gerçekten Herşey’e Güçyetiren'dir.

2.107- Bilmez misin ki, gerçekten Gökler’in ve Yer’in Mülkü Allah'ındır. Ve sizin Allah'tan başka Veliniz/ Koruyucunuz da Yardımcınız da yoktur.

002.108-Yoksa daha önce Musa'nın sorguya çekildiği gibi, siz de Elçi’nizi sorguya mı çekmek istiyorsunuz? Kim İman’ı Küfr’e değişirse, artık o Düz-yol’dan sapmış olur.

002.109-Kitap Ehli'nden çoğu, kendilerine Gerçek Apaçık Belli olduktan sonra, kendilerini (kuşatan) Kıskançlık’tan/ Hased’den dolayı, İman’ınızdan sonra sizi Küfr’e döndürmek arzusunu duydular. Fakat, Allah'ın  emri gelinceye kadar onları bırakın/ afvedin ve ilişmeyin/. Elbette Allah, Herşey’e Güçyetiren'dir.

002.110-Salat’ı iqame edin, Zekat’ı verin. Önceden kendiniz için Hayır olarak neyi taqdim ederseniz, onu Allah katında bulacaksınız. Elbette Allah, yapmakta olduklarınızı Gören'dir.

002.111-Dediler ki: "Yahudi veya Hrıstiyan olmadıkca ,kimse Bahçe'ye giremez. "Bu onların  Kuruntular’ıdır/ Emaniyye. De ki: "Eğer Doğru’ysanız/Sadıq’sanız Burhan’ınızı getirin."

002.112-Aksine, kim İyilikyapıcı/Muhsin olarak Yüz’ünü Allah'a teslim ederse, artık onun Rabb'i katında Ecr’i vardır. Onlar için Korku yoktur ve onlar hüzünlenmeyeceklerdir.

 

XIII14    113-121   İslamiyetin Mükemmel rehberliği

 

002.113-Yahudiler dedi ki:"Hristiyanlar bir Şey üzerinde değillerdir.", Hristiyanlar da: "Yahudiler bir Şey üzerinde değillerdir." dediler. Oysa onlar, Kitab'ı tilavet ediyorlar. Bilmeyenler de, onların söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Artık Allah, Qıyamet Günü anlaşmazlığa düştükleri/ihtilaf ettikleri Şey’de aralarında hüküm verecektir.

002.114-Allah'ın Mescidleri'nde O'nun İsm’inin anılmasını engelleyen ve onların Harab’ına çabalayan/ sa’yeden’den daha Zalim   kimdir? Onların (durumu) içlerine korkarak girmekten başkası değildir. Onlar için Dünya’da bir Aşağılanma/Hizyun, Ahiret'te de Büyük bir Azab vardır.

002.115-Doğu da, Batı da Allah'ındır. Her nereye dönerseniz/yönelirseniz Allah'ın Yüz’ü oradadır. Elbette Allah, Kuşatan'dır/ Geniş'dir ve Bilen'dir.

002.116-Dediler ki: "Allah Veled edindi." O, Subhan'dır'. Aksine, Gökler’de ve Yer’de her ne varsa O'nundur, Tümü/hepsi O'na gönülden boyun eğmişlerdir.

002.117-Gökler’i ve Yer’i  Yaratan'dır (b-d-a). O, bir İş’in olması   belirleyince , ona yalnızca "ol" der, o da oluverir.

002.118-Bilgisizler, dediler ki: "Allah bizimle konuşmalı veya bize de bir Ayet gelmeli değil miydi?" Onlardan öncekiler de onların bu söylediklerinin benzerini söylemişlerdi. Qalpler’i birbirine benzeşti. Biz, yaqînen-inanan bir Qavm’e Ayetler’i Apaçık beyan ettik.

002.119-Elbette Biz Seni bir Müjdeci ve bir Uyaran olarak Haqq ile gönderdik. Sen Cahim Ashabı'ndan Sorumlu değilsin.

002.120-Sen onların Milletlerine uymadıkca, Yahudi ve Hristiyanlar Sen’den Kesinlikle Hoşnut olmazlar. De ki: "Elbette Hidayet/hüda, Allah'ın Hidayeti'dir." Eğer sana gelen bunca İlim’den sonra onların Hevalar’ına uyacak olursan, senin için Allah'tan ne bir Veliy/ Koruyan vardır ne de bir Yardımcı vardır.

002.121-Kendilerine verdiğimiz Kitab'ı Haqq bir Tilavet’le tilavet edenler, işte O'na inananlar bunlardır. Kim de O'nu tekfir ederse, artık onlar kaybedenlerdir.

 

XIV15 122-129   İbrahim'in sözleşmesi

 

002.122-Ey İsrailoğulları! Size bağışladığım/en'am ettiğim Ni’met’imi ve sizi Alemler’e  elbette tafdil ettiğimi anın/ hatırlayın.

002.123-Ve Hiçkimse’nin Hiçkimse’ye bir Şey ödeyemeyeceği, Hiçkimse’den bir Fidye alınmayacağı ve Hiçkimse’den bir Şefaat’ın qabul edilmeyeceği ve Yardım görülmeyeceği bir Gün’den sakının.

 

002.124-Hani Rabb'i, İbrahim'i birtakım Kelimeler’le denemişti. O da bunları  yerine getirmişti. "Seni elbette İnsanlar’a İmam kılacağım" demişti. "Ya Zürriyet’imden olanlar?" deyince "Zalimler benim Ahd’ime erişemez /nail olamaz" demişti.

002.125-Hani Biz Ev'i İnsanlar için bir Toplanma/Mesabe ve Güvenlik/Eminlik kıldık. "İbrahim'in Maqamı'nı Musalla edinin",İbrahim ve İsmail'e de, "Evi'mi tavaf edenler, itikaf’a çekilenler ve Ruqu ve Secde edenler için temizleyin/tathir" diye Ahid verdik.

002.126-Hani İbrahim: "Rabb'im, bu Belde'yi bir Güvenlik-yeri kıl ve Ehli'nden Allah'a ve Son Gün’e inananları Ürünler’le rızıqlandır" demişti de "Küfredeni de az bir Süre yararlandırır, sonra onu Ateş Azabı’na uğratırım. O ne Kötü bir Aqıbet/Dönüş’tür." demişti.

002.127-İbrahim, İsmail'le birlikte Ev'in Sutunları’nı yükselttiğinde  (demiştilerdi ki) "Rabb'imiz! Bizden qabul et, Elbette Sen İşiten'sin ve Bilen'sin."

002.128-"Rabb'imiz! İkimizi sana teslim olmuş kıl ve Zürriyet’imizden da sana teslim olmuş bir Ümmet. Bize Menasıq’ı göster ve Tevbe’mizi qabul et. Elbette Sen Tevbekabuleden'sin ve Esirgeyen'sin."

002.129-"Rabb'imiz! İçlerinden onlara bir Elçi ba'set, onlara Ayetler’ini tilavet etsin, Kitab'ı ve Hikmet'i öğretsin ve onları arındırsın. Elbette Sen Aziz'sin, Hakim'sin."

 

XV16 130-141   İbrahim'in Dini

 

002.130-Kendini Aşağılık/Sefih kılandan başka, İbrahim'in Milleti'nden kim yüz çevirir(r-g-b)? Andolsun, Biz O'nu Dünya’da seçtik (istafa), gerçekten O Ahiret'e de Salihler’dendir.

002.131-Rabb'i O'na: "Teslim ol" deyince "Alemler’in Rabb'ine teslim oldum" demişti.

002.132-Bunu İbrahim, Oğullar’ına vasiyet etti, Ya’qub da: " Ey Oğullarım! Elbette Allah sizlere bu Din’i seçti (İstefa), siz de ancak Müslüman olarak ölün" (demişti.)

002.133-Yoksa siz, Ölüm Ya’qub'a hazırlandığında, orada Şahidler miydiniz? O, Oğullar’ına: "Ben’den sonra kime kulluk edeceksiniz?" demişti de, onlar: "Senin İlah'ına ve Babaların İbrahim, İsmail ve İshaq'ın İlah'ı olan Tek bir İlah'a kulluk edeceğiz, bizler ona teslim olmuşlarız" demişlerdi.

002.134-Onlar bir Ümmet’ti, gelip geçti. Onların kazandıkları kendilerine, sizin kazandıklarınızda sizedir. Siz, onların yaptıklarından Sorumlu tutulmayacaksınız. "

 

002.135-Dediler ki: "Yahudi veya Hristiyan olun ki hidayet’e eresiniz." De ki: "Aksine, Hanif İbrahim'in Millet’i üzerindeyiz. O Müşrikler'den değildi.

002.136-Deyin ki: "Biz Allah'a, bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshaq, Ya’qub ve Torunlar’ına  indirilene, Musa ve İsa'ya verilen ile Nebiler'e Rabb'lerinden verilene inandık. Onlardan hiçbiri’ni diğerinden ayırmayız ve biz O'na teslim olmuşlarız."

002.137-     Eğer onlar da sizin inandığınız gibi inanırlarsa, elbette ihtida etmiş olurlar, yok eğer yüz çevirirlerse ,onlar elbette bir Ayrılık/Şikak içindedirler.  Onlara karşı Allah  sana yeter. O İşiten'dir, Bilen'dir.

002.138-Allah'ın Boyası. Allah'tan daha Güzel Boyası olan kim? Biz O'na kulluk edenleriz.

002.139-De ki: "O bizim de Rabb'imiz ,sizin de Rabb'iniz iken bizimle Allah hakkında tartışmalara mı giriyorsunuz? Bizim Eylemlerimiz bizim, sizin Eylemleriniz de sizindir. Biz, O'na Muhlis olanlarız."

002.140-Yoksa siz, gerçekten İbrahim'in, İsmail'in, İshaq'ın, Ya’qub'un ve Torunlar’ının  Yahudi veya Hristiyan olduklarını mı söylüyorsunuz: De ki: "Siz mi daha iyi biliyorsunuz, yoksa Allah mı? Allah'tan kendisinde olan bir Şehadet’i ketmedenden daha Zalim olan kimdir? Allah yaptıklarınızdan  Gafil değildir.

002.141-Onlar bir Ümmet’ti, gelip geçti. Kazandıkları onların, kazandıklarınız da sizindir. Siz, onların yaptıklarından Sorumlu değilsiniz.

 

XVI17 142-147   Kabenin Kıble Oluşu

 

002.142-İnsanlar’dan Bazı Sefihler:" Onları daha önce üzerinde bulundukları Qıbleler’inden  çeviren nedir?”  diyecekler. De ki: "Doğu'da, Batı'da Allah'ındır. Kimi dilerse Müstaqim Yol’a iletir.

002.143-Böylece Biz sizi, İnsanlar’a Şahid olmanız için Vasat/ Uygun bir Ümmet kıldık. Elçi'de üzerinize bir Şahid olsun. Senin üzerinde -bulunduğunu Qıble yapmamız, Elçi'ye uyanları, İki Topuğu üzerinde gerisin geri Dönenler’den ayırtetmek içindir. Doğrusu/ Gerçi bu Allah'ın Hidayet’e ulaştırdıklarının  dışında kalanlar için Büyük’tür. Allah, İman’ınızı boşa çıkaracak değildir. Elbette Allah, İnsanlar’a Şefkatli'dir, Esirgeyen'dir.

002.144-Biz, Senin Yüzünü çok defa Sema’ya doğru çevirdiğini görüyoruz. Şimdi elbette Seni Hoşnud olacağın Qıble’ye çeviriyoruz. Artık Yüz’ünü Mescid-i Haram Yönü’ne çevir. Her nerede bulunursanız, Yüz’ünüzü onun Yön’üne çevirin. Elbette kendilerine Kitab verilenler bunun Rabb'lerinden bir Gerçek olduğunu  bilirler. Allah yaptıklarınızdan  Gafil değildir.

002.145-Andolsun, Sen kendilerine Kitap-verilenler’e her Ayet’i getirsen, yine de Onlar senin Qıble’ne uymaz, Sen de Onların Qıbleler’ine uyacak değilsin. Onlardan bir kısmı, bir kısmının Qıble’sine de uymaz. Andolsun, eğer Sana gelen bunca İlim’den sonra Onların Heva’larına uyacak olursan, elbette Sen de Zalimler’den olursun.

002.146-Kendilerine Kitap verdiklerimiz, O'nu, Oğullar’ını tanır gibi tanırlar. Buna rağmen içlerinden bir Fırqa bildikleri halde elbette Gerçeği ketmederler.

002.147-Haqq Rabb'indendir. O halde Sakın Kuşkulananlar’dan (mümterin) olma.

 

XVII18    148-152   Kabenin Kudsiyeti

 

002.148-Herkesin Yüz’ünü kendisine doğru çevirdiği bir Yön/Viche vardır. Öyleyse Hayırlar’da birbirinizle yarışınız/ koşuşunuz. Her nerede olursanız, Allah sizleri bir araya getirecektir .Elbette Allah, Herşey’e Güçyetiren'dir.

002.149-Her nereden çıkarsan, Yüz’ünü Mescid-i Haram Yönü’ne çevir. Elbette bu Rabb'inden olan bir Haqq'tır. Allah yaptıklarınızdan Gafil değildir.

002.150-Her nereden çıkarsan, Yüz’ünü Mescidi Haram Yönü’ne çevir. Her nerede olursanız Yüz’ünüzü onun Yönüne çevirin/döndürün. Öyleki, onlardan Zulmedenler’in dışında  İnsanlar’ın size karşı Huccetler’i olmasın. Onlardan korkmayın(h-ş-y), Ben’den korkun, üzerinizdeki Ni’met’imi tamamlayayım, hidayet’e erersiniz diye.

 

002.151-Öyleki içinizden kendinizden size Ayetler’imizi tilavet edecek, Sizi arındıracak, Size Kitab ve Hikmet'i öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek/ belletecek bir Elçi göndendik.

002.152-Öyleyse Beni anın/zikredin, Ben de Sizi anayım  ve Bana şükredin ve küfretmeyin.

 

XVIII19   153-163   Katlanılacak Zahmetler

 

002.153-Ey İnananlar! Sabır’la ve Salat’la Yardım dileyin. Gerçekten Allah, Sabredenler’le beraberdir.

002.154-Ve sakın Allah Yolu’nda öldürülenlere "Ölüler" demeyin. Aksine Onlar Diri’dirler. Fakat Siz bunu şuuredemezsiniz.

002.155-Andolsun Biz Sizi bir Parça Korku, Açlık ve bir Parça Mallar’dan, Canlar’dan ve Ürünler’den eksiltmekle İmtihan edeceğiz. Sabeedenler’e müjdele.

002.156-Onlara bir Musibet isabet ettiğinde, derler ki: "Biz Allah'a aidiz ve Elbette  O'na Dönücüler’iz"

002.157-Rabb’lerinden Bağışlanma ve Rahmet bunların üzerinedir ve Hidayet’e erenler de bunlardır.

 

002.158-Şüphesiz, Safa ile Merve Allah'ın İşaretleri’ndendir. Böylece kim Ev'i hacceder veya Umre yaparsa, artık bu ikisini Tavaf etmesinde kendisi için bir Sakınca yoktur. Kim de Gönül’den bir Hayır yaparsa (karşılığını alır). Şüphesiz Allah, Şükr’ün Karşılığını verendir, Bilen'dir.

002.159-Gerçek, apaçık Belgeler’den indirdiklerimizi ve İnsanlar için Kitap'ta açıkladığımız Hidayet’i gizlemekte olanlar, işte Onlar’a, hem Allah la’net eder, hem de La’net ediciler la’net eder.

002.160-Ancak Tevbe edenler, (kendilerini) düzeltenler ve O’nu  açıklayanlar, artık onların Tevbeler’ini qabul ederim. Ben, Tevbeler’i qabul ederim, Rahim'im.

002.161-Elbette, küfredip Kafir olarak ölenler, Allah'ın, Melekler’in ve bütün İnsanlar’ın La’net’i bunların üzerinedir.

002.162-Onda Temelli Kalıcı’dırlar, Onlar’dan Azab hafifletilmez ve Onlar gözetilmezler de.

002.163-Sizin İlah'ınız Tek bir İlah'tır. O'ndan başka hiçbir İlah yoktur.O, Rahman'dır, Rahim'dir.

 

XIX20 164-167   Vahdaniyetin galebesi

 

002.164-Gerçek şu ki, Gökler’in ve Yer’in yaratılmasında Gece ile Gündüz’ün ardarda  gelmesinde, İnsanlar’a Yararlı Şeyler’le Deniz’de yüzen /süzülen Gemiler’de, Allah'ın yağdırdığı ve kendisiyle Ölüm’ünden sonra Arz’ı dirilttiği Su’da , orada yaydığı debelenen Her Canlı’da, Rüzgarlar’ı estirmesinde, Gök’le Yer arasında Boyun eğdirilmiş Bulutlar’ı evirip çevirmesinde/döndürmesinde düşünen bir Topluluk için gerçekten Ayetler vardır.

002.165-İnsanlar içinde/arasında Allah'tan başkasını Endad tutanlar vardır. Onları Allah'ı sever gibi severler. İman edenler’in Allah'a olan Sevgi’si ise, daha Güçlü’dür. O zulmedenler, Azab’a uğrayacakları zaman, hiç tartışmasız Bütün Quvvet’in Tümüyle Allah'ın olduğunu ve Allah'ın vereceği Azab’ın gerçekten Şiddetli olduğunu bir bilselerdi.

002.166-Öyle ki (o gün) kendilerine Uyulanlar, kendilerine Uyanlar’dan kaçmışlardır. Onlar Azab’ı görmüşlerdir ve aralarındaki Bütün Bağlar kopmuştur.

2.167- Uyanlar derler ki: "Eğer bize bir kere (dönme) Fırsat’ı verilseydi  elbette, onların Biz’den uzaklaştıkları gibi, Biz de onlar’dan uzaklaşsaydık. "Böylece Allah, onlar’a bütün yaptıklarını Kahırlı Özlemler’le/ Pişmanlık’la gösterecektir. Ve Onlar Ateş’ten de çıkacak değillerdir.

 

XX21 168-176   Haram Olan Yiyecekler

 

002.168-Ey İnsanlar, Yer’de olan Şeyleri Helal ve Temiz olarak yiyin ve Şeytan’ın Adımları’nı izlemeyin. Gerçekte o Sizin için Apaçık bir Düşman’dır.

002.169-O, size yalnızca Kötülüğü, Fahşa’yı ve Allah'a karşı bilmediğiniz Şey’i söylemenizi emreder.

002.170-Ne zaman Onlar’a: "Allah'ın indirdiklerine uyun" denilse, onlar:" Hayır, Biz Atalar’ımızı üzerinde bulduğumuz Şey’e uyarız." derler. Ya Atalar’ınız düşenememiş ve Doğru Yolu da bulamamışlarsa da mı?

002.171-Küfredenler’i (Davet edeni)n Örneği;  Haykıran’ın/Çoban’ın Örneği gibidir. Çağırma ve Bağırma’dan başka bir Şey’i duymazlar. Onlar, Sağır’dırlar, Dilsiz’dirler, Kör’dürler. Bundan dolayı aqıl erdiremezler.

002.172-Ey İman edenler, Size Rızıq olarak verdiklerimizin Temiz olanlarından yiyin ve yalnızca O'na kulluk ediyorsanız, Allah'a şükredin.

002.173-O, size Ölü’yü ,Kan’ı, Domuz Eti’ni ve Allah'tan başkası Adına kesilmiş olan’ı kesin olarak Haram kıldı. Fakat kim kaçınılmaz olarak Muhtaç kalırsa, Taşkınlık yapmamak ve Hadd’i aşmamak şartıyla O’na bir Günah yoktur. Gerçekten Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

002.174-Allah'ın indirdiği Kitap'tan bir Şey’i gözardı edip saklayanlar ve onunla Değer’i az bir Şey’i satın alanlar, onların yedikleri, Karınlar’ında Ateş’ten başkası değildir. Allah da Qıyamet Günü Onlar’la konuşmaz ve Onlar’ı arındırmaz. Ve Onlar için Elim bir Azab da  vardır.

002.175-Onlar, Hidayet’e Karşılık Dalalet’i, Bağışlanma’ya Karşılık Azab’ı satın almışlardır. Ateş’e Karşı ne kadar Dayanıklı’dırlar.

002.176-Bu, Allah'ın  Kitab’ı  Elbette Haqq olarak indirmesindendir. Kitap Konusu’nda anlaşmazlığa düşenler ise Uzak bir Ayrılık (Şikak) içindedirler.

 

XXI22 177-182   Kısas ve Vasiyet

 

002.177-Yüzler’inizi Doğu’dan ve Batı’dan yana çevirmeniz Birr değildir. Ama Birr, Allah'a, Ahiret Günü'ne, Melekler’e, Kitab'a ve Nebiler’e iman eden, ona olan Sevgiler’ine rağmen, Mal’ı Yakınlar’a, Yetimler’e, Yoksullar’a , Yoloğlu’na, Dilenen’e ve Köleler’e veren, Salat’ı kılan, Zekat’ı veren ve ahidleştiklerinde Ahidler’ine Vefa gösterenler ile Zor’da, Hastalık’ta ve Savaş’ın kızıştığı Zamanlar’da Sabredenler (inkidir). İşte bunlar Sadıqlar’dır ve bunlardır Müttaqî olanlar.

 

002.178-Ey İman edenler, Öldürülenler Konusunda  Size Qısas yazıldı. Hürr'e karşı Hürr, Köle’ye karşı Köle, Dişi’ye karşı Dişi. Fakat kimin Leh’inde Kardeş’i  tarafından (Suçunun bir kısmı) bağışlanırsa, artık Örf’e uymak ona Güzellikle (Diyet) ödemek düşer. Bu Rabb’inizden bir Hafifletme ve bir Rahmet’tir. Artık kim de bundan sonra Tecavüz’de bulunursa, onun için Elem Verici bir Azab vardır.

002.179-Ey Ulu’l-Elbab, Qısas’ta Sizin için Hayat vardır, Umulur ki sakınırsınız.

 

002.180-Siz’den birine Ölüm gelip çattığı zaman, eğer geride bir Hayır bırakmışsa, Ana’ya, Baba’ya ve Yakın Aqraba’ya bilinen bir tarzda Vasiyet’te bulunması -Allah'a karşı gelmekten Sakınanlar’a bir Haqq olarak; Size yazıldı.

2.181- Bundan böyle kim onu işittikten sonra değiştirirse, Günah’ı elbette onu değiştirenin üzerinedir. Elbette Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

002.182-Bunun yanında, kim, Vasiyet edenin Haqsızlığa Eğilim göstereceğinden ya da Günah’a gireceğinden korkup da ikisinin arasını düzeltirse, artık ona da Günah yoktur. Gerçekten Allah, Gafur’dur, Rahim’dir.

 

XXIII 183-188   Oruc

 

002.183-Ey İman edenler, Siz’den öncekilere yazıldığı gibi, Oruç Size de yazıldı. Umulur ki sakınırsınız.

002.184-Sayılı Günler’dedir. Artık Siz’den kim Hasta ya da Yolculuk’ta olursa tutamadığı Günler sayısınca başka Günler’de. Ona dayanabilenlerin üzerine de bir Yoksul Doyumu Fidye. Kim Gönül’den bir Hayır yaparsa bu da kendisi için Hayırlı’dır. Oruç tutmanız eğer bilirseniz Sizin için Daha Hayırlı’dır.

002.185-Şehr-u Ramazan. İnsanlar için Hidayet olan ve Doğru Yolu ve Haqq ile Batıl’ı birbirinden ayıran Apaçık Belgeleri kapsayan Qur'an onda indirilmiştir. Öyleyse Siz’den kim bu Ay’a (Şehr) Şahid olursa onu tutsun. Kim de Hasta veya Yolculuk’ta olursa, tutamadığı Günler Sayı’sınca diğer Günler’de. Allah Size Kolaylık diler, Size Zorluk dilemez. Bu Sayı’yı tamamlamanız ve Sizi Hidayet’e ulaştırmasına karşılık Allah'ı Büyük tanımanız içindir. Umulur ki şükredersiniz.

002.186-Kullarım Beni Sana soracak olursa, işte Ben pek Yakın’ım. Bana dua ettiği zaman dua eden’in Dua’sına Cevap veririm. Öyleyse, Onlar da Benim Çağrım’a Cevap versinler ve Bana İman etsinler. Umulur ki irşad olurlar.

002.187-Oruç Gecesi’nde Kadınlar’ınıza yaklaşmak Size Helal kılındı. Onlar, Sizin Örtüler’iniz, Siz de onların Örtü’süsünüz. Allah, gerçekten Sizin, Nefisler’inize İhanet etmekte olduğunuzu bildi ,Tevbe’nizi qabul etti ve Sizi bağışladı. Artık onlar’a yaklaşın ve Allah'ın Sizin için yazdıklarını dileyin. Fecr Vakti, sizce Beyaz İplik Siyah İplik’ten ayırdedilinceye kadar yiyin, için. Sonra Gece’ye kadar Oruc’u tamamlayın. Mescidler’de İtikaf’ta olduğunuz zamanlarda da Onlar’a yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın Sınırları’dır. Onlara yanaşmayın. İşte Allah, İnsanlar’a Ayetler’ini böylece açıklar, umulur ki sakınırlar.

 

002.188-     Mallar’ınızı Haqsızlık’la aranızda yemeyin ve Siz bile bile Günah’la İnsanlar’ın Malları’ndan bir Bölümü’nü yemeniz için onları Hakimler’e aktarmayın.

 

XXIII24   189-196   Müdafaa harbi

 

002.189-Sana, Hilaller’i sorarlar. De ki:" O, İnsanlar ve Hacc için belirlenmiş Vakitler’dir.  Birr, Evler’e arkalarından gelmeniz değildir, ama Birr sakınanlar’ınkidir. Evler’e Kapıları’ndan girin. Allah'tan sakının, umulur ki Kurtuluş’a erersiniz.

 

002.190-Sizin’le Savaşanlar’a karşı Allah Yolu’nda savaşın, aşırı gitmeyin. Elbette Allah Aşırı-gidenler’i sevmez.

2.191- Onları, (Savaş’ta) bulduğunuz Yer’de öldürün ve Sizi çıkardıkları Yer’den Siz de Onlar’ı çıkarın. Fitne, Öldürme’den Beter’dir. Onlar Size karşı savaşıncaya kadar Siz, Mescid-i Haram yanında orada onlar’la savaşmayın. Sizin’le savaşırlarsa Siz de Onlar’la savaşın. Kafirler’in Ceza’sı işte böyledir.

002.192-Onlar, son verirlerse ( Siz de son verin).Şüphesiz Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

002.193-Fitne kalmayıncaya ve Din Allah'ın oluncaya kadar onlar’la savaşın. Eğer vazgeçerlerse, artık Zulum yapanlardan başkasına Düşmanlık yoktur.

002.194-Haram Ay, Haram Ay’a Karşılık’tır. Hürmetler Karşılıklı’dır. Öyleyse  kim size saldırırsa, size saldırdığı gibi siz de ona saldırın. Allah'tan İttiqa edin ve bilin ki kesinlikle Allah, Muttaqiler’le beraber’dir.

 

002.195-Allah Yolu’nda infaq edin ve kendinizi kendi El’inizle Tehlike’ye atmayın. İhsan edin. Elbet  Allah Muhsinler’i sever.

 

XXIV25    197-210   Hac

 

002.196-Hacc’ı da, Umre’yi de Allah için tamamlayın. Eğer kuşatılırsanız, artık Size Kolay gelen Hedy’i (gönderin). Qurban Yeri’ne varıncaya kadar Başlar’ınızı Traş etmeyin. Kim Siz’den Hasta ise ya da Baş’ından Şikayet’i varsa, onun ya Oruç ya Sadaqa veya Hedy olarak Fidye (vermeli). Güvenliğe kavuşursanız, Hacc’a kadar Umre ile yararlanmak isteyene, kolayına gelen bir Hedy. Bulamayana da, Hacc’da üç Gün, döndüğünüzde de yedi olmak üzere, bunlar tamı tamına On Oruç var’dır. Bu Ailesi Mescid-i Haram'da olmayanlar için’dir. Allah'tan korkun ve bilin ki Allah,  Cezası kesinlikle pek Çetin-olan’dır.

002.197-Hacc, Bilinen Aylar’dır. Böylelikle kim onlarda Hacc’ı farzederse, Hacc’da Kadın’a yaklaşmak, Fısq yapmak ve Kavga’ya girişmek yok’tur. Siz, Hayır adına ne yaparsanız, Allah, onu bilir. Azık edinin, kuşkusuz, Azığın en Hayırlısı Taqwa’dır. Ey Ulu’l-Elbab, Ben’den ittiqa edin.

002.198-Rabb’inizden bir Fazl istemenizde size Sakınca yoktur. Arafat'tan  hep birlikte indiğinizde Allah'ı, Meş'ar'ı Haram'da anın. O Sizi nasıl Doğru Yol’a hidayet etmişse, Siz de O'nu anın. Gerçek şu ki, siz bundan önce Dalalet’te olanlardandınız.

002.199-Sonra insanlar’ın akın ettiği Yer’den Siz de akın edin ve Allah'tan Bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah Gafur'dur. Rahim'dir.

002.200-İbadetler’inizi bitirdiğinizde, artık Atalar’ınızı andığınız gibi hatta ondan da Quvvetli bir Anma ile Allah'ı anın. İnsanlar’dan öylesi vardır ki: "Rabb'imiz bize Dünya’da ver" der, onun Ahiret’te Nasib’i yok’tur.

002.201-Onlar’dan öylesi de vardır ki: "Rabb'imiz, bize Dünya’da da Hasene ver, Ahiret'te de Hasene. Ve bizi Ateş’in Azabı’ndan koru." der.

002.202-İşte bunların kazandıklarına Karşılık Nasibler’i var’dır. Allah, Hesab’ı pek Seri Gören’dir. 

002.203-Sayılı Günler’de Allah'ı anın. İki Gün’de Elini Çabuk tutana Günah Yok’tur, Geri kalan’a da Günah yok’tur.(Bu) sakınan için. Allah'tan ittiqa edin ve gerçekten bilin ki, Siz O'na döndürüleceksiniz.

 

002.204-İnsanlar’dan öylesi vardır ki, Dünya Hayatı’na ilişkin Sözler’i Senin hoş’una gider  ve Qalb’indekine rağmen Allah'ı Şahid getirir; oysa o Azılı bir Düşman’dır.

002.205-O, İş Başı’na geçti mi Arz’da fesat çıkarmaya, Ekin’i ve Nesli Helak etmeye çabalar. Allah ise Fesad’ı sevmez.

002.206-O’na: "Allah'tan kork" denildiği zaman, O’nu Büyüklük Gururu Günah’a sürükleyerek kuşatır. Böylesine Cehennem yeter; ne kötü Yatak’tır o.

002.207-İnsanlar’dan öylesi de vardır ki, Allah'ın Rızası’nı aramak  için Nefs’ini Satın alır. Allah Kullar’ına karşı Şefkatli olan’dır.

002.208-Ey İman edenler, hepiniz Topluca Silm'e girin ve Şeytan’ın Adımları’nı izlemeyin. Çünkü o, Size Apacık bir Düşman’dır.

002.209-Size, apaçık Ayetler geldikten sonra yine Ayağınız kayarsa, bilin ki Allah, Aziz'dir, Hakim'dir.

002.210-Onlar, Bulut Gölgeleri içinde Allah'ın  Melekler’le Onlar’a gelmesini ve İş’in bitirilmesini mi gözlüyorlar?  Oysa İşler Allah'a döner.

 

XXV26 211-216   Mü'minlerin Uğradıkları Mihnetler

 

002.211-İsrailoğulları’na sor, Onlar’a nice Açık Ayet verdik. Kendilerine geldikten sonra kim Allah'ın Ni’meti’ni değiştirirse, elbette Allah, Ceza’sı pek Şiddetli olan’dır.

002.212-İnkar edenler’e Dünya Hayatı Çekici kılındı. Onlar, İman edenler’den kimileriyle alay ederler. Oysa Mutteqîler, Qıyamet Günü onlar’ın üstündedirler. Allah, dilediğine Hesapsız Rızıq verir.

002.213-İnsanlar Tek bir Ümmet’ti. Allah, Müjdeciler ve Uyarıcılar olarak Nebiler gönderdi ve beraberlerinde İnsanlar’ın anlaşmazlığa düştükleri Şeyler Konusunda, aralarında Hüküm vermek üzere Haqq Kitaplar indirdi. Oysa kendilerine Apaçık Ayetler geldikten sonra , birbirlerine karşı olan Bağy yüzünden Anlaşmazlığa düşenler, o verilenlerden başkası değildir. Böylece Allah, İman edenleri, hakkında Ayrılığa düştükleri Gerçeğe kendi İzniyle eriştirdi. Allah kimi dilerse onu Doğru’ya iletir.

002.214-Yoksa Siz’den önce gelip geçenlerin Hal’i, başına gelmeden Bahçe'ye gireceğinizi mi sandınız? Onlar’a öyle bir Yoksulluk, öyle dayanılmaz bir Zorluk çattı ve öylesine sarsıldılar ki, sonunda Elçi ve beraberindeki Mü'minler’le: " Allah'ın Yardım’ı ne zaman?" diyordu. Dikkat edin. Elbette Allah'ın Yardım’ı pek Yakın’dır.

 

002.215-Sana neyi İnfaq edeceklerini sorarlar. De ki: "Hayır olarak İnfaq edeceğiniz şey, Anne-baba’ya, Yakınlar’a, Yetimler’e, Yoksullar’a ve Yoloğlu’nadır. Hayır olarak her ne yaparsanız; Allah onu  elbette bilir."

 

002.216-Savaş ,hoşunuza gitmediği halde üzerinize yazıldı. Olurki hoşunuza gitmeyen bir Şey, Sizin için Hayırlı’dır ve olur ki, sevdiğiniz Şey      de Sizin için bir Şerr’dir. Allah bilir de Siz bilmezsiniz.

 

XXVVII27  217-221   Çeşitli Meseleler

 

002.217-Sana Haram olan Ay’ı, onda Savaşma’yı sorarlar. De ki:" Onda savaşmak Büyük (bir şey). Allah katında ise, Allah'ın Yolu’ndan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'a engel olmak ve Halq’ını oradan çıkarmak daha Büyük. Fitne ise, Qatil’den Beter’dir." Eğer güç yetirirlerse, Sizi Din’inizden geri çevirinceye kadar sizin’le Savaşma’yı sürdürürler. Siz’den kim Dininden geri döner ve Kafir olarak ölürse, artık Onların bütün Çalışmaları Dünya’da da Ahiret'te de boş’a çıkmıştır ve Onlar Ateş’in Halkı’dırlar, onda Sürekli kalacaklardır.

002.218-Elbette İman edenler, Hicret edenler ve Allah Yolu’nda Cihad edenler, işte onlar, Allah'ın Rahmeti’ni umabilirler. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

 

002.219-Sana Hamr’ı ve Kumar’ı sorarlar. De ki: "Onlarda hem Büyük Günah, hem İnsanlar için Yararlar var’dır. Ama Günahlar’ı Yararları’ndan daha Büyük’tür. Ve Sana neyi infaq edeceklerini sorarlar. De ki: "( İhtiyaç’tan ) Artakalan’ı." Böylece Allah, size Ayetler’ini açıklar, umulur ki düşünürsünüz.

002.220-Hem Dünya’da hem Ahiret'de. De ki: " Onları ıslah etmek Hayırlı’dır. Eğer Onlar’ı aranıza katarsanız, artık onlar Sizin Kardeşleriniz’dir. Allah fesat çıkaranı Islah edici’den bilir. Eğer Allah dileseydi Size Güçlük çıkarırdı. Elbette Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

 

XXVIII28  222-228   Kadınların Özel Halleri ve İddet

 

002.221-Müşrikeler’i İman edene dek niqahlamayın; Mü’mine bir Emeh  hoş’unuza gitse de Müşrike’den Hayırlı’dır. Müşrikler’i de nikahlamayın ta İman edene dek. Mü'min bir Abd (Köle) hoş’unuza gitse de Müşrik’ten daha Hayırlı’dır. Onlar Ateş'e çağırırlar, Allah ise kendi İzni’yle Bahçe'ye ve Mağfiret’e çağırır. O iİnsanlar’a Ayetler’ini açıklar. Umulur ki Öğüt alırlar.

002.222-Sana  Mehiz'i (ayhali) sorarlar. De ki: "O bir Eza’dır/ Rahatsızlık’tır. Ayhali’nde Kadınlar’dan ayrılın ve temizleninceye kadar /ondan kurtulana dek onlar’a yaklaşmayın. Temizlendiklerinde, Allah'ın Size emrettiği Mahal’den Onlar’a gidin/ varın. Elbette Allah, Tevbe edenler’i sever, Temizlenenler’i de /Arınanlar’ı da sever.

002.223-Kadınlar’ınız  Hars’dır size. Hars’nıza dilediğiniz gibi varın. Kendiniz için (bir şeyler) taqdim edin. Allah'tan da ittiqa edin ve bilin ki elbette O'na kavuşacaksınız. Mü'minler’i müjdele.

 

002.224-Bir de İyilik yapmanız, sakınmanız ve İnsanlar’ın arasını düzeltmeniz için Allah'ı Yeminler’inize Siper kılmayın. Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

002.225-Allah Sizi, Yeminler’inizdeki Lağv'den dolayı sorumlu tutmaz, fakat Sizi Qalpler’inizin kazandıklarından dolayı sorumlu tutar. Allah Gafur'dur, Halim'dir (yumuşak davranandır.)

 

XXIX 29   229-231   Talak

 

002.226-Kadınlar’ından uzaklaşmaya Yemin edenler için Dört Ay Bekleme Süresi var’dır. Eğer (yeminlerinden) dönerlerse, Elbette Allah, Gafur'dur, Rahim'dir.

002.227-Eğer Boşama’da kararlı davranırsa (boşanırlar.)  Elbette Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

002.228-Boşanmış(kadın)lar kendi kendilerine Üç Quru' beklerler. Eğer Allah'a ve Son Gün’e inanırlarsa Allah'ın Rahimler’inde yarattığını saklamaları onlara Helal olmaz. Kocalar’ı, bu süre içinde barışmak isterlerse, onları geri almada daha çok Haqq Sahibi’dirler. Onlar’ın lehine de ,aleyhlerinde ki Ma’ruf Haqq’a Denk bir Haqq var’dır. Yalnız Erkekler için Onlar üzerinde Derece (var). Allah Aziz'dir, Hakimdir.

 

XXX



002.229-Talaq İki defa’dır.(sonrası) ya Ma’ruf’la tutmak ya da İhsan’la bırakmak. Onlar’a verdiğiniz bir Şeyi geri almanız Sizin için Helal olmaz, ancak ikisinin Allah'ın Sınırları’nı Ayakta tutmayacaklarından korkmuş olmaları (başka). Eğer ikisinin Allah'ın Sınırları’nı ayakta tutamıyacaklarından korkarsanız, bu durumda (Kadının) Fidye vermesinde ikisi için de Günah yok’tur. İşte bunlar, Allah'ın Sınırları’dır, onlara Tecavüz etmeyin. Kim Allah'ın Sınırları’na Tecavüz ederse, Onlar Zalimler’in ta kendileridir.

002.230-Yine O’nu boşarsa, (Kadın) O’nun dışında bir başka Eş’le nikahlanmadıkca O’na Helal olmaz. Eğer (yeni eşi) O’nu boşarsa, Onlar (ilk Kocası ile kendisi) Allah'ın Sınırları’nı ayakta tutacaklarını sanıyorlarsa, tekrar birbirlerine dönmelerinde ikisi için de Günah yok’tur. İşte bunlar, Allah'ın Sınırları’dır, bilen bir Topluluk için bunları açıklar.

002.231-Kadınlar’ı boşadığınızda, Bekleme Süreleri’ni tamamlamışlarsa, Onlar’ı ya güzellik’le tutun ya da güzellik’le bırakın. Fakat Sınırları çiğnemeniz için Zararlarına olmak üzere Onlar’ı tutmayın. Kim böyle yaparsa artık O, kendi Nefsine zulmetmiş olur. Allah'ın Ayetleri’ni Oyun edinmeyin ve Allah'ın size verdiği, Ni’met’i ve Size Öğüt olsun diye indirdiği Kitab'ı ve Hikmet'i anın. Allah'tan İttiqa edin ve bilin ki Allah Herşey’i Bilen'dir.

 

XXXI30    232-235   Dul ve Boşanan kadınlar

 

002.232-Kadınlar’ı boşadığınızda, Bekleme Süreleri’ni de tamamlamışlarsa birbirleriyle Ma’ruf’ca anlaşırlarsa Onlar’a, kendilerini Kocalar’ına nikahlamalarına Engel çıkarmayın. İşte, içinizde Allah'a ve Son- Gün’e İman edenler’e bununla Öğüt verilir. Bu Sizin için daha Hayırlı ve daha Temiz’dir. Allah bilir de Siz bilmezsiniz.

002.233-Emzirme’yi tamamlamak isteyenler için Anneler Çocuklar’ını İki tam Yıl emzirirler. O(anne)lerin Yiyeceği, Giyeceği Örf’e uygun olarak, Çocuk kendisinin olana ait’tir. Kimseye güç yetireceğinin dışında teklif edilmez. Anne, Çocuğu, Çocuk kendisinin olan Baba da, Çocuğu dolayısıyla Zzrar’a uğratılmasın. Mirascı üzerindeki Sorumluluk da bunun gibidir. Eğer aralarında Rıza ile ve danışarak Süt’ten ayırmayı isterlerse, ikisi için de bir Güçlük yoktur.Ve eğer Çocuklarınızı (Sütanne’ye) emzirtmek isterseniz, Örf’e uygun vereceğinizi ödedikten sonra Size bir Sorumluluk yok’tur. Allah'tan İttiqa edin ve bilin ki, Allah yapmakta olduklarınızı Gören'dir.

002.234-İçinizden Ölenler’in bıraktığı Eşler, kendi kendilerine Dört Ay On Gün beklerler. Bu Bekleme Süresi dolduğundan, artık Onlar’ın kendi haklarında Ma’ruf bir şekilde yaptıklarından dolayı Size Sorumluluk yok’tur. Allah işlediklerinizden Haberdar'dır.

002.235-(İddet bekleyen) Kadınlar’ı nikahlamak istediğinizi (onlara) sezdirmenizde ya da böyle bir İsteği Gönlünüzde saklamanızda Sizin için bir Sakınca yok’tur. Gerçekte Allah, Sizin Onlar’ı anacağınızı bilmiştir. Sakın bilinen Sözler dışında Onlar’la gizlice vaidleşmeyin, Bekleme Süresi tamamlanıncaya kadar Nikah Bağı’nı bağlamaya kesin karar vermeyin. Ve bilin ki, elbette Allah Qalb’inizden geçeni bilmektedir. Artık ondan kaçının. Ve bilin ki şüphesiz Allah Gafur'dur, Halim'dir.

 

XXXI31    236-242   Kadınların Nafakaları

 

002.236-Kendilerine El sürmediğiniz, Mehirler’ini de tesbit etmediğiniz Kadınlar’ı boşamanızda Sizin için bir Sakınca yok’tur. Onlar’ı yararlandırın, Zengin olan kendi Gücü, Dar’da olan da kendi Gücü oranında, Ma’ruf bir şekilde yararlandırılmalı. (Bu), Muhsinler üzerinde bir Haq’tır.

002.237-Eğer onlara Mehir tespit eder de, El sürmeden boşarsanız, bu durumda kendileri ya da Nikah Bağı Elinde olanın Bağışlaması hariç tespit ettiğinizin yarısı onların’dır . Sizin bağışlamanız Taqwa’ya daha Yakın’dır. Üstünlüğü de unutmayın. Elbette Allah, yapmakta olduklarınızı Gören'dir.

 

002.238-Salatlar’ı ve  Salat-ı Wusta’yı koruyun ve Allah'a gönülden boyun Eğiciler olarak durun.

002.239-Eğer korkarsanız Yaya veya Binek’te iken kılın. Güvenliğe girdiğinizde ise, yine Allah'ı, Size bilmediklerinizi nasıl öğrettiyse öyle anın.

 

002.240-İçinizde ölüp de Eşler bırakmakta olanlar, (evlerinden) çıkarılmaksızın Sene’sine kadar yararlanmaları için Eşler’ine Vasiyet bıraksınlar. Ama Onlar çıkarlarsa, artık onların Ma’ruf olarak kendileri için yaptıklarından dolayı size Sorumluluk yoktur. Allah Aziz'dir, Hakimdir.

002.241-Boşanmış (Kadın)ların Ma’ruf bir tarz’da yararlanmaları var’dır. Bu Muttaqiler üzerine bir Haqq’tır.

002.242-İşte Allah, Size Ayetler’ini böyle açıklar. Umulur ki aqledersiniz.

 

XXXII 243-248   Harp Zarureti

 

002.243-Binlerce kişi’nin Ölüm korkusu’yla Yurtlar’ından çıktığını görmedin mi? Allah Onlar’a "Ölün" dedi, sonra da onları diriltti. Şüphesiz Allah, İnsanlar’a karşı Fazl Sahibi’dir. Ancak İnsanlar’ın çoğu şükretmez.

 

002.244-Allah Yolu’nda savaşın ve bilin ki, elbette Allah Semi’dir, Alim'dir.

 

002.245-Allah'ın Karşılığı’nı çok Artırma ile kat kat arttıracağı Güzel bir Borc’u verecek olan kim’dir? Allah, daraltır ve genişletir ve Siz O'na döndürüleceksiniz.

 

002.246-Musa'dan sonra İsrailoğulları’nın önde gelenlerini görmedin mi? Hani Nebiler’inden birine: "Bize bir Melik gönder de Allah Yolu’nda savaşalım" demişlerdi. O: "Ya üzerinize Savaş yazıldığı halde, savaşmayacak olursanız?" demişti. "Bize ne oluyor ki Allah Yolu’nda savaşmayalım? Ki biz Yurd’umuzdan çıkarıldık ve Çocuklar’ımızdan (uzaklaştırıldık)" demişlerdi. Ama Onlar’a Savaş yazıldığı zaman, az bir kısmı dışında yüz çevirdiler. Allah Zalimler’i bilir.

002.247-Onlar’a Nebiler’i dedi ki: "Allah Size Talut'u gönderdi. "Onlar: "Biz Melikliğe, O’na göre daha çok hak Sahibiyken ve O’na bir Mal Bolluğu verilmemişken, nasıl bizi yönetecek Mülk O’nun olabilir? demişlerdi. O demişti: "Doğrusu Allah Size O'nu seçti ve O’nun Bilgi ve Vucut Gelişimi’ni artırdı. Allah kime dilerse Mülk’ünü verir.  Allah Vasi'dir, Bilen'dir.

002.248-Nebiler’i ,Onlar’a dedi: "Onun Meliliği’nin Belgesi, Size Tabut'un gelmesi. Onda Rabb'inizden bir Sekine ile Musa Ailesi'nin ve Harun Ailesi'nin Artakalanlar’ı var.  Onu Melekler taşır. Eğer inanmışlarsanız ,bunda elbette Sizin için bir Delil var’dır."

 

XXXIII33  249-253   Hak Davası ığruna savaşın zarureti

 

002.249-Talut, Ordu’suya birlikte ayrıldığında dedi ki: "Doğrusu Allah Sizi bir Irmak’la İmtihan edecektir. Kim bundan içerse ,artık o Ben’den değildir ve kim de El’iyle bir Avuç hariç avuçlarsa o Ben’dendir. Onlar’dan az bir Bölümü dışında ondan içtiler. O, kendisiyle beraber İman edenler’le onu geçince Onlar (geride kalanlar): "Bugün bizim Calut'a ve Ordu’suna karşı gücümüz yok" dediler. Elbette Allah'a kavuşacaklarını umanlar şöyle dediler: "Nice az bir Topluluk daha çok olan bir Topluluğa Allah'ın İzni’yle Galip gelmiştir. Allah Sabredenler’le beraber’dir.

002.250-Onlar, Calut ve Askerler’ine karşı meydana çıktıklarında, dediler ki: "Rabb’imiz, üzerimize Sabır yağdır, Adımlarımızı Sabit kıl ve Kafirler Topluluğu’na karşı Bize Yardım et."

002.251-Böylece Onlar’ı, Allah'ın İzni’yle Yenilgi’ye uğrattılar. Davud, Calut'u öldürdü. Allah da O’na Mülk ve Hikmet verdi. O’na dilediğinden öğretti. Eğer Allah'ın, İnsanlar’ın bir kısmı ile bir kısmını def'i olmasaydı, Arz kesinlikle Fesad’a uğrardı. Ancak Allah, Alemler’e karşı büyük Fazl Sahibi’dir.

002.252-İşte bunlar, Allah'ın Ayetleri’dir. Onlar’ı Sana Haqq olarak tilavet ediyoruz. Sen de Gönderilen Elçiler’densin.

 

002.253-İşte bu Elçiler;  bir kısmını bir kısmına üstün kıldık. Onlar’dan, Allah'ın kendisiyle konuştuğu ve Dereceler’le yükselttiği vardır. Meryem oğlu İsa'ya apaçık Belgeler verdik ve O’nu Ruhu'l-Qudus ile destekledik. Şayet Allah dileseydi, kendilerine Apaçık Belgeler geldikten sonra, onlar’ın peşinden gelenler, birbirlerini öldürmezlerdi. Ancak ihtilaf’a düştüler. Onlar’dan kimi inandı, kimi de küfretti. Allah dileseydi birbirlerini öldürmezlerdi. Ama Allah dilediğini yapandır.

 

XXXIV34   254-257   Allahın Azamet ve Kudreti

 

002.254-Ey İman edenler, onda hiç bir Alış Verişin, hiç bir Dostluğun ve hiçbir Şefaat’ın olmadığı Gün gelmezden önce, size Rızıq olarak verdiklerimizden infaq edin. Kafirler, Onlar Zulmedenler’dir.

002.255-Allah. O'ndan başka İlah yoktur. Diri’dir, Qaim’dir. O'nu Uyuklama ve Uyku tutmaz. Göklerde de, Yer’de de ne varsa hepsi O'nundur. İzni olmaksızın O'nun  katında Şefaat’te bulunacak kimdir? O önlerindekini ve arkalarındakini bilir. Dilediği kadarının dışında, O'nun İlm’inden Hiçbir Şey’i kavrayıp-kuşatamazlar. O'nun Kürsü’sü, bütün Gökler’i ve Yer’i kaplamıştır. Onların Korunması O'na güç-gelmez. O, pek Yüce'dir, pek Büyük'tür.

002.256-Dinde Zorlama yoktur. Gerçek şu ki, Rüşd Sapıklık’tan Apacık ayrışmıştır. Artık kim Tağut’u tekfir edip Allah'a inanırsa, o Sapasağlam bir Kulp’a yapışmıştır; bunun Kopması yoktur. Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

002.257-Allah, iman edenlerin Weli’sidir. Onları Karanlıklar’dan Nur’a çıkarır. Küfredenlerin Weliler’i ise Tağut’tur. Onları Nur’dan Karanlıklar’a çıkarırlar. İşte onlar, Ateş’in Ashabı’dır, onda Sürekli kalacaklardır.

 

XXXV35    258-260   Ölüler Diriliyor

 

002.258-Allah, kendisine Mülk verdi diye Rabb'i Konusunda İbrahim'le tartışmaya gireni  görmedin mi? Hani İbrahim: "Benim Rabb'im diriltir ve öldürür" demişti. O da "Ben de öldürür ve diriltirim" demişti. İbrahim: "Şüphesiz Allah Güneş’i Doğu’dan getirir, Sen de onu Batı’dan getir" deyince, o küfreden böylece afallayıp kalmıştı. Allah, Zalimler Topluluğu’nu Hidayet’e erdirmez.

002.259-Ya da Altı-üstüne-gelmiş, Ipıssız duran bir Şehr’e uğrayan gibisini. Demişti ki: "Allah, burasını Ölüm’ünden sonra nasıl diriltecekmiş?" Bunun üzerine Allah, onu Yüz Yıl Ölü bıraktı, sonra onu diriltti. Demişti ki: "Ne kadar kaldın?" O: "Bir Gün veya bir Gün’den az kaldım" demişti."Hayır, Yüz Yıl kaldın, böyleyken Yiyeceğine bak, henüz bozulmamış, Eşeğine de bir bak. Seni İnsanlar’a Belge kılmamız için. Kemikler’e de bir bak nasıl bir araya getiriyoruz, sonra da Onlar’a Et giydiriyoruz?" demişti. O, kendisine Apaçık Belli olduktan sonra demişti ki: "Artık öğreniyorum ki gerçekten Allah, her Şey’e Güçyetiren'dir.

002.260-Hani İbrahim: "Rabb'im, bana Ölüler’i nasıl dirilttiğini göster." demişti. "İnanmıyor musun?" deyince "Hayır, ancak Qalb’imin tatmin olması için." demişti. Öyleyse, Dört Kuş tut. Onları kendine alıştır, sonra Onlar’ı her bir Parçasını bir Dağ’ın üzerine bırak, sonra da Onlar’ı çağır. Sana koşarak gelirler. Bil ki, Elbette Allah Aziz'dir. Hakim'dir.

 

XXXVI 36  261-266   Hak yolunda mali fedakarlık

 

002.261-Mallar’ını Allah Yolu’nda infak edenlerin Örneği Yedi Başak bitiren , her bir Başak’ta Yüz Tane bulunan bir Tek Tane’nin Örneği gibidir. Allah, dilediğine kat kat arttırır. Allah  Genişolan'dır, Bilen'dir.

002.262-Mallar’ını Allah Yolu’nda infak edenler, sonra infak ettikleri Şey’in peşinden başa kakmayan ve eziyet vermeyenlerin Ecirler’i Rableri katındadır, Onlar için Korku yoktur, onlar Mahzun da olmayacaklardır.

002.263-Güzel bir Söz ve Bağışlama, peşinden Eziyet gelen bir Sadaqa’dan daha Hayırlı’dır. Allah hiç bir Şey’e İhtiyac’ı Olmayan'dır, Halimdir.

002.264-Ey İman edenler, Allah'a ve Son-Gün’e inanmayıp, İnsanlar’a karşı Gösteriş olsun diye Mal’ını infak eden gibi Minnet ve Eziyet ederek Sadaqalar’ını Geçersiz kılmayın. Böylesi, üzerinde Toprak bulunan bir Kaya’ya benzer. Ona Sağanak bir Yağmur düştü mü, onu Çırılçıplak bırakır. Onlar kazandıklarından hiçbir Şey’e Güç yetiremezler. Allah Kafirler Topluluğu’na Hidayet etmez.

002.265-Yalnızca Allah'ın Rızası’nı istemek ve kendilerinde olanı kökleştirmek için Mallar’ını infaq edenler’in Örneği, yüksekçe bir Tepe’de bulunan, Sağnak Yağmur aldığında Ürünler’ini iki Kat veren bir Bahçe’nin Örneği’ne benzer ki ona Sağnak Yağmur isabet etmese de bir Çizintisi vardır. Allah yapmakta olduklarınızı Gören'dir.

002.266-Hangi biriniz ister ki ,altından Irmaklar akan Hurmalar’dan, Üzümler’den bir Bahçesi olsun, içinde kendisinin olan Bütün Ürünler de bulunsun, fakat kendisinde İhtiyarlık gelip çatsın, zayıf ve küçük Çocuklar’ı olsun, ona Ateşli bir Kasırga isabet etsin de yanıversin. İşte Allah ,Size Ayetler’ini böyle açıklar,umulur ki düşünürsünüz.

 

XXXVII    267-273   İyiliklerin faydası

 

002.267-Ey iman edenler ,kazandıklarınızın İyi olanı’ndan ve Sizin için Yer’den bitirdiklerimizden infak edin. Kendinizin göz yummadan alamayacağınız Bayağı Şeyler’i vermeye kalkışmayın ve bilin ki, elbette Allah, Hiçbir Şey’e İhtiyac’ı olmayan'dır, Hamid' dir.

002.268-Şeytan, Sizi Faqirlik’le korkutur ve Size Fahşa’yı emreder. Allah ise, Size kendisinden bir Bağışlama ve bol İhsan vadediyor. Allah Vasıy'dir, Bilen'dir.

002.269-Kime dilerse Hikmet'i O’na verir. Elbette kendisine Hikmet verilene büyük bir Hayır da verilmiştir.  Ulu’l-Elbab’dan başkası tezekkür etmez.

002.270-Nafaqa’dan her ne infak eder veya Adak’tan her ne adarsanız, elbette Allah onu bilir. Zulmedenler’in Yardımcılar’ı yoktur.

002.271-Sadaqalar’ı açıkta verirseniz o ne İyi ,fakat gizleyip de Faqirler’e verirseniz bu Sizin için daha Hayırlı’dır. O, Günahlar’ınızdan bir kısmını bağışlar. Allah yaptıklarınızdan Haberdar’dır.

002.272-Onlar’ın Hidayet’e ermesi Senin üzerinde değildir. Ancak Allah, dilediğini Hidayet’e eriştirir. Hayır olarak her ne infak ederseniz, kendiniz içindir. Zaten Siz, ancak Allah'ın Hoşnutluğu’nu istemekten başka infak etmezsiniz. Hayır’dan her ne infak ederseniz Haqsızlığa uğratılmaksızın Size eksiksizce ödenecektir.

002.273-Kendilerini Allah Yolu’nda adayan Faqirler içindir ki, Onlar, Arz’da dolaşmaya Güç yetiremezler. İffetleri’nden dolayı Cahil olan, Onlar’ı Zengin sanır. Sen Onlar’ı Yüzler’inden tanırsın. Yüzsüzlük ederek İnsanlar’dan istemezler. Hayır’dan her ne infaq ederseniz, elbette Allah onu bilir.

002.274-Onlar ki Mallar’ını Gece, Gündüz, Gizli ve Açık İnfaq ederler . Artık bunların Ecirler’i Rabb'leri katındadır. Onlar için Korku yoktur, onlar Mahzun da olmayacaklardır.

 

XXXVIII   274-281   Faizin Haram Oluşu

 

002.275-Riba yiyenler, ancak kendisini Şeytan çarpmış olanın Kalkış’ı gibi, çarpılmış olmaktan başka kalkmazlar. Bu, Onların: Alım Satım da ancak Riba gibi’dir." demelerinden dolayıdır. Oysa Allah, Alış Veriş’i Helal, Riba’yı ise Haram kıldı. Kime Rabb'inden bir Öğüt gelir de son verirse, artık Geçmiş’i kendisine, İş’i de Allah'a aittir. Kim de geri dönerse, artık Onlar Ateş’in Halkı’dır, orada onlar Sürekli kalacaklardır.

002.276-Allah, Riba’yı yokeder de Sadaqalar’ı artırır. Allah, Günahkar olan Kafirler’in hiçbirini sevmez.

002.277-Elbette İman edip de Güzel Çalışmalar’da bulunanlar, Salat’ı kılanlar ve Zekat’ı verenler, Onların Ecirler’i Rab'lerinin katındadır. Onlara Korku yoktur, Onlar Mahzun da olmayacaklardır.

002.278-Ey İman edenler ,Allah'tan ittiqa edin ve eğer inanmışsanız, Riba’dan Artakalan’ı bırakın.

002.279-Şayet böyle yapmazsanız, Allah'a ve Elçisi’ne karşı Savaş açtığınızı bilin, Eğer Tewbe ederseniz, artık Mallar’ınınızın Anası Sizindir. Ne zulmetmiş olursunuz, ne de Zulm’e uğrarsınız.

002.280-Eğer Zorluk içindeyse, O’na Elverişli bir Zaman’a kadar süre (verin). Sadaqa olarak bağışlamanız ise, Sizin için daha Hayırlı’dır, eğer bilirseniz.

002.281-Allah'a döneceğiniz Gün’den ittiqa edin. Sonra Herkese kazandığı eksiksizce ödenecek ve Onlar’a Haqsızlık da yapılmayacaktır.

 

XXXIX39   282-283   Akitler, senetler

 

002.282-Ey İman edenler, belirli bir Süre için borçlandığınız zaman onu yazınız. Aranızdan bir Yazıcı Doğru olarak yazsın. Yazıcı Allah'ın kendisine öğrettiği gibi  yazmaktan kaçınmasın, yazsın. Üzerinde Haqq olan da yazdırsın ve Rabb'i olan Allah'tan İttiqa etsin, ondan hiçbir Şey’i eksiltmesin. Eğer üzerinde Haq olan düşük akıllı ya da Za'f Sahibi veya kendisi yazmaya Güç yetiremeyecekse, Welisi dosdoğru yazdırsın. Erkekler’inizden de iki Şahid tutun, eğer iki Erkek yoksa, Şahidler’den Rıza göstereceğiniz bir Erkek ve biri şaşırdığında diğeri hatırlatacak iki Kadın. Şahidler çağrıldıkları zaman kaçınmasınlar. Onu az olsun çok olsun Süresiyle birlikte yazmaya üşenmeyin. Bu, Allah'ın katında en Adil, Şahidlik için en Sağlam olandır. Ancak aranızda devredip durduğunuz ve Peşin olarak yaptığınız Ticaret başka, bunu yazmamanızda Sizin için bir Sakınca yok’tur. Alış-veriş ettiğinizde Şahid tutun. Yazan’a da ,Şahid’e de Zarar verilmesin. (Aksini) yaparsanız, o, kendiniz için Fısq’tır. Allah'tan İttiqa edin. Allah Size öğretiyor. Allah Herşey’i Bilen'dir.

002.283-Eğer Yolculuk’ta iseniz ve Yazıcı da bulamazsanız, bu durumda alınan Rehin yeter. Şu durumda eğer birbirinize güveniyorsanız, kendisine Güven duyulan, Rabb'i olan Allah'tan İttiqa eden de Emanetini ödesin. Şahidliği gizlemeyin. Kim onu gizlerse, artık elbette, onun Qalbi Günahkar’dır. Allah, yapmakta olduklarınızı Bilen' dir.

 

XL   284-286   İslamın Zaferi

 

002.284-Gökler’de ve Yer’de ne varsa Allah'ındır. İçinizdekini açığa vursanız da, gizleseniz de, Allah Sizi onunla Sorgu’ya çeker. Sonra dilediğini bağışlar, dilediğini azablandırır. Allah Herşey’e Güçyetiren'dir.

002.285-Elçi, kendisine Rabb'inden indirilene iman etti, Mü'minler de. Tümü, Allah'a, Melekler’ine, Kitaplar’ına ve Elçiler’ine inandı. O'nun Elçiler’inden hiçbirini ayırtetmeyiz. İşittik ve itaat ettik. Rabbimiz bağışla, Varış ancak Sana'dır.

002.286-Allah, Hiçkimse’ye Güç yetireceğinden (vusat/kapasite) başkasını yüklemez. Kazandığı lehine, kazandıklarıda aleyhinedir. Rabb'imiz, unuttuklarımızdan ya da yanıldıklarımızdan dolayı Bizi Sorumlu tutma. Rabb'imiz, Biz’den öncekilere yüklediğin gibi Bize de Ağır yükleme.  Rabb'imiz, kendisine Güç yetiremeyeceğimiz/ güçümüzü aşan( takat) şey’i Bize taşıtma/ yükleme. Bizi affet, Bizi bağışla, Bizi esirge. Sen Bizim Mevlamızsın. Kafirler Topluluğu’na karşı da Bize Yardım et."                                                                                                                                                                                                                                                                      

 


 

 

094-008/el-ENFAL

Bismillahirrahmanirrahim

 

 

I1   1-10      Bedir savaşı

 

008.01- Sana Enfal'den sorarlar. De ki: "Enfal Allah'ın ve Elçisi'nindir. Buna göre eğer inanıyorsanız Allah'tan ittiqa edin, aranızı düzeltin. Ve Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin."

008.02- Mü'minler ancak o kimselerdir ki, Allah anıldığı zaman Yürekleri ürperir, O'nun Ayetler’i okunduğu zaman İmanlar’ını artırır ve yalnızca Rabb'lerine Tewekkül ederler.

008.03- Onlar Salat’ı kılarlar ve kendilerine Rızıq olarak verdiklerimizden infak ederler.

008.04- İşte gerçek Mü'minler bunlardır. Rabb'leri katında onlar için Dereceler, Bağışlanma, ve üstün bir Rızıq vardır.

 

008.05- Rabb'in Seni Ev’inden Haqq uğruna çıkardığında Mü'minler’den bir Gurup isteksizdi.

008.06- Artık açıkca ortaya çıktıktan sonra bile, sanki kendileri, göz göre göre Ölüm’e sürükleniyorlarmış gibi, Sen’inle Haq konusunda tartışıyorlardı.

008.07- Hani Allah, İki Topluluk’tan birinin elbette Sizin olacağını vadetmişti. Siz de Görkemsiz olan’ın Sizin olmasını istemiyordunuz. Oysa Allah, Sözler’iyle Haqq’ın gerçekleşmesini sağlamak Küfredenler’in arkasını kesmek istiyordu.

008.08- O, Suçlular istemese de Haqq’ı gerçekleştirmek ve Batıl’ı geçersiz kılmak için.

 

008.09- Siz Rabb'inizden Yardım taleb ediyordunuz, O da: "Elbette Ben Size birbiri ardınca Bin Melek ile Yardım ediciyim" diye cevap vermişti.

008.10- Allah, bunu, yalnızca bir Müjde ve Qalpler’inizin tatmin bulması için yapmıştı. (Yoksa) Allah'ın katından başkasına Nusret yoktur. Elbette Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

 

II2  11-19     Bedir Savaşı

 

008.11- Hani kendisinden bir Güvenlik olarak Sizi bir Uyuklama bürüyordu. Sizi kendisiyle Tertemiz kılmak, Siz’den Şeytan’ın Pisliği’ni gidermek, Qalpler’inizin üstünde pekiştirmek ve bununla Ayaklar’ınızı sağlamlaştırmak için Size Gök’ten Su indiriyordu.

008.12- Rabb'in Melekler’e wahyetmişti ki:"Elbette Ben Sizinleyim. İnananlar’a Sağlamlık katın, Küfredenler’in Qalbler’ine amansız bir Korku salacağım. Öyleyse vurun Boyunlar’ının üstüne, vurun Onların Bütün Parmaklar’ına."

008.13- Bu, tartışmasız, onların Allah'a ve Elçisi'ne baş kaldırmaları dolayısıyladır. Kim Allah'a ve Elçisi’ne baş kaldırırlarsa, elbette Allah Sonuçlandırması Pek Şiddetli olan’dır.

008.14- İşte bu, Sizin,  artık tadın bunu. Küfredenler için bir de Ateş Azabı vardır.

 

008.15- Ey İnananlar, Toplu olarak Kafirler’le karşılaştığınız zaman, Onlar’a arka çevirmeyin.

008.16- Kim Onlar’a böyle bir Gün’de yine savaşmak için bir yana çekilen ya da bir başka Bölüğe katılmak için Yer tutan’ın dışında arkasını çevirirse, gerçekten o, Allah'tan bir Gazab’a uğramıştır ve onun Barınma Yeri Cehennem’dir. Ne Kötü bir Yatak’tır o.

 

008.17- Onlar’ı Siz öldürmediniz, ama Onlar’ı Allah öldürdü. Attığın zaman da Sen atmadın, ama Allah attı. Mü'minler’i kendinden güzel bir İmtihan’la imtihan etmek için. Şüphesiz Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

008.18- İşte Size böyle... Gerçekten Allah, Kafirler’in Düzenlerini boşa çıkarmıştır.

 

008.19- Eğer Fetih istiyorduysanız, işte Size Fetih. Ama eğer vazgeçiyorsanız bu Sizin için daha Hayırlı’dır. Yok eğer geri dönerseniz Biz de döneriz. Topluluğunuz çok da olsa, Size bir Şey sağlayamaz. Çünkü Allah Mü'minler’le beraber’dir.

 

III3 20-28     Başarı Yolu

 

008.20- Ey İman edenler, Allah'a ve Elçisi’ne itaat edin. Siz de işitiyorken, ondan yüz çevirmeyin.

008.21- Ve: "Biz işittik" dedikleri halde, gerçekte işitmeyenler -kulak asmayanlar-  gibi olmayın.

008.22- Gerçek şu ki, Allah katında Yer’de Debelenenler’in en Kötüsü, aqletmez olan Sağırlar ve Dilsizler’dir.

008.23- Eğer Allah, Onlar’dan bir Hayır görseydi elbette Onlar’a işittirirdi. İşittirseydi bile, arka çevirenler olarak yüz çevirirlerdi.

008.24- Ey inananlar, Size Hayat verecek Şeyler’e Sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Elçisi'ne icabet edin. Ve bilin ki elbette Allah, Kişi ile Qalb’i arasına girer ve Siz gerçekten O'a döndürülüp toplanacaksınız.

008.25- Ve Sizler’den yalnızca Zulmedenler’e isabet etmekle kalmayan bir Fitne’den ittiqa edin. Bilin ki gerçekten Allah, Sonuçlandırması pek Şiddetli olan’dır.

 

008.26- Hatırlayın, hani Sizler sayıca Az’dınız ve Arz’da zayıf bırakılmışlardınız,  İnsanlar’ın Sizi yakalayıvermelerinden korkuyordunuz. İşte O, Sizi barındırandı, Sizi Yardım’ıyla destekledi ve Size Tertemiz Rızıqlar verdi. Umulur ki şükredersiniz.

008.27- Ey İnananlar, Allah'a ve Elçi’sine ihanet etmeyin, Siz de biliyorken Emanetler’inize de ihanet etmeyin.

008.28- Bilin ki, Sizin Mallar’ınız ve Çocuklar’ınız ancak bir Deneme’dir. Elbette Allah  Büyük Fadl Sahibi’dir.

 

IV4  29-38     Müslümanlar ve Kabenin Yönetimi

 

008.29- Ey İnananlar, Allah'tan ittiqa ederseniz, Size Furqan’ı (doğruyu yanlıştan ayıran’ı) verir, Allah ise, elbette  Büyük Karşılık katında olandır.

 

008.30- Hani o Küfredenler, Seni tutuklamak ya da öldürmek veya Seni Sürgün etmek amacıyla, Sana tuzak kuruyorlardı. Onlar bu Tuzağı tasarlıyorken, Allah da bir Düzen kuruyordu. Allah, Düzen kuranlar’ın Hayırlı’sıdır.

008.31- Ayetlerimiz Onlar’a okunduğu zaman: "İşittik" dediler," İstesek, Biz de bunun bir Benzerini söyleyebiliriz. Bu, Eskiler’in Masalları’ndan başka değil’dir."

008.32- Bir de: " Ey Allah'ımız, eğer bu bir Gerçek olarak Senin katından ise, Gök’ten üzerimize Taş yağdır veya Acıklı bir Azab getir." demişlerdi.

008.33- Oysa Sen, içlerinde bulunduğun sürece, Allah Onlar’ı azablandıracak değildir. Ve onlar, Bağışlanma dilemektelerken de Allah Onlar’ı azablandıracak değildir."

008.34- Onlar Mescid-i Haram'dan alıkoyarlarken (yesuddune) ve onun Koruyucuları değilken Allah, ne diye Onlar’ı azablandınmasın? Onun Koruyucular’ı yalnızca İttiqa edenler’dir. Ancak Onlar’ın çoğu   bilmezler.

008.35- Onların Beyt'in önündeki Salat’ları, Islık  çalmaktan/ mukaen ve El çırpmaktan/tesdiyetün Kandırma ve İnkar) başkası değildir. Artık Küfrettikleriniz nedeniyle Azab'ı tadın.

008.36- Gerçek şu ki, Küfredenler Allah'ın Yolu’ndan engellemek için Mallar’ını harcarlar, bundan böyle de harcayacaklardır. Sonra bu, Onların Kahırlı Özlemler’ini olacaklardır, sonra da Bozgun’a uğrayacaklardır. Küfredenler sonunda Cehennem’e sevkolunacaktır.

008.37- Bu, Allah'ın Murdar’ı Temiz’den ayırdetmesi, Murdar’ı, bir kısmını bir kısmı üzerinde kılıp Tümünü biriktirerek Cehennem’e atması içindir. İşte bunlar Hüsran’a uğrayanlar’dır.

008.38- O Küfredenler’e de ki: "Eğer vazgeçerlerse geçmişteki Şeyler bağışlanacaktır. Ama yine dönecek olurlarsa, önceki Sünnet elbette geçmiş olacaktır."

 

V5   39-44     Bedir ve Muhammed a.ın Peygamberliği

 

008.39- Fitne kalmayıncaya ve Din’in hepsi Allah'ın oluncaya kadar Onlar’la savaşın. Şayet vazgeçecek olurlarsa,  elbette Allah, yapmakta olduklarını Gören'dir.

008.40- Yüz çevirirlerse, bilin ki gerçekten Allah Sizin Mevla'nızdır. O ne güzel Mevla'dır ve ne de güzel Yardımcı'dır.

 

008.41- Bilin ki, Ganimet olarak ele geçirdiğiniz Şeyler’in Beştebir’i, elbette Allah'ın, Elçisi'nin, Yakınlar’ın, Yetimler’in, Yoksullar’ın ve Yolcu’nundur. Eğer Allah'a, Haqq ile Batıl’ın birbirinden ayrıldığı Gün, İki Ordu’nun karşı karşıya geldiği Gün’de Kul’umuza indirdiğimize iman ediyorsanız Allah Herşey’e Güçyetiren'dir.

008.42- Hani Siz Wadi’nin yakın Kenarı’nda, onlar da Uzak Yamacı’ndayken, Kervan ise Siz’den daha aşağı’daydı. Eğer sözleşseydiniz kaçınılmaz olarak Sözleşme Yeri Konusunda  Anlaşmazlığa düşerdiniz, ancak Allah olacağı olan (yapılmasını irade buyurduğu) işi gerçekleştirmek için. Helak olan Apaçık Delil’le Helak olsun yaşayan da  Beyyine ile yaşasın diye. Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

008.43- Hani Allah, Onlar’ı Sana Uyku’nda Az gösteriyordu, eğer Sana çok gösterseydi gerçekten Yılgınlığa kapılacaktınız ve İş (tutulacak yol) n Konusunda gerçekten Çekişme’ye düşecektiniz. Ancak Allah Esenlik bağışladı. Çünkü o, elbette Sineler’in Özü’nde saklı-duran’ı Bilen'dir.

008.44- Karşı karşıya geldiğinizde Allah olacağı olan İş’i gerçekleştirmek için Onlar’ı Gözlerinize Az gösteriyordu. Sizi de Onların Göz’ünde azaltıyordu. Ve İşler Allah'a döndürülür.

 

VI6  45-48     Zafer ve Çokluk

 

008.45- Ey İnananlar, bir Topluluk’la karşı karşıya geldiğiniz zaman, Dayanıklılık gösterin ve Allah'ı çokca zikredin. Umulur ki Felah bulursunuz.

008.46- Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin ve çekişip birbirinize düşmeyin. Çözülüp yılgınlaşırsanız, Güc’ünüz gider. Sabredin. Elbette Allah, Sabredenler’le beraber’dir.

008.47- Bir de Yurtlar’ından Refah’tan şımarıp azıtarak, İnsanlar’a gösteriş yaparak çıkanlar ve Allah'ın Yolu’ndan alıkoyanlar gibi olmayın. Allah, Onlar’ın yapmakta olduklarını Çepeçevre Kuşatan’dır.

008.48- O zaman Şeytan Onlar’a Ameller’ini Çekici göstermiş ve Onlar’a: "Bugün Sizi İnsanlar’dan Bozgun’a uğratacak Kimse yok’tur ve Ben de Sizin Yardımcı’nızım." demişti. Ne   zaman ki, İki Topluluk birbirini görür gibi oldu o, İki Topuğu üstünde geri döndü ve : "Elbette Ben Siz’den Uzağım. Çünkü Ben Sizin görmediğinizi görmekteyim, Ben Allah'tan da korkmaktayım." dedi. Allah, Sonuçlandırması pek Şiddetli olan’dır.

 

VII7 49-58     Düşman Kuvvetin Za'fı

 

008.49- Münafıqlar ve Qalpler’inde Hastalık bulunanlar şöyle diyorlardı:      "Bunları Dinler’i aldattı. Oysa kim Allah'a Tewekkül ederse, elbette Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

008.50- Melekler’i, Onlar’ın Yüzler’ine ve Arkalar’ına vurarak: "Yakıcı Azab’ı tadın" diye o Küfredenler’in Canları’nı alırken görmelisin."

008.51- Bu Eller’inizin önceden taqdim etmesi ve Allah'ın gerçekten Kullar’a Zulmedici olmamasındandır.

008.52- Fir'awn Ailesi’nin ve Onlar’dan Öncekiler’in Gidiş’i gibi. Allah'ın Ayetleri’ne küfrettiler de , Allah Onlar’ı Günahlar’ından dolayı yakaladı. Elbette Allah Büyük Quvvet Sahibi’dir, Sonuçlandırma’sı Şiddetli-olan’dır.

008.53- Nedeni şu: Bir Qawim, kendinde olanı değiştirinceye kadar Allah, O’na Nimet olarak bağışladığını değiştirecek değildir. Allah Elbette İşiten'dir, Bilen'dir.

008.54- Fir'awn Aile'sinin ve Onlar’dan Öncekiler’in Gidiş’i gibi. Onlar Rabb'lerinin Ayetlerini yalanladılar, Biz de günahlar’ı dolayısıyla onlar’ı yıkıma uğrattık. Fir'awn Ordusu’nu Su’da boğduk. Onlar’ın tümü zulmedenler’di.

008.55- Allah katında yer’de debelenenler’in en kötüsü, şüphesiz küfredenler’dir, Artık onlar inanmazlar.

008.56-Bunlar içlerinden Anlaşma yaptığın kimselerdir ki, sonra her defasında Ahidler’ini bozarlar. Onlar ittiqa etmezler.

008.57- Bundan dolayı Savaş’ta onlar’ı yakalarsan, öyle darmadağın et ki, onlar’la arkalarından gelecek olanlar  Umulur ki ibret alırlar.  

008.58- Eğer bir Qavm’in ihanet edeceğinden korkarsan, Sen de Açık ve Adil bir tutumla at. Gerçekten Allah, İhanet edenler’i sevmez.

 

IX   59-64     Sulh ve Kuvvet

 

008.59- Küfredenler, kaçıp kurtulacaklarını sanmasınlar, gerçek şu ki, Onlar (bizi) Aciz bırakamazlardı.

008.60- Onlar’a karşı Güc’ünüzün yettiği kadar Quvvet ve Besili Atlar hazırlayın. Bununla Allah'ın Düşman’ı ve Sizin Düşmanınız’ı ve bunların dışında Sizin bilmediğiniz Allah'ın bildiği diğerlerini korkutup caydırınız. Allah Yolu’nda her ne infaq ederseniz Size Eksiksiz ödenir ve Siz Haqsızlığa uğratılmazsınız.

 

008.61- Eğer Onlar Barış’a eğilim gösterirlerse Sen de ona eğilim göster ve Allah'a tewekkül et. Çünkü O, İşiten'dir, Bilen'dir.

008.62- Onlar, Seni aldatmak isterlerse, elbette Allah Sana yeter. O, Seni Yardım’ıyla ve Mü'minler’le destekledi.

008.63- Ve onların Qalbler’ini uzlaştırdı. Sen, Arzdakiler’in tümünü/ Arz’da ne varsa harcasaydın bile, Onlar’ın Qalbler’ini uzlaştıramazdın. Ama Allah, onların Aralarını uzlaştırdı. Çünkü  Aziz'dir, Hakim'dir.

008.64- Ey Nebi, Sana ve Seni izleyen Mü'minler’e Allah yeter.

 

9    65-75     Müslümanlar ve üstünlükleri

 

008.65- Ey Nebi, Mü'minler’i Savaş’a teşvik et. Eğer içinizde sabreden Yirmi Kişi bulunursa, İkiyüz’ü mağlup eder. Ve eğer içinizde Yüz’ü bulunursa, bunlar da Kafirler’den Bin’ini yener. Çünkü Onlar kavramayan bir Qawm’dir.

008.66-Şimdi Allah Siz’den hafifletti ve Siz’de bir Zaaf olduğunu da bildi. Siz’den Yüz Sabırlı bulunursa İkiyüz’ünü Bozgun’a uğratır. Eğer Siz’den Bin olursa İkibin’ini yener. Allah Sabredenler’le beraberdir.

008.67- Hiç bir Nebi'ye Yeryüzü’nde kesin bir Zafer kazanıncaya kadar Esir alması yakışmaz. Siz Dünya’nın Geçici Yararı’nı istiyorsunuz. Oysa Allah Ahiret'i istemektedir. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

008.68- Eğer Allah'ın Geçmiş’te bir Yazması olmasaydı aldıklarınıza karşılık Size gerçekten büyük bir Azab dokunurdu.

008.69- Artık Ganimet olarak elde ettiklerinizden  Helal ve Temiz olarak yiyin ve Allah'tan korkup-sakının. Hiç şüphesiz Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

008.70- Ey Nebi! Eller’inizdeki Esirler’e de ki: "Eğer Allah Sizin Qalpler’inizde bir Hayır olduğunu bilirse Size Siz’den alınandan daha Hayırlı’sını verir ve Sizi bağışlar. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

008.71- Eğer Sana ihanet etmek isterlerse Onlar daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi böylece o da Onlar’ın Bozgun’a uğramaları için Sana imkan vermişti. Allah Bilen'dir, Hakim'dir.

 

008.72- Gerçek şu ki İnananlar, Hicret edenler, ve Allah Yolu’nda Mallarıyla ve Canlarıyla Cihad edenler ile Barındıranlar ve Yardım edenler işte birbirlerinin Welisi olanlar bunlardır. İman edip Hicret etmeyenler Onlar Hicret edinceye kadar Sizin Onlar’a hiç bir Şey’le Velayetiniz Sözkonusu değil’dir, yoktur. Ama Din konusunda Siz’den Yardım isterlerse Yardım üzerinizde bir Yükümlülük’tür. Ancak Sizler’le Onlar arasında Anlaşma bulunan bir Qawn’in aleyhine değil. Allah yaptıklarınızı Gören'dir.

008.73- Küfredenler birbirlerinin Welileri’dirler. Eğer Siz bunu yapmazsanız Yeryüzü’nde bir Fitne ve Büyük bir Fesat olur.

008.74- İnananlar, Hicret edenler ve Allah Yolu’nda Cihad edenler ile Barındıranlar ve Yardım edenler işte gerçek Mü'min-olan bunlar’dır. Onlar için bir Bağışlanma ve Üstün bir Rızıq var’dır.

008.75- Bundan sonra İnanan ve Hicret edenler ve Sizinle birlikte Cihad edenler, işte Onlar da Siz’dendir. Aqrabalar Allah'ın Kitab'ına göre birbirlerine Öncelikli’dir. Doğrusu Allah herşeyi Bilen'dir.

 


 

 

095.003/ALİ İMRAN

Bismillahirrahmanirrahim

 

I1   1-9       Kitap ile tefsiri

 

003.01- E.L.M.

003.02- Allah, O'ndan başka İlah yok’tur. Diri'dir, Qaim'dir.

003.03- O Sana Kitab’ı Haqq ve kendinden öncekileri Doğrulayıcı olarak indirdi. O Tewrat'ı ve İncil'i de indirdi.

003.04- Ki Onlar bundan önce İnsanlar için bir Hidayet’ti. Doğru’yu Yanlış’tan ayıran Furqan'ı da indirdi. Gerçek şu     ki Allah'ın Ayetleri’ni İnkar edenler için şiddetli bir Azab var’dır. Allah Aziz'dir, İnktikam-alıcı’dır.

003.05- Şüphesiz Yer’de de Gök’te de Allah'a Hiçbir Şey gizli kalmaz.

003.06- Rahimlerde Size dilediği gibi Suret-veren odur. O’ndan başka İlah yoktur. Aziz'dir, Hakim'dir.

 

003.07- Sana Kitabı indiren O'dur. Ondan Kitab’ın Anası olan bir Kısım Ayetler Muhkem’dir. Diğerleri de Benzeşenler’dir. Qalpler’inde bir Kayma olanlar fitne çıkarmak ve onun Te'vil’ini yapmak için ondan Müteşabih’e uyarlar. Oysa onun Te’vil’ini Allah'tan      başkası bilmez. İlim’de Derinleşenler ise "Biz ona inandık onun tümü Rabb'mizin katındadır" derler. Ulu’l-Elbab’dan başkası Öğüt almaz.

003.08- "Rabb'imiz Bizi Hidayet’e erdirdikten sonra Qalpler’imizi kaydırma ve yanından Bize bir Rahmet bağışla. Şüphesiz Bağışı en çok olan Sen'sin Sen."

003.09- "Rabb'imiz kendisinde Şüphe olmayan bir Gün’de İnsanlar’ı elbette Sen toplayacaksın .Doğrusu Allah Va’d’inden caymaz."

 

II2  10-20     Tevhid Bütün Dinlerin esasıdır

 

003.10- Elbette Küfredenler, Onların Mallar’ı da  Çocuklar’ı da kendilerine Allah'tan Hiçbir Şey kazandırmaz ve Ateş'in Yakıtı olan bunlar’dır.

003.11- Tıpkı Fir'avun Ailesi ve Onlar’dan öncekilerin Gidiş Tarzı gibi. Ayetler’imizi yalanladılar. Böylece Allah Günahlar’ı nedeniyle Onlar’ı yakalayıverdi. Allah Ceza’yla Sonuçlandırması Pek-Şiddetli olan’dır.

003.12- Küfredenler’e de ki:" Yakında Yenilgi’ye uğratılacaksınız. Ve toplanıp Cehenmem’e sürüleceksiniz. Ne kötü Yatak’tır o.

 

003.13- Karşı karışaya gelen iki Topluluk’ta Sizin için andolsun bir Ayet var’dır. Bir Topluluk Allah Yolu’nda vuruşuyordu, diğeri ise Kafir’di ki Göz görmesi ile karşılarındakini kendilerinin İki Katı görüyorlardı. İşte Allah dilediğini Yardım’ıyla destekler. Süphesiz      bunda Basiret Sahipleri için gerçekten İbret  var’dır.

003.14- Kadınlar’a, Oğullar’a, Kantar Kantar yığılmış Altın ve Gümüş’e, Salma Güzel Atlar’a, Hayvanlar’a ve Ekinler’e duyulan Şehvet Tutkusu İnsanlar için süslendi. Bunlar  Dünya Hayatı’nın Metaı’dır.  Allah ise, varılacak olanın Güzel olanı katında olandır.

003.15- De ki: "Size bundan daha Hayırlı olanı bildireyim mi? İttiqa edenler için Rabb'lerinin katında içinde Temelli kalacakları altından Irmaklar akan Bahçeler, Tertemiz Eşler ve Allah'tan da bir Rıza var’dır. Allah Kulları Hakkıyla Gören'dir."

003.16- Ki onlar: "Rabb'imiz elbette Biz inandık. Artık Bizim Günahlar’ımı bağışla ve Bizi Ateş'in Azabı’ndan koru" diyenler,

003.17- Sabrenler, Doğru olanlar, Gönül’den Boyun eğenler, İnfaq edenler ve Seherler’de Bağışlanma dileyenler’dir.

003.18- Allah Adalet’i ayakta tutarak gerçekten kendisinden başka İlah olmadığına Şehadet etti. Melekler ve İlim Sahipleri de. Aziz ve Hakim olan O’ndan başka İlah yok’tur.

003.19- Elbette Din, Allah katında İslam’dır. Kendilerine Kitap verilenler ancak kendilerine İlim geldikten sonra aralarındaki Kıskançlık /Bağy yüzünden Ayrılığa düştüler. Kim Allah'ın Ayetleri’ne küfrederse gerçekten Allah Hesab’ı çabuk-Gören'dir.

003.20- Eğer Seninle tartışırlarsa de ki: "Ben Bana uyanlarla birlikte kendimi Allah'a teslim ettim. Ve kendilerine Kitap verilenler’le Ümmiler’e de ki:" Siz de teslim oldunuz mu?" Eğer Teslim olurlarsa gerçekten Hidayet’e ermişlerdir. Fakat yüz çevirirlerse artık yalnızca Sana düşen Tebliğ’dir. Allah Kullar’ı Hakkıyla Gören'dir.

 

III3 21-30     Allahın Yeryüzündeki Azamet ve Adaleti

 

003.21- Allah'ın Ayetleri’ne küfredenler, Peygamberler’i Haqsızca öldürenler ve İnsanlar’dan Adalet’i emredenleri öldürenler, işte onlar’a Acıklı bir Azab'ı müjdele.

003.22- Onlar yaptıkları Dünya’da ve Ahiret'te boşa gidenlerdir ve Onlar’ın Yardımcılar’ı yok’tur.

 

003.23- Kendilerini Kitap’tan bir Pay verilenleri görmedin mi? Aralarında Allah'ın Kitab'ı hükmetsin diye çağrılıyorlar da Onlar’dan bir Bölüm’ü çevriliyor: İşte Onlar böyle arka-dönenler’dir.

003.24- Bu Onlar’ın "Ateş Bize Sayılı Günler dışında Kesinlikle dokunmayacak" demelerindendir. Onlar’ın bu İftiralar’ı Dinler’i konusunda kendilerini Yanılgı’ya düşürmüştür.

003.25- Artık Onlar’ı kendisinde Şüphe olmayan bir Gün’de topladığımız ve her bir Nefs’e kendileri Haqsızlığa uğratılmaksızın kazandığı tam olarak ödendiğinde nasıl olacak?

003.26- De ki: "Ey Mülk’ün  Sahibi Allah'ım, dilediğine Mülk’ü verirsin ve dilediğinden de Mülk’ü çekip alırsın. Dilediğini aziz kılar, dilediğini alçaltırsın. Hayır Senin El’indedir ve gerçekten Sen  herşey’e Güçyetiren'sin.

003.27- Gece’yi Gündüz’e katarsın, Gündüz’ü de Gece’ye katarsın. Diri’yi Ölü’den çıkarır, Ölü’yü de Diri’den çıkarırsın. Sen dilediğine Hesapsız Rızıq verirsin.

 

003.28- Mü'minler Mü'minler’i bırakıp da Kafirler’i Weliler edinmesin. Kim böyle yaparsa Allah'tan Hiçbir Şey yok’tur. Ancak Onlar’dan Korunma gayesi ile sakınmanız başka. Allah Sizi kendisiyle sakındırır, Varış Allah'adır.

003.29- De ki: "Sineler’de olanı gizleseniz de açığa vursanız da, Allah O’nu bilir. Ve Gökler’de olan’ı da Yer’de olan’ı da bilir. Allah herşey’e Güçyetiren'dir.

003.30- Her bir Nefs’in Hayır’dan yaptıklarını Hazır bulduğu ve her ne Kötülük işlediği ise onunla kendisi arasında Uzak bir Mesafe olmasını istediği o Gün’ü düşünün. Allah sizi kendisi ile sakındırır. Allah Kullar’ına karşı Şefkatli olan’dır.

 

IV4  31-41     Bir Milletin Son Güzideleri

 

003.31- De ki: "Eğer siz Allah'ı seviyorsanız Bana uyun Allah da Sizi sevsin ve Günahlar’ını bağışlasın. " Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

003.32- De ki:" Allah'a ve Elçisi’ne iİtaat edin, eğer yüz çevrirlerse şüphesiz Allah Kafirler’i sevmez."

 

003.33- Gerçek şu ki Allah  Adem'i Nuh'u İbrahim Ailesi ve İmran Ailesi'ni Alemler üzerine seçti.

003.34- Onlar birbirlerinden türeme Tek bir Zürriyet’tir. Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

003.35- Hani İmran'ın Hanım’ı: "Rabb'im Karnım’da olanı her türlü Bağımlık’tan Özgürlüğe kavuşturulmuş olarak Sana adadım , Ben’den qabul et, elbette İşiten, Bilen Sensin Sen" demişti.

003.36- Fakat O'nu doğurduğunda Allah O'nun ne doğurduğunu daha İyi bilirken dedi ki: "Rabb'im O'nu doğrusu bir Kız doğurdum. Erkek ise Kız gibi değildir. O'na Meryem Ad’ını koydum, ben O'nu ve Soyunu o Taşlanmış Şeytan’dan Sana sığındırırım."

003.37- Bunun üzerine Rabb'i O'nu Güzel bir Qabul’le qabul etti ve O'nu Güzel bir Bitki gibi yetiştirdi. Zerekiya'yı da     O'na Sorumlu kıldı. Zekeriya ne zaman Mihrab’a girdi ise yanında bir Yiyecek buldu. "Meryem Sana nerden bu?" deyince "Bu Allah'ın katı’ndandır, elbette Allah dilediğine Hesapsız  Rızık-Veren'dir" dedi.

003.38- Orada Zekeriya Rabb'ine Dua etti. "Rabb'im, Bana katından Tertemiz bir Soy Armağan et. Doğrusu Sen Duaları İşiten'sin’ dedi.

003.39- O Mihrab’ta Salat kılmakta ikan Melekler O'na seslendi. "Allah Sana Yahya'yı müjdeler, O Allah’tan olan Kelime'yi Doğrulayan , Efendi, İffetli ve Salihler’den bir Nebi'dir."

003.40- Dedi: "Rabb'im, Bana gerçekten İhtiyarlık ulaşmışken ve Karım da Kısır’ken nasıl Benim bir Oğlum olabilir? "Böyledir" dedi. Allah dilediğini yapar.

003.41- Zekeriya dedi ki:" Rabb'im Bana bir Ayet ver." "Belgen, İşaretler dışında İnsanlar’la üç Gün konuşmamandır. Rabb'ini çokca zikret ve Akşam Sabah O’nu zikret" dedi.

 

V5   42-54     İsa'nın doğması ve Peygamber olması

 

003.42- Hani Melekler de "Meryem, şüphesiz Allah Seni Seçkin kıldı, Seni arındırdı ve Alemler’in Kadınları üzerine seçti " demişti.

003.43- "Meryem, Rabb'ine Gönül’den itaatte bulun, Secde et ve Ruqu edenler’le birlikte ruqu et."

003.44- Bunlar, Gayb Haberleri’ndendir. Bunları Sana vahyediyoruz. Onlar’dan hangisi Meryem'i Sorumluluğu’na alacak diye Qalemler’iyle Kura atarlarken Sen yanlarında değildin, çekişirlerken de yanlarında değildin.

003.45- Hani Melekler, demişti ki: "Meryem, doğrusu Allah, kendinden bir Kelime'yi Sana müjdelemektedir. O'nun adı Meryem Oğlu İsa Mesih'tir. O, Dünya’da da, Ahiret'te de Onurlu ve Muqarrebler'dendir.

003.46- "Beşikte de, Yetişkinliğinde de İnsanlar’la konuşacaktır. Ve O Salihler'dendir."

003.47- "Rabbim, Bana bir Beşer dokunmamışken, nasıl Bana bir Çocuk olabilir?" dedi. Allah neyi dilerse yaratır. Bir İş’in olmasına karar verirse, yalnızca ona "ol "der, o da hemen oluverir."

003.48- "O'na Kitab'ı, Hikmet'i, Tevrat'ı ve İncil'i öğretecek."

003.49- İsrailoğulları'na Elçi kılacak."Gerçek şu ki, Ben Size Rabb'inizden bir Ayet’le geldim. Ben Size Çamur’dan Kuş biçiminde bir Şey oluşturur, içine üflerim, o da hemencecik Allah'ın İzni’yle Kuş oluverir. Ve Allah'ın izni’yle Doğuş’tan Kör olanı, Alaca Hastalığına tutulan’ı iyileştirir ve Ölü’yü diriltirim. Yediklerinizi ve sakladıklarınızı Size Haber veririm. Şüphesiz eğer inanmışsanız Sizin için kesin bir Ayet var’dır."

003.50- "Tewrat'tan önümde bulunanı Doğrulamak ve Size Haram kılınan bazı Şeyler’i Size Helal kılmak üzere, Size Rabb'inizden bir Ayet’le geldim. Artık Allah'tan ittiqa edin ve Bana itaat edin."

003.51- "Gerçekten Allah, Benim de Rabb'im, Sizin de Rabb'inizdir. Öyleyse O'na İbadet edin. Mustaqim Sırat budur."

003.52- Nitekim İsa, Onlar’dan Küfr’ü sezince, dedi ki: "Allah için Bana Yardımedici'ler kimdir?" Hawariler: "Allah'ın Yardımcıları Biz’iz. Biz Allah'a inandık. Bizim gerçekten Müslümanlar olduğumuza Şahid ol." dedi.

003.53- "Rabb'imiz, Biz indirdiğine inandık ve Elçi’ne tabi olduk. Böylece Bizi Şahidler’le beraber yaz."

003.54- Onlar bir Düzen kurdular. Allah da bir Düzen kurdu. Allah Düzen Kurucular’ın en Hayırlı’sıdır.

 

VI6  55-63 İsa aleyhindeki iftiraları reddediyor

 

003.55- Hani Allah İsa'ya demişti ki: "Ey İsa, doğrusu Senin Hayat’ına Ben son-vereceğim. Seni Kendime yükselteceğim, Seni Küfredenler’den temizleyeceğim ve Sana Tabi olanlar’ı Qıyamet'e kadar Küfredenler’in üstüne geçireceğim. Sonra dönüşünüz yalnızca Bana'dır. Hakkında Anlaşmazlığa düştüğünüz Şey’de aranızda Ben hükmedeceğim.

003.56- "Küfredenleri ise, Dünya’da ve Ahiret'te Şiddetli bir Azab’la azablandıracağım. Onların hiç Yardımcılar’ı yoktur."

003.57- "İman edip Salih Çalışmalar’da bulunanların Ecirler’i Eksiksiz ödenecektir. Allah Zalimler’i sevmez."

003.58- Bunları Biz Sana Ayetler’den ve Hikmet'li Zikr'den okuyoruz."

003.59- Elbette Allah katında İsa'nın Durumu, Adem'in Durumu gibidir. O'nu Toprak’tan yarattı, sonra O’na "ol" demesiyle o da hemen oluverdi.

003.60- Gerçek, Rabbindendir.  Öyleyse Kuşku’ya kapılanlar’dan olma.

003.61- Artık Sana gelen bunca İlim’den sonra, O'nun hakkında Seninle Tartışmalar’a girişirlerse de ki. "Gelin, Oğullarımız’ı ve Oğullarınız’ı, Kadınlarımız’ı ve Kadınlarınız’ı, kendimizi ve kendinizi çağıralım, sonra Karşılıklı-lanetleşelim de Allah'ın La’neti’ni Yalanlayanlar’ın üstüne kılalım."

003.62-Elbette bu, gerçek olan bir Haber’dir. Allah'tan başka İlah yoktur. Ve elbette Allah Aziz ve Hakim'dir.

003.63- Eğer yüz çevirirlerse, elbette Allah, Fesatcılar’ı bilir.

 

VII  64-71     Ortak iddialar

 

003.64- De ki: "Ey Kitap Ehli, Bizimle Sizin aranızda Ortak bir Kelime’ye gelin: Allah'tan başkasına Kulluk etmeyelim, O'na hiçbir Şey’i Ortak koşmayalım ve Allah'ı bırakıp da kimimiz kimimizi Rabbler edinmeyelim. "Eğer yine de yüz çevirirlerse, deyin ki: "Şahid olun, Biz gerçekten Müslümanlar’ız."

003.65- "Ey Kitap Ehli, İbrahim konusunda ne diye tartışıyorsunuz? Tewrat'da, İncil'de ancak O’ndan sonra indirilmiştir. Yine de aqletmeyecek misiniz?"

003.66- İşte Sizler böylesiniz. Hakkında bilginiz olan şeyde tartıştınız, ama hakkında hiç Bilginiz olmayan Şey’de ne diye tartışıyorsunuz? Oysa Allah Bilir, Sizler bilmezsiniz.

003.67- İbrahim, ne Yahudi, ne de Hrıstiyan’dı. Ancak O, Hanif bir Müslüman’dı, Müşrikler’den değildi.

003.68- Doğrusu, İnsanlar’ın İbrahim'e en yakın olan’ı, O'na uyanlar ve Peygamber’le İman edenler’dir. Allah Mü'minler’in Welisi’dir.

003.69- Kitap Ehli'nden bir Bölük Sizi saptırmayı arzuladı. Fakat Onlar ancak kendilerini saptırdılar da Şuuruna varmazlar.

003.70- Ey Kitap Ehli, Siz Şahid olurken, ne diye Allah'ın Ayetleri’ni inkar ediyorsunuz?

003.71- Ey Kitah Ehli, neden Haqq’ı Batıl ile örtüyor ve Siz de bildiğiniz halde Haqq’ı gizliyorsunuz?

 

VIII 72-80     Müslümanlar aleyhindeki suikastlar

 

003.72- Kitap Ehli'nden bir Bölümü, dedi ki: "İman edenler’in üzerine inene, Gündüz’ün Başlangıcı’nda inanın, Bitim’inde ise inkar edin. Belki Onlar da dönerler."

003.73- "Ve Sizin Dininiz’e uyanlardan başkasına inanmayın." De ki: "Hiç Tartışmasız Doğru Yol Allah'ın Doğruyolu'dur. Size verilenin bir benzeri Biri'ne veriliyor ya da Rabb'inizin katında Onlar size karşı Deliller getiriyorlar, diye mi? "De ki: "Şüphesiz Fadl Allah'ın Eli'ndedir. Onu dilediğine verir. Allah Vasiy (Geniş-olan) dır, Bilen'dir."

003.74- O, kime dilerse Rahmetini tahsis eder, Allah büyük Fadl Sahibi’dir.

003.75- Kitap Ehli'nden öylesi vardır ki, O’na bir Kantar Emanet bıraksan O’nu Sana öder. Onlar’dan öylesi de var’dır ki, O’na bir Dinar Emanet bıraksan, Sen, O’nun Tepesine dikilip durmadıkca O’nu Sana ödemez. Bu Onlar’ın Ümmiler konusunda üzerimize bir Yol yok’tur" demelerindendir. Oysa Onlar kendileri de bildikleri halde Allah'a karşı Yalan söylemektedirler.

003.76- Hayır, kim Ahd’ine wefa eder ve sakınırsa elbette Allah da Muttaqiler’i sever.

003.77- Allah'ın Ahdi’ni ve Yeminler’ini az bir Değer’e karşılık satanlar, işte Onlar, Ahiret'te Onlar için Hiçbir Pay yok’tur. Qıyamet Günü'nde Allah Onlar’la konuşmaz, Onlar’ı gözetmez ve Onlar’ı arındırmaz. Ve Onlar için Acıklı bir Azab vardır.

003.78- Onlar'dan öyleleri de vardır ki, Dillerini Kitab'a doğru bükerler, Siz onu Kitap'tan sanasınız diye. Oysa o Kitap'tan değildir." Bu Allah katındandır" derler. Oysa o, Allah katından değildir. Ve onlar, kendileri de bildikleri halde Allah'a karşı yalan söylerler.

003.79- Beşer’den Hiçkimse’nin, Allah kendisine Kitab'ı, Hükm’ü ve Nübüvvet’i versin de, sonra o, İnsanlar’a: "Allah'ı bırakıp Bana kulluk edin" demesi yoktur. Fakat o, "Öğretmekte olduğunuz ve Ders yaptığınız Kitab'a göre Rabbani'ler olunuz (der).

003.80- O, Melekler’i ve Nebiler’i Sizin Rabbler edinmenizi de emretmez. Siz Müslüman olduktan sonra, Size Küfr’ü mü emredecek?

 

IX   81-91 Eski Peygamberler ve Müslümanlar

 

003.81- Hani Allah Nebiler’den Misaq almıştı: "Andolsun Size Kitap ve Hikmet'ten verip sonra Size beraberinizdekini Doğrulayan bir Elçi geldiğinde, O'na kesin olarak İman edecek ve O'na Yardım’da bulunacaksınız. "Demişti ki: "Bunu ikrar ettiniz ve bu Ağır Yüküm’ü aldınız mı?" Onlar: "İkrar ettik" demişlerdi de "Öyleyse Şahid olun, Ben de Sizinle birlikte Şahid olanlar’danım." demişti.

003.82- Artık kim bundan sonra sırt çevirirse, Onlar Fasıqlar’dır.

003.83- Peki Onlar, Allah'ın Dini’nden başka bir Din mi arıyorlar? Oysa Gökler’de ve Yer’de ne varsa istese de istemese de O'na teslim olmuştur ve O'na döndürülmektedirler.

003.84- De ki: "Biz Allah'a, Bize indirilene, İbrahim, İsmail, İshaq, Ya’qup ve Torunları’na indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve Nebi’lerine Rabb'lerinden verilenlere iman ettik. Onlar’dan Hiçbiri arasında farq görmeyiz. Ve Biz O'na Teslim olmuşlarız."

003.85- Kim İslam'dan başka bir Din ararsa asla O’ndan qabul edilmez. O, Ahiret'te de qayb’a uğrayanlar’dandır.

003.86- Kendilerine Apaçık Belgeler geldiği ve Elçi'nin Haq olduğuna Şahid oldukları halde, İmanlar’ından sonra Küfreden bir Qawmi Allah nasıl Hidayet’e eriştirir? Allah zulmeden bir Qawm’i Hidayet’e eriştirmez.

003.87- İşte bunların Cezası, Allah'ın Melekler’in ve Bütün İnsanlar’ın Lanetleri’nin üzerine olmasıdır.

003.88- İçinde Temelli Kalıcı’dırlar. Onlar’ın Azabı hafifletilmez ve Onlar gözetilmezler.

003.89- Ancak bundan sonra Tewbe edenler, Salih olanlar başka. Çünkü Allah gerçekten Gafur'dur, Rahim'dir.

003.90- Doğrusu, İmanlar’ından sonra Küfredenler, sonra da Küfürler’ini arttıranlar, bunların Tewbeler’i kesinlikle qabul edilmez. İşte bunlar Sapıklar’dır.

003.91- Elbette küfredip Kafir olarak ölenler, bunların Hiçbirisi’nin Arz Dolusu Altın’ı olsa, bunu Fidye olarak verse de kesin olarak qabul edilmez. Onlar için Acıklı bir Azab var’dır ve Onlar’ın Yardımcıları yok’tur.

 

X    92-101          Kabe İslamın Merkezi

 

003.92- Sevdiğiniz Şeyler’den infaq edinceye kadar asla Birr'e erişemezsiniz. Her ne infaq ederseniz, elbette Allah O'nu bilir.

003.93- Tewrat indirilmeden önce, İsrail'in kendine Haram kıldıklarından başka, İsrailoğulları’na Bütün Yiyecekler Helal idi. De ki: "Şu halde eğer Doğru’ysanız, Tewrat'ı getirin de O'nu okuyun."

003.94- Artık bundan sonra kim Allah'a karşı yalan uydurursa işte onlar Zalim olanlar’dır.

003.95- De ki: "Allah Doğru’yu söyledi. O halde Haqq’!a yönelmiş olarak İbrahim'in Milleti’ne uyun. Zira O Müşrikler’den değildi.

 

003.96- De ki: "Gerçek şu ki, İnsanlar için İlk kurulan Ev, Bekke'de, o Kutlu ve Bütün İnsanlar için Hidayet olan’dır.

003.97- Orada Apaçık Ayetler ve İbrahim'in Maqamı vardır. Kim oraya girerse o Güvenlik’tedir. Ona bir Yol bulup Güçyetirenler’in Ev'i haccetmesi Allah'ın İnsanlar üzerindeki Haqq’ıdır. Kim de Küfrederse elbette , Allah Alemler’e karşı Ganiy'dir.

 

003.98- De ki: "Ey Kitap Ehli, Allah yapmakta olduklarınıza Şahid iken, ne diye Allah'ın Ayetleri’ne küfrediyorsunuz?"

003.99- De ki: "Ey Kitap Ehli, Sizler Şahidler olduğunuz halde, ne diye İman edenleri Allah Yolu’ndan onda bir Çarpıklık bulmaya yeltenerek çevirmeye çalışıyorsunuz? Allah, yapmakta olduklarınızdan Gafil değildir."

003.100-Ey İman edenler, eğer kendilerine Kitap verilenler’den herhangi bir Guruba/Takıma boyun eğecek olunsanız, Sizi İman’ınızdan sonra Kafirler yapmış olarak geri çevirirler/ tekrar Küfr’e döndürülürler.

003.101-Allah'ın Ayetleri Size tilavet olunuyorken ve O'nun Elçi’si içinizdeyken nasıl oluyor da inkar ediyorsunuz? Kim Allah'a Sımsıkı tutunursa, artık elbette o, Dosdoğru olan bir Yol’a yöneltilmiştir.

 

XI11 102-109   Muvaffakiyet Yolu

 

003.102-Ey İman edenler, Allah'tan nasıl ittiqa etmek gerekiyorsa öylece ittiqa edin ve Siz ancak Müslüman olmaktan başka-şekilde ölmeyin.

003.103-Allah'ın İpi’ne hepiniz Sımsıkı yapışın. Dağılıp ayrılmayın. Ve Allah'ın Sizin üzerinizdeki Ni’met’ini hatırlayın. Hani Siz Düşmanlar idiniz. O, Qalpler’inizin arasını uzlaştırdı. Ve Siz O'nun Ni’met’iyle Kardeşler olarak sabahlardınız. Yine Siz, tam bir Ateş Çukuru’nun kıyısındayken, oradan Sizi kurtardı. Umulur ki Hidayet’e erersiniz diye Allah, Size Ayetler’ini işte böyle açıklar.

003.104-Sizden, Hayr’a çağıran Ma'ruf’u emreden ve Münker’den sakındıran bir Ümmet bulunsun.  Kurtuluş’a erenler işte bunlardır.

003.105-Kendilerine Apaçık Belgeler geldikten sonra, parçalanıp ayrılan ve Anlaşmazlığa düşenler gibi olmayın. İşte Onlar için Büyük bir Azab var’dır.

 

003.106-Bazı Yüzler’in ağaracağı, bazı Yüzler’in kararacağı Gün. Yüzler’i karacak olanlar’a: "İman’ınızdan sonra inkar ettiniz, öyle mi? Öyleyse inkar etmenize Karşılık olarak Azab’ı tadın."

003.107-Yüzler’i ağaranlar ise, artık onlar Allah'ın Rahmet’i içindedirler. İçinde de Temelli kalacaklardır.

003.108-Bunlar Sana Haqq olarak  tiavet ettiğimiz Allah'ın Ayetleri’dir. Allah, Alemler’e Zulum isteyen değildir.

003.109-Gökler’de olanlar da, Yer’de olanlar da Allah'ındır ve İşler Allah'a döndürülür.

 

XII12 110-120   Yahudilerle ilişkiler

003.110-Siz, İnsanlar için çıkarılmış Hayırlı bir Ümmet’siniz, Ma'ruf olan’ı emreder, Münker olan’dan sakındırır ve Allah'a iman edersiniz. Kitap Ehli de inanmış olsaydı elbette kendileri için Hayırlı olurdu. İçlerinden İman edenler var’dır, fakat çoğunluğu Fısqedenler’dir.

003.111-Onlar Size Eza’dan başka Kesinlikle bir zarar veremezler. Eğer Sizinle savaşırlarsa Size arkalarını dönüp kaçarlar. Sonra kendilerine Yardım da edilmez.

003.112-Her nerede bulunurlarsa bulunsunlar, Allah'ın İpi'ne ve İnsanlar’ın İpi’ne sığınanlar başka, Onlar’a Zillet vurulmuştur. Onlar, Allah'tan bir Gazab’a uğradılar da üzerlerine Aşağılanma vuruldu (Miskinliğe mahkum edildiler). Bu, Allah'ın Ayetleri’ni inkar etmeleri ve Nebiler’i Haqqsız yere öldürmeleri nedeniyledir. Bu,İsyan etmeleri ve Haddi aşmaları dolayısıyladır.

003.113-Onların tümü bir değil’dir. Kitap Ehli'nden Ayakta duran bir Ümmet vardır ki, Gece Vakitleri’nde Secde’ye kapanarak Allah'ın Ayetleri’ni okurlar.

003.114-Bunlar, Allah'a ve Ahiret Günü'ne İman eder, Ma'ruf’u emreder, Münker’den sakındırır ve Hayırlar’da yarışırlar. İşte bunlar Salih olanlar’dır.

003.115-Onlar Hayır’dan her ne yaparlarsa, elbette ondan yoksun bırakılmazlar. Allah, Muttaqiler’i Bilen'dir.

003.116-Gerçekten Küfredenler’in ise, ne Mallar’ı ne Çocuklar’ı, Onlar’a Allah'tan yana birşey sağlayamaz. İşte Onlar, Ateş'in Halkı’dırlar. Onda Temelli kalacaklardır.

003.117-Onlar’ın bu Dünya Hayatı’ndaki harcamalarının Misal’i, kendilerine zulmetmiş olan bir Qawm’in Ekini’ne İsabet eden Kavurucu Soğukluk’taki bir Rüzgar’ın Misali gibidir ki onu Helak etmiştir. Allah, Onlar’a zulmetmedi, fakat kendi kendilerine zulmettiler.

 

003.118-Ey İman edenler, kendinizden olmayanı Sırdaş edinmeyin. Onlar Size Kötülük ve Zarar vermekte kusur etmezler, Size Zorlu bir Sıkıntı verecek Şey’den hoşlanırlar. Buğz Ağızlar’ından dışa vurmuştur. Sineler’inin Gizli tuttukları ise daha Büyük’tür. Size Ayetlerimizi açıkladık. Belki aqledersiniz.

003.119-Sizler, işte böylesiniz, oysa Onlar Sizi sevmezler. Siz Kitab'ın Tümü’ne inanırsınız, Onlar Sizinle karşılaştıklarında (inandık) derler. Kendi başlarına kaldıklarında ise, Size karşı olan Kin ve Öfkeler’inden dolayı Parmak Uçları’nı ısırırlar. De ki: "Kin ve Öfkenizle ölün." Şüphesiz Allah, Sineler’in Özü’nde olanı     Bilen'dir."

003.120-Size bir İyilik dokununca Onlar’ı tasalandırır, Size bir Kötülük isabet edince ise onunla sevinirler. Eğer Siz sabreder ve sakınırsanız, onlar’ın Hileli Düzenler’i Size hiç bir Şey’le zarar veremez. Elbette Allah yapmakta olduklarını Kuşatan'dır.

 

XIII13    121-129   Uhud Savaşı

 

003.121-Hani Sen, Mü’minler’i savaşmak için elverişli Yerler’e yerleştirmek için Ev’inden erkenden ayrılmıştın. Allah İşiten'dir, Bilen'dir.

003.122-O zaman da Siz’den İki Bölük, neredeyse geri çekilmek istemişti. Oysa Allah Onlar’ın Yardımcısı’ydı. Artık Mü'minler yalnızca Allah'a Tewekkül etmelidirler.

003.123-Andolsun, Siz Güçsüz iken Allah Size Bedir'de Yardım’ıyla Zafer verdi. Şu halde Allah'tan ittiqa edin ki O'na şükredebilesiniz.

003.124-Sen Mü'minler’e: "Rabb'inizin size Melekler’den indirilmiş Üçbin Kişi’yle Yardım etmesi Size yetmez mi?" diyordun.

003.125-Evet, eğer sabrederseniz, ittiqa ederseniz ve Onlar da aniden üstünüze çullanırlarsa, Rabb'iniz Size Melekler’den Nişanlı Beşbin Kişi’yle Yardım ulaştırıcaktır.

003.126-Allah bunu Size ancak bir Müjde olsun ve Qalpler’iniz bununla tatmin bulsun diye yaptı, Nusret ancak Azim ve Hakim olan Allah katında’dır.

003.127-(bununla) Küfredenler’in İleri Gelenleri’ni kessin ya da Umutlar’ı Suya düşmüşler olarak onları Tepesi aşağı getirsin de geri dönüp gitsinler.

003.128-(O'nun) Onlar’ın Tewbeler’ini qabul etmesi veya Zalimler olduklarından dolayı azablandırması işinden Sana bir şey yoktur.

003.129-     Gökler’de ve Yer’de olanların tümü Allah'ındır. Kimi dilerse bağışlar, kimi dilerse azablandırır. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

 

XIV  130-143   Zafer Nasıl Kazanılır

 

003.130-Ey İman edenler, kat kat artırılmış Riba’yı yemeyin. Ve Allah'tan ittiqa edin, umulur ki kurtulursunuz.

003.131-Ve Kafirler için hazırlanmış olan Ateş'ten sakının.

003.132-Allah'a ve Elçisi’ne itaat edin, umulur ki Rahmet’e kavuşturulursunuz.

003.133-Rabb'inizden olan Mağfiret’e ve En’i Gökler’le Yer kadar olan Bahçe için yarışın. O, Muttaqiler için hazırlanmıştır.

003.134-Onlar, Bolluk’ta da, Darlık’ta da infaq edenler, Öfkeler’ini yenenler ve İnsanlar’dan Bağışlanma ile geçenlerdir. Allah, Muhsinler’i sever.

003.135-Ve Fahşa işledikleri ya da kendilerine Zulmettikleri zaman, Allah'ı hatırlayıp hemen Günah’ınızdan dolayı Bağışlanma isteyenlerdir. Allah'tan başka Günahlar’ı bağışlayan kim’dir? Bir de Onlar yaptıkları üzerinde bildikleri halde Israrla durmayanlardır.

003.136-İşte bunların Karşılığı, Rabb'lerinden Bağışlanma ve ebedi kalacakları içinden Irmaklar akan Bahçeler’dir. Böyle yapanlara ne Güzel Ecr var.

003.137-Gerçek şu ki Siz’den önce nice Sünnetler geçti. Bundan dolayı Arz’da gezin de Yalanlayanlar’ın uğradıkları Sonuç nasıl oldu bir görün.

003.138-Bu, İnsanlar için bir Beyan, Muttaqiler için de bir Hidayet ve Öğüt’tür.

003.139-Gevşemeyin, üzülmeyin, eğer iman etmişseniz En Üstün olan Sizlersiniz.

003.140-Eğer bir Yara aldıysanız, o Qawm’a de benzeri bir Yara değmiştir. O Günler’i Biz İnsanlar arasında devredip dururuz. Bu Allah'ın İman edenler’i ayırması ve Siz’den Şahidler edinmesi içindir. Allah Zulmedenler’i sevmez.

003.141-(bu) Allah'ın İman edenler’i arındırması ve Küfredenler’i yok etmesi içindir.

003.142-Yoksa Siz, Allah, içinizden Cihad Edenler’i ayırdetmeden ve Sabredenler’i de  ayırdetmeden Bahçe'ye gireceğinizi mi sandınız?

003.143-Andolsun, Siz onunla karşılaşmadan önce Ölüm’ü temenni ediyordunuz. İşte Siz bakıp dururken onu gördünüz de.

 

XV   144-148   Bozgunluk anında sebat

 

003.144-Muhammed, yalnızca bir Elçi'dir. Ondan önce de nice Elçiler geçti. Şimdi O ölürse ya da öldürülürse, Siz Topuklarınız üzerinde gerisin geriye mi döneceksiniz? İki Topuğu üzerinde gerisin geri dönen Kimse, Allah'a kesinlikle Zarar veremez. Allah, Şükredenler’i pek yakında ödüllendirecektir.

003.145-Allah'ın İzni olmaksızın hiç bir Nefis ölmez. O, Süresi belirtilmiş bir Yazı’dır. Kim Dünya’nın Yararı’nı isterse O’na ondan veririz, kim de Ahiret Sevabı’nı isterse O’na da ondan veririz. Biz Şükredenler’i pek yakında ödüllendireceğiz.

003.146-Nice Nebiler’le birlikte birçok Rabbaniler Savaş’a girdiler de, Allah Yolu’nda kendilerine isabet edenden dolayı ne Gevşeklik gösterdiler, ne de boyun eğdiler. Allah Sabredenler’i sever.

003.147-Onlar’ın söyledikleri: "Rabb'imiz, Günahlar’ımızı ve işimizdeki Aşırılıklar’ımızı bağışla, Ayaklar’ımızı sağlamlaştır ve Bize Kafirler Topluluğu’na karşı Yardım et." demelerinden başka bir Şey değil’dir.

003.148-Böylece Allah, Dünya Sevabı’nı da Ahiret Sevabı’nın Güzelliğini de Onlar’a verdi. Allah Muhsinler’i sever.

 

XVI16 149-155   Uhud bozgunu

 

003.149-Ey İman edenler, eğer Küfredenler’e itaat ederseniz, Sizi Topuklarınız üzerinde geri çevrilirler, böylece Büyük Hüsran’a uğrayanlar’a dönersiniz.

003.150-Hayır, Sizin Mevlanız Allah'tır. O, Yardım edenler’in en Hayırlısı’dır.

003.151-Kendisi hakkında Hiçbir İspatlı Delil indirmediği Şey’i Allah'a Ortak koştuklarından dolayı Küfredenler’in Qalpler’ine Korku salacağız. Onlar’ın Barınma Yerleri Ateş'tir. Zalimler’in Konaklama Yeri ne Kötü’dür.

003.152-Andolsun, Allah Size verdiği Söz’ünde Sadıq kaldı. Siz O'nun İzni’yle Onlar’ı kırıp geçiriyordunuz. Öyle ki sevdiğinizi Size gösterdikten sonra, Siz Yılgınlık gösterdiniz, isyan ettiniz ve Emir konusunda çekiştiniz. Siz’den kiminiz Dünya’yı istiyor, kiminiz de Ahiret'i istiyordu. Sonra denemek için Sizi ondan çevirdi. Ama (yine de) Sizi bağışladı. Allah Mü'minler’e karşı Fadl-Sahibi’dir.

003.153-Siz o zaman durmaksızın uzaklaşıyor, kimseye dönüp bakmıyordunuz. Elçi de Sürekli Sizi arkadan çağırıyordu. El’inizden kaçırdıklarınıza ve Size İsabet eden’e üzülmemeniz için Sizi Keder’den Keder’e uğrattı. Allah, yaptıklarınızdan Haberdar'dır.

003.154-Sonra Keder’in ardından üzerinize bir Güvenlik Duygusu indirdi, bu Uyuklama ki, içinizden bir Bölük’ü sarıveriyordu. Bir Bölük de, Canları Derdine düşmüştü. Allah'a karşı Haqsız yere Cahiliye Zannı’yla Zanlar’a     kapılarak: "Bu İş’ten Bize ne var? " diyorlardı. De ki: "Elbette İş’in tümü Allah'ındır." Onlar, Sana açıklamadıkları Şey’i içlerinde gizliyorlar, bu İş’ten bize bir Şey olsaydı, Biz burada öldürülmezdik" diyorlar. De ki: "Eğer Evler’inizde olsaydınız, üzerinize öldürülmesi Yazılmış olanlar, yine devrilecekleri Yerler’e gidecekti. Allah Sineler’inizdekini denemek ve Qalpler’inizdekini arındırmak için yaptı. Allah Sineler’de saklanan’ı Bilen'dir.

003.155-İki Topluluğun karşı karşıya geldikleri Gün, Siz’den Geri dönenleri, kazandıkları bazı Şeyler dolayısıyla Şeytan Onların Ayağı’nı kaydırmak istemişti. Ama andolsun ki, Allah Onlar’ı affetti. Elbette Allah, Gafur'dur, Halim'dir.

 

XVII17    156-171   Müminlerin ayırdedilmesi

 

003.156-Ey İman edenler, Küfredenler ile Arz’da gezerken veya Savaş’ta bulundukları sırada (ölen)Kardeşleri için: "Yanımızda olsalardı, ölmezlerdi" diyenler gibi olmayın. Allah, bunu Onların Qalpler’inde Kahırlı bir Özlem olarak kıldı. Dirilten ve Öldüren Allah'tır. Allah, yapmakta olduklarınızı Gören'dir.

003.157-Andolsun, eğer Allah Yolu’nda öldürülür ya da ölürseniz, Allah'tan olan bir Bağışlanma ve Rahmet, Onların bütün Toplamakta olduklarından daha Hayırlı’dır.

003.158-Andolsun, ölseniz de, öldürülseniz de elobette Allah'a toplanacaksınız.

003.159-Allah'tan bir Rahmet dolayısıyla, Onlar’a Yumuşak davrandın. Eğer Kaba, Katı Yürekli olsaydın Onlar Çevrenden dağılır giderlerdi. Öyleyse Onlar’ı bağışla, Onlar için bağışlanma dile ve İş Konusunda onlar’la Müşavere et. Eğer azmedersen artık Allah'a Tewekkül et. Elbette Allah, Tewekkül edenler’i sever.

003.160-Eğer Allah Size Yardım ederse, artık Sizi Yenilgi’ye uğratacak yoktur ve eğer Sizi yalnız bırakacak olursa, ondan sonra Size Yardım edecek kim’dir? Öyleyse Mü'minler, yalnızca Allah'a Tewekkül etsinler.

003.161-Hiçbir Nebi'ye Emanet’e İhanet yaraşmaz. Sonra Her Nefs ne kazandıysa Eksiksiz olarak ödenir. Onlar Haqsızlığa da uğratılmazlar.

003.162-Allah'ın Rızası’na uyan Kişi, Allah'tan bir Gazab’a uğrayan kişi gibi midir? Ne kötü Barınak’tır o?

003.163-Allah katında Onlar derece derece’dir. Allah yapmakta olduklarını Gören'dir.

003.164-Andolsun ki Allah Mü'minler’e, içlerinde kendilerinden Onlar’a bir Elçi göndermekle Lutuf’ta bulunmuştur. Onlar’a Ayetler’ini okuyor ,Onlar’ı arındırıyor ve Onlar’a Kitab'ı ve Hikmet'i öğretiyor. Ondan önce ise Onlar apaçık bir Sapıklık içindeydiler.

003.165-İki Misline uğrattığınız bir Musibet Size isabet edince mi: "Bu nereden?" dediniz. De ki: " O, Sizin kendinizdendir. "Şüphesiz Allah , Herşey’e Güçyetiren'dir.

003.166-İki Topluluğun karşı karşıya geldiği Gün, Size isabet eden ancak Allah'ın İzni’yle idi. (Bu Allah’ın) Mü'minler’i ayırdetmesi içindi.

003.167-Münafıklık yapanları da Belirtmesi içindi. Onlar’a: "Gelin, Allah'ın Yolu’nda savaşın ya da Savunma yapın" denildiğinde, "Biz Savaşma’yı bilseydik elbette Sizi izlerdik" dediler. O Gün Onlar, İman’dan çok Küfr’e daha yakın’dılar. Qalpler’inde olmayanı Ağızlar’ıyla söylüyorlardı. Allah, Onların gizledikleinizi daha iyi bilir.

003.168-Onlar, kendileri oturup Kardeşler’i için: "Eğer Bize itaat etselerdi, öldürülmezlerdi" diyenlerdir. De ki: "Eğer Doğrusözlüler iseniz Ölüm’ü kendinizden savın öyleyse."

003.169-Allah Yolu’nda öldürülenleri sakın Ölüler sanmayın. Hayır, Onlar, Rabb'leri katında Diri’dirler, rızıqlanmaktadırlar.

003.170-Allah'ın kendi Fadl’ından Onlar’a verdikleriyle Sevinç içindedirler. Onlar’a arkalarından henüz ulaşmayanlara Müjdeler vermektedirler ki Onlar’a hiç bir Korku yok’tur, Mahzun da olacak değillerdir.

003.171-Onlar, Allah'tan bir Ni’met’i, bir Fadl’ı ve gerçekten Allah'ın Mü'minler’in Ecri’ni boşa çıkarmadığını müjdelemektedirler.

 

XVIII18   172-180   Düşmanın hüsranı

 

003.172-Kendilerine Yara isabet ettikten sonra Allah ve Elçisi’nin Çağrı’sına İcabet edenler, içlerinden İyilik yapanlar ve Sakınanlar için Büyük bir Ecr var’dır.

003.173-Onlar, kendilerine İnsanlar: "Size karşı İnsanlar topladılar, artık Onlar’dan korkun." dedikleri halde, İmanlar’ı artanlar ve: "Allah Bize yeter, O ne Güzel Wekil’dir" diyenlerdir.

003.174-Bundan dolayı, kendilerine hiçbir Kötülük dokunmadan bir Fadl ve Allah'tan bir Ni’met’le geri döndüler. Onlar, Allah'ın Rızası’na uydular. Allah Büyük Fadl Sahibi’dir.

003.175-İşte bu Şeytan, ancak kendi Dostlar’ını korkutur. Siz Onlar’dan korkmayın , eğer Mü'minler’seniz Ben'den korkun.

003.176-Küfür’de çabalayanlar Seni üzmesin. Çünkü Onlar, Allah'a hiçbir Şey’le Zarar veremezler. Allah, Onlar’ı Ahiret’te Pay Sahibi kılmamayı ister. Onlar için Büyük  bir Azab var’dır.

003.177- Onlar İman’a karşı Küfrü Satın alanlardır. Onlar, Allah'a karşı hiçbir Şey’le Zarar veremezler. Onlar için Acıklı bir Azab vardır.

003.178-O Küfredenler, kendilerine tanıdığımız Süre’yi sakın kendileri için Hayırlı sanmasınlar, Biz Onlar’a, ancak Günahları daha da artsın diye Süre vermekteyiz. Onlar için Alçaltıcı bir Azab var’dır.

003.179-Allah, Murdar’ı Temiz’dern ayırt edinceye kadar Mü'minler’i, Sizin üzerinde bulunduğunuz durumda bırakacak değildir. Allah Sizi Gayb üzerine Muttali kılacak da değildir. Ama Allah Elçiler’inden dilediğini seçer. Öyleyse siz de Allah'a ve Elçisi’ne İman edin. Eğer İman eder ve İttiqa ederseniz, Sizin için Büyük bir Ecr var’dır.

003.180-Allah'ın Bol İhsan’ından kendilerine verdiği Şeyler’de Cimrilik edenler, bunun kendileri için Hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır, bu, Onlar için Şerr’dir. Qıyamet Günü Cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaktır. Gökler’in ve Yer’in Mirası Allah'ındır. Allah yaptıklarınızdan Haberdar'dır.

 

XIX19 181-189   Düşmanların alayları

 

003.181-     Andolsun, "Gerçek, Allah Faqir’dir, Biz ise Zenginler’iz" diyenlerin Sözler’ini Allah işitmiştir. Onlar’ın bu Sözlerini ve Nebiler’ini Haqsız yere öldürmelerini yazacağız ve: "Yakıcı olan Azab'ı tadın" diyeceğiz.

003.182-Bu, Sizin ellerinizin önden sunduklarıdır. Allah, gerçekten Kullar’a Zulmedici değildir.

003.183-"Bize, Ateş'in Yiyeceği bir Kurban getirinceye kadar, hiçbir Elçi’ye inanmamamızı Allah elbette Bize Söz vermiştir." diyenlere de ki: "Elbette, Ben’den önce nice Elçiler, Apaçık Belgeler ve söylediklerimizle geldi. Eğer Siz Doğrusözlü idiyseniz şu halde Onlar’ı ne diye öldürdünüz?"

003.184-Eğer Seni yalanlarlarsa, Sen’den önce Apaçık Belgeler, Zeburlar ve Aydınlık Kitap'la gelen Elçileri de yalanladılar.

003.185-Her Nefs Ölüm’ü Tadıcı’dır. Qıyamet Günü elbette Ecirleriniz Eksiksizce ödenecektir. Kim Ateş'ten uzaklaştırılır ve Bahçe'ye sokulursa, artık o gerçekten Kurtuluş’a ermiştir. Dünya Hayatı, Aldatıcı Meta’dan başka birşey değil’dir.

003.186-Andolsun, Mallar’ınızla ve Canlar’ınızla imtihan edileceksiniz ve Siz’den önce kendilerine Kitap verilenler’den ve Müşrikler’den elbette çok Eziyet verici (sözler) işiteceksiniz. Eğer sabreder ve ittiqa ederseniz bu Emirler’e olan Azim’dendir.

003.187-Hani kendilerine Kitap verilenler’den: "O'nu elbette İnsanlar’a açıklayacaksınız ve O'nu gizlemeyeceksiniz" diye Kesin Söz almıştı. Fakat Onlar, bunu arkalarına attılar ve ona Karşılık Az bir Değer’i satın aldılar. O aldıkları Şeyse ne kötü’dür.

003.188-Getirdikleriyle sevinen ve yapmadıkları Şeyler nedeniyle Övülme’den hoşlananları (kazançlı) sayma. Onlar’ı Azap’tan Kurtulmuş olarak da sayma. Onlar için Acıklı bir Azab vardır.

 

XX   190-200   Müminlerin zaferi

 

003.189-Gökler’in ve Yer’in Mülkü Allah'ındır. Allah, Herşey’e Güçyetiren'dir.

003.190-Elbette Gökler’in ve Yer’in Yaratılışı’nda, Gece ile Gündüz’ün ardarda Gelişi’nde Ulu’l-Elbab için gerçekten Ayetler var’dır.

003.191-Onlar, Ayak’ta iken, otururken, yan yatarken Allah'ı zikrederler ve Gökler’in ve Yer’in Yaratılışı’nı düşünürler. "Rabbimiz, Sen bunu boşa yaratmadın. Sen Yüce’sin, Bizi Ateş'in Azabı’ndan koru."

003.192-"Rabb'imiz, şüphesiz Sen kimi Ateş'e sokarsan, artık O’nu Aşağılık kılmışındır. Zulmedenler’in Yardımcıları yok’tur."

003.193-"Rabb'imiz Biz "Rabb’inize iman edin" diye İman’a Çağrı’da bulunan bir Çağrıcı’yı işittik, hemen İman ettik. Rabb'imiz, Bizim Günahlar’ımızı bağışla, Kötülükler’imizi ört ve Bizi Ebrar’la öldür."

003.194-"Rabb'imiz , Elçiler’ine vadettiklerini Bize ver, Qıyamet Günü'nde de Bizi Aşağılık kılma.  Elbette Sen Wa’dine hulfetmezsin."

003.195-Nitekim Rabb'leri Onlar’a Cevap verdi: "Elbette Ben Erkek, Kadın, Siz’den  bir İş’te bulunanın İş’ini boşa çıkarmam. Sizin kiminiz kiminizdendir. İşte Hicret edenler’in , Yurtlar’ından çıkarılanların ve Yol’umda İşkence görenler’in , çarpışıp Öldürülenler’in elbette  Seyyieler’ini örteceğim ve Onlar’ı içlerinden Irmaklar akan Bahçeler’e koyacağım. Allah katından bir Sevab. Allah, Karşılığın en Güzeli O'nun katındadır.

 

003.196-Küfredenler’in Ülke Ülke dolaşmaları Seni aldatmasın.

003.197-(bu)Az bir Yarar. Sonra bunların Barınma Yerleri Cehennem'dir. O ne Kötü bir Yatak’tır.

003.198-Ama Rabb'lerinden İttiqa edenler, Onlar için Allah katında bir Şölen olarak içlerinden Irmaklar akan ebedi kalacakları Bahçeler var’dır. Ebrar için Allah'ın katında olanlar daha Hayırlı’dır.

003.199-Elbette, Kitap Ehli'nden de Allah'a, Size indirilene ve kendilerine indirilene Allah'a Derin Saygı gösterenler olarak inananlar vardır. Onlar, Allah'ın Ayetleri’ne Karşılık olarak Az bir Değer’i satın almazlar. İşte bunların Rabb'leri katında Ecirleri var’dır. Şüphesiz Allah, Hesab’ı çabuk-Gören'dir.

003.200-Ey İman edenler, sabredin ve Sabır’da yarışın, Ribat-edin. Allah'tan ittiqa edin. Umulur ki Felah’a erersiniz.


 

 

096.033/el-AHZAB

Bismillahirrahmanirrahim

 

 

I1   1-8       Mü'minlerin Peygambere yakınlıkları

 

033.01- Ey Nebi Allah'tan ittiqa et, Kafirler’e ve Münafıklar’a itaat etme. Elbette Allah, Bilen'dir, Hakim'dir.

033.02- Ve Sana Rabb'inden wahyedilene uy. Elbette Allah yaptıklqarınızdan Haber-alan’dır.

033.03- Allah'a tewekkül et, Wekil olarak Allah yeter.

 

033.04- Allah bir Adam’ın Cevni’nde  İki Qalb kılmadı ve kendilerini Anneler’inize benzeterek Yemin konusu yaptığınız Eşler’inizi de Sizin Anneler’iniz yapmadı. Evlatlıklar’ınızı da Sizin Çocuklarınız saymadı. Bu Sizin Ağzınız’la söylemenizdir. Allah ise Haqq’ı söyler ve Yol’a yöneltip-iletir.

033.05- Onlar’ı Babalar’ına Nisbet ederek çağırın. Bu Allah katında daha Adil’dir. Eğer Babalar’ını bilmiyorsanız artık Onlar Din’de Sizin Kardeşler’iniz ve Dostlar’ınızdır. Hata olarak yaptıklarınız da ise Sizin için bir Sakınca yok’tur. Ancak Qalpler’inizin qastederek yaptıklarınızda var’dır. Allah Bağışlayan'dır, Rahim'dir.

033.06- Nebi, Mü'minler için kendi Nefisler’inden daha Evla’dır. Ve O'nun Zewceler’i de Onlar’ın Anneler’idir. Rahim Sahipleri Allah'ın Kitab'ında Mü'minler’den ve Muhacirler’den bir kısmı bir kısına göre daha Önde’dir. Ancak Dostlar’ınıza Ma'ruf üzerine yapacağınız başka. Bunlar Kitap'ta yazılmıştır.

 

033.07- Hani Biz Nebiler’den Kesin Sözler’ini almıştık, Sen’den Nuh'dan,İbrahim'den Musa'dan ve Meryemoğlu İsa'dan. Biz Onlar’dan Sapasağlam bir Söz almıştık.

033.08- Doğru olanlar’a Doğruluklar’ını sorması için Kafirler’e ise Acıklı bir Azab hazırlamıştır.

 

II2  9-20      Müttefiklerin Medineye Hucumu

 

033.09- Ey İnananlar! Allah'ın Sizin üzerinizdeki Ni’met’ini hatırlayın. Hani Size Ordular gelmişti, böylece Biz de Onlar’ın üzerine bir Rüzgar ve Sizin görmediğiniz Ordular göndermiştik. Allah yaptıklarınızıGören'dir.

033.10- Hani Onlar Size hem üstünüzden hem altınızdan gelmişlerdi. Gözler de kaymış Yürekler Hançere’ye gelip dayanmıştı ve siz Allah katında Zanlar’da bulunuyordunuz.

033.11- İşte Orada İnananlar Deneme’den geçirilmiş ve Şiddetli bir Sarsıntı ile Sarsıntı’ya uğratılmışlardı.

033.12- Hani Münafıklar ve Qalpler’inde Hastalık bulunanlar "Allah'ın Elçisi Bize Boş bir Aldanış’tan başka bir Şey waadetmedi" diyorlardı.

033.13- Onlar’dan bir Bölük de hani şöyle demişti."Ey Yesrib Halkı! Artık Sizin için kalacak yer yok. Şu halde dönün." Onlar’dan bir Topluluk da "Gerçekten Evler’imiz Açık’tır" diye Nebi'den izin istiyordu. Oysa Onlar Açık değildi, Onlar yalnızca kaçmak istiyorlardı.

033.14- Eğer Onlar’a yanından girilseydi sonra da kendilerinden Fitne istenmiş olsaydı  elbette bunu yanaşır ve bunda pek azı dışında kalmazlardı.

033.15- Oysa Andolsun Onlar daha önce Arkalarını dönüp kaçmayacaklarına dair Allah'a Söz vermişlerdi. Allah'a verilen Söz ise Sorumluluk’tur.

033.16- De ki: "Eğer Ölüm’den veya Öldürülmekten kaçıyorsanız kaçış Size Kesin olarak bir Yarar sağlamaz. Böyle olsa bile pek az dışında metalanıp yararlandırılmazsınız."

033.17- De ki: " Size bir Kötülük isteyecek olsa Sizi Allah'tan koruyucak ve Size bir Rahmet isteyecek olsa ( kim engeller). Onlar kendileri için Allah'ın dışında ne bir Weli ne de bir Yardımcı bulamazlar.

033.18- Gerçekten Allah içinizden alıkoyanlar’ı ve Kardeşler’ine "Bize gelin" diyenleri bilmektedir. Bunlar pek azı dışında Zorlu Savaşlar’a gelmezler.

033.19- Size karşı oldukca Cimri ve Bencil’dirler. Şayet Korku gelecek olsa Ölüm’den dolayı üstüne Baygınlık çökmüş kimseler gibi Gözler’i dönerek Onlar’ın Sana bakmakta olduklarını görürsün. Korku gidince de Hayr’a karşı oldukca Düşkünlük göstererek Sizi Keskin Diller’i ile karşılarlar. İşte Onlar inanmamışlardır. Böylece Allah Onlar’ın yapmakta olduklarını Boşa çıkarmıştır. Bu ise Allah'a göre pek Kolay’dır.

033.20- Onlar Düşman Birlikleri’nin gitmediklerini sanıyorlardı. Eğer Birlikler gelecek olsa, Çöl’de Bedewiler arasında olup da Sizin Haberler’inizi sormayı cidden Arzu ediyorlardı. Fakat içinizde olsalardı ancak pek az savaşırlardı.

 

III3 21-27     Düşmanın Mağlubiyeti

 

033.21- Andolsun Sizin için Allah’ı ve Son Gün’ü umanlar ve Allah'ı çokca zikredenler için Allahın Elçi'sinde Güzel bir Örnek var’dır.

033.22- Mü'minler Düşman Birlikleri’ni gördükleri zaman ise dediler ki:"Bu Allah'ın ve Elçi'sinin Bize Waadettiği Şey’dir. Allah ve Elçisi Doğru söylemiştir ve yalnızca Onlar’ın İmanlar’ını ve Teslimiyetler’ini artırmış oldu.

033.23- Mü'minler’den öyle  Adamlar vardır ki üzerinde Allah ile yaptıkları Ahid’e Sadaqat gösterdiler ve böylece Onlar’dan kimi Adağını gerçekleştirdi kimi de beklemektedir. Onlar hiçbir Değiştirme ile değiştirmediler.

033.24- Çünkü Allah Sadıqlar’ı Sadaqatler’inden dolayı mükafatlandıracak, Münafıqlar’ı da dilerse azablandıracak veya Tewbeler’ini qabul edecektir. Elbette Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

033.25- Allah Küfredenler’i Kin ve Öfkeler’i ile geri çevirdi. Onlar hiçbir Hayr’a varamadılar. Savaş’ta Allah Mü'minler’e yetti. Allah Aziz'dir, ve Galip-olan’dır,

033.26- Kitap Ehli'nden Onlar’a Arka çıkanlar’ı da Kaleler’inden indirdi ve Onlar’ın Qalpler’ine Korku düşürdü. Siz bir kısmını öldürüyordunuz bir ksmını ise Esir alıyordunuz,

033.27- Ve Sizi Onlar’ın Topraklar’ına Yurtlar’ına Mallar’ına ve daha Ayak basmadığınız bir Yer’de de Mirascı kıldı. Allah’ın  Herşey’e Gücü yeter.

 

IV4  28-34     Peygamberin aile hayatı

 

033.28- Ey Nebi, Eşler’ine söyle. "Eğer Siz Dünya Hayatı’nı ve O’nun Süslü Çekiciliğini istiyorsanız gelin Sizi yararlandırayım ve Güzel bir Salma ile Sizi salayım."

033.29- Eğer siz Allah'ı, Elçi'sini ve Ahiret Yurdu’nu istiyorsanız artık elbette Allah içinizden Güzellikte bulunanlar için Büyük bir Ecir hazırlamıştır.

033.30- Ey Nebi Eşleri! Kim Siz’den Açık bir Utanmazlıkta bulursa O’nun Azab'ı iki Kat olarak artırılır. Bu da Allah'a pek Kolay’dır.

033.31- Ama Kim’de Siz’den Allah'a ve Elçi'sine Gönül’den itaat eder ve Salih bir Eylem’de bulunursa O’na da Ecr’ini iki kere veririz ve Biz O’na Üstün bir Rızıq da hazırlamışızdır.

033.32- Ey Nebi'nin Eşleri! Siz Kadınlar’dan herhangi biri değilsiniz, eğer sakınıyorsanız artık Söz’ü Çekicilikle söylemeyin ki sonra Qalpler’inde Hastalık bulunan Kişi tamah eder. Sözü Ma'ruf bir tarz’da söyleyin.

033.33- Evler’inizde Wakar’la oturun, İlk Cahiliye’nin Süsleri’ni açığa vurması gibi, Siz de Süsler’inizi açığa vurmayın. Salat’ı kılın, Zekat’ı verin, Allah'a ve Elçisi'ne itaat edin. Ey Ev Halkı, gerçekten Allah Siz’den Kir’i gidermek ve Sizi tertemiz kılmak ister.

033.34- Evlerinizde okunmakta olan Allah'ın Ayetleri’ni ve Hikmet'i hatırlayın. Elbette Allah Latif'tir, Haberdar'dır.

 

V5   35-40     Peygamber’in Zeyneb’le evliliği

 

033.35- Elbette Müslimler ve Müslimeler, Müminler ve Mümineler , Gönülden İtaat eden-erkekler ve Gönül’den İtaat eden-kadınlar, Sadıq-erkekler ve Sadıq-kadınlar, Sabreden-  erkekler ve Sabreden-kadınlar, Saygı ile korkan-erkekler ve Saygı ile korkan-kadınlar, Sadaqa veren erkekler ve Sadaqa veren-kadınlar, Oruç tutan-erkekler ve Oruç tutan-kadınlar,Irzlarını koruyan-erkekler ve      Koruyan-kadınlar, Allah'ı çokca anan-erkekler ile Zikreden-kadınlar. Bunlar için Allah bir Bağışlanma ve Büyük bir Ecir hazırlamıştır.

033.36- Allah ve Elçi'si bir İş’e hükmettiği zaman Mü’min ve Mü’mine için kendi İşler’inde Seçim Haqları yoktur. Kim Allah'a ve Elçi'sine isyan ederse artık gerçekten o Açık bir Sapıklık’la sapıtmıştır.

 

033.37- Hani Sen Allah'ın kendisine Ni’met verdiği ve Senin de kendisine Ni’met verdiğin Kişi’ye "Eşi’ni yanında tut ve Allah'tan ittiqa et," diyordun ve İinsanlar’dan da çekinerek Allah'ın açığa vurucağı Şey’i kendi Nefs’inde saklıyordun, oysa Allah kendisinden çekinmene çok   daha layıktı. Artık Zeyd O’nunla ilişkisini kesince Biz O'nu Senin’le evlendirmiş olduk. Böylelikle Evlatlıklar’ının kendilerinden ilişkilerini kestikleri zaman Onlar’la Evlenme konusunda Mü'minler üzerine bir güçlük olmasın. Allah'ın Emri yerine getirilmiştir.

033.38- Allah'ın kendisine Farz kıldığı bir Şey de Nebi  üzerine bir Güçlük yok’tur. Daha önce gelip geçenler’de de Allah'ın Sünneti’dir. Allah'ın Emri Taqdir edilmiş bir Qader’dir.

033.39- Ki Onlar Allah'ın Elçiliği’ni Tebliğ edenler, O’ndan Huşu duyanlar ve  Allah'ın dışında hiç kimse’den korkmayanlardır. Hesap görücü olarak Allah yeter.

033.40- Muhammed Siz’in  Adamlar’ınızdan hiçbirinizin Babası değil’dir. Ancak O Allah'ın Elçisi ve Nebiler’in Hatemi’dir. Allah Herşey’i Bilen'dir.

 

VI6  41-52     Peygamberin aile hayatı

 

033.41- Ey İnananlar, çokca anmak suretiyle Allah'ı anın.

033.42- Ve O’nu Sabah ve Akşam tesbih edin.

033.43- O'dur ki Sizi Karanlıklar’dan Nur’a çıkarmak için Sizin üzerinize Salat etmekte, Melekler’i de. O Müminler için Rahim'dir.

033.44- O’na kavuşacakları Gün Onlar’ın Dirlik temennileri "Selam" dır. Ve Onlar’a Kerim bir Ecir hazırlamıştır.

 

033.45- Ey Nebi, Biz Seni gerçekten bir Şahid, bir Müjdeci ve bir Uyarıcı olarak gönderdik.

033.46- Ve kendi İzniyle Allah'a çağıran ve Nur saçan bir Çerağ olarak.

033.47- Müminler’i müjdele. Gerçekten Onlar için Allah'tan Büyük bir Fadl var’dır.

033.48- Kafirler’e ve Münafıqlar’a itaat etme. Eziyetler’ine de aldırma ve Allah'a tewekkül et, Wekil olarak Allah yeter.

 

033.49- Ey İnananlar, Mü'mineler’i  nikahlayıp sonra Onlar’a dokunmadan boşarsanız bu durumda Sizin için üzerlerinize sayacağınız bir İddet yok’tur. Artık Onlar’ı yararlandırın ve Güzel bir salma ile Onlar’ı salın.

 

033.50- Ey Nebi, gerçekten Biz Sana Ücretler’ini verdiğin Eşler’ini ve Allah'ın Sana Ganimet olarak verdikleri’nden Sağel’inin Malik olduğu ile Seninle birlikte Hicret eden Amca’nın Kızları’nı, Hala’nın Kızları’nı, Dayı’nın Kızları’nı ve Teyze’nin Kızları’nı Helal kıldık ve bir de kendisini Nebi'ye Hibe eden ve kendisini Nebi'nin almak istediği Mü'mine’yi de Mü’minler için olmaksızın yalnızca Sana   Has olmak üzere. Biz kendi Eşler’i ve Sağeller’inin Malik olduğu konusunda Onlar üzerinde neyi Farz kıldığımızı bildik. Böylelikle   Senin için hiçbir Güçlük olmasın. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.